İşte Özgür Dünya
It's A Free World
-
Filmi Oylayın:
-
Sinemalar.com Puanı:6.6/10
-
IMDB Puanı:
-
Yapım:
-
Tür:
-
Yönetmen:
-
Senaryo:
-
Yapımcı:
-
Görüntü Yönetmeni:
-
Müzik:
-
Dağıtım:
-
Filmin Websitesi:
-
Süre:1 saat 36 dk
-
Gösterim Tarihi:19 Eylül 2008 (Türkiye)
-
İşte Özgür Dünya Oyuncuları
Ken Loach, Özgürlük Rüzgârı'nın hemen ardından çektiği bu son dramıyla günümüz Londra'sına dönüyor ve kamerasını yeniden toplumsal konulara çeviriyor. İşte Özgür Dünya, yasadışı göçmen işçiler meselesini kurbanların değil, suçluların gözünden ele alıyor. İş yerinde gördüğü kötü muameleden bıkmış olan ve oğlunun geleceği için endişe eden Essexli genç kadın Angie, kendi işini kurmaya karar verir: Londra'da bir barın arka tarafında kurduğu ofiste göçmen işçilere iş bulacaktır. Angie başarı ve servet basamaklarını tırmanırken, dünyayı döndüren para illetiyle ne kadar ileri gidebildiğine tanık oluruz.
- Tüm Yorumlar
- -
- Sadece detaylı yorumlar
- 1
- 2
- 3
-
Buyurun özgür dünyamıza…ilk bakışta oldukça çekici gelen bir dünya burası.polonyadan irandan ıraktan ispanyadan romanyadan hatta şiliden hatta brezilyadan insanlar geliyor buraya.evlerini yurtlarını hatta bazıları eşlerini ve çocuklarını bırakarak temiz bir iş ve ev umuduyla geliyor.burada her şey para etrafında dönüyor.uğradığı onca hadiseden sonra hiç akıllanmayan aklı para hırsıyla dolu bir kadın ,işte o bilmem nerelerden gelmiş yasal ya da sahte pasaportlu göçmenler ve işverenler arasında o çok şirin şehrin arka sokaklarında fabrikalarında karavan parklarında çamurunda pisliğinde geçen yaşanmış yaşanıyor ya da yaşanacak bir hikayedir özgür dünya.bir batağa işaret ediyor bir yıkımın üzerine basıyor film…film:yüzleri mekanları sesleri ve müzikleriyle hissettiriyor bir loach yapımı olduğunu. Kimin haklı kimin köle kimin mağdur kimin ezilen olduğuna karar veremiyorsunuz.birileri birbirini parçalıyor ama kimin parçalayan kimin parçalanan olduğunu anlayamıyorsunuz.ama içinizde bir yer tırnaklarına tükürüyor.üzgünüm! sadece izlemekle yetinebiliyorsunuz…bu yüzden benim sinema diline hayranlık duyduğum ve geç kalmışlık hissiyle günümün erkekn vaktinde izlediğim bu ken loach yapımını kaçırmayın! -
Filmin yönetmeni özel yapımlarda kendini ispatlamış bir yönetmen. Bu filmi sinemada izledim ve dvd sini sabırsızlıkla bekleyenlerdendim. Göçmenlerin batı sevdasıyla İngilteredeki sefaletini ne de güzel anlatıyor. Doğrusu böyle batılı yönetmenlere dünyanın çok ihtiyacı var...
-
bu filmde paranın önemi belirtilmiş izlenebilir bir film..
-
hayatın gerçeklerini çok iyi anlayabileceğiniz paranın insanlığa neler yaptığını insanların onun için ne tür fedakarlıklar gösterdiğini görebileceğiniz bir film konusu bu denli güzel olmasına rağmen işlenişi çokta iyi değildi ancak yinede izlenebilir iyi seyirler.
-
seyredilebilir.para hırsının insana her türlü rezilliği yaptırabileceğini işlemiş.
-
hani klişe vardır ya;"para hırsı" denir,bu film işte tam o duygunun tercümanı.esasında para hırsından ziyade yenilmekten,parasızlıktan,anne-babasının yakınmalarından,oğluyla ilgilenememekten bıkmış bir annenin,bir kadının tek kuralı para kazanmak olan dünyada ayakta kalma savaşını,para kazanma uğruna nasıl kendini kaybettiğini izliyorsunuz.oldukça sert ve başkaldıran bir film.ayrıca bir yargılama amacı taşımaması da filmi bağımsız yapımlar içinde belirgin bir noktaya taşıyor.bu sene izlediğim ilk bağımsız yapım.oldukça başarılı.
