Evlatlık oğlu Liu-San’ın neredeyse hayatını kaybetmesine neden olacak bir kaza geçirmesinden sonra Diane, aklını kaçıracak noktaya gelir. Günlerce korkunç kabus ve halusinasyonların etkisi altında kalır. Çocuğun bir mucize sonucu kurtulması ve iyileşmesi Diane’i tuhaf düşüncelere iter. Gerçekten Liu-San kimdir? Nereden gelmiştir? Göğsündeki tuhaf izin anlamı nedir? Evlatlık olarak verilmesinde Asko Vakfı’nın rolü nedir?
Sergeï isimli bir Rus gencin yardımıyla Diane bu sırrı araştırmaay başlar. Araştırma onu, “Tsevens” isminde esrarengiz bir Moğol kabilesine ve onların Taş Meclisi’ne götürür.
Diane’nin etrafında tuhaf ölümler gerçekleşirken Liu-San yedinci yaş gününde kaçırılır. Oğlunun nereye kaçırıldığını tahmin eden Diane, kendini Doğu Moğolistan’ın ücra bölgelerinde bulur. Oğlunun kaderinin yazılı olduğu, unutulmuş ve vahşi dünyasında bir yolculuğa çıkar.
Anne şefkatinin her şeyden güçlü bir duygu olduğunun anlatıldığı film, Fransız kara film ve korku öğelerini mükemmel şekilde bir araya getiriyor.
dulda'nın da dediği gibi bekçi pek güçlü gibi gelmedi bana. kendini korumaktan aciz zaten. ayrıca annenin birdenbire aksiyon kahramanı haline gelmesi de pek inandırıcı durmuyor açıkçası. sönük final de filmin tuzu biberi. kitabı okumadım ama kitapta herşeyin bu kadar kolay açıklanmış ve geçiştirilmiş olduğunu pek sanmıyorum.
güçleri ortaya çıkmaya başlayan bekçinin bizim gördüğümüz gücü korkmak oldu. bazı şeylerin olacağını önceden kestiriyor fakat engelleyemiyorsan nasıl bekçisin anlamadık. bekçi kendi değil de annesi gibi... bu açıdan bakıldığında filmdeki efsane inandırıcılığını yitiriyor. film bir aksiyon filmine dönüştürülmeye çalışılan sahnelerde ise tam anlamıyla çuvallamış denilebilir. yine de seyrederken çok sıkılmadım ama evde seyretmenin avantajını kullanıp çok gevezelik ettiğim için de sıkılmamış olabilirim.
vasatın altında bir film. zayıf bir kurgusu var. hikaye sağlam temellere oturtulmamış. kitabını okumadım ve yorum yapmam ne kadar doğru olur bilemiyorum ama konu itibariyle değerlendirirsek buram buram oryantalizm kokusu var. mistik ve gizemli doğu imgesi filme hakim. doğulu dediğin gizemlidir, efsanelere inanır, inanmakla kalmaz bir masal ya da mit dünyasında yaşar, büyücülük yapar falan filan... uygar batıda göremeyeceğiniz her türlü doğaüstülük burada normaldir.
taş meclisi grangenin en güzel kitaplarından biridir.ancak film bu güzel kitabın konusunu adeta harcamış.çok ağır tempoda gidiyor.sahneler kopuk vasat bir film olmuş.kitaptaki çoğu detay atlanmış.hayal gücünüzü bayağı zorlamanız gerekiyor.
ortalamanın çok çok altında, beklentilerin zerresini karşılayamayan, bomboş bir vakitte bile izlenilemiyecek kadar boş bir film. çünkü o bomboş vakit daha da boşa gidiyor ve insan üzülüyor şu 2 saatte neler yapardım neler! sözün özü bu filmi es geçin, görmezden gelin, yokmuş gibi davranın.
