Makinist ~ Maquinista, El / The Machinist (2004)

Üye Girişi

Makinist

Maquinista, El / The Machinist

Makinist

Makinist

432 kullanıcının favori filmi
  • Filmin Özeti

Trevor Reznik adlı bir makine operatörü uyuma yeteneğini kaybeder. Fakat bu sıradan bir uykusuzluk sendromu değildir. Aşırı yorgunluk ve uykusuzluk yüzünden fiziksel sağlığı ve akli dengesi bozulmaya başlar. Yanında çalışanlar en başta görünüşündeki tuhaflıktan ötürü ondan ürkmeye başlarlar ancak dükkanda onun da karıştığı bir kaza sonucu adamlardan biri kolunu kaybedince adamları karşısına almış olur. Kaza yüzünden Trevor’ı suçlarlar. Artık hem kendisi hem de diğerleri için bir engel haline gelmiştir ve adamların tek isteği Trevor’ın gitmesidir.

Çalışanların onun işten atılması için komplo kurmaya başlamalarını anlayınca Trevor’ın suçluluk duygusu zamanla şüphe ve paranoyaya dönüşür, acaba daha kötüsünü mü beklemelidir? Önce evinde gizli notlar bulur. Tüm bu gizemler, Trevor’ı delirtmek için kurulmuş bir entrikanın parçaları mıdır? Yoksa her şeyin sebebi aşırı uykusuzluk ve yorgunluk mudur?

Olup bitenleri anlayabilmek için meydana gelen tuhaf olayları araştırmaya başlayan Trevor’ın hayatı uykusuz bir kabusa dönmeye başlar. Daha fazla öğrendikçe aslında daha azını bilmiş olmayı tercih eder.

  • Logos

    03.03.2010 tarihinde saat 00:12 sularında demiş ki;

    2 oy

    Bir ''suç ve ceza'' replikası. Enfes oyunculuk, gri ve mavinin cezbedici tonlarıyla tanışınca; hatta işi ilerletip sevişince ortaya böyle bir şey çıkıyormuş demek. Rolümün hakkını vereyim diye 29 kilo verip herhangi bir komedi filmi için bile başlı başına gerilim unsuru olmaya uygun hale gelmek nasıl bir kafadır, oyunculuğu ne denli ciddiye almaktır, bu filmde sergilenen ''şey'' ne büyük bir oyunculuktur tartışmayacağım. Demiyorum zira tartışırım. İşi gücü bırakır, sabaha dek bunu tartışırım. Yaparım gözü kara deliyim, yakarım romayı da yakarım ben...

     

    Christian her aynaya baktığında verdiği o replikler dolusu ifadeyi nasıl veriyor yahu diye düşündüğüm bir ara aklıma gelen ihtimalleri gözden geçiriyordum ki en mantıklısı şu geldi: her halde ''ben de sıradan bir insanım, napolyon filan değilim, bu yüzden sıradan insanlar gibi bir suç işlediğimde bunun cezasını çekmeliyim, ancak bu şekilde uyuyabilirim, Raskolnikov'un yaptığını yapmalıyım'' diye düşünüyordu, diye düşündüm. Tamam elbette böyle düşünmüyordu ama bana bunları hissettirebilmiş olması gayet yeterli. Aslında Rodyacığımın durumu daha özeldi, onunkisi daha büyük bir meseleydi. O, sıradışı olduğunu düşünüyordu. Napolyon gibi. O da Napolyon gibi sıradan insanları yüksek amaçlar doğrultusunda bir ''böcek'' gibi öldürebilirdi. Ama Rodyacığım, yaptığı şeyin doğruluğu-yanlışlığı hakkında kafa yormaya başladığı an kaybetmişti. O da sıradandı. Napolyon değildi. Napolyonlar düşünmezdi. Yalnızca yüksek emelleri uğruna yüzbinlerce insanı öldürebilir ve gözünü bile kırpmazdı.

     

    Evet, ''suç ve ceza'' ile birebir bir benzerlik çıkarımı yapmak için fazla zorladığımı filan düşünüyor olabilirsin ey sinemasever ama inan bana tek fark, Trevor'ın ''Napolyon''(bu bir sembol, olağanüstülükten söz ediyorum) olma sevdasının olmaması ve çekilen vicdan azabının daha farklı ve kapalı yollarla alıcıya iletilmesidir.

