Karatahta

Takhté Siah / The Blackboard

Karatahta (2000) afişi Facebook'ta Paylaş
Ekle
8.6
/ 10
45 oy

21 Eylül 2001

DramSavaşTarihPolitik

85 Dak.PT85M

Mohsen Makhmalbaf Samira Makhmalbaf

42 kullanıcının favori filmi

Film Özeti

Kara Tahta, Kürtçe olarak çekilmiş bir İran filmi. Cannes Film Festivali'nde jüri büyük ödülü almış olan Kara Tahta, İran kırsalında kendilerine öğrenci arayan öğretmenlerin öyküsünü belgesele yakın bir dramatik formda anlatıyor. Bu öğretmenler, sırtlarında kara tahtalarıyla seyyahlar gibi geziyorlar. Bölgede yakın zamanda yaşanmış savaşların yarattığı yıkım ise, her sahnede kendini belli ediyor: Öğretmenlerin sırtlarında taşıdıkları kara tahtaların tek işlevi, öğrenciler ders verilirken ortaya çıkmıyor. Bu kara tahtalar, aynı zamanda birer kalkan ve sığınak görevi de üstleniyor zorlu coğrafyada. Hatta, kimi durumlarda bir eşe karşılık olarak da verilebiliyor. Bu filmde oyuncu olarak karşımıza çıkan Bahman Ghobadi'nin, yine bir Kürtçe film olan Sarhoş Atlar Zamanı'nda yönetmen kimliğiyle karşımıza çıkmış olduğunu da ekleyelim...

Devamı
Gizle
Filmi Ekleyen al2
Popüler Yorumlar
Ixi (Profesyonel) | 20 Şubat 2013, 09:53

Ekmek parası mı öğretme aşkı mı? İkisi birden! 'Çoban olmalıydım, babamı dinlemeliydim' diyor bir öğretmen (Said), dağ bayır bir şeyler öğretecek öğrenci ararken. Bu dağ bayır da, İran - Irak sınırının etrafında tehlikelerle doluyken üstelik. Filmin açılış sahnesinde bir grup öğretmen görüyoruz. Yolları ayrılıyor ve öykü iki öğretmenin etrafında gelişiyor. Kasabanın uğursuz geldiğini düşünen bir öğretmen kendini dağa vurup kaçakçılık yapan çocukların peşine takılırken, diğeri de Halepçe Katliamı nedeni ile İran'a göçmüş ve yeniden memleketlerine doğru tehlikeli ve uzun bir yolculuğa çıkmış Halepçelilerin arasına karışıyor. Arasına karışıyor diyorum çünkü gruba hem sınır yolunu göstererek rehberlik yapıyor, hem de dul Halaleh ile evlenerek grubun bir parçası haline geliyor. Sırtındaki tahta yeri geliyor hasta taşımaya yarıyor, yeri geliyor gerdeğe giremediği karısı ile bir şeyler konuşmaya çalışırken kapı oluyor ve yeri geliyor, bu yolculuk esnasında sahip olduğu aileyi sınır devriye uçaklarının gözlerinden saklayan koruyucu bir kalkan oluyor. Sahip olduğu tek eşya olan kara tahtayı, taze ailesi ile birlikte Irak'a geçmek istemeyince çeyiz olarak nikahta vadettiği için eşine bırakıp kendini yine yollara vuruyor öğretmenimiz. Benim için filmin ilginç anlarından biri de, umursamaz ve akılsız Halaleh'in film boyunca kurduğu derli toplu iki üç cümleyi de öğretmenimize 'çocuğunun her şeyden üstün olduğunu' biraz da romantik bir bir şekilde söylediği andır.

0
+4
Tüm yorumlar (14)
elvan_dagguden (Amatör) | 06 Şubat 2014, 14:59

bu filmi izlediğimde ilk aklıma gelen soru, hala bu şekilde yaşamlar, böyle yaşayan insanlar var mı? oldu... iran sineması ile yeni yeni tanışmama rağmen filmlerde göze çarpan yoğun bir sefalet... açlık, savaş nedeniyle yaşanan yıkımın getirdiği zorlu hayat şartları (mı demeli, bir hayat ya da bir hayat şartından bahsedilebilir mi bilemiyorum)... sanki nefes almak sadece yeterli orada yaşamak için.. çok garip ki bu şartları kabullenmiş ve sürdürmeyi başarabilen insanlar... 40 ceviz uğruna kilometrelerce yürümek, öğretmek aşkına belki de köy köy sırtında koca kara tahta ile gezmek... ve en ilginci de öğrenmek isteyen bir çocuk bulup onu doktor olarak yetiştirme isteği.. bu koşullarda bile umudun yitirilmemesi... enteresan bir filmdi...

