Düşüş

The Fall

Düşüş (2006) afişi Facebook'ta Paylaş
Ekle
7.6
/ 10
592 oy

30 Mayıs 2008

DramFantastikMacera

117 Dak.PT117M

Dan Gilroy Nico Soultanakis

692 kullanıcının favori filmi

Film Özeti

Video klip ve reklamların usta yönetmeni Singh bu kez, sakat bir adam ile küçük bir kızın hastanede yaşadıkları olağandışı aşk hikâyesi ile karşımızda. Adam ve kız kendi aralarında, intikam peşindeki beş kahraman hakkında bir masal uydururlar: Maskeli bir kabadayı, Afrikalı kaçak bir köle, Hintli bir mistik, İtalyan bir anarşist ve bir doğabilimci, ıssız bir adaya sürgün edilmişlerdir. Düşüş, akıl almaz sahnelerin rengârenk canlandırma planlarıyla harmanlandığı son dönem filmler arasında, izleyiciyi görselliğiyle yakalayacak, akıllardan kolay silinmeyecek bir yapıt.

Filmi Ekleyen volkano777
Popüler Yorumlar
CalogeroAnello (Star) | 09 Şubat 2013, 21:37

-Ne olur ölmesin. Yaşamasına izin ver. . . . Küçük bir kızı mutlu etmek için hikaye uyduran Roy hikayeyi kıza anlatır. Hikayeyi bazen keser ve buna Alexandria çok kızar hikayeyi kullanarak ona bazı şeylerde yaptırıyor. Ama bunun asıl nedeni uydurduğu hikayeyi devam ettirebilmesi için biraz dinlenmeye ve hikayenin devamını getirmek için düşünme taktiği. Filmin sonlarına doğru hikaye mutlu sondan uzak kaldığı için küçük kız pekte mutlu olamıyor. Hikayesinde hastanedeki kişilerden karakter yaratan Roy ve sevimli küçük Alexandria'nın bu hikayesini dinlemelisiniz. Lee Pace'nin harika performansıyla ayrı bir güzellik katarken filmde insanı kendine bağlıyor. Tüm zamanlarda izlediğim en iyi filmlerde yer alacaktır diyeceksiniz izledikten sonra. Görsellik açısından, hikaye ve konu açısından güzel bir yapım. İzlenmeli, izletmeli. Tavsiyedir, iyi seyirler. Tarsem Singh'i kutlarım. -- 7.5 -- . . .

0
+11
Ilyada-35 (Artist) | 11 Eylül 2012, 19:19

İzlediğim en iyi filmler içinde ilk ona girecek bir yapıt bir çocugun hayal gücünü büyüklere masalsı bir şekilde nasıl sunulduğunun en iyi örneği.Yönetmenin bence hakettiği ilgiyi görmemiş 2000 yapımı ” The Cell” filmini izledikten sonra merakla beklediğim filmiydi.Gerçekten görsel bir şölen.. Başroldeki küçük kız harika oynuyor. Ayrıca filmde gösterilen tüm mekanlar gerçek. Bu film için 18 ülke gezilmiş ve ” The Cell” i izlemenizi şiddetle tavsiye ederim..İyi seyirler...

0
+5
Tüm yorumlar (304)
serhatdemirturk (Amatör) | 05 Nisan 2014, 21:46

hayatımda izlediğim en mükemmel filmlerden 10/10

Cevap Yaz
0
0
agentsmith (Figuran) | 27 Şubat 2014, 10:46

İlginç bir yapımdı bol miktarda Doğu-İslam öğeleri içeriyor.Küçük kız da gayet sevimli rolüne uymuş.Tabi inceden baya da mesaj vermeyi ihmal etmemişler. Darwin'e kadar herkes vardı filmde.

