Kefaret ~ Atonement (2007)

Kefaret

Atonement

Kefaret

Kefaret

626 kullanıcının favori filmi
  • Filmin Özeti

1935 yazının en sıcak gününde, on üç yaşındaki Briony Tallis, ablası Cecilia'nın soyunup yazlık evlerinin bahçesindeki küçük havuza girdiğini görür. Tıpkı Cecilia gibi Cambridge'den yeni dönmüş olan çocukluk arkadaşı Robbie Turner de kızı gözlemektedir. O gün sona ermeden bu üç gencin hayatı bir daha düzelmemek üzere değişmiş olacaktır. Robbie ile Cecilia başlangıçta hayal bile etmedikleri bir sınırı aşacak ve küçük kızın hayal gücünün kurbanı olacaklardı. Başkalarına ait sırlara tanık olan Briony, bir suç işleyecek ve bu suçun kefaretini ödemek için ölene kadar çabalayacaktır. Booker Ödüllü yazar Ian McEwan'ın en yetkin kitabı olan Kefaret, edebiyat çevrelerinin alkışladığı bir başyapıt. Çocukluğu, aşkı, savaşı, İngiliz toplumunu ve sınıf ayrımını akıcı, etkileyici bir anlatımla sunarken utanç ve bağışlama, kefaret ve günahları hoşgörmenin güçlüğü üzerinde düşünmeye yöneltiyor.

 

  • -berk-

    07.02.2010 tarihinde saat 04:10 sularında demiş ki;

    0 oy

    Çok güzel bir filmdi. Benim favori listeme girmek kolay değildir ama bu film ucundanda olsa girdi.

    Filmin başlangıcı çok güzeldi. Zaman değişiklikleri filme yakışan bir yöntem olmuş.(aklınız başka yerde izlerseniz o zamanlar arası geçişleri kaçırabilirsiniz anlamanız güçleşebilir) Filmin ilk yarısı diye adlandırabileceğim kısmı bittikten sonra adının neden kefaret olduğunu yavaştan anlamaya başlıyorsunuz. Neden ucundan girebildi listeme? Çünkü:

    İşte o ilk bölümden sonra film çok durağan bir hale bürünüyor. Oyunculuk o noktada bitiyor ve işi efektler ve kamera alıyor. Durumu siz anlamaya çalışıyorsunuz buda armut piş ağzıma düş\'e alışmış biz insanlara zor geliyor ve sıkıyor. Ben açıkçası o her zamanki asil İngiliz dilini ve edebiyatını kullanarak oyuncuların öyküyü devam ettirmelereceklerini sandım. Ama iş ilk yarıdan sonra kameramanlar ve efekt görevlilerine bırakılmıştı. Aslında güzel görüntüler vardı ama dramı hissedeceğim diye filmin başına oturmuş birinin aradığı şeyler değildi.

    Neyseki ikinci yarı bitip üçüncü yarı başladığında "ohh filmi kurtarmışlar" dedim. İşin içine duygu yüklü konuşmalar girdi. Olay, anlamayanlar için iyice belirginleşti ve son sahnelerde kefaretini birinci ağızdan anlatan sarı saçlı hatunun konuşması ile duygu doruğa ulaştı. Ve az daha küfürle kalkacak seyirci, yüreği burkulmuş bir şekilde kimisi ağlayarak, hüzünlenerek kalktı ekranların başından.

    Filmin müzikleride çok süperdi. Tek başına belki bir anlam ifade etmeyecek müzikler sahnelere öyle monte edilmişki sanki o sahnede onun çalması zaten olması gereken birşeymiş gibi hissediyorsunuz. Müzikleri yapan Dario Marianelliymiş, ilgilenenlere duyurulur.

    Film gerçek bir olaydan uyarlansa idi favori listeme parande atarak girerdi ama buna dua etsin :)

    Kes tıraşı izleyelim mi izlemeyelim mi diye mızmızlananlar için: Film çok güzel bir dram. Arada romantizmide hissediyorsunuz ama çok fazla etkisi yok. Savaştan dönen askerlerin göründüğü sahneler çok gerçekçi, çoğu sahne için çok emek harcandığı besbelli. Filmin ortalarında biraz sıkılsanızda sonunda tatmin olmuş bir şekilde kalkıyorsunuz. İzleyin izlettirin efendim.

