İstanbul’un varoş mahallelerinden birinde yaşamakta olan, kaynakçı Mehmet ve manikürcü Nermin birbirlerini ölesiye seven iki gençtir. Evlenip yuva kurmak istedikleri halde parasızlık yüzünden sürekli zorluk yaşarlar.
Yoksulluk üzerlerine bir kabus gibi gelir. Kader, adeta bu iki sevgiliyi birbirlerinden koparmak için ağlarını örmektedir. Nermin gün geçtikçe yoksulluğun onu ittiği umutsuzluğa kapılmakta, Mehmet ise bütün uğraşlarına rağmen Nermin’i mutlu edecek bir gelecek için ikna edememektedir.
Nermin mutlu olacağına dair tüm inancını yitirmeye başladığı bir dönemde, cemiyet hayatının ünlü isimlerinden birisi olan Belkıs Özmermercioğlu, manikür yaptırmak için Nermin’i ihtişamlı malikanesine çağırır. Belkıs, bu ihtişamlı malikanede; kocası Sefa, kızı Filiz ve ünlü bir playboy olan oğlu Ender’le yaşamaktadır.
Ender, kız kardeşi Filiz’le aşk üzerine girdiği küçük bir münakaşanın ardından, bir iddia kazanmak uğruna Nermin'i gözüne kestirir. Bu olay umutsuz bir aşkı taşımaya çalışan Nermin’in kaderini değiştirir. Ender, başta zararsız görünen, ancak sonrasında Nermin’in hayatını cehenneme çevirecek taktiklerle, genç kızın hayatına bir daha çıkmamak üzere girmeyi başarır.
Nermin zengin ve ışıltılı bir dünyaya doğru gün geçtikçe yakınlaşmaya ve bunun bedeli olarak hayatının aşkı Mehmet’ten uzaklaşmaya başlar.
Mehmet için ise, artık hayatta tek bir önemli şey vardır; intikam. Yoksulluk yüzünden kaybettiği aşkının intikamını alacaktır. Bunun da tek bir yolu vardır; zengin olmak! Hem de ülkenin önemli zenginlerinden birisi olan Ender ve ailesini önünde diz çöktürebilecek kadar güçlü bir zengin olmak...
kenan imirzalıoglunun oynaması filmin izlenme sayısını artıran faktörlerden biridir.çogu oyuncu seçimi yanlış olmakla beraber oyuncu seslendirmeleri de bir o kadar kötü olan ama herşeye ragmen her pazartesi günü hiç kaçırmadan izledigim bir diziydi.oyuncular arasında geçen diyaloglar insana nerdesin eyyy kurtlar vadisi dedirten tarzda.ama film ilerledikçe oyuncularında performanslarında gözle görülür degişmeler oldu mesla oguz galelinin filmdeki adıyla enderin ilk başlardaki oyunculugundan hiç tatmin olmamıştım bu yani osman sınavın keşfettigi oyuncu diyordum:) ama bölümler geçtikçe kendilerini düzelttiler ama film de sonlara dogru kendini bozdu final bölümü ile kendilerini affettiremediler ama dedigim gibi herşeye ragmen filmi çok seviyodum zaten saydıgım bir kaç olumsuz faktör filmi izlemeye engel bir mazeret degil...
bu kadar güzel; duyguyu, sevgiyi, aşkı, gururu, acıyı...vs. bir arada mükemmel bir şekilde veren diziyi oyuncularını sevmemek seyretmemek olurmu be arkadaşlarım....
aman abi dur ne diyosun sen ya:):):) kenan imirzlıoğlu rolünü gayet güzel oynuyodu sen o kıytırıklar içinde onu bir ele:)öyle istisnamı olurmuş ya... evet oyuncuların çogu gerçekten çok tecrübesizdi oguz galelei yani ender çok basit oynuyordu evet necati şaşmazda ilk oynadıgında öyleydi ama bak şimdi tam iyi olmasada gayet güzel oynuyor ee oguz galelide ilk geldiginde gerçekten kötüydü ama sonlara dogru alışmaya başladı ve o da rolünü güzel yapmaya başladı...senoryaya gelince ilk zamanlar ve son zamanlar olmak üzere ikiye ayrıp yorum yapmalısın ilk zamanlar çok güzeldi ama sonlara dogru işin dozu kaçtı maddi amaca döndü diziyi uzatmak için elinden geleni yaptılar bu raytignelerde yansıdı 2.3.olmaya başladı artık izleyenlerde sıkılıyodu ama yinede tam zamanında bitti dersek yeridir... ama senin zevkin sevmeye bilisiniz sevdirme gibi bi amacımda yok:)) dedigin gibi istisnalar kaideyi bozmaz...
Acı Hayat
Sinepedi Katılımcıları