Amerikan Güzeli

American Beauty

Bütün Fragmanlar ►
Amerikan Güzeli (1999) afişi Facebook'ta Paylaş
Ekle
7.8
/ 10
1280 oy

18 Şubat 2000

1999 - ABD

Dram

122 Dak.PT122M

Umut Tabak Hakan Akın

Alan Ball

1401 kullanıcının favori filmi

Film Özeti

Lester Burnham (Kevin Spacey) bir magazin dergisinde çalışmaktadır. Kentin lüks banliyölerinden birinde karısı ve kızıyla yaşayan Lester orta yaş bunalımının eşiğine kadar gelmiştir. Emlakçılık yapan karısı Carolyn (Annette Bening) ona karşı ilgisiz ve soğuk davranır. Lise öğrencisi olan kızı Jane de (Thora Birch) onu küçük görmekte, saygısız davranışlarını günden güne arttırmaktadır. Bütün bunların üstüne bir de gazetedeki patronunun onu gerizekalı yerine koymasıyla kabusu daha da artar.

Filmi Ekleyen Esas Oglan
Popüler Yorumlar
By (Jön) | 24 Eylül 2013, 17:03

Para. Bir daha para. Ve bir daha para. Yine para. Yine para. (keser misin şunu?) Para. Para benim kurtarıcım. Paraya tapıyorum. (kes dedim!) Para. Para olmadan güzel bir kız bile beceremezsin. Para dedim çünkü para olmadan yaşayamıyorsun da. Amrican Beauty diyor ki; insanlar sürekli iş iş iş, para para para, güç güç güç, nereye gidiyoruz lan? Daha doğduğumuz anda sanki ''Dünyanın sonuna doğmuşum. Ya da ölmüşüm de haberim yok. İyi bilirdik derler elbet ardımdan. Bundan büyük bir yalan yok. Yok, bundan büyük yalan yok.'' Çok haklısın manga. Dünyanın sonuna doğmuşuz da ölmüşüz haberimiz yok. Hayatın bir yarış olduğunu söylediler bize. Daima güçlü olan kazanırmış. Gücün simgesi de paraymış dediler. Hayatım boyunca annemden, babamdan, yakın akrabalarımdan, öğretmenlerimden duyduğum tek şey ''aman oğlum derslerine iyi çalış. oku oku oku büyük adam ol. eline ekmeğini al. sonra ne yaparsan yap. ya da evlen mesela'' Neden ya neden? Belki biz istemiyoruz evlenmeyi, istemiyoruz büyük adam olamayı. Siz niye beni bir yerlere koymaya çalışıyorsunuz? E tabi onlarda haklı. Oturmuş bir sistem var ya şimdi. Herkes koyun gibi yaşamalı o sisteme göre. Hiç gıkını çıkartmadan okula gitmeli, meslek sahibi olmalı, sonra evlenmeli, çocuk sahibi olmalı, onları besleyip büyütmeli, sonra mürüvvetlerini görmeli ve hepsini yaptıysanız artık ölebilirsiniz. Filmi izlerken kendimi de gördüm diyebilirim. Orada ki kızın ailesine olan nefretini çok iyi anlayabiliyordum. Nasıl bir toplum olduk görüyoruz değil mi? Aileler evlatları için didinip duruyorlar. Ama çocuklar? Anne babalarından ilgi gördükçe daha da agresifleşiyorlar. Daha da isyankar oluyorlar. Babaların ya da annelerin klasik bir sorusu vardır ''bugün okul nasıldı'' mesela. Nasıl olacak ''iyiydi'' diye karşılık veririz. Artık bu soruyu bile duymak istemeyen gençler var. Ailenin kendi hayatımıza ilgi göstermesinden nefret ediyoruz. Bu günlerde ev içinde ergenlerin annesine ya da basına kullandığı en sık cümle ''karışma bana.'' Gençler o kadar kafasına göre yaşamaya adapte olmuşlar ki ailenin sıcaklığını fark edemiyorlar bile. Şimdi benim böyle söylediğime bakmayın. Bende istemem ailemin bana karışmasını. Düşünsenize bağımsızlığını yitirmiş devletler gibi. Sürekli ailenin dediklerine uyacaksınız. Lakin bizi bu yaşımıza kadar büyütüp getiren anneye, çalışıp eve ekmek getiren babaya, altımıza araba çeken babaya, iyi bir hayat sürmeniz için üstümüze titreyen anneye, biz senin yaşındayken tozun toprağın içinde çalışıyorduk senin şu rahatlığına bak be bir elin yağda bir elin balda, diyen babaya karşı gelmek için de vicdanımızın olmaması gerek sanırım. Filmden sonra kendi ütopya mı kurdum. Nasıldı biliyor musunuz? Bu dünyada bu kapitalist düzen varken ünlü olmak paha biçilmez bir şeydir. Ben düşündüm ki keşke ünlü olmak diye bir şey olmasaydı. Keşke para bu kadar değerli olmasaydı. Keşke dış görünüşümüze bakıp birbirimize sen güzelsin ya da sen çirkinsin demeseydik. Keşke güzellik para etmeseydi. O zaman belki birbirimizi görürdük. Sesi duyulmayanın konuşma fırsatı olurdu. O zaman eşitlik diyebilir miydik acaba. Eşit olabilir miydik? Sadece neyi seviyorsan onu yap. Sevgini keşfet ve ondan vazgeçme. Çevrendeki güzelliği görebilmen için kaygısız bir hayat yaşaman gerekiyor. Bu dünyaya geldiğin gibi gitmen gerekiyor. Seni değiştirmelerine izin vermeden. Kendin gibi kalabilmen. Günümüzde bunu başarabiliyorsanız ne mutlu size. Hem filmdeki şu sahneye çok dikkat edin. Kendini kapitalist sistemin yarattığı insan modelinden uzaklaştırmaya çalışan Lester Burnham'a bakın. Kendi değerlerine kavuşunca nasılda birden bire güçlü durmaya başladı. Birde Angela Hayes'e bakın. Güzel olduğu için kendini değerli sanan küçük bir kız. Angela'yı kapitalizm olarak düşünün. Lesterı'da kapitalizmin dışında tek ve yalnız başına bir birey olarak görün. Ve evde yalnız kaldıkları sahneyi tekrar izleyin. Sizde diyeceksiniz ki kendi gibi kalabilen insan kocaman kapitalizmi düzer :) hemde tek başına tüm dünyayı düzmek gibi bir şey bu :) Hatta kapitalizm o kadar düşmüş bir durumda kalır ki Lester'ın düzme şansı varken düzmeme lüksünü kullanır! Evet ben ortalamanın altındayım. Güzel bir işim yok. Dünyanın sınıflandırmasına göre çirkinim de. Fakat çoğunuzdan farklı olmak isterim. Doğal olmak isterim. İsterim ki sadece bana ait değer yargılarım olsun. Ve hayatımı keyfimce yaşayayım. Hiç bir şeye bağlı olmadan. Tek ve kendi başına. Ek olarak filmin müzikleri çoğzel. Filmde en sevdiklerim arasına girmiştir. Yani söyleyenler var sevdiğimi. Daha yakından bakın! seviyorum. Sevgilim gibi. Ve şu replikle sonlandırmak istiyorum. Daha öncesinde şunları da söyleyerek. Ölmek güzeldir. Tüm acılar son bulur. Asıl acı olan hayattır. Etrafınıza bir bakın. Kaç tane mutlu insan göreceksiniz? Mutlu olanlarda kendilerini kandırmaktan başka bir şey yapmıyorlar. Mutlu olduklarını sanıyorlar ama değiller. Sadece sanıyorlar işte. Gerçek mutluluk ise cennete aittir. Dünyada aramayın. Bulacağınız tek şey sahte gülüşler, sahte mutluluklardır. Sanırım başıma gelen şey için fena halde kızabilirdim. Ama dünyada bunca güzellik varken kızgın kalmak oldukça zor. Bazen hepsini bir anda görüyormuşum gibi geliyor ve bu çok fazla. Kalbim patlamaya hazır bir balon gibi doluyor. Sonra sakinleşmeyi hatırlıyorum. Tutunmaya çalışmaktan vazgeçmeyi. O zaman yağmur gibi üstümden akıp geçiyor. Ve sonsuz bir minnet duyuyorum. Küçük aptal hayatımın her bir anı için. Eminim neden bahsettiğim hakkında hiçbir fikriniz yok. Ama merak etmeyin. Bir gün anlayacaksınız.

