Sonbahar (2007)

Üye Girişi

Sonbahar

Sonbahar

Sonbahar

178 kullanıcının favori filmi
  • Filmin Özeti

Yusuf 1997 yılında 22 yaşında üniversite öğrencisi iken girdiği cezaevinden, 10 yıl sonra sağlık nedenleriyle tahliye edilir. Yusuf 'u, cezaevinden çıkıp geldiği Doğu Karadenizde ki köyünde bir tek yaşlı ve hasta annesi karşılar. O cezaevinde iken babası ölmüş, ablası ise evlenip büyük bir kente taşınmıştır.

Ekonomik nedenlerle sadece yaşlıların kaldığı bu dağ köyünde Yusuf bir tek çocukluk arkadaşı Mikail ile görüşmektedir. Sonbaharın kendini yavaş yavaş kışa teslim ettiği günlerde, Yusuf Mikail ile gittiği bir meyhanede fahişelik yapan genç ve güzel Gürcü kızı Eka ile karşılaşır. Farklı dünyalardan gelen bu iki insanın birlikteliği için ne zaman ne de koşullar uygundur. Yine de Yusuf için aşk son bir kez hayata tutunma ve kendi yalnızlığından sıyrılma çabasına dönüşür. Eka içinse Yusuf bu dünyadan çok uzakta, hatta şimdiki zamanda yaşamayan, Rus romanlarından kaçmış bir karakterdir.

90 sonrasını arka planına alarak bir dönemin ironisini, acımasızlığını ve gerçekliğini ele alan filmde, yakın tarih hem belgeleniyor hem de eleştirel bir süzgeçten geçiriliyor.

  • aksungur

    29.01.2010 tarihinde saat 01:52 sularında demiş ki;

    1 oy

    Bencilliğin bütün kafaları teslim almaya çalıştığı ve bunu büyük oranda başardığı dünyamızda, birileri çıkıyor inandıkları bir dava uğruna önlerine sunulmuş ya da sunulmamış tüm olanakları ellerinin tersiyle bir kenara itiyor, sonra herhangi bir bencilliğin ancak filmlerde görebileceği acılara katlanarak yaşamlarını feda ediyor. Ama yetmiyor. Bencilliği ikna etmek mümkün değil çünkü. Çünkü ağızlarıyla kuş tutamadan ölüyor Yusuflar.

    Ne işin vardı be Yusuf, haddine mi düşmüş senin anayasayı tangır tungur etmek, takaydın koluna bi sevgili, vur patlasın çal oynasın! İş mi yoktu sana, en kötü satardın babandan kalma bağını bahçeni, gül gibi geçinir giderdin. Hem ölmek için bile yanlış yeri seçmişsin! Bula bula memleketini mi buldun ölmek için!

    Bu yoruma 0 cevap verilmiş.cevap yaz
  • muzafferg

    24.07.2009 tarihinde saat 19:50 sularında demiş ki;

    2 oy

    öncelikle bu politik bir film ve toplumun kanayan yarasına sağlam bir şekilde değiniyor.sırf görüşleri yüzünden hayatının en güzel yıllarından mahrum bırakılmış,sağlık sorunları yüzünden yaşayamadığı bir hayatın sonunu yaşamak üzere tahliye edilmiş ve köyüne dönmüş,iyi çizilmiş bir karakter.ve filmin geçtiği;baş karakterimizin iç dünyasının adeta görsele aktarılmış hali; karadeniz'in harika manzaraları...onur saylak çok iyi oynamış.ayrıca, bence aşkın yaşamının yakında biteceğini bilen birine bile nasıl umut verdiğini anlatıyor.hele yusuf'un aşık olduğu kızla gitmek için pasaport çıkardığının anlaşıldığı sahne ve en sevdiği çalgı olan tuluma yeniden hayat verdiği gün kendi hayatını kaybetmesi beni benden aldı diyebilirim.ve sonradan öğrendiğime göre filmin yönetmeni özcan alper'in ilk filmiymiş.böyle bir film nasıl yönetmenin ilk filmi olur anlayamadım:)mutlaka izlenmesi gereken filmlerden biri...

