Lazarus’un (Samuel L. Jackson) blues çaldığı; “Bojo’s Juke Joint” adlı şarkıyı epeyce yaşlanmış bir Tom Waits gırtlağıyla söylediği günler geride kalmıştır. Hayatının kadınını bulduğuna inanarak evlenmiş; blues şarkıları söylemeyi bırakmıştır. Karısı tarafından aldatılıp evliliği paramparça olunca, sadece hayallerini kaybetmez; ihanetin getirdiği aşağılanmada ruhunun da kaybolduğunu hisseder. Aradığı huzuru yeniden eski dostu gitarında ve blues şarkılarında bulmaya çalışır. Ta ki karşısına Rae (Christina Ricci) çıkıncaya kadar…
Bilincini kaybedinceye kadar dövülen Rae, asfaltın kenarına yarı çıplak halde bırakılmıştır. Lazarus onu bulduğunda Rae ölmek üzeredir. Tanrı korkusuyla dopdolu olan orta yaşlı adamın, tekrar sağlığına kavuşturmaya çalıştığı bu genç kadının aslında kendi hayatını mahvetmiş bir sokak fahişesi olduğunu anlaması uzun sürmez. Üstelik anksiyete / endişe kaynaklı ruhsal rahatsızlığı vardır.
Çocukluğunda tecavüze uğrayan ve annesi tarafından terk edilen Rae, telefon defterindeki her erkek tarafından kullanılmış bir kadındır. Daha iyi bir yaşama kaçmak için son umutlarını Ronnie’ye (Justin Timberlake) bağlamıştır. Ancak Ronnie’nin askere gitmesi üzerine son umudu da söner. Uyuşturucu bağımlısı olan Rae’nin hayata tutunabilmek için bildiği tek yol, kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmek için önüne çıkan her erkeğin her istediğini vermektir. Ta ki karşısına Lazarus çıkıncaya kadar…
Lazarus, Rae’yi şeytani duygulardan arındırmaya karar vermiştir. Uygulayacağı yöntemle kendinde var olan çözümlenmemiş erkeksi intikam duygularını da dışavurmuş olacaktır. Genç kadını radyatöre zincirledikten sonra sıradışı metodlarını uygulamaya başlar. Rahip R.L. (John Cothran) bu duruma karşı çıkıp müdahale ederse de Lazarus ile Rae zor olanı başaracaklardır. Rae’nin kendine sakladığı duygularını açığa çıkartmayı başaran Lazarus, kendi yüreğinin zincirlerini de çözecek ve aradığı aşkı Angela’da (S. Epatha Merkerson) bulacaktır. Rae’yi kurtararak kendisini özgürleştirmiştir.
film depresyonda we hasta olan 3 kisiyi anlatiyor [ samuel , christina , justin ] samuel karisi tarafindan aldatilmistir depresyondadir surekli icer falan filan , christina yasadigi gecmisten dolayi kendisini surekli bir erkegin yaninda iliskide bulur , eger belirli bir zaman icerisinde bir erkekle iliskiye girmezse delirir , justin ise surekli krizler gecirir , kusar vs , bu 3 kisiyi anlatan filmin konusu ise samuel in christina yi bir gun ewinin yakininda dowulmus bir sekilde we hasta olarak bulmasi daha sora onu iyilestirmesi we edindigi kotu huydan onu arındırma cabalarini anlatiyor , justinde christinayi seviyor kotu huyu yuzunden ondan biraz nefret etmeye baslasa bile hala ona karsi sewgisinin oldugunun farkina wariyor , samuel de bunlari bir sekilde birlestiriyor , film de orada bitiyor .. //// kisa yoldan filmi anlatmaya calistim izlemezseniz fazla bir sey kacirmassiniz , ole bos bir zamaninizda izleyin , ben sahsen yorumlari okuduktan sora izlemicektim ama elimde su anlik film kalmadigi icin izlemeyi tercih ettim cokta pisman degilim degisik bir yapim izlemek isteyenler icin uygundur bence ,, [ kesinlikle ailenizle oturup izlemeyin filmin giris sahnesinden anlarsiniz zaten nedenini ]
film hakkında yorum yaparken blues tarzını vurgulayan diğer sinema severleri alkışlıyorum en azından yorum yaparken dürüst bi şekilde anlatım var diğer sinema izleyicilerine gelince en sevdikleri film hangisi yada bu harika favorim dediği 2007 yılında izlenen bir film 2007 yılı ile ilgili olmalı sanırım yani birileri 1980 li yıllarla ilgili film izleyecek ise yapım yılı eski film izlemeli öylemi o zaman amerikan gangsteri yada daha ismini bir çoğunun bilmediği c harle wilsonun savaşı bu filmleri kimse izlemesin ikiside geçmiş yıllara ait hatta senaryoları gerçek hayat hikayesinden esinlenmiş olsalar bile önemli olan bakmak izlemek görmek deil werilen mesajı algılamak olsa gerek
beninm beğenmeme karşın herkesin beğenmeyeceği bir film olduğunu biliyorum... 2007 filminden çok tozlu raflarda unutlumuş 1980'lerden kalma bir film gibi banada en çok zevk veren özelliklerinden biriside bu. ama blues sevenler için ise çok daha güzeli var filmde, filmin başrol oyuncusu lazarus (samuel l. jackson)gerçek bir blues'cu. film müzikleri sizi etkileyecektir. samuel l. jackson filmde ise gerçekten çok başarılı bir performans sergiliyor...