umduğum gibi çıkmadı.. bana biraz acemice geldi.. monica ablayı beğenerek izlerim ama bu film için bence doğru kişi değil.. sanırım sürekli güzel ve ihtişamlı kadın rollerini oynadığı için bu filmdeki rolü olan evlatlık çocuğunu canı pahasına seven anaç bir kadını canlandırırken bnm pek inanasım gelmedi.. biraz daha küçük ve daha doğal tipli bir oyuncu canlandırmalıymış bence.. filmin konusu falan da dandikimsi.. herkesin rol yapması, gerçek karakterini yıllarca saklaması fln.. neyse kısacası vasat..
bir beyaz monica belluci yüzü görmeye izledim bu filmi.soğuk bir başlangıca çevriliyor gözlerimiz.belirsizde bir havası var.kahramanların yüzlerinden hareketlerinden haber veriyor zamanla gelişecek olaylar.mistik havasına kapılmadığımı söylersem yalan olur.türk ve moğol şamanların parapiskolojik meselelerinde geçmişten bu yana gelmiş savaşım asıl dikkaitimi çekendi.yalnız film başalangıcındaki o tetikleyici havasından uzak gelişme ve sonuç bölümünde izleyiciyi tatmin etmiyor.çok sinemaseverin tabiriyle vasat bağlanan bir sonla karşılaşıyorum.gelişmdeki çok vaka filmin devamında izleyiciyi neyin beklediğini anlatıyor.filmdeki bu miistik atmosferden uzaklaşarak bir polisiye ve kaçış kovalama yoluna sapması vasatlığın ilk nedeni.hiç beklemeyen yüzden beklemyen davranışlar izliyoruz izleyiciyi "hadi be "havasına sokmaya çalışan kurguda ikincisi oluyor.kahramanlarda bir taklit havası esiyor.iyi bir başlangıç kötü bir son misali.dikkatimi çeken:doğaüstü güçler bunların sorgulanması inanç ve mucizevi tedaviler oluyor..zaman olarak kışın mekan olarak asyanın bozkır topraklarını seçilmesi hoşuma gidiyor.
filmi az önce izledim. izlemeden önce çok heyecanlıydım; çünkü kitaptan beyaz perdeye aktarılan bu filmin muhteşem olacağına inanıyordum. bir jean christophe grange romanlarını okuma tutkunu olarak kitabını okumuştum ve eğer o kurgu filme iyi yansıtılmışsa 100 dakika boyunca güzel bir film izleyeceğimi sanıyordum. ne yazık ki yanılmışım. filmin bazı kısımlarını izleyicilerin anlaması o kadar olanaksız kılınmış ki ben bile kitabı okuduğum halde zor kavrayabildim. kitaptan aktarma bir filmin senaryosu ancak bu kadar zayıf olabilirdi, daha doğrusu zayıflatılabilirdi. yine de filme iğrenç diyecek kadar beğeniyi kendimde bulmadığım için orta seviyede bir film sınıfında olduğunu düşünüyorum. sizlere önerim kitabı okumanız ancak filmi izlememenizdir.
fransa film yapmayı beceremeyen bi ülke. ya ben şu gragenin yerinde olsam kitabımın beyaz perdede gösterilmesine izin vermem. abd yapımı olsa güzel olabiirdi.monica belluci bile kurtaramamş
tür olarak neden korku filmi yazıldığına bir türlü anlam veremiyorum.. klişe gerilim yazılsa daha iyi olurdu..iki yıldır merak ettiğim ve öss den dolayı filmlere vakit ayıramadığım için izleyemediğim bir filmdi..ama izledim..bomboş geçirdiğim dakikalara üzüldüm açıkçası..üzerinde çok fazla yorum yapılacak nitelikte bir film değil..kısacası vasat..kitabına ihanet edilmiş gibi birşey olmuş..velhasılı on üzerinden koca bir sıfır..
kıtabını okudum zaten jeanın butun kıtaplarını okudum fılmını ızlemek nasıp olmadı ama duyduguma gore cok guzel bır fılm degılmıs ama kıtabı okumayanlara tavsıye ederım super bı kıtap
kitabı okuduktan sonra filmi izlemek gerçekten vakit kaybı..filmde çok fazla kopukluk var. kitabı okumayanların kaçırdığı çok şey var. taş meclisi bu değil kesinlikle..
Taş Meclisi
Sinepedi Katılımcıları