Paul Greengrass'ın yönetmenliğini üstlendiği 'United 93'te, Amerikan topraklarında bugüne kadar gerçekleştirilmiş en büyük terörist saldırının yaşandığı 11 Eylül 2001 günü kaçırılan dördüncü uçak olan United Airlines havacılık şirketinin 93 sefer sayılı uçağında yolcuların, mürettebatın ve uçuş kontrolörlerinin yaşadığı korku ve dehşet ortamının öyküsü anlatılır.
senaryonun geçekliği inandırıcı değil amerikan sineması yine bizi kafalarında tasarladıkları böyle bilinmesini istedikleri yalanlara inandırma çabası içinde. bu kadar uğraşmışlar bari film bişeye benzese. ben pek tad alamadım bu filmden.sonlara doğru biraz heyecan oluyor başkada bişey yok. bu film bana sanki uçak kaçırılır haberlerde canlandırma yaparlar onu hatırlattı
filmi eleştirenlerin sebebi sadece ideolojik.bence harika bir film ve doğruları anlatıyor.bu filmi
eleştirenlerin bence film zevki yok.eğer scorsese olmasaydı son oscarların favorisi greengrass tı.
gerçekleri yansıtıp yansıtmadığını, komplo teorilerini ve söylentileri bir kenara bırakacak olursak kendi içinde film, gayet iyi. uçaktaki ve koordinasyon merkezlerindeki atmosfer fena sayılmaz. fakat yine de amerikalılar için daha etkileyici olduğunu düşündüğüm bir film bu.
11 eylül günü yaşananları anlatmaya çalışmış hollywood filmi...kuşkusuz böylesine elem ve karanlık bir olayın beyazperdeye aktarılması için enaz 30 yıl beklenmeliydi.ama iyi bir propagandaya ihtiyacı olan amerikanın ihtiyaçlarını giderebilmek için erken çekildi.internette,gazetelerde,haber kanallarında,kısacası tüm medya organlarında yayınlanan 11 eylül komplo teorilerine bir cevab verme isteği duyan amerika bir diğer silahı olan sinemayı kullandı.bourne serisi ile tanıdığımız kanlı pazar ile sevdiğimiz paul greengrass'ı görevlendirdi.greengrass ta elinden gelenin en iyisini yaptı propaganda namına.
öncelikle filmi gerçekçi göstermek için başrolde ne güzel bir kadına ne de yakışılı bir erkeğe yer verilmemişti.bir handy camla çekilmişcesine haraketli olan görüntü;bizlere sanki uçaktaymışız hissi vererek bir belgesel inandırıcılığı kazandırmış;böylelikle tarafsız görünmesini de sağlamıştı filmin.bu yüzdende pek çok seyirci oldukça başarılı bulmuşlardır filmi.çok çabuk inanmışlardır amerikanın büyük zararlar gördüğü,acılar çektiği bir hikayeyi tarafsız anlatacaklarına.ımdb puanlarına bakınca ne kadar da başarılı olduklarını görüyorum bir kez daha.
mevzuya yüksek sesle edilen arapça dualarla, çıplak ayaklarla kılınan namazlarla, velhasıl kelam ortadoğuya ait ne varsa tiksinilmesi gereken bir formda sunmasıyla girişen bu film, aslında daha en başından niyetini belli ediyordu.olaydan bir gün önce uçağı düşüren eylemcilerin otel odasındaki banyoda yaptıkları etek traşını yönetmenimiz nereden biliyor onu anlamış değilim. hayır, gerçekten öyleyse hava kontrol merkezindeki fedakar, karizmatik amerikan görevlileri bu tarz şeyler yapmazlar mı hiç? halbuki o sabah işe gelirken onların evlerinin banyolarında neler yaptığını çok merak ediyorum...pis,berbat ve ingilizceyi bile doğru dürüst konuşamayan müslümanlar tarafından kaçırılan uçakların bir gurup cesur amerikalı tarafından kahramanca savaşarak geri alınması çalışılıyor ve başarılı olunuyordu;en azından herkes hayatını feda etsede araplar amacına ulaşamıyorlardı.uçuş 93 bugüne kadar çekilmiş en provakatif filmdir.üstelikte çok yalınmış gibi görünen bir sihirbazlık numarası gibidir.
sonuç olarak kim neye inanmak isterse ona inanır.bir yalanı inandırmaya çalışmakla sadece cahiller kandırılır...
ne kadar önemli bir konu olsada ne kadar insanları derinden etkileyen bir mevzuya parmak basılsada bu film biraz değil bayağı göze çarpan bir basitliğe indrgenmişe benziyor.adeta duygu sömürüsü ile işe başlanmiş ee haliyle sonu hüsran ve zayiyatla biten bir film yapilmiş
11 eylülde diğer uçaklar gibi merkezi bir yere çarpamadan yere çakılan tek uçağın içinde yaşananların anlatılmaya çalıştığı ama her karesi yalan olan filmdir. ayrıca bu uçağın abd savaş uçaklarınca yere düşürüldüğünü sağır sultan duymuştur bu film içindekilerin ailelerine hollywood tarafından verilen garip bir hediyedir.(asıl senaryo budur)
herşeyleri müsait bir yerlerinden kurgulayan amerika birleşik devletleri - united states of america- bu sefer de çok büyük halt yemiş gibi 11 eylül yarasını kendi çıkarlarına uyarlamayı planlıyor .. en büyük yardımcısı da imdb ve saçmalayan sinema eleştirmenleri .. uzak durulması gereken bir yapım ..
gerçek kesitten alıntı bütün filmler izlemeye değer...film uçakta yaşananları ayrıntılarıyla anlatmaya çalışmış, nitekim başarılı olunmuş diyebilirim... tabi önemli olan gerçekten gerçekleri mi yansıtmışlar? biraz düşünmek lazım...!
bazı filmlere yapılan yorumlarda şu cümleyle karşılaşıyorum; ısmarlama bir film olmuş... işte bu film ısmarlama bir filmdir.. ayrıca bodakedinin yorumunda yazdığı gibi; "kahramanca düşürdüler zafer kazandılar üzerine giden ama saçmalayan bir film" işte doğru cümleler..
hollywood sanrıım her olayı degerlendiriyor,11 eylül saldırıları da senaryo imdadına yetişmiş sanırım.filmde ne kadar gercegı yansıtmıs bilemem ama zaten aksini düşünmememiz için ellerinden geleni yapmışlar.bunların dışında uçak içindeki yolcuların ve mürettebatın duygularını korkularını anlatan güzel bir film diyebilirim.uçakta tam olarak ne oldugunu bilemeyişimiz belki de bu filmin çekiciliğidir.
iyi bir yönetmenden kötü bir film. mantık dışı bir senaryo. 11 eylül saldıralarında abd vatandaşları 2 uçağı kaybetsede kahramanca birini düşürdüler ve zafer kazandılar üzerine giden ama saçmalayan bir film. nabza şerbet tam anlamıyla. ımdb puanının bu kadar yüksek olmasına şaşırdım kaldım.
Uçuş 93
Sinepedi Katılımcıları