tavsiye ediyorum... özellikle blues'culara... iyi seyirler...
filimi izledikten sonra koskoca boşluk hisseddim kendimde hiç izlememiş gibiydim bide 2007 nin değilde sanki 1970 lerin filimi gibi geldi hiç beğenmedim :(
film hemen başlar başlamaz konuya giriyor zaten. çılgın ses sanatçısı ve vatansever justin timberlake hemen karşılıyor bizi. sorunlu iki kişinin tencerenin yuvarlanıp kapağını bulduğu (yada tam tersi her neyse) bir film. psikolojik birazda fizyolojik sorunlu kız rae'nin bitmek bilmez arzularına samuel l. jackson adlı 60 yaşına gelmiş yaşlı karakter oyuncumuz sayesinde tövbe etmesini ve justin timberlake adlı şahıs ile evlilik sandalına binmesi konu edilmiş. kliplerde de birçok kez aldatılan sevgiliyi oynayan jastin bu filmde de aynı konunun işlnemsin den biraz müzdarip olsada sonuçta kaderine razı oluyor. pek izlenilesi bir filim olmasa da merak duygusu itiyor bizi bu filmi izlemeye. burada yazılanları okuyup da umursayan varsa bu filmi izleyipte boşa vakit harcamasın ben harcadım uyarıyom. filmin sonunda zaten sağdıç adayının seçimide orjinal. neyse uzatmadan son olarak berbat bir filim samuel l. jackson sende çizdiroyorsun karizmayı ???
film adından hemen kaybediyor zaten bence konusunu okumadım bile.bi filmi basarılı yapan filmin bütünüdür ve filmin adıda film hakkında ilk fikri verecek en önemli unsurdur.film belki iidir ama simdilik izlemeyi düsünmüyorum
haklısın bence hem de çok haklısın yani genelde ben cd alırken adına bakıp alıom bazen konusuna bakıp alıom bende izlemeyi düşünmüom boşuna zaman kaybı bence ama mesala konusuna baktığımdada adına bakmıom nasılsa birolaysa neyse işte izlemicem benn
düşünmüom, alıom, bakmıom... yahu nasıl bir türkçe bu ya? tamam herkes yazım kurallarına çok bağlı olmayabilir ama bu kadarı da biraz fazla olmuyor mu? yemin ediyorum gıcık oluyorum bu duruma. neymiş efendim msn diliymiş. olmayıversin böyle dil ya. ok yerine tamam ya da ii yerine iyi yazmak çok mu zor anlamıyorum. bir harf fazla yazsan ne olur yani? seviye bu kadar mı düşer? ayrıca adına bakıp da alıyormuş. zaten korsan cd'lerde filmleri izleyip yorum yazan arkadaşları da kınıyorum. seviyeli bir sinema sitesinde sohbet etmek ve filmleri tartışmak istiyorsak bazı kurallara da dikkat etmek gerek bence. adam vizyona henüz girmemiş bir filmi korsan vcd'den seyrediyor. sonra da burada yorum yazıp başkalarını etkiliyor. bir düşünün star wars'u korsan vcd'de izlediğinizde kaç puan verirsiniz, sinemada izleseniz kaç puan verirsiniz ? emin olun arada en az 2 puan oynar. tabi bu, filmdeki görselliğe dikkat eden gerçek bir sinema seyircisi için geçerli. yani evinde bilgisayara koyduğu vcd'yi ailesiyle ( ya da başkalarıyla ) gündelik sorunları tartışarak veya filmle alakasız muhabbetler ederek seyredip burada yorum yazan arkadaşlara şunu söylemek istiyorum: lütfen "filmi seyrettim" demeyin. hele yorum bence hiç yapmayın. mesela ben sinemada film izleme imkanı olmayan ya da orjinal vcd, dvd alacak durumu olmayan biri olsaydım hiç olmazsa filmi nasıl seyrettiğimi söylerdim. çünkü bir filmi 37 ekran televizyonda izlemek ile sinemada ya da 72 ekran televizyonda izlemenin farklı olduğunu düşünen biriyim. söylediklerimin çoğu bazılarının hoşuna gitmeyecek belki ama bu yazdıklarımın da birçok kişinin ortak düşüncesi olduğunu unutmayın. ayrıca korsana hayır...
yazım kurallarıyla ilgili okyanus06 nın söylediklerine aynen katılıyorum. yahu yorumlarınızı okurken çok zorlanıyorum; anlamakta da aynı şekilde zorlanıyorum. ayrıca edebiyet öğretmeniyim. dalga geçmiyorum.
FARKLI olmanın FARK yaratan avantajlarından gelin sizde yararlanın ve sizde FARKLI olmak için değil...FARKINIZI ortaya koymak için FARKLI olan gruba...
Kara Yılan İnliyor
Sinepedi Katılımcıları