     

    Bu yoruma 1 cevap verilmiÅŸ.cevap yaz
    • -berk-

      07.02.2010 tarihinde saat 04:13 sularında demiş ki;

      0 oy

      DİKKAT - Aşağıdaki notlar filmden ipuçları içeriyor. Pek zararı olacağını sanmasamda  izlemeyenler okumazsa iyi olur diye uyarıyım.

      Not: Bazı sahnelerde zamanın orjinal görüntüleri var sanmıştım. Ama iki karakteri o görüntüler içinde görünce görüntülerin orjinale benzesin diye eskitilmiş olduğunu anladım.

      Not2: Filmin çok güzel bir yanı daha vardı. İlk yarıdaki çoğu sahneyi izlerken aslında ileride neler olabileceğini kestirebiliyordunuz. Ama sadece küçük bölümleri kestirebiliyordunuz, filmin sonuna kadar tahmin yürütme şansı vermeyip büyüyü bozmamış yönetmen. Mesela o "arzu dolu" mektubun yazlılırken aslında boşu boşuna yazılmadığını, ilerde birşeylere sebep olacağını hissediyordunuz. Yada bıyıklı sapığın kıza çikolata verirkenki hayvani bakışlarının ileride neye sebep olabileceğini kestirebiliyordunuz.

  • pony

    07.02.2010 tarihinde saat 03:23 sularında demiş ki;

    0 oy

    Tek kelimeyle harikaydı. Görütüleri, müzikleri, oyuncu performansları.. Bence tek sıkıntısı bazı yerlerin biraz ağır işlemeseydi ama o beklenmedik sonuyla da bunun üstünü örttü diye düşünüyorum. Aslında film bir karışıklık sonucu yapılan hataların büyük bedellere yol açması ve bunun belki sonlanmayacak bir iç hesaplaşmaya dönüşmesi açısından insana kendini sorgulatmayı ihmal etmiyor. Anlatılan aşk ise sonuyla benim gözümde daha da güzelleşiyor.

    Bu yoruma 0 cevap verilmiÅŸ.cevap yaz
  • simsprof

    07.02.2010 tarihinde saat 01:48 sularında demiş ki;

    0 oy

    Gerçekten çok güzel bir filmdi, sonunda çok duygulandım... ama nedense kızın ölümüne hç üzülmedim, bilemiyorum nedenini.. keira knightley'i sevmemem yüzünden olabiir.. 9\10

    Bu yoruma 0 cevap verilmiÅŸ.cevap yaz

    Bu yorum filmde gelişen olaylar hakkında bilgi içerdiği için gizlenmiştir.

    göster

  • AtoNemeNt

    04.02.2010 tarihinde saat 19:30 sularında demiş ki;

    1 oy

    Çok güzel bir filmdi James Mcavoy çok güzel oynamış keşke keira yerine başkası oynasaymış.

    Bu yoruma 0 cevap verilmiÅŸ.cevap yaz
  • 00bella00

    04.02.2010 tarihinde saat 13:07 sularında demiş ki;

    0 oy

    Film kesinlikle etkileyiciydi.Sonu güzel bitti,şaşırttı :) Tavsiye ediyorum izlemeyenler için...

    Bu yoruma 0 cevap verilmiÅŸ.cevap yaz
  • jaximas

    04.02.2010 tarihinde saat 01:31 sularında demiş ki;

    1 oy

    Film çok etkileyiciydi özellikle sonu beni çok duygulandırmıştı izlenmesini şiddetle tavsiye ederim...

    Bu yoruma 0 cevap verilmiÅŸ.cevap yaz
  • purple-haze

    02.02.2010 tarihinde saat 23:32 sularında demiş ki;

    2 oy

    ''aşk gerçekse eğer, aşkı pes ettirebilen tek şey ölümdür. ne ayrılık, ne de umutsuzluk'' çok etkileyici bir romantik ve dram filmiydi.Briony den filmin en başından beri nefret ederek filmi sonlandırdım.Bittiğinde vay be ne kardeş ama diye içimden geçirmeden de duramadım.birbirine hasret kalmış birbirini sürekli düşünen ve birbirlerine hasret bi şekilde apayrı yerlerde ölen iki aşık.Çok güzel bir aşk filmidir.
    Bu yoruma 0 cevap verilmiÅŸ.cevap yaz
  • reyy

    02.02.2010 tarihinde saat 21:19 sularında demiş ki;