    Bu yoruma 0 cevap verilmiş.cevap yaz

    Bu yorum filmde gelişen olaylar hakkında bilgi içerdiği için gizlenmiştir.

    göster

  • patchadams

    21.07.2009 tarihinde saat 20:02 sularında demiş ki;

    3 oy

    "her daim düşleri peşinde koşan sabırsızlık zamanının güzel çocuklarına..." açıkcası filmin sonunda ki bu söz film kadar ki belki filmden bile daha güzeldi... karadeniz doğasının güzelliği her defasında beni yeniden büyülemektedir... Onur Saylak'ın oyunculuğu bence çok iyiydi.hastalığı,iyi niyetli hali,özlemleri,yaşama dair açlıkları,hastalığı ve aşkıyla oldukça gerçekçi bir performans sergilemişti... ancak filmi okadar sevdiğimi söyleyemicem.. film boyunca bir olmamışlık hissettim..başı,ortası,sonu beni hiç bir yönü ile tam olarak tatmin etmedi..sürekli bir kopukluk hissettim filmde,hatta şuan yorum yazarken yorumumda bile o kopukluğu hissediyorum çünkü filmde bence bir bütünlük yoktu..ödül almış bazı filmlerde böyle oluyorum,acaba ödüllük filmlerden anlamıyormuyum yoksa,mümkündür :)
    Bu yoruma 2 cevap verilmiş.cevap yaz
    • syyllgg

      10.08.2009 tarihinde saat 09:44 sularında demiş ki;

      3 oy

      çoğu zaman aynı hissi ben de yaşarım.ödüllü filmler öyle bi anlatılırki farklı beklentiler içinde izlersin.ben kendi adıma çoğu ödüllü filmden istediğim zevki alamadım tabi bunda sinemadan ne anladığımında etkisi var . anlamıyorum galiba ödüllü filmleri:)kendimi kötü hissetttim birden
    • blablabla

      28.09.2009 tarihinde saat 23:30 sularında demiş ki;

      1 oy

      Yorum çok güzel olmuş arkadaşım .Ben filmi henüz göremedim ama paylaştığın cümle de gerçekten çok güzelmiş. Ödül meselesine gelince sanırım birçok sinemaseverin hisleri ve düşünceleri sizlerle aynı doğrultudadır. Şahsen benim öyle.:)Ödülün sahiplerini seçen eleştirmenlerle bizlerin dikkat ettiği unsurlar aynı değil.

  • lynch

    09.06.2009 tarihinde saat 20:55 sularında demiş ki;

    2 oy

    nedense filmi pek beğenmedim.soğuk geldi bana.birazda sıktı.son dönemin yumurtassı ve hayat varı çok daha yaratıcıydı.işte pek beğenmememin asıl sebebide bu.minimalist sinemaya ,türüne yenilik getirmemesi.yönetmen bu türde müzik kullanmış,ilk yanlışı bu.ikincisi politik bir açılımının olduğunu düşünüyor filminin ama pek etkileyici olmadığı için film,daha karakterin acısını anlamadan politik yöne kayamayız.üçüncüsü ve en önemlisiyse klişe bir yöntemi,yani bu film modelinde artık küflenmiş bir yöntemi,sabit tek plan yöntemini kullanması...ayrıca annenin türkçe konuşmaması ayrı bir eksi.yönetmen filminin pek etkileyici olmadığını düşünmüşki-manzaralar hariç,hele yusufun kara pat diye yatmasına canım çok çekti e orada olmak istedim- filmine ağıt müzikleri eklemiş ama maalesefe filmi yeterince olgun ve etkileyici değil.yönetmenin acemiliği ile daha ilerleyeceği çok yolu var.ayrıca kendi memleketinde film yapması onun kolaycılığa kaçtığını gösterir.tek kolaycılığa kaçtığı yön bu değil.sıradan ve ilerlemeyen bir hikayeyi minimalist film modeline direk yerleştirip,nasıl olsa ödül alırım demek,sözde sanat yaptım demek...ayrıca keşke filmde vanya dayı filminden bir sahne olmasaymış.bir an o muhteşem sözleri duyunca o filme geçmek,hemen orada olmak ve onu iizlemek istedim.film iskele sahnesine geçince bile hhala o filmdeydim.yönetmenler özellikle acemiler asla yapmasın böyle bir yanlışı.büyük beklentimin sonunda hüsrana uğradığım bir film sonbahar.5 yıldızdan 2,5 yıldız veriyorum.manzaların hatrına...
    Bu yoruma 1 cevap verilmiş.cevap yaz
    • lynch