Cevap Yaz
0
1
gordeslideniro (Profesyonel) | 07 Eylül 2013, 16:51

Öncelikle şunu belirtmekte fayda var kara tahta Samira Makhmalbaf'ın yönettiği, ünlü yönetmen Bahman Ghobadi'nin de oyuncu olarak karşımıza çıktığı bir filmdir. Cannes Film Festivali'nde jüri büyük ödülü almış olan film, İran kırsalında kendilerine öğrenci arayan öğretmenlerin öyküsünü belgesele yakın dramatik bir formda anlatıyor. Bu öğretmenler, sırtlarında kara tahtalarıyla seyyahlar gibi geziyorlar. Bölgede yakın zamanda yaşanmış savaşların yarattığı yıkım ise, her sahnede kendini belli ediyor. Öğretmenlerin sırtlarında taşıdıkları kara tahtaların tek işlevi, öğrencilere ders verilirken ortaya çıkmıyor. Bu kara tahtalar, aynı zamanda birer kalkan ve sığınak görevi de üstleniyor zorlu coğrafyada. Hatta kimi durumlarda bir eşe karşılık olarak da verilebiliyor. Bazen ayağı kırılan bir çocuğa sargı oluveriyor. Filmi izleyince karatahtanın işlevlerini daha iyi anlayacaksınız. Oralarda yaşayan insanların hayatlarına 80 dakika şahitlik etmek istiyorsanız bu filmi kaçırmayın derim...

Cevap Yaz
0
3
Ixi (Profesyonel) | 20 Şubat 2013, 09:53

Ekmek parası mı öğretme aşkı mı? İkisi birden! 'Çoban olmalıydım, babamı dinlemeliydim' diyor bir öğretmen (Said), dağ bayır bir şeyler öğretecek öğrenci ararken. Bu dağ bayır da, İran - Irak sınırının etrafında tehlikelerle doluyken üstelik.
Filmin açılış sahnesinde bir grup öğretmen görüyoruz. Yolları ayrılıyor ve öykü iki öğretmenin etrafında gelişiyor. Kasabanın uğursuz geldiğini düşünen bir öğretmen kendini dağa vurup kaçakçılık yapan çocukların peşine takılırken, diğeri de Halepçe Katliamı nedeni ile İran'a göçmüş ve yeniden memleketlerine doğru tehlikeli ve uzun bir yolculuğa çıkmış Halepçelilerin arasına karışıyor. Arasına karışıyor diyorum çünkü gruba hem sınır yolunu göstererek rehberlik yapıyor, hem de dul Halaleh ile evlenerek grubun bir parçası haline geliyor. Sırtındaki tahta yeri geliyor hasta taşımaya yarıyor, yeri geliyor gerdeğe giremediği karısı ile bir şeyler konuşmaya çalışırken kapı oluyor ve yeri geliyor, bu yolculuk esnasında sahip olduğu aileyi sınır devriye uçaklarının gözlerinden saklayan koruyucu bir kalkan oluyor. Sahip olduğu tek eşya olan kara tahtayı, taze ailesi ile birlikte Irak'a geçmek istemeyince çeyiz olarak nikahta vadettiği için eşine bırakıp kendini yine yollara vuruyor öğretmenimiz.
Benim için filmin ilginç anlarından biri de, umursamaz ve akılsız Halaleh'in film boyunca kurduğu derli toplu iki üç cümleyi de öğretmenimize 'çocuğunun her şeyden üstün olduğunu' biraz da romantik bir bir şekilde söylediği andır.

Cevap Yaz
0
4
LuisBunuel (Artist) | 03 Şubat 2013, 00:04

trajik bir öykü... Türkiye, İran, Irak ve Suriye Kürtlerinin hazin hikayesi... sırtlarında sınır kaçakçılığı yapmaktan başka bir uğraşları olmayan çaresiz insanların acı hikayesi... cannes'da da ödül almış izlemeye değer ve başarılı bir yapım. 7/10

Cevap Yaz
0
3
atafatin (Figuran) | 24 Ağustos 2012, 20:09

sırtında koca bir kara tahta,dağlarda ovalarda tepelerde bir parça ekmek karşılığnda ders öğretmek isteyen bir öğretmen..şapka çıkarılacak diğer filmlerinden biri bahman ghobadi'nin.mükemmel oyunculuklar mükemmel çekimler...muhteşem bir film daha ghobadi den ..yokluk,savaş,açlık,sefalet..mükemmel bir anlatım..halepçe katliamı sonrası yaşamın zorlukları..insanlar neler yaşamış ne sıkıntılar çekmiş süper bir yorumla anlatmış yönetmen.karatahta, kanada, japonya, İngiltere ve fransa'da büyük beğeni toplamış, İtalya'da ise kapalı gişe oynamış..ne denibelirki mükemmel bir baş yapıt demekten başka...10/9

Cevap Yaz
0
2
Görüşleriniz