Kara kumsalları ve cehennemi mağaralarıyla ıssız bir ada olan Japon garnizonu Iwo Jima için girilen şiddetli muharebe başlayalı birkaç gün olmuşken, beş deniz piyadesi ve bir donanma sıhhiyecisinin Birleşik Devletler bayrağını Suribachi Dağı’na dikmesinin fotoğrafı, Pasifik Savaşı’nın akıllardan silinmeyen görüntülerinden biri olur.
Fotoğraftaki adamlar için, bayrağı dikmek yorucu bir savaşın içindeki küçük bir formalite; ama evdekiler için; yıkıcı engellere karşı tek söz etmeden işbirliği yapan bu adamların görüntüsü, kahraman sözcüğünün tanımıdır. Bu görüntü, umuda aç ve bitmeyecekmiş gibi görünen bir savaşın bitkinliğini taşıyan Amerikan halkını yakalar. Annelere, oğullarının sağ salim geri döneceğine inanmaları için bir neden; dönmeyecek oğullarının yasını tutanlara ise bir amaç verir.
Hayatta kalan “Bayrak Dikenler” fotoğrafın uyandırdığı duyguları vurgulamak için savaştan çekilip Birleşik Devletler’e geri gönderilirler ve orada ülkelerine, savaş meydanında değil ama ”gerçek kahramanlara” yakın olmak için bir araya gelen ve savaş harcamalarını karşılamak için gerekli çekleri yazan yığınların arasında hizmet etmeye devam ederler.
savaş sahneleri gayet başarılı senaryo konuya göre iyi bir şekilde uyarlanmış oyuncular pek kariyere sahip olmasalarda iyi iş çıkarmışlar yalnız ben dublajada değinmek istiyorum türkiyede gerçekten çok başarılı dublaj yapılıyor ben çok beğendiğimi belirtmeliyim...
iwo jima adasına yapılan saldırının abd tarafından işlendiği bu filmin konusu savaş olsada savaş sahneleri beklenen başarıda değil, asıl olarak kahramanlık mücadelesi veren askerlerin birbirleriyle sorunları işlenmiş gibi sanki, bu filmin japonlar tarafından bakış açsını işleyen "iwo jima'dan mektuplar" adlı filmi seyretmenizi tavsiye ederim, yapımcısı ve yönetmeni aynı olan film aynı tarihlerde çekilmiş fakat savaş dönemindeki gerçek dram o filmde anlatılmış...
çok güzel bir film ilk izlediğimde çok hoşuma gitti savaşın ne kadar acı olduğunu anlatıyor insanların ne kadar vatansever olduğunu anlatılıyor güzel bir filmdi:)
öncelikle bu bir savaş filminden önce tarihi bir filmdir.kötü bir savaş filmiydi diyenlere katılmıyorum, çünkü bu film zaten tümüyle bir savaş filmi değildi.kaldıki buna karşın gösterilen savaş sahneler olağanüstü derecede gerçekçi ve neredeyse er ryan'ı kurtarmak filmindeki normandiya çıkarması kadar da çarpıcı.bu sahnelerle clint eastwood ustalığını konuşturuyor.film kahramanlık terimi üzerine felsefi söylemlerde bulunsada genel olarak amerikan milliyetçiliği ve propagandası yapan bir film değil.clint eastwood dürüst bir insan.her şeyi bütün açıklığıyla gösteriyor, bu da filmi değerli kılıyor.zaten bu filmin ardından ıwo jima'dan mektuplar'ı çekip, savaşa bir de japonların gözünden bakması clint eastwood'un ne derece büyük bir sanatçı olduğunu göstergesi.söyler misiniz, kaç amerikalı yönetmen çektiği savaş filmine bir de düşmanının gözünden bakma erdeminde bulunur?
dörüntü kalitesi güzel bilgisayarla yaılan arka planlar çok başarılı olmuş ama savaş ahneleri hiç güzel deildi heycanlı we sürükleyici deildi film sadece bayrak üzerine yogunlaşılmış zaten amerikalıları sewmiorum ya 2 tarihleri war kendilerini öwüolar bizdeki tarih onlarda olsa ooo ne filmler yapcaklarda adamlarda tarih yok
savaş sahneleri mükemmel. görüntüler ve renkler savaş ortamına tam anlamıyla yansıtıyor. fakat verilmek istenen mesaj biraz gözümüze sokulmuş. ama yine de favori savaş filmlerinden biri olacak. daha saf bir savaş filmi olan iwo jima'dan mektuplar bence daha iyi olmuş.
so yıllarda coşan eastwood usta kahramanlık sorgusunun üstüne gitmiş vede çok iyi yapmış,arada belgesel havası bile inceden sezilen film ileri geri kurgusuylada iz bırakıyor...oyunculukların çoğu genç ve başarılıda aynı zamanda ve başroldeki 3 karakterin zıtlığı filmi seyreden üç ayrı insan profili gibi,her karakterin destekçisi kesinlikle bulunur!