      09.06.2009 tarihinde saat 20:57 sularında demiş ki;

      2 oy

      siyasetten zaten tv sayesinde bıktık.birde bunun sinemaya yansımasını istemiyorumm artık.lütfen bitsin.sanat yoluyla yapmayın bunu,hele sinemayla.özcan alper siyasete atılsaymış daha iyi.çünkü filminde sinemasal anlamda,duygu anlamında pek birşey yok.o sadece siyasete gönderme yapayım da ne olursa olsun demiş.bari minimalist birşeyler olsun demiş...bu arada oyuncularda idare eder.

  • pascha-c

    26.05.2009 tarihinde saat 20:06 sularında demiş ki;

    1 oy

    öncelikle izleyebilmek adına salon salon dolşatığım, istiklal caddesi paralelinde küçük bir sinemada izleyebildiğim filmdir. içi boş şiddet iiçeren görüntülerin ya da bikinili kızların fragmanında yer almaması sebebiyle çok az izleyiciye ulaşabilmiş bir filmdir. sinemanın yalnızda bir eğlence aracı olmadığını bir sanat dalı olduğunu hatırlatan filmdir. alper özcan sonbahar ile bana göre türkiye de politik sinemanın dirilişini sağlayacak özneleri çerçeveye çok güzel yerleştirmiştir. sinemayı dikkate alan herkesin izlemesini tavsiye ediyorum.
    Bu yoruma 0 cevap verilmiş.cevap yaz
  • LoGoSs

    23.04.2009 tarihinde saat 22:35 sularında demiş ki;

    5 oy

    Film bence harikaydı.müzikler, filmin dupduru ve gösterişsiz olması,Karadeniz Bölgesinin o eşsiz beyazı ve yeşili filmi izlenmeye değer kılıyordu.Tam bir sanat filmi olmuş tüm detaylarıyla emeği geçenleri gerçekten kutluyorum, bu kadar az replik ve bu kadar yoğun duygularıyla bu filmin ödül almamasına imkan yoktu zaten.Sondaki o yazı vurucu noktalardan sonuncusuydu.Giden kalabalık ise sosyalizm uğruna,düşleri adına bir şeyleri gerçekleştirmek için emek harcamış insanların toplu yürüyüşüydü bana kalırsa. işte sanat filmlerinin farkı burda.ucu açık bırakılan bir sonla bitirmeleri anlatmak istediklerini...
    Bu yoruma 0 cevap verilmiş.cevap yaz
  • dcelik86

    01.03.2009 tarihinde saat 14:39 sularında demiş ki;

    4 oy

    Tam bir festival filmi. Aldığı ödülleride bence sonuna kadar hakediyo. Beğenmeyen arkadaşlar için bişey diyemeyeceğim çünkü herkezin hoşlantısı ve film zevki başkadır. Ayrıca Onur Saylak karadeniz dilini konuşup ve insanını oynayıp ne kadar başarılı  bir oyuncu olduğunu gösterdi. Filmin görüntüleri süper özellikle Karadeniz gibi doğal güzellikleri olan bir yeri başarıyla tanıtmış diye düşünüyorum. Bence Türkiye' nin gizli kalmış yerlerinin tanınması için böyle filmlere ihtiyacı var. Ne kadar çok film, o kadar çok festival ve tanıtım....

