Ölümcül Oyunlar
Funny Games U.S.
-
Filmi Oylayın:
-
Sinemalar.com Puanı:6.7/10
-
IMDB Puanı:
-
Yapım:
-
Tür:
-
Yönetmen:
-
Senaryo:
-
Senaryo (Kitap):
-
Yapımcı:
-
Görüntü Yönetmeni:
-
Müzik:
-
Dağıtım:
-
Filmin Websitesi:
-
Süre:1 saat 47 dk
-
Gösterim Tarihi:30 Mayıs 2008 (Türkiye)
-
Ölümcül Oyunlar Oyuncuları
Ann (Naomi Watts), George (Tim Roth) ve oğulları Georgie (Devon Gearhart) kısa bir tatil için göl kenarındaki yazlık evlerine giderler. Vardıklarında komşuları Fred ve Eva’de bir gariplik sezerler. Ertesi sabah golf oynamak üzere sözleşmişlerdir. George ve Georgie yelkenli teknelerini tamir ederken, Ann de yemek yapmaya koyulur. Bu sırada Eva’ların misafiri olarak tanıştıkları genç ve kibar görünümlü Peter (Brady Corbet) Ann’den yumurta istemey gelir. Birden, Peter’ın içeriye nasıl girdiği konusunda şüphelenen Ann yumurtaları vermekte tereddüt yaşar ve bu, aile için gerilim dolu saatlerin başlangıcı olur.
- Tüm Yorumlar
- -
- Sadece detaylı yorumlar
- 1
- 2
- 3
-

Haneke'nin kendi filmini yeniden çekmesinin sebeplerini düşündüğümüzde en azından Beyaz Kurdele filmi ile ilgili düşünürsek beyaz rengin bu kadar net ve yoğun kullanılmasının bilinçli bir tercih olduğunu söyleyebiliriz. Beyaz Kurdele'de beyaz kurdele masumiyet ve çocukluğun simgesiydi. Burada da sanki beyaz renk aynı masumiyeti, temizliği, iyi ve refah bir aile düzenini, iyi yetişmiş gençleri, kısacası herşeyin yolunda olduğunun işareti gibi; ama bu bir yanıltmaca, bir "oyun"; çünkü bu gençlerin niyeti bütün bunlarla dalga geçmek, daha kötüsü, bütün bunları yok etmek.Beyaz Kurdele'den farklı olarak bu film film yapmak üzerine de bir film.Kötü çocukların seyirciyle paslaşması, bize seçimimizi sorması, fikir yürütmemizin istenmesi de bu yüzden. Bunun iki anlamı var: 1-biz de bu tuhaf oyunun bir parçasıyız; çünkü filmi bu oyuna parça olmak için izliyoruz, birilerinin başına kötü bir takım olaylar geleceğini biliyoruz, bunun keyfini sürmek istiyoruz.2-Haneke böyle yaparak gerilim filminin klişelerini ortadan kaldırmak istiyor.Bunu 1997'den sonra bu ikinci çevrimle yeniden başarıp başaramadığını düşünebiliriz, ve artık seyirciye hitap eden oyuncuların da gerçeklik hissini kaybettiğini biliyoruz, bu bile durumun daha vahim olduğunu ortaya koyuyor.Sanat olarak sinemanın derdi gerçekliktir diyen bir yönetmen için 11 sene sonra bu tarzla bile artık gerçeklik hissi verememesi, sinemanın gerçeklik hissini ne derece bozduğunun bir kanıtı.Şiddetin, insan öldürmenin bir eğlence aracı olarak insanlara sunulduğu bir sektör içerisinde gerçekliği dert edinip bunun üzerine kafa yormak, seyircideki algı yıpranmalarının önüne geçerek, onu, izlediği şeyi bir tecrübe haline getirmek gibi bir meseleyle uğraşan Haneke için çıtanın daha yukarı çıktığını söyleyebiliriz. Haneke için mesele bu film söz konusu oldukça şu: bu filmi izlerken keyfi almak istiyorsunuz, neden? birilerinin öldüğünü görmek istiyorsunuz, neden? birilerinin kötüleri yenmek istediğini görüyorsunuz, neden? Sonuçta kötülerin her zaman cezalandırıldığı da bir gerçek değildir.İyiler kazanmaz her zaman.Huzursuzluk yaratan filmler çekmesi bu yüzden Haneke'nin, çünkü haneke film izleme süremizi, bu tecrübeyi eğlence sektörüne ait bir eylem olmaktan çıkartarak, o yaşanan olaya dair gerçek bir tecrübe haline getirmeye çalışıyor.Bu, hem ahlaklı hem de hakikaten takdir edilesi bir tavır.