Cevap Yaz
0
0
nagehanbyr (Dublör) | 05 Şubat 2014, 16:39

Film berbattı demek yerine film benim tarzım değil demeyi tercih ediyorum.Eziyet gibi geldi.Sonunu zor getirdim.Çok sıkıldım.Sadece çekim tekniklerini ve kalitesini beğendim.Bu puanı aldığına göre bende bir sorun var demek ki.Aldırmayın :)

Cevap Yaz
0
2
bilgeB (Amatör) | 02 Şubat 2014, 15:16

Masalsı bir anlatıma sahip ve ailece izlenecek hiç sıkılmayacağınız güzel bir yapıt. Çok beğendim Roy'un hayal dünyasını, endişelerini, ümitsizliğini.. Kitap olsaydı bu kadar etkileyici olmazdı bence. Etkileyici olan hikayelerdeki karakterler ve görsellikleri. İki kere izledim gene olsa gene izlerim.

Cevap Yaz
0
0
JohnnyWood (Profesyonel) | 17 Ocak 2014, 21:16

Görselliğe ve masalsı anlatıma dayalı harikulade film. Bu filmi güzel yapan şeylerden biri ise gerçek hayattaki kelime ve nesnelerin Alexandria'nın hayalinde canlanıyor olması. Bir çocuğun hayal dünyasının ne kadar geniş ve renkli olabileceğinin bir göstergesi. Fakat söylemem gerekiyor sürpriz bir senaryo kesinlikle beklemeyin. Anlatım ve görsellik filmi. Zaten biraz da hayalperest bir kişiliğiniz varsa filmin ne zaman bittiğini muhtemelen anlamayacaksınız. Sonlarına doğru gözyaşı dökeceğiniz bir film ayrıca. Ağlatmak için zorlamışlar seyirciyi.

Emek dediğimiz şey bu filmde natural halde bulunuyor. 18 farklı ülkede ve 26 farklı gerçek mekanda çekimleri gerçekleştirilmiş. Üstelik dikkatinizi çekiyorum ama hiç özel efekt kullanılmadan. İzlediğiniz filmde hayalin içinde bir gerçeklik var yani, softluk kokuyor. Bizde de 17 milyon dolarlık Fetih 1453 çekilir. Fakat saraydaki alevlerde bile cgi kullanılır. Bunu sadece emeğin hakkını vermemiz gerektiği için söylüyorum. Bir film 80 milyon dolarlık bütçesiyle her şeyi özel yapmaya çalışırken diğer taraf 17 milyon dolarla basit emeklerden kaçınıyor. Onlarla aramızdaki fark bu.

Oyunculuklar çok iyi. Özellikle Alexandria rolündeki Catinca Untaru gibi bir kız çocuğunuz olsun isteyebilirsiniz. Ve gelelim Alexandria'nın gerçek hayattan alıp hayalde canlandırdığı öğelere;

---Spoiler--- Odious'un askerleri aslında 2 kere X-Ray odasına giren hastane görevlisinin kıyafeti.
Otto Benga'nın boynuz gibi duran miğferi ise buz kalıplarını taşımak için kullandığı aletten esinlenme.
Darwin'in haritası ve böceklerini sakladığı kutusu, gerçekte Alexandria'nın elinden düşürmediği kutusu.
Roy'un anlattığı hikayede tam ortasından vurduğu altın kolye Alexandria'nın, arabanın içinde ağlarken gördüğü Roy'un eski kız arkadaşı.
Filmin sonunda Roy ile Governor Odious'un havuz içerisindeki dövüşme sahnesinde yaklaşık bir metre derinlikteki havuzda Roy'un ayağa kalkamamasından, sette geçirdiği kazada atladığı suyun sığ olduğu anlaşılıyor.
Son olarak, hayalin içinde ağzından dişleri fırlayan mystic'in gücünü kaybettiğini görüyoruz. Çünkü Roy, Alexandria'ya yaşlı adamın bardağın içine koyduğu dişlerinin onun ruhu, gücü olduğunu söylüyordu. ---Spoiler---

Böyle bir güzellikler dizisidir işte The Fall.. 8.6/10

Cevap Yaz
0
1
Görüşleriniz