-
İşte Serbest Dünya olarak çevrilse daha güzel olurdu belki de. Çünkü kapitalizmin özgürlükle ilgisi olamaz. Filmin de gösterdiği gibi. Kapitalizm sömürür, sömürüden pay almak, oyuna dahil olmak isteyenleri de insanlıktan çıkarır. Tıpkı Angie'yi insanlıktan nasıl çıkardığını adım adım izlememiz gibi... üstelik bu kadın göçmen ve kaçak işçiler için iyi bir şey yaptığını düşünerek yaptıklarını rasyonalize etmeyi de başarıyor. Babasıyla aralarında geçen konuşmayı, Rose'un Angie'yi tamamen kaybettiğini anladığı ve yolunu ayırdığı sahneleri özellikle beğendim.
-
özgürlük rüzgarından sonra ken loach'ın izlediğim 2. filmi... asi kız kierston wareing güzel oynamış..
-
festivalde kaçırdığım günden beri izlemek için sabırsızlandığım filmlerdendi.sonunda izledim ve keşke daha önce izleseymişim dedim ilk olarak.ken loach emeğin değerinin bilinmediği günümüz dünyasında sade ve gerçekçi anlatımıyla yeri çok özel bir yönetmen.yıllardır aynı hikaye üzerinde durduğu hakkında eleştirilse de bu kendini yineleyişin tek sebebi eleştirilmesine rağmen değişmeyen aksine daha da büyüyen kapitalist dünya!angie kapitalizme ayak uydurmayı tercih eden,gözünü para hırsı bürümüş alt sınıftan biri.tek düşündüğü kendi ve oğlu bu da onun insanlığını kaybetmesine neden olan bir yukarı tırmanma savaşına girmesine neden oluyor.angie yönetmenin anlatmak istedikleri için çok ideal bir karakter.kierston wareing de gayet başarılı bir oyunculuk çıkarmış.angie'nin dünyada olan bitenlere karşı bencil tavrı bizleri kendimizi sorgulamaya yönlendiriyor.bu kendimizi sorgulayışta angie'e kim olduğunu hatırlatmaya çalışan Rose'unda payı büyük.günümüzde 3.dünya ülkelerindeki doktorlar,öğretmenler kapitalist dünyanın devleri olan ingiltere,amerika gibi ülkelerde karın tokluğuna çalışırken bu işten patronlar yani baştakiler dışında kimse çıkar sağlayamıyor diyor film.angie de o baştakilerden olmaya başladığında bir zamanlar olduğu kişi olmayı bırakıp Rose'a 'burası özgür bir dünya ve diğer insanlar umurumda değil' diyebiliyor.işte özgür dünya gibi bizim dışımızda dönmeye devam eden dünyamız ve yaşayan insanlar hakkında bazı gerçekleri sinemanın aracılığıyla görmek hepimizin içindeki insana bir yerlerden dokunmalı ve böyle filmler hepimizi biraz da bilinçlendirebilmeli diye düşünüyorum.loach gibi yönetmenler ve filmlerine ihtiyacımız olduğu bir özgür dünyadayız ve herkes tarafını seçmekte özgür.kendi tarafınızı seçmekte önemli bir yere sahip olabilecek bu filmi kaçırmayın derim:)
-
küreselleşmenin en keskin ve üzücü sonuçlarından birine, zengin ülkelerin 3. dünya ülkelerinden insanları adeta sömürmeleri olayına odaklanmış bir film. tutarlı bir senaryosu olan, sempatik bir filmdi. Kierston Wareing de filmi tek başına sürüklüyordu, oyuculuğu çok iyiydi ve yapmacıklıktan uzaktı. diğer oyuncular ise temelinde sadece birer karakter olarak, filme katkıları sınırlı bir şekilde oynuyorlardı. fim özünde insan karakterinin çeşitli yönlerini göstermede başarılı olmuş, bireylere sempati ama aykırı gruplara kayıtsızlık. Ken Loach un temelinde iyi bir iş yaptığını söylemek gerek. göçmenlik ve işçi sınıfıyla alakalı herhengi bir öğüt vermeden çok güçlü bir mesaj gönderiyor. filmin işçiler değil de bu işçilere yönelen kurumlar açısından seyircilere yansıtılması, maliyetleri düşürmek için neler yapılabileceğini ve bu tarz bir davranışın mazur görülmemesi gerektiğini çok doğru bir şekilde ekrana yansıtıyor. gerçekçiliği ve mevcut olaya objektif yaklaşımıyla dolu dolu bir film, tavsiye ederim
- Tüm Yorumlar
- -
- Sadece detaylı yorumlar