gerçekten izlediğim en kötü filmler arasında .. neden oscara aday gösterildi .. gayet belli anlatmama gerek duymuyorum zaten .. kim kime ödül veriyor ki gibi sübjektif bir durum mevcut ortada .. değer vermediğim ve değer vermediğim için asla pişman olmadığım ve olmayacağım film ..atalarının bayrakları ..
aslında film çok büyük bir medya eleştirisi. savaş filmi olmadığı apaçık ortada olan bir filmi er ryan kopyası diye nitelendirmek hata olur. bu büyük medya ve siyaset eleştirisini çok rahat gündelik hayatınıza da adapte edebilirsiniz. gündelik yaşamımızda oluşturduğumuz kağıttan kahramanları ve bu kahramanlara benzeme çabalarımızı ama hepsinin birer kukla olduğunu ve bizi de kuklalaştırdığını ve ve ve çoğu zaman da en hassas noktalarımızdan yakaladıklarını hatırlatan bir film.
kötüüüüü filmmmmm. gösterimleri arasında 1 sene olması planlanan 2 film çekilip birinci film apar topar gösterime sokuluyor ve oscara aday oluyorsa başka birşey söylemeye gerek var mı?
yapımcılığını oscarlı dahi yönetmen steven spielberg'ün, yönetmenliğini ise bir başka oscarlı isim oyuncu-yönetmen clint eastwood'un üstlendiği film atalarımızın bayrakları, kalbur-üstü bir savaş filmi.ucuz amerikan savaş politikalarını gözler önüne seren film amerikan halkına japonlarla yaptıkları bu savaşın gerçek iç yüzünü anlatıyor ve politikacıları da eleştiri bombardımanına tutuyor..propagandadan uzak bir hollywood yapımı savaş filmi olan atalarımızın bayraklar'ı izleyici üzerinde biraz aceleğe getirilmişlik hisside yaratıyor.özellikle savaş sahnelerinin çok da iyi olduğu söylenemez.hele hele saving privite ryan'la hiç kıyaslanamaz.ama yinede görülmeli.
baştan sona müsamere havasında tasarlanıp uygulamaya konulmuş bir kıçyapıt.. çok kötü bir saving private ryan uyarlaması. o kadar duygusal sömürge yerine konmuş ki izleyici, film arasında biyerlerde küçük emrah ha göründü ha görünecek die bekleyip duruyorsunuz. bence bayrağı dikenler arasında kimliği tam olarak bilinemeyen kişi oydu. filmin en iyi oynayanı para toparlamaya çalışan hükümet görevlisiydi. diğerlerini gerçekliğe yakın görmedim. saving private ryan daki keskin nişancı çocuk bu sefer çavuş olarak çıktı karşımıza.. aradan geçen bunca senede rütbe atlamış olmasına şaşmamalı. hakkaten asker galiba.. savunma bakanlığı bu tür filmlerde yer alsın diye özel olarak görevlendirmiş sanırım onu. bir tek karesinde bile izleyiciyi filmin içine sokamamış bir film olarak nasıl oscar polemiğine konu olur anlamadım.kazara bişeyler alırsa bir daha oscarlı film izlemem. izleyen herkese geçmiş olsun. izlemeyi düşünenlere bir daha düşünün derim.. sonra bir daha.. bir daha...bir... b.....
clint eastwood'un bilinenn milliyetçi duygularını yansıttığı ve yönetmenliğini yaptığı bir 2. dünya savaşı filmi. kötü bir film diyemeyeceğim hatta belki amerikalı olsaydım çok etkilenebilirdim. ortalama bir film olduğunu düşünüyorum. ilk yarısın tempo özellikle yarının sonuna doğru düşüp monotonlaşsada ikinci yarıda film kendisini toparlıyor. belkide en büyük sıkıntı filmin heyecanı, dramı ve etkileyiciliği süreklilikle sağlayamaması ve düşüşler olması. amerikan halkı, kahramanlık olgusu ve genel anlamda savaş üzerine oldukça iyi ve gerçekçi mesajlar veriyor. amerikadaki kızılderili ırkçılığı üzerindede oldukça durmuş...
görüntüler özellikle savaş sahnelerinde çok başarılı. anılara geçişler anımasamalar sırasında da son derece iyi görsel bağlantılar kurulmuş. beni orada tek rahatsız eden genelde anılara dönüşlerin fişek ışığı efektinin geceyi aydınlatması şeklinde olması. hatta bi ara acaba aynı seyimi copy paste etmişler diye düşündüm.
bu arada yine bu filmde " işte bir filme geldim clint eastwood falan varmış ismini bilmiyorum" repliğini duydum sanırım insanlar arasında gittiği filmin ismini bilmeme hali bir trend oldu :) üstelikte benim gittiğim seans ön gösterimdi..
Atalarımızın Bayrakları
Sinepedi Katılımcıları