    Bu yoruma 0 cevap verilmiş.cevap yaz
  • sinemofil

    25.12.2008 tarihinde saat 20:27 sularında demiş ki;

    5 oy

    arkadaşlar, bugün filmi izledim, sıcağı sıcağına yazıyorum. hayatında bir kere olsun(bir kere olur zaten) gerçek aşkı yaşamış olan; bir kere olsun birisini, bir değeri tutkuyla, karşılıksız sevmiş olan(evlat, ana, vatan, sınıf, doğa, memleket, tanrı vs.); bir kere olsun bir mücadelenin içerisinde sammiyetle yer almış olan; bir kere olsun bir gönül ağrısı çekmiş olan, bir acıyı yaşamış, paylaşmış veya bir acıya tanıklık etmiş olan birisinin; bunlardan sadece birisini yaşamış olan birisinin bu filmden etkilenmemesi mümkün değildir. ben de filmi eleştiren yorumları okuyup "acaba" demiştim, yine aynı tas aynı hamam mı olacak. hayır. film gerçekten dokunduruyor insana, düşündürüyor, etkisinden kurtulamıyorsunuz. size hayatınızı çağrıştırıyor. tabii eğer yaşamışsanız. Not: filmin tek kusuru(ki o da ayrı bir tartışma konusudur) Hemşinlilerin ana dilinin Hemşince olduğu gibi bir vurgulamayı abartmasıdır. Ben yakından biliyorum ki, Hemşinlilerin çok büyük bir kısmının ana dili Türkçedir. Sadece Hopa'da, filmdeki gibi bir dil de konuşulur. Ama, o dil de yerel bir dildir. Hemşin kültüründe belirleyici öge Türkçedir. Hatta Hemşinliler bu konuda(Türklükleri konusunda) fena hassastırlar.
    Bu yoruma 0 cevap verilmiş.cevap yaz
  • aysu

    23.12.2008 tarihinde saat 22:46 sularında demiş ki;

    10 oy

    öncelikle tarih kitaplarında bile yakın geçimişin bugünün gençlerine anlatılmadığı bir ülkede, siyasi,ekonomik veya kültürel bazda farketmez, 70li 80li 90li yıllar kokan böyle filmleri izlemek beni son derece mutlu ediyor(devrim arabaları-sonbahar-120 gibi).. Ama filmden çıktığımda, filmde sanki eksik bir şeyler vardı adını koyamadığım.. Sanırım film biraz yavaş ilerledi,ama durup düşündüğümde, filmdeki Yusuf karakterinin de söz konusu dönemdeki hayat akışı yavandı,dolayısıyla olması gereken buydu sanırım.. Yine de şunu kesinlikle söyleyebilirim ki; duygu yoğunluğu yüksek bir film. Ayrıca karadenizdeki muhteşem doğa gösterisiyle görsel anlamda desteklenen bu film, bence izlenmeye değer..
    Bu yoruma 1 cevap verilmiş.cevap yaz
    • yasar-cemil-

      25.12.2008 tarihinde saat 23:55 sularında demiş ki;

      4 oy

      doğu karadenizde çekilen,sonbahar filminin aynen dediğiniz gibi siyasi,ekonomik ve kültürel içeriğinin, doğu karadeniz doğası ve sinema estetiğiyle bütünleştiği zaman nitelikli biryapıt karşımıza çıkıyor...yapılan iyi işleri alkışlarken bazı arkadaşların inadına ellerini bile kıpırdatmamasına şaşırmıyorum...sinemayı sevmek yetmez,ona inanmak ve bu kültürün toplumumuz için bir ayna olduğunu kavramak gerekir düşüncesindeyim...güzel yorumunuza aynen katılıyorum...
  • eternalsunshine86

    23.12.2008 tarihinde saat 15:25 sularında demiş ki;

