Sona Doğru

All is Lost

Bütün Fragmanlar ►
Sona Doğru (2013) afişi Facebook'ta Paylaş
Ekle
6.9
/ 10
165 oy

15 Kasım 2013

2013 - ABD

AksiyonDramMacera

106 Dak.PT106M

J.C. Chandor

82 kullanıcının favori filmi

Film Özeti

Hint Okyanusu'nda tek başına gezinti yapan bir adam, yatının bir gemi konteynırına çarpması üzerine bilincini kaybeder. Uyandığında bilinci yerinde değildir ve kazayı yavaş yavaş hatırlamaya başlar. Telsiz, radyo ve navigasyon ekipmanını kaybetmiştir ve vahşi bir fırtınanın tam ortasında kalmıştır. Teknik donanımları olmadan bir hiç olan adam direnişi ve tecrübeli denizcilik geçmişi sayesinde hayatta kalacağına inanmaktadır.

Filmi Ekleyen Phenomena
Popüler Yorumlar
mertercan (Artist) | 22 Ocak 2014, 10:10

"MÜCADELE ETTİĞİMİ BİLİN." tek oyunculu ve tek tek mekanlı filmlere alışığız artık. bu tarzda bir çok film yapıldı. bu tarz filmlerin sevilebilmesi için etkileyici olması gerekiyor. etkileyici olması için de kendimizi ana karakterle bütünleştirmemiz gerekiyor. All Is Lost yatıyla okyanusun ortasında kaybolan bir adamın hikayesini anlatıyor. anlatıyor anlatmasına da ortada büyük sıkıntılar var.. başta da söylemiştim bu tarz filmeri sevip, etkilenebilmemiz için bir şeyler olmalı. o ana karakterin bir sözü, bir hareketi size bağlamalı kendini ki film izlenilebilir olsun. filmde neredeyse hiç konuşma yok. e hareket desen o da yok. inanılmaz yavaş ilerleyen bir film. keşke Gravity filmindeki gibi kendi kendine konuşmalar olsaydı diyorum. çok etkilenmiştim o filmden. belki öyle olsaydı bu filmden de etkilenirdim. sadece finali ve adamın sürekli çabalıyor olmasını sevdim. "umut" olgusunu film boyunca hissediyor olmanız da güzel. gerisi koca bir boş. 5.1

2
+12
ufukalbayrak (Amatör) | 31 Aralık 2013, 04:22

Hayatınız için ne kadar mücadele etmeyi göze alabilirsiniz ? Artık pes etme vakti geldi dediğiniz an neresidir sizce ? Her zaman bir umut var mıdır ? Yoksa her zaman umut etmek mi gerekir ? Diyalog'dan yoksun, aksiyonsuz, oyuncusuz, masrafsız, hiçbişeysiz bir film olarak bakarsak elbette kötü film. Fakat Robert Redford, sessiz sakin ve soğukkanlı mücadelesini, muhteşem bir oyunculukla, izleyiciye tam ayarında yansıtmış. Gerilim yok. Dram yok. Korku yok. Kupkuru bir umut var. Olması gerekende bu zaten. Tarzınız değilse bu tip filmleri izlemeyin. Ben beğendim. 7/10

1
+8
Tüm yorumlar (112)
Christian99 (Figuran) | 19 Nisan 2014, 15:08

Okyanusta teknesiyle birlikte gezen adam bir sabah uyandığında teknenin içinde su olduğunu görür. Teknesi bir yük gemisinden düşmüş olan konteynere çarpmış ve su alıyordur. Konteynerden teknesini kurtaran adam teknesini de elindeki malzemelerle tamir eder. Teknenin içindeki suyu pompalar ve bütün telsiz sisteminin ve telefonunun su içinde kaldığını görür. Sitemi temiz suyla yıkar; ama irtibat kurabileceği birilerine ulaşamaz. Ertesi günün akşamı kopan fırtınada yaralana adam uyandığında gemisi batmak üzeredir. Kendisini can kurtarma salına atar, sabah uyandığında teknesinin batmadığını fark eder ve teknesinden kendisi için hayati öneme sahip malzemeleri almak için geri döner. Gerekli malzemeleri aldıktan sonra salına dönen adamın bilmediği şey ise fırtınan henüz geçmediğidir.
Son derece basit bir hikayedir Sona Doğru, size sürpriz, entrika, şiddet ya da felsefe sunmadan soft olarak karşınızdadır. Bu türden tek kişilik yaşam mücadelesi konusunu işleyen yapımlardan olan Pi’nin yaşamındaki felsefe, bilgisayar efektli görsellik ya da Yer Çekimi filmindeki karmaşık teknik ve bilim yok burada. Bir adamın hayatta kalma mücadelesinin en doğal hali var karşınızda. Ne Pi’nin Yaşamı’nda ne de Yer Çekimi’nde kendimi kişilerin yerine koymadım. Hatta Yer Çekimi filminden sıkıldım ben. Robert Redford’un birkaç kelime dışında hiç konuşmadığı film, adeta kendini anlatıyor. Mimikler ve doğal hayatın acımasızlığı, herkesin yaşamda kalmak için verdiği hayati mücadeledir Sona Doğru.
Filmin içine o kadar giriyorsunuz ki bir noktadan sonra ben, yüksek sesle tamam artık zorlama, kimse seni suçlayamaz, artık bırak dedim. Adını, ne iş yaptığını bilmediğim bir adamın yorgunluğunu iliklerime kadar hissettim. Onun düştüğü yerde, bende düştüm.
Süper aksiyon, macera ya da fantastik bir film arıyorsanız, bu film size göre değil. Saf korku, çaresizlik, yaşam arıyorsanız buyurun gelin.

Cevap Yaz
0
0
pLasTik (Artist) | 13 Nisan 2014, 10:32

Birkaç mantık hatasını göz önünde bulundurmazsak iyi bir filmdi.

Cevap Yaz
0
1
HiHitlerAd (Jön) | 05 Nisan 2014, 13:04

Bir çok mantık hatası barındırıyor evet. Denizcilik bilen birileri çok daha detaylı sunabileceklerdir filmdeki hataları. Bir kere o konteyner gemilerinin radarları kilometrelerce öteden fark ederdi, suya gömülen tepesi açık tekne ise içine hiç su dolmadan tekrar yüzeye çıktı; orada bariz bir hata yapıldı. Tabi şu konteyner gemisinin değil de balıkçı teknesinin karakterimizi kurtarması, insanlığın önüne geçen kapitalizmi anlatıyordu adeta. Bireylerin devasa şirketler yanında görünmez olması, bu şirketler tarafından umursanmaması gibi kimi mesajlar vardı. Karakterimizi kurtaran emekçi balıkçı en saf haliyle insan ve insanlıktı.

Cevap Yaz
0
0
Vendetta11 (Figuran) | 30 Mart 2014, 18:26

umut fakirin ekmeği

Cevap Yaz
0
0
gulel3535 (Figuran) | 28 Mart 2014, 01:37

Abi okadar radarı olan gözcü kulesi olan ikitane kocaman gemi geçti adam fişek bile yaktı kimse görmedi.bi balıkçı teknesi ateşi görüp adamı kurtardı.robert redforda saygım sonsuz ama insan bunlarıda düşünemden edemiyor.sizcede saçma değilmiydi veya benim farkımda olmadığım kaçırdığım bişeyde olabilir.

Cevap Yaz
0
1
Görüşleriniz