Görünmezler

Invisibles

Görünmezler (2007) afişi Facebook'ta Paylaş
Ekle
7.2
/ 10
12 oy

BelgeselDram

Wim Wenders Fernando León De Aranoa Javier Corcuera Isabel Coixet Mariano Barroso

8 kullanıcının favori filmi

Film Özeti

Pek çoğumuzun görmezden geldiği, dünyanın her hangi bir yerinde yaşadıklarına inanmak istemediği, bilinç altının derinliklerine ittiği ve bizim ilgisizliğimiz yüzünden sessizliğe gömülmüş olan insanların hayatlarını gün ışığına çıkarmak için ünlü oyuncu Javier Bardem’in yapımcılığında beş usta yönetmenin bir araya gelerek, kendi yazdıkları ve yönettikleri beş kısa hikayeden oluşan gerçekliğiyle vurucu bir dokümanter.

Filmi Ekleyen blondy

"Görünmezler" Filmi Galerisine Henüz Resim Eklenmemiş

Resim Ekle ►
Tüm yorumlar (2)
Tictactoe (Artist) | 10 Mart 2011, 22:31

Kaçıncı yüzyılda yaşıyoruz bunlarda olur mu canım diyoruz ya? Neler neler oluyor aslında. Belkide hala tas devrinden çıkamadık. İnsanoğlu kendini ne kadar da önemli sanıp gözünde büyütüyor aslında doğadakı en değersiz şeyleriz.*Dünyanın bir yerinde insancıklar moda haftaları domates festivalleri düzenleyip olmayan dertleri nedeniyle manik depresif gezerken llustral ataraks pasiflora prozac vb ilaçları sekerleme olarak kullanıp sürekli birbirine dert yanarken yumurtanın fırcalanmayan tarafı neler yasıyor bu belgesel tüm açıklıgıyla oradakılerin ağzından birebir anlatıyor. Bizler oruc tutup daha sonra baklavalar börekler tatlılar tuzlular yerken onları anladığımızı mı sanıyoruz? anlasak neye yarar birşey yapmadıktan sonra zaten o apayrı bir konu. Noel adı altında sokakları süsleyip milyonlar harcarken yiyemeyeceğimiz kadar çok yiyecekle masalarımızı donattırıp buyuk bir havaymışcasına yemeyip onları attırarak zenginlik taslarken sankı bilmiyormusuz gibi yapıyoruz açlıktan ölenleri sefalet içinde yasayanları. Çünkü onlar görünmeyenler. Hani derler ya bakmak değil görmek önemli diye işte o hesap bakıyoruz ama görmüyoruz çünkü görmek işimize gelmiyor.*Kadın olmaksa her yerde dert. Her zaman söylerim kadın olmak dunyanın en tiksinç güzelliği diye. Kimi erkeklerin kafataslarının içi boş ve bu nedenlede baska yerleriyle düşünmeye kalkıyorlar ama basaramıyorlar işte. Yazık!!! Dunyanın bir yerlerinde kadınlar "kaç kişinin tecavuz ettiğini hatırlamıyorum 3 aylık bebeğimi düşürene kadar tecavuz ettiler 14 gun boyunca..." diye anlatırken televizyondan bir spikerin sesi "kadınlar gunu kutlamaları cosku doluydu" gibi bişeyler saçmalıyor. Allah askına neyi kutluyorsunuz kuzum? demek geliyor insanın içinden. Kutlayanlar zaten kadın olmakla ilgili bir sıkıntısı olmayanlar onlara hergun bayram zaten. Gelgör ki dunyanın bu belgeseldeki kösesindeki kadını da bır gun kurtarsan ne yazar. O hergun ölüyor. Kızına tecavuz edilmiş, oğlu kaçırılıp kardesini tecavuz edenlerle beraber savasmak için egitilmiş, kocası öldürülmüş, kendisi ülkesinden surulmuş, yasadıgı hastalık için karlı değil diye ilaç üretilmiyor o ne yapsın? Patlamış mısır ve kola eslıgınde izlenesi bir belgesel. Kendimden tiksindim, insanlığımdan tiksindim, hayatımda hiçkimse için birsey yapmadığımı anladım, ne boş ve amaçsız oldugumu farkettim. Birkaç seans psikologa giderim psikyatr bir kutu 100mg lustral yazar ilk üç gün yarım sonra tam içerim, uykularım kacarsa ataraks alırım, unuturum gider birkaç gune. Sankı yardım edecek miyim bu kadar etkilendim diye? Yazık!!!

Cevap Yaz
0
0
sivasly58 (Dublör) | 12 Eylül 2010, 01:06

film belgesel tadında hatta belgesel :d güzel düşünce ve filmi pardon belgeseli tavsiye edrim..

Cevap Yaz
0
1
Görüşleriniz