her ne kadar 36 yıl önce yapılmış bir eser olsa da, o zamandan bu yana ilişkilerin,birbirini seven insanların sosyal statü farklarının ve gelin kaynana esas oğlan üçlüsünün yaşadığı çatışmanın pek de farklı olmadığını görüyoruz.aradaki tek fark o zamanki sevgilerin daha saf daha masum yaşanmış olması.birbirlerine gençken çok yakışan emel sayın ve tarık akan'ın uyumu yabana atılamaz. emel sayın çadır tiyatrolarında bir şarkıcı,tarık akan ise genç bir öğrenciyi canlandırmaktadır.birbirlerinin sevgilerine güvenen genç aşıklar, tarık akan'ın herkesten uzakta inşa edeceği ahşap evde yuvalarını kurmayı planlarlar. fakat oğluna bu şarkıcı kızı yakıştıramayan anne!, kızı oğlunun peşini bırakma konusunda ikna eder. tüm bu entrikalardan uzak olan tarık akan sevgilisi kendisiyle gelmeyince, elleriyle yaptığı ahşap evi, yeşil gözlerinden akan yaşlarla birlikte yakarki bu esnada emel sayın da filmin adını taşıyan feryat şakısını içimizi yakaaa yaka seslendirmeye başlar.ki bu sahne filmin en can alıcı ve izlenmeye değer sahnesidir.ve bir aşk filmi daha hazin sona ulaşır.
yorumunu okurken gözümün önunde fılm belırdı bı anda tarık akan ın sahneye gelıp emel sayın ı deyım yerındeyse yerden yere vurması ve sevgılısın gıdısıne kayıtsız kalan bı sevgılının hazın sonu cok güzel sahneler ve gözyaşları ıle harmanlanmış bı fılm bence o bır klasık ve emel sayınla tarık akan ın 3 fılmınden en güzelı
Feryat
Sinepedi Katılımcıları