     

    Müzik, filmin renkleri, oyunculuk, kurgu, senaryo, öyküdeki giriftlik çok ama çok lezzetliydi. Küçük çocuğun ''Annemle nasıl tanıştınız?'' sorusunu sorduğu anda, arka fonda iki tane çarpışan arabanın birbirine çarpması bile insanı doyurmaya yeter.

    Bu yoruma 0 cevap verilmiş.cevap yaz
  • Bedreka

    14.02.2010 tarihinde saat 00:51 sularında demiş ki;

    1 oy

    İnsanın özünün akıl olmasının ve akıl sağlığının bozulmamasının, aksi bir durumda mutlu olabilmenin imkansızlığının belirtileri!... Genel açıdan hastalığın hissedilmesine karşın sağlığın hissedilememesi sonucu gereken teşhisin kaçınılmaz rötarı!... Yalanın, insanlığın başlangıcıyla birlikte süregelen bir gerçek olması sebebiyle yanlış olanların doğru olanlardan önce bilinmesi durumu, ve bu yolu seçenlerin akıl ve ruh sağlığının zedelenişi!... Doğrunun ışığında yalan aydınlatılabilir, ancak yalanın ışığında doğru aydınlatılamaz mukayesesi ile gerçeğin önceliğinin kanıtlanışı!..."Doğru olan şeyi görmek, fakat bunu yapmamak cesaretsizliktir" sözünden yola çıkarak vicdanın doğruluğa karşı cesaretsizlik göstermesi gerektiğinin anlaşılması!... Vicdanın gizleyemediği yalanın, ruhun ve zihnin üzerine karabasan oluşu!...

    Bu yoruma 0 cevap verilmiş.cevap yaz
  • scarlettj

    09.01.2010 tarihinde saat 20:30 sularında demiş ki;

    1 oy

    Film makine operatörü Traver Reznik'in son bir yıldır uyuyamaması nedeniyle sağlığı ve akli dengesinin bozulmasını ve paranoya ya sürüklenmesini dramatik bir dille anlatmaktadır.

    Tek kelimeyle müthiş bir filmdi.Christian BALE mükemmel ötesi bir performans sergilemiş.Filmi soluksuz bir şekilde izledim.Sırf bu rol için tam 25 kilo vermiş.Takdire şayan bir durum .İşine olan saygısını tebrik etmek gerekir.

    Klişe bir sonla biteceğini düşünürken senaristler beni sağ köşeye yatırdılar.Finali gerçekten çok güzel ve derin anlamlar çıkarılabilir.Kesinlikle kaçırmayın derim ;filme puanım 10/9

    Bu yoruma 0 cevap verilmiş.cevap yaz
  • burcuyada

    15.12.2009 tarihinde saat 16:06 sularında demiş ki;

    2 oy

    Son zamanlarda izlediğim en kötü filmlerden biri. Ve yorumları okuduğumda inanamadım. Filmde görülen dostoyevski ve kafka etkisinin, bir de ana karaktere dostoyevski romanı okutularak altının çizilmeye çalışılması, bana yönetmenin son derece yetersiz ve acemi olduğunu düşündürdü. Film gerek senaryo gerek de yönetmenin uslubu açısından zeka pırıltılarından son derece uzak. Filmdeki yan karakterler, yalnızca bizi bir yerlere ulaştırmak için klişe çizgilerle ve iki boyutlu. Bir çok sahne ve kare gereksiz olduğu için filmin akıcılığına ket vurmuş. Ana karakterimize zihninin oynadığı bu karmaşık oyun, nasıl oluyor da bu kadar sığ imgelerle karakterimizin karşısına çıkıyor ya da yönetmen bizim karşımıza çıkarıyor. Makinisti yere göğe sığdıramayan arkadaşlarımız için filme şöyle genel bir değindim. ilerleyen zamanlarda sahne sahne daha spesifik eleştirilerimi yamaya devam edeceğim.