    0 oy

    film oldukça etkiliydi.  james mcavoy'a hayranlığım kat kat arttı. keira ve james mükemmel bi çift olmuşlar. sonunda gerçeği öğrenince yıkıldım resmen. izlenmesi gereken harika bi film

    Bu yoruma 0 cevap verilmiÅŸ.cevap yaz
  • merve01

    01.02.2010 tarihinde saat 17:12 sularında demiş ki;

    2 oy

    Filmin  konusu başında hızlı bir şekilde işlenirken ortalara doğru yavaşlamaya başlıyor durgunlaşıyor birazda merak uyandırıyor açıkçası ama ben en çok filmin sonundan etkilendim diyebilirim zaten bu filmi sonlarına doğru sevmeye başladım  son sahnelerdeki konuşmalardan ve yaşanan  olayların gerçek sonucunu öğrenince  çok üzüldüm ve etkilendim  izlenilesi güzel bir filmdi

    Bu yoruma 0 cevap verilmiÅŸ.cevap yaz
  • kezmann

    31.01.2010 tarihinde saat 16:52 sularında demiş ki;

    0 oy

    2007'nin en başarılı filmlerinden. james mcavoy, sinema tarihinin en iyi ağlama sahnesini yaratmış, ağlak bir romantizmin köşenden dönse de...

    Bu yoruma 0 cevap verilmiÅŸ.cevap yaz

Doluluk Oranı: 100.00%

 
  • İlgili Haber/Kritikler
  • 65. Altın Küre Ödülleri

    Writers Guild of America (WGA) yazarlarının 5 Kasım 2007’den itibaren devam ettirdikleri grev  nedeniyle bu yıl geleneksel Altın Küre Ödül Töreni’nin yapılmaması yönünde alınan karar neticesinde, NBC televizyonundan yay

    haberin devamı

  • 2007’ye Toplu Bakış

    Yeni bir yıla girmiÅŸken, geçen yılın deÄŸerlendirmesini yapmakta fayda var. Neler izledik, neleri beÄŸendik ve nasıl uÄŸurladık 2007’yi…Genel olarak bakıldığında ilk göze çarpan % 20’lik izleyici düşüşü. Geçen yÄ

    haberin devamı

  • 65. Altın Küre Ödüllerinin Adayları Açıklandı

    ABD'nin California eyaletinin Beverly Hills kentinde gerçekleÅŸtirilecek 65. Altın Küre Ödülleri için adaylar açıklandı. Julia Roberts ve Philip Seymour Hoffman " Charlie Wilson’ın Savaşı - Charlie Wilson's War" filmind

    haberin devamı

Sinema dünyası ile ilgili diğer haberler

  • Benzer Filmler
  • Piyanist

    The Pianist

    Sinemalar Puanı: 8.3 / 10

    IMDB Puanı: 8.5 / 10

    Tür: Biyografi,  Dram,  SavaÅŸ,  Tarih

    Yapım: Almanya,  Fransa,  Hollanda,  İngiltere,  Polonya

  • Bridget Jones'un Günlüğü

    Bridget Jones's Diary

    Sinemalar Puanı: 6.7 / 10

    IMDB Puanı: 6.8 / 10

    Tür: Dram,  Komedi,  Romantik

    Yapım: ABD,  Fransa,  İngiltere

  • YeÅŸil Bölge

    Green Zone

    Sinemalar Puanı: 6.1 / 10

    Tür: Aksiyon,  Dram,  SavaÅŸ

    Yapım: ABD,  Fransa,  İngiltere,  İspanya

  • İlgili Gruplar
  • Farkında Olmadan;farklı Olanlar

    FARKLI olmanın FARK yaratan avantajlarından gelin sizde yararlanın ve sizde FARKLI olmak için değil...FARKINIZI ortaya koymak için FARKLI olan g...

    72 kişi katılmış

    83 yorum yapılmış

  • film arÅŸivim

    14 yaşındayım.son 2 yılda film izlemek benim için bir tutku oldu ve 2 yıl önce başladım film arşivi oluşturmaya.işte benim film arşivim....

    75 kişi katılmış

    18 yorum yapılmış

  • Keira Knightley Hayranları

    keira knightley'i beğenen,izleyen erkek kadın farketmez buraya beliyorum.ben camur......

    185 kişi katılmış

    60 yorum yapılmış