Bir şiddet olayıyla yaşamları paramparça olmuş bir çiftin olağandışı öyküsünü tersten anlatan bu filmin başrollerini, gerçek hayatta da birlikte olan, Monica Bellucci ile Vincent Cassel paylaşıyorlar.
film iyilerin, gerçekten sevenler her zaman kaybetmeye mahkum olduğunu en yalın biçimde anlatıyor.
kadın eski eşinin en iyi arkadaşıyla yatıyor, hatta eski eşi yanındayken sevgilisiyle bunların ayrıntılarına giriyor. adam bozuntuya vermiyor, çünkü biri eski eş diğeri en iyi dostu.
tecavüzden sonra sevgili çılgına dönüyor, gay barda tenya nerede diye yırtınıyor, kadının eski eşi ise dostum sakin ol diyor. kadının sevgilisi göstermelik ve anlık bir öfkenin ürünü olarak tecavüz eden adamı bulup dersini verecek. yapacağı şey en fazla ağzını burnunu kırmak. neyse barda adamı buluyorlar ancak sevgili olan adam gafil avlanıyor. işte bu noktada yanındaki arkadaşı, kadına yani eski eşine duyduğu derin sevginin itici gücüyle, yangın tüpünü alıp adamın kafasını dağıtıyor.
fakat o da ne, aslında kafası dağılan adam tecavüz eden adam değil, asıl tecavüzcü yanındaki herif, bunu da elindeki esrar çektiği şişeden anlıyoruz. bu adi herif, arkadaşının kafasının dağılmasını gülümseyerek seyrediyor, çünkü tecavüzcü ölmüş onu öldüren de içeriye girecek. şimdi kim kazandı kim kaybetti?
tüm yorumlarda olduğu gibi.filmde fazlasıyla dehşet var.bir kadının başına gelebilicek belkide en kötü şeyi hiç sansürsüz hatta abartılı bir şekilde filmde canlandırmışlar.gerçekçilik bakımından bence olağan üstü inandırıcı bir film.şunuda söylemeliyim ki bence kesinlikle 18 yaş üzeri.
bu filmi a dan z ye iyice izleyebilmek için insanın gerçekden çok ama çok sağlam bir sinir sistemine ihtiyacı var.bir kere filmin konusu çok basit.bir kadın metroda çok vahşice tecavüze uğruyor sonra bir güzel ağzı burnu kırılıyor sonra sevgilisi intikam alıyor.filmin sonu başı belli değil olaylar çok karışık bir şekilde bi ordan bi burdan parça parça sunulmuş.özellikle tecavüz sahnesi ve bir adamın kafasının yangın söndürme tüpüyle adım adım ceviz gibi kırılma sahnesi var ki evlere şenlik.benim hayatımda izlediği hatta izleyemdiğim gözlerimi kapatım ucundan kıyısından bakabildiğim tek film.filmden notlara gelince o adamın kafasının parçalanma sahnesinde 25 adet manken parçalanmış ve aktör sinir krizleri geçirmiş.monnica bellucinin tecavüze uğradığı sahnedeki mekanda ise yerler köpükle döşenmiş ama çok gerçekci şekilde betona benziyor.bu film tamamen insanın sinir sistemini bozmaya yapılmış bir film olarak görüyorum.aşağıdaki arkadaşın söylediği gibi bu filmi ikinci kez izlemeye cesaret edemdim.kesinlikle 18 yaş ve psikolojisi iyi olmayanlara tavsiye etmem.
o kadar mı kötü ya,fragmanlarınıizledim,etkileyici bir filme benziyordu,etkileyici değil mi yokssa,oysa ben izlemeyi düşünüyordum,bir denemeliyim bence.
bence izleme zaten filmin başındaki eşcinsellerin mekanı insanın sinirlerini bozuyor. ben filmi yer yer öne sardım, bu kadar ahlaksızlığa tahammül edemedim doğrusu.
şok edici, sınırları zorlayıcı, çarpıcı, orijinal, yer yer midemi bulandıran(benim gerçekten bulandı diğer izleyicileri bilemem) şiddet ve cinsellik sahneleri olan, mesajı olan, bazı görülmek duyulmak istenmeyen gerçekleri yansıtan, herkesin rahatlıkla izleyemeyeceği sıradışı bir film. belki inanmayacaksınız ama bir kez daha izlemekten korktuğum ender filmlerden biri, hala tüylerim ürperiyor, çok gerçekçiydi. bu tarz filmler sevenlerden hala izlememiş olan varsa özellikle izlesin diyebilirim.çok ilginç ve farklı.
