Kefaret
Atonement
-
Filmi Oylayın:
-
Sinemalar.com Puanı:7.2/10
-
IMDB Puanı:
-
Yapım:
-
Tür:
-
Yönetmen:
-
Senaryo:
-
Senaryo (Kitap):
-
Yapımcı:
-
Görüntü Yönetmeni:
-
Müzik:
-
Filmin Websitesi:
-
Süre:2 saat 10 dk
-
Gösterim Tarihi:26 Ekim 2007 (Türkiye)
diğer ülkeler... -
Kefaret Oyuncuları
1935 yazının en sıcak gününde, on üç yaşındaki Briony Tallis, ablası Cecilia'nın soyunup yazlık evlerinin bahçesindeki küçük havuza girdiğini görür. Tıpkı Cecilia gibi Cambridge'den yeni dönmüş olan çocukluk arkadaşı Robbie Turner de kızı gözlemektedir. O gün sona ermeden bu üç gencin hayatı bir daha düzelmemek üzere değişmiş olacaktır. Robbie ile Cecilia başlangıçta hayal bile etmedikleri bir sınırı aşacak ve küçük kızın hayal gücünün kurbanı olacaklardı. Başkalarına ait sırlara tanık olan Briony, bir suç işleyecek ve bu suçun kefaretini ödemek için ölene kadar çabalayacaktır. Booker Ödüllü yazar Ian McEwan'ın en yetkin kitabı olan Kefaret, edebiyat çevrelerinin alkışladığı bir başyapıt. Çocukluğu, aşkı, savaşı, İngiliz toplumunu ve sınıf ayrımını akıcı, etkileyici bir anlatımla sunarken utanç ve bağışlama, kefaret ve günahları hoşgörmenin güçlüğü üzerinde düşünmeye yöneltiyor.
- Tüm Yorumlar
- -
- Sadece detaylı yorumlar
- 1
- 2
- 3
- 4
-

Film güzeldi,etkilendim açıkçası.Konusu,müzikler,oyunculuklar... hepsi çok iyi.son zamanlarda izlediğim en iyi filmlerden biriydi.
-
ne ararsan var diyebileceğimiz bir film... konuyu işlerken konunun geçtiği dönemin bütün nimetlerinden faydalanılmış... sadece aşk sadece savaş yada sadece dram değil... gerçekten iyi film olmuş...
-
Film çok güzeldi. Uzun zamandır izlediğim en etkileyici filmlerden bir tanesiydi. Film mutlu sonla bittikten sonra Briony konuşmasını yapsaydı çok daha etkileyici olurdu, izliyenleri daha çok ters köşe edebilirdi.
9/10
-
filmin en sevdiğim yeri sonuydu.gerçekçi davranmışlar.mutlu sonla bitmemiş.hayatta bunlarda oluyor demişler.
Bu yorum filmde gelişen olaylar hakkında bilgi içerdiği için gizlenmiştir.
-
film neydi öyle yaa süper :) nasıl yorum yazacağımı bile bilemiyorum sanırım üstünden biraz zaman geçmesi gerek çok etkileyiciydi :)
-
keira knıtghtley in en güzel filmlerinden. izlenmesi gereken dram filmlerinin basında geliyor. filmin kadrosu da cok iiyi.keira knıtghtley,james mcavoy ve romola garai filmin parlayan yıldızlarıydı. uzatmaya gerek yok. herkese tavsiyemdir.
-
ingilizler istediler mi iyi film çekebiliyorlar. problem şu ki bunu sıklıkla istemiyorlar. bu film hakikaten pek çok açıdan başarılı. hikaye kurgu dekor kostüm görüntü yönetimi oyunculuklar filan hepsi belli bir seviyenin üzerinde rafine ve etkileyici.
-
Hafızamda yer edinmiş bir film daha..Yaptığımız hataların bedelinden sadece bz mi sorumluyuz yoksa başkaları da bunn bedelini öder mi?Küçük bir pişmanlık geride bıraktıklarımızı değiştrmek için yeterli mi?Kitap uyarlaması olan filmde aradığınızı buluyorsunuz ancak işlenişi daha ii olabilirdi belki.Anlamlı bir film..