    10 oy

    film, hakkındaki düşüncelerimi boşa çıkarmadı; çok hoş sakin insanın içine işleyen bir filmdi gerçekten... yönetmen herbir kareyi sindirmemizi istercesine acele etmeden sunmuş konuyu... film siyasi bir suç(!)tan dolayı hapse giren yusufun hapisten sonraki sayılı günlerini konu alıyor.. ara ara yapılan geri dönüşler ülkemizde bir zamanlar nelerin yaşandığnı bile bilmeyen, düşünmeye kapalı, hazırcı, aceleci, kafası karışık, ne istediğini bilemeyen günümüz gençlerine herşeyi birkez daha hatırlatmak için verilen gerçek görüntüler insana olanların gerçek olamayacak kadar acı olduğunu düşündürtüyor.. öte yandan yusuf'tan farklı bir hayat yaşamış ama yusuf'la aynı yalnızlığı, boşluğu, toplumdan soyutlanmışlığı yansıtan eka. hayat birşekilde birleştiriyor eka ve yusuf'u. kendi yaşanmışlıkları çekingen kılıyor onları aşklarını özgürce yansıtmaları konusunda... filmdeki doğa sizi alıp götürüyor resmen; olmak istediğiniz yerlere olmak istediğiniz kişilere... üstüne bir de karadenizin hüzünlü ezgileri... filmin belli bir kesime hitap ettiği kesin. hiç yaş ortalaması bu kadar yüksek bir kitleyle izlememiştim bir filmi...hayatınıza biraz ara verin ve sonbahar filminde kendinize sakin bir bir buçuk saat ayırın.. hiç birşeyi beğenmeseniz bile filmdeki müziğe ve doğaya değer...
    Bu yoruma 0 cevap verilmiş.cevap yaz

 

Doluluk Oranı: 92.50%

 
  • İlgili Haber/Kritikler
  • Sonbahar Avrupa Film Akademisi'nde!

    Yönetmenliğini Özcan ALPER’in gerçekleştirdiği SONBAHAR filmi European Film Academy (EFA) / Avrupa Film Akademisi ödüllerinden ilk filmlerin yarıştığı “European Discovery” ödülüne aday gösterildi.   Başkanlığını Wim Wen

    haberin devamı

  • Yeşilçam Ödülleri Sahiplerini Buldu

    04 Mart Salı akşamı Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen görkemli bir törenle sahiplerini bulan "Yeşilçam Ödülleri" gecesinin yıldızı, “en iyi film” ve “en iyi yönetmen” dahil olm

    haberin devamı

  • Sinema Yazarları ‘Sonbahar’ı Seçti

    22 Şubat Pazar akşamı Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda yapılan 41. Siyad Sinema Yazarları Ödülleri Töreni’nde, Özcan Alper’in yönettiği “Sonbahar”, “En İyi Film”, “En İyi Erkek Oyuncu&rdq

    haberin devamı

Sinema dünyası ile ilgili diğer haberler

  • Benzer Filmler
  • 120

    Sinemalar Puanı: 8.2 / 10

    IMDB Puanı: 6.9 / 10

    Tür: 3 Boyutlu,  Dram,  Savaş,  Tarih

    Yapım: Türkiye

  • Ulak

    Sinemalar Puanı: 7.4 / 10

    IMDB Puanı: 6.9 / 10

    Tür: Dram,  Gerilim,  Gizem

    Yapım: Türkiye

  • Issız Adam

    Sinemalar Puanı: 7.5 / 10

    Tür: Dram,  Romantik

    Yapım: Türkiye

  • İlgili Gruplar
  • Romantik Film Sevenler

    Bu grup romantik , duygusal film sevenler içindir. Tüm romantik film sevenler katılabilir. İLK Etkinliğin sonuçları(en sevdiğiniz romantik f...

    225 kişi katılmış

    104 yorum yapılmış

  • Sinemalar.com üyeliği zorlaşsın.

    Arkadaşlar sinemalar.com gelişmekte olan bir site ve herkesin üye olup saçma sapan yorumlar yapıp sitenin güzelliğini bozması hoşuma gitmiyor...

    16 kişi katılmış

    4 yorum yapılmış

  • 2000 li yılların en iyi Türk filmleri

    hadi arkadaşlar buyuralım tartışalım son 9 yılın en iyi türk filmleri hangileri sizce bu arada unuttuğum filim varsa şimdiden özür :))...

    113 kişi katılmış

    41 yorum yapılmış