    Bu yoruma 0 cevap verilmiş.cevap yaz

    Bu yorum filmde gelişen olaylar hakkında bilgi içerdiği için gizlenmiştir.

    göster

  • demirem

    09.07.2009 tarihinde saat 14:24 sularında demiş ki;

    2 oy

    ilk dakikalardan itibaren merak duygusunu canlı tutan son ana kadar olayların gizemini koruduğu şahane bir olay örgüsü var. yer yer arka fonun karanlığı sıkıcı gelsede bence herşey olması gerektiği gibiydi. çünkü karakterin içinde bulunduğu durumu anlayabilmemiz için gerekliydi. christian bale ise muhteşemdi! oyunculuğunu bir kez daha takdir ettim. hele o kadar kilo vermesi... genel olarak film gayet güzeldi,izlediğim için kesinlikle pişman olmadım. ama aşağıda bi arkadaşın da dediği gibi boş zamanlarda izlenecek bir film değil...
    Bu yoruma 0 cevap verilmiş.cevap yaz
  • patchadams

    05.06.2009 tarihinde saat 05:25 sularında demiş ki;

    3 oy

    henüz ilk sahneleri ile bile film sizi içine çekmeyi başarıyor...ancak filmi anlamakta veya filmin nereye doğru gittiğini tahmin etmekte oldukça zorlanıyorsunuz...zaman zaman biraz sıkıcı da olsa genel anlamda bence çok iyi bir filmdi...filmin sonunda film bütün soru işaretlerinin cevabını veriyor ve kafanızda ki tüm o gariplikler çözümlenmiş oluyor...tabi filmin başarısında ki en büyük etken christian bale'in o müthiş oyuncu performansı ki film boyunca o olduğuna inanmakta güçlük çekiyorsunuz.bir film için bukadar zayıflamış olmasıda ayrıca saygı duyulası bir durum...
    Bu yoruma 0 cevap verilmiş.cevap yaz
  • Gabriel35

    23.12.2008 tarihinde saat 09:16 sularında demiş ki;

    5 oy

    sonu sürprizle biten bir şizofren filmi daha örneklerinin çok olmasına rağmen gayet güzel bir film
    Bu yoruma 4 cevap verilmiş.cevap yaz
    • Gabriel35

      05.01.2009 tarihinde saat 23:18 sularında demiş ki;

      5 oy

      örnekleri vereyim 1)lost highway(kayıp otoban) 2)fight club(dövüş kulübü) 3)secret window(gizli pencere) 4)identity(Kimlik) 5)high tension(Yüksek tansiyon) 6)beyza'nın kadınları 7)hide and seek(saklambaç)...vs
    • Gabriel35

      06.01.2009 tarihinde saat 15:25 sularında demiş ki;

      5 oy

      bence sen diğer söylediğim filmleri bir kere daha seyret ilkinde herhalde anlamadın. hadi kayıp otobanı anlamanı beklemiyorum zaten yönetmenin de anlaşılma derdi yok ama diğerlerini seyrettiysen şizofren olduklarını anlaman gerekir anlamadıysan cidden bir kez daha izle. halüsinasyonlardan söz etmişsin eğer biraz bilimsel bilgin varsa halüsinasyon olayının şizofrenliğin ilk aşaması olduğunu bilirsin yani şizofren diye tasnif etmemin hiçbir yanlış yanı yok ama haklı olduğun taraf makinistin diğerlerinden biraz daha farklı olması ancak suçlu psikolojisi onun şizofren olduğu gerçeğini değiştirmez. film benim saydığım filmlerden(yüksek tansiyon ve beyzanın kadınları hariç) biraz daha basit kalmış çünkü filmin sonunun sürpriz olmasına karşın tahmin etmekte zorlanmadım. işlediği bir suçu bilinçaltına atıp unutan birinin vicdan muhasebesi üzerine yapılmış 23 filmi bence bu filmden daha etkileyicidir. tavsiye olunur
    • Gabriel35

      06.01.2009 tarihinde saat 21:00 sularında demiş ki;

      3 oy

      aslına bakarsan şizofrenik film diye bi tabir yok zaten sinema sektöründe kayıp otobanın diğerlerinden tek farkı sonundaki sürprizin seyircinin algısına bırakılması haklı olabilirsin anlatmak istediğini yanlış anlamış olabilirim asla amacım seni rencide etmek değil insanlık hali dalgınlığına gelmiş olabilir bi iki sahneyi kaçırmış olabilirsin die düşünerek dedim ben o anlamamış olabilirsin lafını kasıtlı olarak değil yani. bu tarz filmlerde bakış açısı ön planda olduğu için senin filmden aldığınla benim veya bi başkasının aldığı çok farklı olabilir mesela sen kayıp otobana başyapıt gözüyle bakarsın ben saçma sapan film derim veya ben makinist filmine kusursuz derim sen böyle film mi olur diyebilirsin yani aslolan kimin filmden neler aldığı neler çıkarabildiği haksız mıyım?:)
    • Gabriel35