-
Film iki madde üzerine kurulu bir senaryoyla yapıldığından, kötücül bir özellik kazanıyor. 1. Daima kötüler kazanır. 2. Kötülerin kaybettiği yerde 1.madde uygulanır. O kadar ki filmin bir yerinde, yönetmenin sette unuttuğu kumandayı, kötü karakterin ele geçirmesi bile bunu gösteriyor ki saçmalığın doruk noktası. İki versiyonu çekilmiş filmin, birincisini izlemedim ama o kumanda sahnesi onda da vardıysa, neden yönetmen ikinci versiyonda o kumanda sahnesini traşlamamış. Ya da İkinci versiyonu çekmek yerine ikinci bölüm çekilirdi ve konu daha çok o kumanda üzerine yoğunlaşırdı. Kumandayı kapan oyunu kazanırdı. Kumanda sahnesi haricinde saçma bulduğum daha birçok yer var. Pek fazla da ölümcül değil, filmin baş taraflarındaki sinir bozucu gerilim, akabinde kayda değer bir sürpriz getirmiyor. Bence yönetmeninden senaryosuna, iyi oyuncularından, sinemaya gidip buna para verenlerden, bizim gibi gerilim filmi kuşağında "hmm oyuncuları iyi, güzel olabilir" diyen sinema severlerine kadar başlı başına bir hata... Filmi izledikten sonra kendimi kötü hissetmemek için, daha önce birkaç defa izlediğim No Country For Oldman filmini iki kere izleyerek yaptığım hatanın şokunu unutmaya çalıştım. Bu filmi izleyecek olan arkadaşlara da bu filmi izlemek yerine, bundan sonra izleyeceği filmi iki kere izlemesini tavsiye ederim.
-
filmi yeni izledim ve sürekli aklımda daha fazlasını kurdum ama beklediğim gibi olmadı açıkçası.. iki akıl yoksunu genç ve yazı geçirmek için yazlıklarına giden bir aile.. şiddetlerinin anlamı yok yada var.. bence bütün bunları yapmalarındaki neden "yapabiliyor" olmaları.. haklarında fazla bilgi vermiyor film bize ama sağlıklı birer aileden geldiklerini düşündüm nedense.. başrolün arada ekrana dönerek seyirciyle konuşması bölümüne bayıldım doğrusu.. kadın ve adamın çaresizken ki sahnelerini çok uzun ve sessiz buldum diyebilirim.. hani kendinizi koyarsınız oyuncuların yerine böyle sahnelerde.. ben sanırım avazım çıktığınca bağırırdım.. rahatsız edici bir sakinlik vardı.. ve uzun uzun o sakinliği izledik.. ama ben hiç etkilenmedim.. başrole ve çocuk oyuncuya bayıldım ama onun dışında çok beğendiğim bir film değildi.. kumanda olayıda iyi düşünülmüştü,belki de bir mesaj vardı.. :) hala birşeyler kuruyorum ama boşa çabalıyorum sanırım :) iyi seyirler
-
helal.burada ilk defa fikir üreten bir yorum okudum.bu iki hasta insanın "" sırf "yapabiliyor" oldukları için yaptıkları şeyi yapmaları fikri bence de ilginç bir fikir.kutlarım.
-
-
yaklaşık bir ay önce bu filme dair yazdığım yorumda filmi beğenmediğimi yazınca bir üye tarafından cehaletle suçlanmıştım :)) onunla dalaşmak yerine yorumumu silmeyi tercih etmiştim...çünkü böylesine kötü bir tekrar filmi için hiç kimse ile tartışmaya değmeyeceğini düşünüyorum,insan kendini haklı bile hissetse :)) ilk filmi de beğenmemiş,gece mi rezil etmişti...acaba "işte doğrusu budur" için mi yapılmıştır diye düşünüp filmi izlemeye koyulmuştum ki oyuncuların kalitesinden bahsetmeme gerek yok sanırım...ancak film ilerledikçe gözlerime inanamamıştım...ilk filmin kopyası...sadece vahşet dozu biraz daha artmıştı hepsi o...böylesi filmlerin yapılabiliyor olmasına inanamıyorum...yok yok vazgeçtim,inanmak lazım...filmi babasının filmi gibi koruyanların varlığını düşününce,inanmak gerektiğini düşünüyor insan :)
-
kusura bakma çok çok kötübir yorum.ilk filmin ikinci kez çekilmesi, vahşet dozunun artması, böyle filmlerin yapılabiliyor olduğuna inanamamak ve filmi babasının filmi gibi koruyanlar meseleleri çok yanlış yorumlar.Cehaletle suçlanmak abartı olabilir elbette cehaletin söz konusu olmadığı kesin; ama bilmemek konusunda haklı bir yorum olabilir. haneke'nin felsefesini bilmeden sadece beğenmedim demek yerine bunu ispatlamak konusu söz konusu olunca söylediklerinizgerçekliğini yitiriyor.
-
-
bu kadar sinir bozucu bir film izlememiştim hayatımda.resmen sinirlerime dokundu adamlar.sanırım yönetmende bunu hedeflemiş.başka bir yorum getiremiyorum ben doğrusu.kabuslarıma giren sinsi ve sinir bozucu tiplere benzettim onları.ama film en azından benim sinirlerimi hoplatmayı başardı.en sinir bozucu film hangisi diye sorarulursa cevaplamada pek zorlanmıcam sanırım__ kesinlikle aynı duyguları hissettim böyle sinir bozucu film olamaz bulabilsem öldürürüm o ikisini... izlemez olaydım filmi
-
sen mi ben mi ikisininde derisini yüzüp meydanda gezdirecen.sinir hastası oldumm deli oldum of bu ne ya
-
Yönetmen işini doğru yapmış yani.. Samimi yorumunu neler hissetiğini yazmanı takdirle karşılıyorum. Bravo.
