Bilim Kurgu , Dram , Gizem
113 Dak.
Drew Barrymore , Jake Gyllenhaal , Ashley Tisdale , Maggie Gyllenhaal , Seth Rogen
Drew Barrymore , Christopher Ball
Bilim Kurgu , Dram , Gizem
113 Dak.
Drew Barrymore , Jake Gyllenhaal , Ashley Tisdale , Maggie Gyllenhaal , Seth Rogen
Drew Barrymore , Christopher Ball
80'lerin sonunda geçen öyküde, Donnie Darko adında 16 yaşında bir genç, bazı gerçek olmayan görüntüler görmeye başlıyor. Özellikle de tavşan kostümlü bir adam beliriyor sık sık. Çevresiyle uyum sorunu yaşayan genç, ailesinin ve okulun kendisi için çizdiği yoldan ayrılıp, esrarengiz misafirinin izinden gidecektir...
80'lerin gençlik filmleri, bilim kurgu ve korku filmlerinin, tüyler ürpertici karışımı olarak tanımlanabilecek film, son dönemin en ilgi çekici bağımsız yapımlarından biri.
Yönetmenin ilk filmi olan Donnie Darko, 2001 Sundance Film Festivali'nde gösterildi. Filmin son derece başarılı web sitesi ise En İyi Web Sitesi ödülü aldı.
Üzerinde düşünülmesi ve yazması uzun zaman alan bir film DONNIE DARKO... Bayağıdır izlemek isteyip kendimi tuttum çünkü özel bir anım olsun istedim. İzlerken de beklentilerimden çok daha yükseklerde olduğu için sessizce alkışladım içimden Jack Gyllenhaal ve Richard Kelly’i. Film, adına uygun karanlık havasıyla ve verdiği kafa karışıklığı hissiyle anlatmak istediklerini çok iyi anlatıyor. Platonik aşklarından, kuralcılığı ve klasik eğitim anlayışı sebebiyle öğrencilerle hiç bir iletişim kurması mümkün olmayan öğretmenlere; okulun kabadayısından, okula yeni gelen kızın hikâyesine kadar pek çok yönüyle lise hayatı oldukça gerçekçi bir şekilde veriliyor. Bana kalırsa her yönden ele alınması gerekiyor çünkü bu yapımda bağlılığı, bağımlılığı, aşkı, aileyi, sanatı, eğitimi, liberali, özgürü, ölümü görüyoruz... Doğru ölümü anlatıyor bu film, tesadüfen, en güzeli… Dünyanın sonuna doğru ölürken, doğru şekilde yaşamayı, yalanları kaldırıp, dürüstçe var olmayı... Evet, Donnie Darko da bir insan, onca ötekinin içinde, onların gözünün içine bakabilen kendine de yabancı olduğunu görüp, kendini herkes sayesinde kurcalayan, bütünlüğünü aşkta bulan kaybetmek üzere geldiği dünyada, tek anahtar, yine yitmeye mahkum. Donnie Darko da bir insan, sadece bir insan ama süper kahraman olmadığını da nereden çıkardınız…! Donnie Darko, 80’lerin dönem ruhunu ve 90'ların filmlerini birleştiren doğaüstü öğelerle bezeli muhteşem bir süper kahraman başyapıtıdır. Filme, bir şizofrenin dünyasına başarıyla ve abartılara yer verilmeden girilmiş fakat bu, şizofren çocuk çözümlemesi yalnızca varılmak istenilen noktaya giderken araç olarak kullanılmıştır. Öncelikle filmin işlediği yalnızlık, insan duygusunun karmaşıklığı, farklı olmanın getirdiği yalnızlık, herkesin kendi yaşam koçu olduğu gibi gibi temel diyalogları ve unutulmaz şirinler repliklerini es geçersek ki filmin temelini bunlar oluşturur, paralel evren mi yoksa zamanda geriye gitme mi oldu sorusu elimizde kalan temel sorudur. Solucan deliği, zamanda yolculuk, paralel evren, kiler kapısı gibi kavramlar üzerinde düşünülebilir elbette, ama filmin altyapısı oluşturan asıl konu yalnızlık ve toplumla uyuşmazlıktır kanatimce… Ayrıca yönetmen; vurgulamak istediği noktalardan hiçbirisini seyirciyi aptal yerine koyarak gözüne gözüne sokmamış aksine izleyicinin insiyatifine saygı duymuş. Kendisinin takıntılı olduğu ve kızdığı noktaları inanılmaz bir mükemmellikle işlemiş olan yönetmen, sevimlilik sembolü olarak görünen tavşanı; lanetin, çirkefin bir türevi olarak göstermiş ama bir o kadar da doğruların bulunmasına yardımcı olan bir varlık olarak vurgulamış ki burada bir iyi ve kötü ikileminin orta noktasını bulmaya çalışmıştır… Tarantinovari bir yaklaşımla müziklerin sahnelere uyumlarının da filmin başarısında etkili olduğunu düşünüyorum ve teması " herkes birgün yalnız ölücek " sözünden geliyor. Film bir bulmaca gibi hazırlanmış, parçalar yavaş yavaş yerini buluyor. Puzzleı çözebilmek için de filmi çok dikkatli ve her söyleneni harfiyen anlayarak izlemek gerekiyor. Ayrıca içinde bir sürü küçük küçük planlanmış gönderme olmakla birlikte, bu ayrıntılar filme olan beğeninizi kat be kat arttırıyor kısacası insanların hayatını değiştiren bir film değil de daha çok hayattan parçalar taşıyan bir filmdir… Son olarak Donnie Darko bir seçim yaptı, evet seçimler hayat değiştirebilir. Kendi adıma benim filmi izledikten sonra aklımda kalan en büyük soru işaretiyse yine hayata dair oldu; SEÇMEDİKLERİM beni nereye götürebilirdi ?...
