efsanevi yönetmen steven spielberg'in the sugarland expers'in ardından çektiği ve kendisini büyük bir üne kavuşturan gerilim türünün başyapıtlarından jaws; yönetmenimizin gerilim yaratmadaki usta işi başarısını gösteren, mükemmel kamera hareketleri ve bir o kadar da başarılı görüntü açılarıyla teknik olarak mükemmel bir iş çıkardığı, hafızılardan hiç silinmemiş bir film.
bugün bile bizlerin denize girdiğimizde tedirgin olmamıza sebep olan jaws, spielberg'ün belki de o dönemde hiçbir yönetmenin beceremediği farklı bir teknik ve zekice tasarlanmış sahneleriyle bir ilke imzasını atmıştı.
özellikle hitchcockvari bir anlatımla nerdeyse ikinci yarısına kadar köpekbalığını net olarak göstermekten kaçınan film yine de izleyiciyi dikenüstü tutuyor müzikleriyle de gerilmemize sebep oluyordu. sahilde denizdekilerin kabusu haline gelen mavi-beyaz köpekbalığının yarattığı dehşeti ve korkuyu anlatan jaws, arşivlerde mutlaka bulunması gereken kült bir film.
filmin özetinde bi köpek balığının küçük bi adada yaşayan insanları tehdit edişi denmiş:))orası küçük bi ada değil okyanusa kıyısı olan amity adında küçük bir kasabaydı bu bir.ikincisi tehdit etmiyordu baya baya milleti yiyordu.yazan arkadaş kızmasın ama çok yavan ve yanlış bir özet olmuş.şerif brodynin bir deniz bioloğu ve bir balıkçıyı yanına alıp ksabasının başına musallat olan mendebur balığı yoketme mücadelesi dese daha iyi olurmuş kanımca:))bide bu filmde bi çok yeri yönetmen tarafından kesilmiş.artı finali peter berkleyin kitabındakinden çok çok farklı.zira kitapda köpek balığı piyano telinden yapılmış bir olta ile yakalanıp zıpkınlanarak öldürülüyor ancak speilberg bu finalin sinema seyircilerinin daha çok beğenmesi için tüple havaya uçurulmasını uygun görmüş.ikinci filmdede elektrik verilerek öldürülüyordu.
jaws gerçekten bir efsane.bu filmin efsane olmasında ki etkenlerden biri bence steven spielberg (jaws 2,3,4 te spielberg yoktu sonuçta filmler fiyaskoydu.) ikincisi ise o tarihte daha önce pek eşine rastlanmayan bir konu ve efektlerdir.
bu filme korku filmi demek yanlış olur gerilim filmidir. zamanına göre çok iyi maket köpek balığı yapılmış ve gösterime girdiği tarihte dünya çapında 400 milyon dolardan fazla hasılat yapmış. devam bölümleri ilk bölümün verdiği tadı vermiyor.
dahi yönetmen steven spielberg imzalı türünün ilk örneği ilerki aşamalarda bi çok serisi yapılarak bku çıkartılmış dünyada milletlerinin denize girerken ödüne patlamısına köpekbalıklarına karşı olan ilkel korkumuzun tetiklenmesine vesile olmuş müziği ile hafızlarda iz bırakmış enfes bir gelirim filmidir.nıııının nııııının nın ınınını nınınınıın:))
bu film için ne denebilir ki?en güzellerini bay cinema demiş.benim ekstra ekleyeceğim şeyler çocukken izlediğim eski suadiye atlantik sinemasında büyük bir maerak,heyecan ve tabi korku ile seyretmem.steven spielberg`in adını duyuran film olmuştur.tabi bir sinema klasiğidir.ek olarak benim hangi filmde olursa olsun oldumu vurgulamadan duramayacağım bu filmdede olan arkadaşlık,dostluk sahneleri.bu filmde şerif,bilim adamı ve profesyonel köpekbalığı avcısının şarkılar söyleyip,şakalaştıkları tekne içi sahnesidir.sırf bu sahne için bile filmi defalarca izlemişimdir ve hala da izlerim arada bir.
çekildiği yılların teknolojisiyle gayet gerilimli bir film!spielberg bu filmde istediği gibi kullanamayınca maket balığı -o yılların teknolojisinde bu biraz sorunlu oluyor- gerilimi çok başarılı bir şekilde müziğin ve oyunculuğun yardımıyla sağlamış!
zamanının güzel filmlerinden biri; ama günümüzde izlendiğinde aynı etkiyi bırakmayabilir.bunun nedeni bence sinemada teknolojinik bugünlerde almış başını gidiyor olması ve değişen günümüz ileyici beklentisidir...yinede bir kez olsun izlenmeyi hakeden bir yapım...
bu film 1975 yılı yapımı olmasına rahmen,ülkemize bir kaç sene sonra gösterime girmişti,haftalarca oynamıştı.günlerce konuşulmuştu.seyrettiğim ilk korku-gerilim filmi
bi aralar, ne kadar çok izlerdik tv lerde jaws serilerini, ve pirhanaları, daha sonra neolduysa modası geçti, ve neredeyse tarihi filmler olarak bahsedilecek duruma geldi. teknolojiyle birlikte filmler de değişşti.. neredeyse ezberlememe rağmen rastladıkça izlerim,mutlaka ilk sahnelerde yatta eğlenen bir grup gencin ölümüyle başlar film :) ve daha sonra köpek balığını yakalama çalışmalarıyla devam eder ..
efsanevi yönetmen steven spielberg'ün the sugarland expers'in hemen ardından çektiği ve kendisini büyük bir üne kavuşturan gerilim türünün başyapıtlarından jaws;yönetmenimizin gerilim yaratmadaki usta işi başarısını gösteren,ürkütücü kamera hareketleri ve başarılı görüntü açılarıyla hafızılardan hiç silinmemiş bir kült.bugün bile bizlerin denize girdiğimizde tedirgin olmamıza sebep olan film,spielberg'ün belkide o dönemde hiç bir yönetmenin beceremediği farklı bir teknik ve zekice tasarlanmış sahneleriyle bir ilke imzasını atmıştı.özellikle hitchookvari bir anlatımla neredeyse filmin ikinci yarısına kadar köpekbalığını net olarak göstermekten kaçınan film yinede izleyiciği dikenüstü tutuyor ve müzikleriyle de gerilmemize sebep oluyordu.halka açık bir sahilde denizdekilerin kabusu haline gelen mavi-beyaz köpekbalığının yarattığı dehşeti ve korkuyu anlatan jaws,yapım yılını da dikkate alacak olursak arşivlerde mutlaka bulunması gereken bir başyapıt.
orjınal bır fılm o zamana göre görsel anlamda tatmin edici fakat şimdi daha inandırıcı olanları var ama herşeyın ilki makbuldur jaws da bu yerını asla kaptırmaz
Jaws
Sinepedi Katılımcıları