film catherine'in " bana seni seviyorum dedin.
ben sana bekle dedim.al beni diyecektim,
sen bana git dedin. " bu dizeleri söylemesiyle başlıyor catherine'i daha tanımadan hatta bu sesin kime ait olduğunu bilmeden merak etmeye başlıyorsunuz onu.gerçek dostluğun, aynı kadına aşkın öyküsü öyle bir anlatılıyorki sizi derinden sarsıyor.jules ve jim birbirleriyle edebiyatla iç içe geçmiş hayatlarında karşılaşırlar, anlatacakları çok şeyleri vardır anlatılanları dinleyecek çok zamanları olduğu gibi paylaştıkça dostlukları pekişir jim içe kapanık dünyasını aralayıp gönül maceralarına çıkarken kızlardan yana hep şansı olan jim bir gün catherina ile tanışır.artık bu dostluğa bir kadın eli değecek kimilerine göre bu aşkın bahçesinde bir birlikteliğe kimine göre de sadakate saldırının bir resmi olacaktır.filmde catherina karakterini kabullenemeyişimin sebebide budur zaten ilginin odağında yaşarken sevgiyle şımarmak ve iki kişinin birlikteliğinde bir kişnin sadık olması gerektiğini belirtişidir tabi ki o kişi hiçbir zaman catherina olayacaktır.filmin anlatımında kullanılan dış ses diyaloglarda satır aralarında kalan kuvvetli sözler ve kendisinden sonra bir çok filme esin kaynağı olduğu kabul edilen bir başyapıt bulacaksınız karşınızda.beni değerler dünyama yaptığı saldırıyla rahatsız etsede bu filmi çok beğendiğimi itiraf edeyim.
Jules Ve Jim
Sinepedi Katılımcıları