İskender (Cem Yılmaz) hokkabazdır. Yani aslında sihirbazdır. Ama onun ve çocukluk arkadaşı Maradona'nın (Tuna Orhan) dışında herkes onun hokkabaz olduğunu düşünmektedir. İstanbul'dan hızla kaçmak zorunda kalan ikili, turne programına Sait'i (Mazhar Alanson) de dahil ederek büyük risk alırlar. Baba Sait, İskender'i takdir etmeyi uzun yıllar evvel bırakmıştır. Turne üçlüyü kaynaştırırken, aynı zamanda görkemli bir dağılmaya sebep olur. İskender, Maradona ve Sait, yol arkadaşları Fatma ile bir dağılıp bir toparlanırlar.
işin içinde cmylmz olunca beğenesim geliyor zaten hep (:
koşa koşa hiç tereddüt etmeden gittim , pişman olmadan çıktım..filmin sonu ona yakışır şekildeydi zaten:p
güzeldi güzel..çok güzeldi..
cem yılmazı gorada izlerken sıkılmıştım ama hokkabaz benim son zamanlarda izlediğim en güzel filmlerden biri...mazhar alansona hasta oldum.bence bir rol ancak bu kadar yapılabilir...filmde komedi trajedi aşk ne ararsan var...bence mükemmel...
bu filmin konusu herkesi şaşırtmıştır tabi farklı da gelmedi değil.cem yılmaz ı sadece güldürü ustası olarak tanıdığımız için bu filmda bazı arkadaşlar hayal kırıklığına uğradı diyebilirim.ama onlarda filmin ritmine kaptırıp bu filmin değerini(farklı kulvarlardaki)anladılar.
cem yılmaz dan traji komedi tarzında filmlerini bekliyorum.
bence güzel bir filmdi.ben beğendim.sonuç olarak senaristte oyuncuda cem yılmaz.. mutlaka beğenilir.. eğer hala izlemediyseniz ve izleyecekseniz iyi seyirler =)
cem yılmazın merakla beklenen filmini sinemaya giddigimde hayal kırıklıgı yaşamıştım.. çünkü goradan sonra bir film çevirecekti ve ondan daha fazla iyi olacagı idda ediliyordu.. komedi desen degil dram desen degil.. farklı bişey olmuştu.. gora lı cem yılmaza yakışmamıştı... bazı istisnai sahneler haricinde komediden uzak bir yapım... ünlü bir sihirbazın yaşadıgı bir dram... tabi sonunda bu filmde mutlu oluyorlar.. o kızın ise dolandırıcı oldugu hç beklenmedik bişiydi... tabi bu benim görüşüm.. belkide insanlar bu filme sırf cem yılmaz var diye gitmişlerdir....
bir saat oldu ya da olmadı "sihirbaz" adlı filmi izledim, çok beğendim ama ona yazmak yerine( sihirbaz sayfasına da iz bırakmak koşuluyla elbette) "hokkabaz" a yazmak geldi içimden önce...hokkabaz' ı ankarada vizyona ilk girdiği gün izledim çokta beğendim ve aldığı olumsuz eleştirilerin birçoğunu hak etmediğini düşünenlerdenim.iskender öyle bir hokkabazki; tam anlamıyla hayal kırıklığı yaratmaktan başka bir iş yaptığı yok, yaptıklarını eline yüzüne bulaştırıyor ve belkide bu yüzden bir sihirbaz değil, hokkabaz oluyor(!)
film komik öğeler barındırmakla birlikte duygu yoğunluğuda taşıyor ve hokkabaz'a gülmek için giden izleyici ise bu beklentiden dolayı hayal kırıklığı yaşıyor.ben filmin kurgusunu, oyuncularını/oyunculuklarını, müziğini, dekorunu, finalini beğenenlerdenim...hokkabaz bir sihirbazın hayatını anlatmaktan çok hayata tutunmaya çalışan insanları (da) anlatıyor ve maradona tadında bir arkadaşa sahip olma dileğine neden oluyor, bunun paralelinde favori filmlerimden olmak adına kendine beğenilerim arasında yer buluyor...:))iyi seyirler!
çok doğru söylemişsin kitarist, hayata tutunmaya çalışan iki dostun filmi...iskender ne yapsa babasına yaranamayan içimizden bir insan ve en yakın dostu maradona o da günlük hayatta karşımıza çokça çıkan bir karakter ve bu iki dostun ortak yönleri ise 1)sihirbazlık" -iskender!in babasının deyimiyle hokkabazlık- 2)ikisininde gözlerinde sorun olması -bu iki dostu birbirine daha çok yaklaştırıyor-3)ikiside küçük hayalleri olan, bir şeyler yapmak için çabalayan iyi insanlar...ayrıca film vizyona girdiğinde bir çok insan tarafından beğenilmedi bunun nedeni ise "cem yılmaz filmleri"nden beklenen sürekli insanları güldürmesi..ama ben filmi beğendim keşke cem yılmaz hep böyle filmler çekse "herşey çok güzel olacak" ve "hokkabaz" bence en iyi cem yılmaz filmleri...iyi seyirler:)
Hokkabaz
Sinepedi Katılımcıları