filmin yukarda yazan yorumu cok alakasiz olmus asil konuyla ilgisi bile yok
sonunda filmi izledim cok cokta begendim kacirilmamasi gereken farkli bi konuyu iceren etkiliyci bir film oldugnu garanti ederim beyenmeyen msj atsin
ilginç bir filme benzio ama burdaki yorumlara bakınca çelişkiye düştüm. şu ana kadar iki filmini izleyebildiğim roman polanskinin değişik konulu bir filmi gibi. oldukça merak uyandırıo...
öncelikle hugh grant'ı romantik komedi dışında bir türde görmek garip bir duyguydu. o ap.tal aşık yüzü ile romantik komedi dışında pek başarılı olacağını sanmıyorum doğrusu. filmdeki diğer oyuncuları da pek başarılı bulmadım. zaten film daha çok marjinal senaryosu ile dikkat çekiyor. filmin bir yarısında kadın karaktere acırken bir yarısında da erkek karaktere acıyoruz. buna bağlı olarak filmin kısmen rahatsız edici olduğu söylenebilir. filmin finali bile seyirciyi tatmin etmemesi ve garipliği ile bu durumu destekliyor.
roman polanski klasiği ama klisiğin biraz dşinda bir filim izlemek en kısa çözüm bence filim izlendikten sonra yorum kazanır ama gerçekten izlemeye değer bir filim
hem diyosun ki bu tarz flimlerden nefretediyorum (ör/temel içgudü ye yazdığın yorum )hemde böyle erotik içerikli flimleri izlemeye davet ediyosun..hayır tamam belki izlenecek bir flim ama temel içgüdü ve acı ay flimlerini ikiside aynı tarz..%90 enazından..eee iki flim için yazdığın yorumları okursak ortada çelişki var..bence sen yalan haberler veren basit gazeteler gibi yorum yapıyon kusura bakama ama!
demişsinde ama çok ayıp etmişisin belkide biraz hakkaret kokuyor yazın ama saygı çerçevesinde idrak ediyorum neyse,, diyeceğim o ki neden söyledim onu biliyomusun peki, çünkü bu flimin yönetmedini roman polanski herlde ardasindaki farkı anlamişsindir ve bana hak verirsin inşallah
roman polanski klasiği olup olmaması sorun diil bu tip flimlerin içeriğide önemli değil..önemli olan bi insan biryorum yapıyosa bunda okuyucuyu çelişkide bırakarcak en ufak bir şüphe bırakmamalıdır bence..iki yorumunuda okudum bakalım başkalrıda okuyuca bu iki yorum ma e dicekler.. he diğer yorum ağır geldiyse özür dilerim ..
başkalarının ne dediğin umrumda değil, eğer umrumda olan bişey varsa yaptığın yorumun gerçekleği ve saygıdeğerliğ*idir inan bu ana kadar bu yoruma sadace sen tepki verdin, ama olaya bakiş açisi gerçekten çok önemli peki komşu kız hakkındaki yorumuma baktın mi hiç o da dişardan bakılanca cinsel çağrışımı olan flim, belkide nova flimi benim yorumlarımı lütfen dikaketli takip et ve ona göre yorum yap genede çok sağol, saygı gösteren kişiye saygım sonsuzdur
bende jordan-twodeltaya katılıyorum,sende ki bu çelişkileri anlamak için cidden zihin okumak lazım,her yorumda novoyı örnek vermesen ölürsün,allah aşkına izlemedin bile o filmi nasıl böyle bir yorum yapıyorsunki,ayrıca bu filmide izlemediğinden eminim..cinselliğe neden bu kadar taktın kafayı anlamadım,oysa cinsellikse eğer bu film kralını yapıyor,sadece fantezilerden kurulu bir senaryo bu,ama senin yine ve yeniden vericek saçma sapan bir cevabın olacak,susuyorum..
şu dünyada insanların yorumunu kendi yorumuyla değerlendiren oldukça özgün ve saygıdeğer hiç kimse olmuycak anlaşilan olaya bakmak ayrı olayı görmek ayrı şeyler ben bir flim eleştrirken o flime göre değerlendiririm yanı çelişki denem şey flimlerde mevcut anlaşılan siz hayatta hiç kitap okumamişsiniz adamların yazdıkları her satır her cümle çelişkilidir. zaten insan bu yüzden özgün ve saygın olur motomot yazılar yazar değil yazı oluşturur
-neden dans etmiyorsun? -dans kalpten gelerek yapılır,benim kalbim kırık.. bu film için söylicek çok şeyim var..öncelikle roman polanski kendi karısı emmanuelle'yi bu filmde başrol yapmış ve hiç kıskanmamış mı acaba? :) film istanbul'a gelen bir yolcu gemisinde tanışan insanlar üzerine kurulu,bi çok kez istanbul adı geçiyor,bu da beni pohpohladı! :) ve gelelim romantik/komedi filmlerinin vazgeçilmez adamı hugh grant'a,çok az sahnesi olmasına rağmen bütün film boyunca onun arzularını yokluyorsunuz oturduğunuz yerden.. önceden söyliyim bu filmde ayıp,günah,yasak,sakıncalı,imkansız, vs vs yok!.. seveceğiniz insanlarda yok, mimi! hariç..eğer size aşık,herşeyini size vermiş ve vermeye devam edecek bi kadından ayrılacaksanız,sağlığınız için, optimum süreyi belirlemelisiniz,böylece duygularıyla oynanan bir kadının asla ama asla affetmeyeceğini,intikamların en felaketini size yaşatacağını acı bir tecrübeyle öğrenirsiniz..yaptıkları için zavallı mimi'yi suçlamak çok zor,o sadece ona yapılanları geri iade etti..arzularınıza körü körüne esir olmamanız,çok uçlarda gezinmemeniz gerektiğini ve en önemlisi asla bir kadının duygularıyla oynamamanızı öğütleyen güzel bir roman polanski filmi..
'birgün bir uçağa bindim,yan koltuk neden boştu?aya baktım ve kalbim acıdı'der sanki mimi.ve çaresizliğin dibine vurmak nasıl bir şok etkisi ile insanı eskisinden daha güçlü bir hale getirirmiş gösterir bizlere.ve sonra roller değişir.mimi kalbinin acıdığı her dakikayı ödetecektir oscar'a.belki de tek biri dışında.izleyiciyi duyguların,arzuların en uçlarına kadar götürüp pat diye bir köşede sorgulayan gözlerle bırakmakta usta bir film.bir kadının sabitleşen bağlılığı ve bir erkeğin gitme arzusu...biraz fazla sert,biraz fazla acımasız,biraz acı bir film
Acı Ay
Sinepedi Katılımcıları