-
-
bu kadar sinir bozucu bir film izlememiştim hayatımda.resmen sinirlerime dokundu adamlar.sanırım yönetmende bunu hedeflemiş.başka bir yorum getiremiyorum ben doğrusu.kabuslarıma giren sinsi ve sinir bozucu tiplere benzettim onları.ama film en azından benim sinirlerimi hoplatmayı başardı.en sinir bozucu film hangisi diye sorarulursa cevaplamada pek zorlanmıcam sanırım
-
Bence film güzeldi arkadaşlar,kumanda sahnesi anlaşılmayacak bi tarafı yok aslında katiller şu mesajı vermeye çalışıyorlar...senaryo yalnızca bizim istediğimiz gibi akabilir..çok gerçekçi bir film açıkçası...
-
(not:filmle ilgili bilgi vardır) değişik bir film gerçekten elemanlar süper oynamış çok gerçekciydi ama filmde bi yerde geri sarma olayı war bence ne kadar farklı bi durum olursada olsun filmin gerçekciliğini azaltmıs filmin farklı bir yönü ise beklenen değilde beklenmeyen şeyler olması ilk olarak küçük çocugun ölmesi daha sonra filmin sonunda naomi wats kurtulupta elamnları öldürmesini beklerken tam tersi oldu sonuc olarak filmin durağan bir yapısı var herkesin hoşlancagını sanmıyorum farklı bişiler izlemek isteyenler için ideal bir film
-
sürekli korku filmi izlemekten bi sonraki sahneyi tahmin edebiliyordum bu filme kadar.. filmin başlarında kayıkta unutulan bıçak beni hayal kırıklığına uğrattı bütün umudumu ona bağlamıştım :) hiçbir ölüm de beklediğim gibi değildi, çocuğun kaçışı,uzaktan kumanda çıkana kadar tüfeğin işlevi,ann in kurtulma çabaları hepsi beklemediğim bi sonla bitti.
-
evet beklenmeyen bir sonla bitti biz izleyiciler tatminsiz filmi bitirdik açıkcası içimizde bişeyler kaldı.. kumanda sahnesi neydi öyle gerçekçiliği azalttı batırdı o sahnesi deymi yerindeyse, arkasında msj fln da yoktu bence. son bıçak olayı sahnesinde bişeyler olur heyeanlanırız die beklerken film bitti, tabii başka evde gene aynı olaylar olacak sözde kim inanır polis yokmu uğramazmı hiç kardeşim, o insanların yakınları yokmu oyuncuların arkasına saklanmaya çalışılmış saçma bi film.
-
-
Hayatımda izlediğim en garip filmlerden biriydi.Öncelikle filmi yeni izleyecekler için düz bir film beklemesinler.Açılarıyla,senaryosuyla,kurgusuyla çok farklı bir film çünkü.Otomatik Portakalı andıran bir havası var.Hatta şöyle diyebilirim otomatik portakalın bir sahnesini filme çevirmişler.Filmin başkötü karakteri diyebileceğim paul sık sık sizle konuşuyor.Hatta filmi kendi yönlendiriyor.Sevmediği yerlerde filmi başa sarabilir::D.İşkence sahneleri beni tatmin etmedi.Yani bi işkence göremedim pek.Ama psikolojik olarak insanı etkiliyor.Oyunculukların etkiside büyük bunda.Filmin sonuda tam beklediğim gibi oldu.Sanki daha izlemek ister misiniz tarzında bir bakış atıyor orada size paul.Sinemayı eğlence amaçlı izleyenler için gereksiz sinemayı sinema olarak kabul edenler için izlenmesi gereken bir film.
-
evet farklı bi film. filmde böyle olmalı zaten alışılmışın dışına çıkarak izleyiciyi etkilemeli..işkenceyi kan kullanıp yapmamışlar psikolojik olarak yapmışlar ki buda ann in george un hatta çocuğun yüzünden hareketlerinden bize yansıyor yansımakla kalmayıp yaşatıyor..söylediklerine ek olarak görsellik konusunda da alışılmışın dışında korku filmi karanlık, kan, iğrenç katil, mutasyona uğramış canlı ya da bunlar gibi korkutmaya yönelik öge içerir ama bu filmin genelinde yaygın olan renk beyaz psikopatlarımız bile beyaz giymiş, kan sadece öldüğünü ya da yaralandığını belli etmek için kullanılmış, katillerimizde yumurta istemek gibi masum birşey için geliyolar ve film boyunca bu masumluklarını sürdürüyolar.. tipik korku filmlerinden çok farklı orjinal.
-
-
Naomi diyorum baska bisi demiyorum. Onu seyretmekten filime konsantire olamadım :D
- Tüm Yorumlar
- -
- Sadece detaylı yorumlar





