      07.01.2009 tarihinde saat 12:20 sularında demiş ki;

      3 oy

      ben teşekkür ederim. saygılar!
  • zattirizat

    17.12.2008 tarihinde saat 15:46 sularında demiş ki;

    6 oy

    Christian Bale'e hayranlık duyduğum film. Oyunculuğundan ötürü değil ki o zaten süper. Bu filmden 2 sene önce oynadığı Amerikan Sapığı filminde aşırı kaslı,çok güzel vücutlu bir kişiyi canlandırırken. Bir rol için ilaçlarla kilo verip kemiği gözükecek vaziyete gelmek. O kişinin oyunculuğunu ispatlar.
    Bu yoruma 0 cevap verilmiş.cevap yaz
  • alpheos

    13.12.2008 tarihinde saat 15:53 sularında demiş ki;

    1 oy

    tamam film için Christian Bale zayıflamış, iyi hoşta film hiç sarmadı beni ya. türüne göre iyi olabilir ama tarzım değil ne yapayım. ayrıca adam filmde makinist diye filmin adı neden makinist olmuş adam avukatta olabilirdi çünkü filmin konusu ile adamın işinin ilgisi yok. kahramanımız geçmişte yaptığı bir kaza yüzünden (ki bunu filmin sonunda öğreniyoruz) paranoyaklaşmış yemeden içmeden kesilmiş uyuyamayan bir tip o kadar. Russell Crowe un "akıl oyunları"nı hatırlatan bir film. daha en başta kahramanımızın gördüğü iri yarı adamın hayal olduğu anlaşılıyor.ne yalan söyleyim pek beğenmedim.
    Bu yoruma 0 cevap verilmiş.cevap yaz
  • pketen

    03.12.2008 tarihinde saat 11:55 sularında demiş ki;

    4 oy

    christian bale'in en güzel filmlerinden birisi; film için girdiği iskelet görüntüsünden 1 yıl sonra müthiş bir cüsse ile batman'de seyredince şapka çıkarttım aktöre...
    Bu yoruma 0 cevap verilmiş.cevap yaz

Doluluk Oranı: 92.50%

 
  • Benzer Filmler
  • Sibirya Ekspresi

    Transsiberian

    Sinemalar Puanı: 6.3 / 10

    Tür: Dram,  Gerilim,  Suç

    Yapım: Almanya,  İngiltere,  İspanya,  Litvanya

  • Dokuzuncu Kapı

    The Ninth Gate

    Sinemalar Puanı: 6.3 / 10

    IMDB Puanı: 6.6 / 10

    Tür: Fantastik,  Gerilim,  Gizem,  Korku

    Yapım: ABD,  Fransa,  İspanya

  • Mahremiyet

    Intimacy

    Sinemalar Puanı: 6.0 / 10

    IMDB Puanı: 6.4 / 10

    Tür: Dram,  Erotik,  Psikolojik

    Yapım: Almanya,  Fransa,  İngiltere,  İspanya

  • İlgili Gruplar
  • Hürriyet Film Kulübü

    Hürriyet Film Kulübü ile "Korsana Hayır!"Hürriyet + Film = 2.25 TL [Hafta Sonu]Hürriyet + Film = 1.25 TL [Hafta İçi]...

    70 kişi katılmış

    37 yorum yapılmış

  • hayatinizda yasadiginiz en garip olay

    hayatinizda yasadiginiz en esrarengiz olaylari bu grupta paylasabilirsiniz......

    11 kişi katılmış

    3 yorum yapılmış

  • Sürpriz Finalli Filmlere Hayran Olanlar

    Grubumuzda Resimlerden Anlaşılacağı Gibi kim en çok hangi Final süprizli Filmlere Hayran Kalmış onu öğrenecek Yorumlarla ortamı Renklendire...

    422 kişi katılmış

    364 yorum yapılmış