0
+16
adrenalinal (Dublör) | 18 Kasım 2013, 17:32

ya film güzel güzel olmasınada filmin konusu bölümünde 4 cümle yazı yazıyor arkadasların yorumları maşallah sayfalarca... ya hiçmi üşenmezsiniz arkadas :) bir a4 sayfası kadar yorum yazmışsınız

0
+9
Tüm yorumlar (551)
canyilmaz1907 (Figuran) | 09 Nisan 2014, 22:59

Oyunculuklarla, senaryosuyla görüntüsüyle göz dolduran nadir filmlerden. İlk filmi için çok ama çok iyi bir başarı yakaladı Sam Mendes. Filmdeki güzelliğin aslında değersiz olduğunu anlatma biçimi harika. Rüzgarda savrulan bir poşetten hayatı anlatması ayrı bir farklılık. Müzikleri ile kendi ayrı bir sevdiren film.

Cevap Yaz
0
0
Beko39 (Amatör) | 09 Nisan 2014, 06:10

cok degısık bır fılm ızlemenızı tawsıye ederım

Cevap Yaz
0
0
enthroned (Figuran) | 06 Nisan 2014, 15:28

Bana göre bi' numarası olmayan bir film.

Cevap Yaz
0
1
feridun_baylan (Amatör) | 23 Mart 2014, 15:06

kevin spaceyin oyunculuguna hayran oldugum filmdir senaryo olarakta saglam bir filmdir

Cevap Yaz
0
1
ezgisahansoy (Amatör) | 22 Mart 2014, 13:34

Rickynin sarışın kıza verdiği ayar için bile izlenilmesi gereken bir film.

Cevap Yaz
0
1
Görüşleriniz