Hollanda 1944… İkinci Dünya Savaşı’nın son yıllarında güzel şarkıcı Rachel Stein, Tsjempkema ailesinin yanında, Hollanda kırsalında saklanmaktadır. Bir zamanlar popüler ve zengin bir şarkıcı olan Rachel, şimdi Avrupa’daki bir çok yahudi gibi ailesinden ayrı, her an Gestapo tarafından yakalanma korkusuyla savaşın bitmesini beklemektedir. Geçici güvenli-evi, alman savaş uçaklarının ateşi altındaki bir müttefik hava bombardımanı sırasında yıkılınca, Rachel, kendisini güvenli bir yere ulaştırmaya söz veren Rob isminde sempatik bir genç ile tanışır. Sonraki sabah Rachel’ı şehirdeki kontağı ile tanıştıran Rob, ailesini bulup, kurtarılmış topraklardan sınır dışına çıkıp kaçmayı planlamaktadır.
Hollanda’da gizlice yahudileri sınır dışına kaçmalarına yardım eden bir avukat olan Mr. Smaal ve karısının evine gelirler. Mr. Smaal, gönülsüzce de olsa, Rachel’I düşman hattından geçirip, müttefik topraklarında ailesiyle buluşması için ayarlama yapacağını söyler. Fakat tehlikeli bir nehir geçişi sırasında, tekneleri Alman devriyelerince pusuya düşürülür. Nazi’ler acımasızca teknedeki herkesi öldürürken Rachel, nehre atlayıp kurtulmayı başarır.
Sonraki sabah Rachel, Hollanda Direniş örgütünün liderlerinden biri olan Gerben Kuipers tarafından kurtarılır. Nazik ve cömert bir adam olan Kuipers, Rachel’e bir iş ve güvenli bir ev önerir. Fakat ailesinin canice katliamını unutamayan Rachel, direnişe katılıp Almanlar’a karşı savaşmaya karar verir.
herşeyiyle güzel ve kaliteli bir dönem filmi..
başroldeki carice van houten müthiş..filmi resmen tek başına taşıyor..
bu filmin paul verhoeven'dan çıkmış olması inanılacak gibi değil..kendisi zamanında en umut veren yönetmenlerinden biriyken hollywood'a transfer olunca kendini kaybetmişti..aynı zamanda altın ahududu ödül törenine gitme cesaretini gösteren ilk ve bildiğim tek yönetmen :d sanırım kendi ülkesinde kariyerine devam etmesi kendi içinde bizim içinde en iyisi..
senaryosu, görüntü ve sanat yönetimi çok iyi gerçekten..hikaye anlatımı da sizi sıkmadan 2 buçuk saat geçirmenizi sağlıyor..
izlemediyseniz hiç durmayın..
unutulmazlar arasına giremez belki ama çok iyi bir film..
filmi ben çok beğendim..hatta bazı sahnelerinde tüylerim diken diken oldu insan hayatının ucuz olduğunu bi kere daha gözler önüne serdiler..yahudi alman hristiyan müslüman ne fark edeyisa sanki insan insan olarak değilde o kimliklere bürünmüş olarak doğuyo...farklı ırktanda olsa insanların hepsininn yaptığı şeyler aynı hepsi yemek yiiyo hepsi gülüo hepsi ağlıo..buna göre ayırmanın çok ama çok yanlş olduğunu düşünüorm..filme gelince ben hayran kaldım desem yeridim..savaş sırasında insanların bedenlerinden nasıl çıkar sağladıkları kendilerini kurtarmak için her yolun mübah olduğunu bizlere güzel aktardılar..filmin sonunda ayrıca machiavellinin bir sözünü yazmşlar bu adamım bir sözü daha vardır:"amaca ulaşmak için her araç mübahtır."...bu filmi yansıtan bir söz..izlemenizi tavsiye ederim..bide merak ettğim şey nie bu avrupalılar amerikalılar fln hep 2.dünya savaşını anlatıolar nie 1.dünya savaşıyla ilgili film çekmiolarsa sinir oluorum..galiba nedenide türklerin tarih sahnesinde yer aldığı için olsa gerek...
kendi halinde tipik bir ikinci dünya savaşı filmi olamanın ötesine geçememiş ne yazık ki verhoeven. belki vermek istediği farklı özgün mesajlar ya da bakış açıları vardır ama çok da özgün bir şey çıkaramamış ortaya. ortada schinlerin listesi, piyanist yada underground gibi türdeşleri varken kara kitap pek de izlenisi bir film olamıyor.
evet belki konu olarak sıkıcı oldu artık denebilecek şimdiye kadar birçok defa konu alınmış 2.dunya savaşı ve naziler turunde bir film olmasına rağmen konuyu biraz daha farklı bir yonden almış;daha çok alman-yahudi ilişkilerini değilde her iki taraftan da yapılan ihanet ve kirli ilişkiler ile ortaya çıkan savaşın kirli yuzunu on plana koymuş bir film.brn çok beğendim.
!...iyi bir senaryo olmasına rağmen klasik bir paul verhoeven filmi gibi gereksiz erotizmle film kurtarılmaya çalışılmış.ve çok belirgin mantık hataları göze çarpıyor yine de üzerinde çok fazla düşünmeden zaman geçirmek için izlenebilecek bir film...!
orhan pamukun kara kitap adlı eserini okuduktan sonra içinde kara olan her şeye bu kadar ilgi duyacağımı zannetmezdim .. daha doğrusu bu ilginin başıma felaket açacağını bilmezdim .. kara kitap aa ismi güzelmiş deyip aldığım bu film beni hayalkırıklığına uğrattı .. pardon yanlış cümle oldu .. zaten bir beklentim yoktu ama hiç yoktan sıkmamayı da deneyebilirlerdi .. verhoeven basic instictten sonra neden böyle bir film çekme ihtiyacı hissetmiş anlamak güç.. uzak durulması gerek bir yapım hülasa..
2. dünya savaşı'nda geçen filmleri seven biri olarak filmi vasat buldum. senaryoda biraz kolaya kaçılmış gibi geldi bana. ama kesinlikle filmin kötü olduğunu söylemiyorum. fakat yine yahudi soykırımı ile alakalı bir konusu olduğundan dolayı "artık daha fazla bu tür filmler çekilmesine gerek yok" desek tepki görmememiz gerekir.
bir yahudi kadın şarkıcının savaş döneminde yaşadıkları ekseninde kurgulanmış filmin en büyük başarısı da başrolündeki carice van houten olmuş...2.dünya savaşı sırasında alman işgali altındaki hollanda'da hem alman tarafını hem de yerel direniş örgütünü sergileyen film,mesaj olarak, her iki cephede de iyi ve kötülerin olduğunu vurgulamış sadece...bu iki cephenin birbirleriyle mücadelesini uzun süresine rağmen sıkmadan anlatan klasik bir film bence...vakti olan seyredebilir ama seyretmeyenin de birşey kaybetmeyeceği bir film...
ciddi anlamda son dönemlerde çekilen en iyi filmlerden biri. gerek konusu gerek oyuncuları ile... izlerken filmin sizi içine çekiyor ve sinemadan çıktıktan sonra bile bir süre filmden çıkmanız mümkün olmuyor. benzer konulu klasik kabul edilen filmler arasına gireceğine inanıyorum. tek kelime ile harika bir yapıt olmuş.
savaş filmleri erkekler için her zaman çekicidir ben de şahsen gerilim şiddet içeren filmleri severim. ama yinede korku yada komediyi hiç birşeye değişmek bu filmi isledim süper sizinde izlemenizi tavsiye ederim.
Kara Kitap
Sinepedi Katılımcıları