Mucidinin ani ölümü, Edward’ın elleri yapılmadan yarıda kalmasına yolaçar, elleri yerine uzun, keskin metal parçaları vardır... Edward merhametli bir Avon hanımefendisi onu ailesiyle beraber yaşamak üzere evine götürene kadar karanlıkta yalnız yaşar. Ve sonra da Suburbia isimli pastel cennetteki fantastik maceraları başlar...
kesinlikle çok duygusal ve sanatsal bir film.. defalarca izlesem bıkmam ama sonunun mutlu bitmemesi beni üzmüştür ve hala üzülüyorum. gerçekten etkileyici ve usta bir film. kesinlikle izlenmeye değer.
mutlaka izlemelisiniz. yapım yılının 1990 olduğuna bakmayın gerçekten harika bir film. johnny depp oyunculuğun mükemmelliğini birkez daha gözler önüne seriyor
çok ama çok özel bir film..izledikten sonra uzun süre aklınızdan çıkmayacak.johnny depp oyunculuğu tabiki tartışılmaz mükemmel bir performans sergilemiş .tim burton sizi yine mutlu edecek muhteşem bir film yapmış mutlaka tavsiye ediyorum ...
hikâyenin geçtiği kasaba son derece tekdüzedir. hatta ütopiktir. evler standart ve sadedir. hayat monotondur. erkeklerin işe gidiş sahnesi (kasabadaki tüm erkeklerin aynı anda evden çıkması, aynı anda arabalarına binip aynı anda yola koyulması) her şeyi anlatır. yani yaratıcılık denen şeyden eser yoktur. edward sahip olduğu yaratıcılıkla herkesin ilgi odağı olur. edward yarım kalmıştır, eksik tir. ellerinin yerinde makaslar vardır. ama saftır, bozulmamıştır. Âşık olur, sever, öfkelenir, şaşırır, her türlü insani duyguya sahiptir. üstelik kimsenin sahip olmadığı bir sanat yeteneği vardır. kasabalılar alışık olmadıkları bu yetenekten faydalanmak isteyip onu metaya dönüştürmeye kalkınca her şey karışır. edward yeteneğini kullanamaz hale gelir, sevdiklerine zarar vermeye başlar. saflığını koruyamadığını anlayınca oradan kaçar. kasaba da o tekdüze hayatına kaldığı yerden devam eder. film basit bir kurguya sahip olsa da bazı mesajlar çok çarpıcıdır. tim burton’dan izlemeye alıştığımız alışılmışın dışında filmlerden biri. johhny depp ise her zamanki gibi muhteşem.
yaaa bu filmi bir türlü bulamadım izleyemedim su resimdekiler johnny depp herhalde vay bea adam şekilden şekile giriyor her filmde yakısır johnny deppe bulursam kesin izlicem
"makas eller" hakkında bildiğim tek şey: edward' ın yaratıcısı onu tamamlayamadan ölüyormuş...aklıma gepetto usta gelmiştiya ilgisi yokmuş:):))johnny depp oynuyorsa; neredeyse o filme gözü kapalı gitmeye varım diyenlerdenim.film güzel, farklı da ama kurguda basitlikler var sanki, özelliklede geçişlerde..bence daha derinlikli olabilirdi her şey çünkü filmde olağanüstü durumlara rastlamak mümkün ve bu da daha farklı bir atmosfere gebe olabilirdi bence...filmi anlatmak yerine filmle ilgili görüşlerime değinmek istiyorum.biliyoruz ki müziklerde, oyunculuklar kadar önem arz ediyor ve makas eller bu anlamda sınıfı geçiyor.eller ile ilgili bir fotoğraf sergisinde vayy be eller neler ifade ediyormuş böyle, demştim ki filmde de eksik kalan yanın, eller olması üzerinde epeyce düşünülmüş diyorum ben. filmde belki 3 öykü olabilirdi edward' ın eksik kalan yanlarıyla ilgili...bu kurgu daha ilginç geldi bana.böyle düşünen var mı aranızda bilmiyorum ama seyirde bir heyecana neden olabilirdi.ben filmi yeniden senaryolaştırmak yerine filmi izleyin, beğeneceksiniz gibi şeyler söyleyip konuyu kapatayım en iyisi. iyi seyirler!
öncelikle şunu söyleyeyim farklı filmleri severim.hem izlemesi de keyifli olur. fakat her farklı film "makas eller" gibi başarılı değildir muhtemelen...makas eller kendisini izlettiren başarılı bir film...usta yönetmen tim burton'un hayal dünyasına hastayım zaten, birbirinden farklı filmler çekiyor...filmde makas elli kahramanımızı canlandıran johnny depp mükemmel bir oyunculuk çıkarmış, "ondan başkası canlandıramazdı" cümlesini aklıma getirdi filmi izlerken...kahramanımızın ellerinin makas olması nedeniyle ilk önce kasabada hayretle ve merakla karşılandı bir de kasabaya çim süslemeleri yapınca ve kasabanın ev hanımlarinin saçlarına şekil verince kasaba sakinleri tarafından bağırlarına basıldı edward; ama herşey iyi gitmedi maalesef kasaba sakinlerinin yanlış anlamaları nedeniyle ve edward'ın yanlarında kaldığı ailenin kızına duyduğu aşk edward'ı, toplundan dışlamalarına, bu da istenmeyen olaylara sebeb oldu..(zaten öyle değilmidir hep yoplumdan farklı olanlar hep dışlanır)..kasabada pastel renklerin kullanılması güzel olmuş, farklı bir renk katmış filme.film başlarken insan gizemli bir perili köşk hikayesi izleyeceğini sanıyor ama yönetmen ilerleyen dakilalarda bizi yanıltıyor...
Makas Eller
Sinepedi Katılımcıları