İşte hayalgücü diye buna derim ben ...Henüz yeni izlediğim ve izlemeden önce bir şizofreni filmi oldugunu bildiğim ve bundan dolayı sonunda süpriz beklediğim ve tahmin etmeye çalıştıgım ama tahmin edemediğim , Kız arkadaşının yaşaması için zamanda yolculuk yaparak kendini feda ettiğinde Bir anda jetonlarımın yerlere düşmesiyle bende büyük etki bırakan , kız arkadaşının onu kurtardıgından habersiz oldugunu ve onun için öldüğünden habersiz oldugunu düşündükçe bende bıraktıgı etkiyi sürekli kılan, Şirinler diyaloglarıyla o karanlık ve ürpertici atmosferine ragmen tebessüm etmemi sağlayan, izlerken kafamın içinde bi yerlerde ağırlık kaldırdığımı hissettiğim, Drew Barrymore un hem oynadıgı hem yapımcılıgını üstlendiği, Fizik kurallarını zorlayıp kaderimizi değiştiren, Filmin sonunda olacakları düşündüklerim ile olanlar arasında paradox yaşatarak hayretlerle bu yorumumu yazmamı sağlayan Tuhaf film. 10/ 9.0
o tavşan kostümlü insandan korkuyorum ben :/ ürkütücü..film hakkındaki düşüncelerimse şöyle,soundtrackları bile bir tuhaf ,bir garip ama yine de sevdim..nedensiz bir şekilde hoşuma giden ,beni etkileyen ,değişik bir bilim kurgu-gizem ikilisi.şimdiye kadar aynı türde filmler izledim ama ne eşine ne de bir benzerine rastladım,kaldı ki bu 2001 yapım...he iyi mi kötü mü diye sorarsanız,düşüncelerim genel olarak olumlu yönde ama bir şey var,bir gariplik var bu yüzden çok çok sevemedim.her şeye rağmen bilim kurgu ve gizemi çok iyi birleştirdiklerini düşünüyorum.eğer 'ben kafa yormak istiyorum,değişik bir şeyler arıyorum' diyorsanız tereddütsüz öneririm ,zaten öyle diyorsanız da film seçeneğiniz pek yok gibi,bildiğimiz üzere çokta değişik senaryolar da yok hani.bu film bulabileceğinizin en iyilerinden.biraz karışık gelebilir ama bulmaca gibi her şey yerine oturmaya başladıkça daha çok seveceksiniz.yani bu türden hoşlanıyorsanız :) pişman olacağınızı düşünmüyorum.iyi seyirler.
Ne anlatıyor, gerilim, komedi, dram,korku bunun neresinde hadi dramı tuttuk gerilim nerde (Otamotik Portakal'dan sonra en kötü film bana göre)
merak ettiğim bi filmdi gayet başarılı
Çok da anlayamadığım bir nedenden ötürüdür ki bu filmin bendeki yeri ayrıdır.Başka biri izlerken denk geldiğimde bu ne saçma bir film ya tavşan falan derken en etkilendiğim film haline dönmesi de ayrı bir şeydir.1 den fazla izlediğim nadir filmlerden biridir.Defalarca kez de izleyebilirm hala.Çok ayrı ve alışılmıştan farklı bir filmdir benim için.Aslında çok ince mesajlarının ve fazlasıyla psikolojik bir film olduğunu düşünüyorum.En özel diyaloğunun "Şu aptal tavşan kostümünü neden giyiyorsun? -Peki sen neden şu aptal insan kostümünü giyiyorsun?" olduğunu söylememe gerek bile yok.Şirine esprisinin de aslında burdan çıktığını çoğu kişi bilmez.Bu filmle zorla arkadaşlarıma izlettirdiğim,onların beklentilerini fazlasıyla yükselttiğimi bilirim.Çoğu anlamıyor filmi,oysa ki anlaşılası bir filmdir kendileri.Donnie Darko adını oyunlarımda kullanmışlığım da vardır.En sevdiğin film dediklerinde Donnie Darko demişliğim de vardır.Çok ayrıdır yeri.Filmde son sahnede "Mad World" şarkısı ile duygulandığımı bilirim.Ne güzel de olmuş o şarkı oraya öyle.O ne güzel şarkıydı ve o ne güzel bir filmdi.Donnie,Donnie Darko...
Keşke az daha basit bir film izleseydim :D