-
Hakkında okuduğum yorumlar sonrasında büyük beklentilerle filmi izledim. Ancak beklentilerimi tam olarak karşıladığını söyleyemem. Senaryo ve kurgu oldukça başarılı, oyunculuklar gayet etkileyici ama filmde sanki eksik olan bir şey vardı. O tutkulu aşkı, yıllarca sevdiğin kişiyi beklemeyi ve kavuşamamanın verdiği duyguları tam olarak hissedemedim. Ama yine de romantik dram filmlerinden hoşlananların izlemesini tavsiye ederim.
-
Çok güzel bir filmdi. Benim favori listeme girmek kolay değildir ama bu film ucundanda olsa girdi.
Filmin başlangıcı çok güzeldi. Zaman değişiklikleri filme yakışan bir yöntem olmuş.(aklınız başka yerde izlerseniz o zamanlar arası geçişleri kaçırabilirsiniz anlamanız güçleşebilir) Filmin ilk yarısı diye adlandırabileceğim kısmı bittikten sonra adının neden kefaret olduğunu yavaştan anlamaya başlıyorsunuz. Neden ucundan girebildi listeme? Çünkü:
İşte o ilk bölümden sonra film çok durağan bir hale bürünüyor. Oyunculuk o noktada bitiyor ve işi efektler ve kamera alıyor. Durumu siz anlamaya çalışıyorsunuz buda armut piş ağzıma düş\'e alışmış biz insanlara zor geliyor ve sıkıyor. Ben açıkçası o her zamanki asil İngiliz dilini ve edebiyatını kullanarak oyuncuların öyküyü devam ettirmelereceklerini sandım. Ama iş ilk yarıdan sonra kameramanlar ve efekt görevlilerine bırakılmıştı. Aslında güzel görüntüler vardı ama dramı hissedeceğim diye filmin başına oturmuş birinin aradığı şeyler değildi.
Neyseki ikinci yarı bitip üçüncü yarı başladığında "ohh filmi kurtarmışlar" dedim. İşin içine duygu yüklü konuşmalar girdi. Olay, anlamayanlar için iyice belirginleşti ve son sahnelerde kefaretini birinci ağızdan anlatan sarı saçlı hatunun konuşması ile duygu doruğa ulaştı. Ve az daha küfürle kalkacak seyirci, yüreği burkulmuş bir şekilde kimisi ağlayarak, hüzünlenerek kalktı ekranların başından.
Filmin müzikleride çok süperdi. Tek başına belki bir anlam ifade etmeyecek müzikler sahnelere öyle monte edilmişki sanki o sahnede onun çalması zaten olması gereken birşeymiş gibi hissediyorsunuz. Müzikleri yapan Dario Marianelliymiş, ilgilenenlere duyurulur.
Film gerçek bir olaydan uyarlansa idi favori listeme parande atarak girerdi ama buna dua etsin :)
Kes tıraşı izleyelim mi izlemeyelim mi diye mızmızlananlar için: Film çok güzel bir dram. Arada romantizmide hissediyorsunuz ama çok fazla etkisi yok. Savaştan dönen askerlerin göründüğü sahneler çok gerçekçi, çoğu sahne için çok emek harcandığı besbelli. Filmin ortalarında biraz sıkılsanızda sonunda tatmin olmuş bir şekilde kalkıyorsunuz. İzleyin izlettirin efendim.
Â
-
DİKKAT - Aşağıdaki notlar filmden ipuçları içeriyor. Pek zararı olacağını sanmasamda izlemeyenler okumazsa iyi olur diye uyarıyım.
Not: Bazı sahnelerde zamanın orjinal görüntüleri var sanmıştım. Ama iki karakteri o görüntüler içinde görünce görüntülerin orjinale benzesin diye eskitilmiş olduğunu anladım.
Not2: Filmin çok güzel bir yanı daha vardı. İlk yarıdaki çoğu sahneyi izlerken aslında ileride neler olabileceğini kestirebiliyordunuz. Ama sadece küçük bölümleri kestirebiliyordunuz, filmin sonuna kadar tahmin yürütme şansı vermeyip büyüyü bozmamış yönetmen. Mesela o "arzu dolu" mektubun yazlılırken aslında boşu boşuna yazılmadığını, ilerde birşeylere sebep olacağını hissediyordunuz. Yada bıyıklı sapığın kıza çikolata verirkenki hayvani bakışlarının ileride neye sebep olabileceğini kestirebiliyordunuz.
-
- Tüm Yorumlar
- -
- Sadece detaylı yorumlar





















