zaten filmi farklı kılan da bu estetikten uzak sevişme sahneleri, sevişmekten çok fantaziye dayalı, karmaşık ağır bir film aslında, sanatsal yönü daha ağırlıklı, arşivlik bir film olduğunu düşünüyorum,marlon hayranları için.
bilinçaltına yapılan her yolculukta kaybolunan delhizler güçlü duyguların sokakları oluyor sanırım..marlon brando nun filmdeki repliği gibi 'isim bilmek istemiyorum'...tutku nun amaçsızca ruhları istila edişine tanıklık etmek izleyiciyi zorlasada marlon brando nun neden yaşamış en büyük oyuncu olduğunun istisnasız delillerinden biri paris te son tango...
marlon brando'nun tam anlamıyla döktürdüğü filmin senaryosu beni açıkçası pek tatmin etmedi. ilişkinin başladığı sahneyle başlayan bu tatminsizlik maria schneider'in vücüdunun gereksiz yere sergilenmesiyle devam etti. ( gerekli olabilecek sevişme sahneleri dışında ) ne de olsa bertolucci bunu seviyor.
tinto brass'ın tarzı ile bertolucci'nin hiçbir ortak yanı olduğunu düşünmüyorum. yanlış bir örnek vermişsin gibi geldi bana. tinto brass sadece erotik filmler yapan bir yönetmen. bertolucci ise filmlerinde çıplaklığı kullanmayı seven bir yönetmen. ikisi aynı şey değil.
bu filmle alakalı olarak sevişme sahnelerini hatırlıyorum, çok estetik sahneler olmasada, filmde öne çıkan planlar bunlardı ve üzerinde düşünülerek çekilmiş başarılı sahnelerdi.. tamda bu noktada bir anekdot var; maria schneider seneler sonra bu filmle ilgili bir açıklama yapmıştı geçtiğimiz aylarda.. iddiasına göre bu filmin çekimlerine başlamadan önce, marlon brando ve bernardo bertolucci bir araya gelerek filmin içeriği hakkında değişiklikler yapmışlar ve senaryoya bu sevişme sahneleri eklemişler. maria schneider ın ise bu konudaki son açıklaması şöyle; 'yıllar sonra kendimi marlon brando ve bernardo bertolucci tarafından kullanılmış gibi hissediyorum, bilseydim bu sahnelerin filme sonradan eklendiğini, oynamayı reddederdim..' demiş. :)) yorum sizin..?
Paris'te Son Tango
Sinepedi Katılımcıları