beni rahatsız eden tek şey ilk başlarda kameranın devamlı dönmesi oldu. ayrcıa elemanın yana yakıla tenyayı araması ve kötü türkçe dublaj baya güldürdü beni. bunun dışında hem kurgusu hem konusuyla etkileyici bir film. bu filmi beğendiyseniz ı spit on your grave i öneriyorum.
intikam... aşk... nefret...çaresizlik... insanı tanımak ve insanın karmaşasını... işte bazen böyle oluveriyor ademoğlu... çok ilginç bir film... yeni bir söylem... şimşek gibi bir film... seyretmediyseniz hiç zaman kaybetmeyin derim...
izlenmesi birçok izleyici için kolay olmayan bir film.gerçekten filmde şiddet içeren sahneler var;özellikle de tecavüz ve yangın söndürme aletinin alışkın olmadığımız bir şekilde kullanılması.ayrıca filmin ilk 15-20 dakikalık kısmında kameranın sürekli hareket ediyor olması birçok kişiyi ben de dahil sinir etmiş olabilir.fakat genel olarak konusu itibariyle güzel bir film olduğunu düşünüyorum ki günümüzde de pek alışkın olmadığımız olaylar değiller.
bu filme yapilan yorumlara dikkatli incelediğinizde herkesin tecavuz sahnesine aşiri bir yüklenmek yapıldığı göreceksiniz nacizane ben şöyle düşünüyorum:işte bence o bağlamda yönetmenin kafasindaki tasarladiği metot iğrenç bir sahneyi insan beynine ne kadar nakş ettirise işte pisokolojikman insanlik o sahneler iğrenerek bakicak ve herkesin bilinç altinda istisnasiz kötü olgu olduğu kazinacak ve insanlar bu gibi pis eylemlere yönelme göstermeyecek işte bu olgunun en iyi kaniti(otamatik portakal flimin apaçik belli, bire bir uygun olmasada anlam çağrişimliği yönünden benziyor.)işte bu sayade belki böyle eylemlerin sayısı azalmasi hedefleniyor..
filmdeki o ünlü tecavüz sahnesini(ki böyle bir vahşetin nasıl ünlü olduğunu haala anlamış değilim) ve tecavüz edenin başına gelenleri haala izlememişimdir,sanırım dayanamıyorum korkunç bi duygu geliyor içime ve ya ileri alıyorum ya da odadan dışarı çıkıyorum bence monicayı monica yapan matrix filmindeki sahneler değilde bu film olmuştur.ayrıca filmin momento filmindeki gibi sondan başa doğru ilerleyişi güzel bir kurguydu bence.yüreğiniz kaldırabilirse izlemenizi öneririm arkadaşlar...
yine kendimi kötü hissettiren bir film, nefretimi kime kusucam? insan doğasındaki hayvanlığın nasıl birsey oldugunu bize anlatan ve dünyada birçok tartısmaya sebep olan bi film.. italyada bu film gösterime girdikten sonra suc oranlarında azalma tespit edilmiş,herkes kendinden bi hayvanlık bulmuş sanırım bu filmde, bende dahil... kimileri tecavüz sahnesinin uzunluguna,kimisi şiddetin büyüklüğüne takmıstı kafayı, bazılarıda gerceklere odaklanmıstı, böyle barlar böyle tecavüzcüler var etrafımızda.. sonuna kadar izleyenlerden kac kişi istemedi o adamı öldürmesini.. sondan başa akan bir film olması bazıları için izlenme güçlüğü doğurdu, belki yönetmenin yapmak istediği tam olarak buydu, giden gitsin, kalan sağlar bizimdir.. tüneldeki sahnede dogru adam o değildi, lanet olsun, lütfen onuda öldürmüş olsun dedim ve işte bende bir hayvanlık yapmış oldum, yanlış anlamayın nefretimin boyutunu böyle adlandırıorum sadece,hakaret değil sözlerim.. dönüş yoktu artık, film dahi olsa baştan sona dogru akan filmlerde dönüş vardır gibi izleriz, yani belkide öle olmaz dur bekleyelim bakalım deriz, ama burda olay farklı, bu son artık cok gec, eger bunlar olduysa peki en başında ne oldu diye merak ettiren filmlerden.. tek kelimeyle harika bir film..
canım benim çok teşekkür ederim, bu sitede herşey konuşuluyor ama neden bu konular varsa filmde herkes filme yoğunlaşıyor? biz konuşalım bari, onlar da okusun :)
gerçekten süper bir yorum yazmışsın hayatım, bazen gerçeklerle filmler örtüşmek zorundadır ibret alınmak zorundadır buna mecburuzdur çünkü normal hayatta göremiyorsak görmemize yardımcı olur...ağzına sağlık meltemcim:)
çok güzel söylemişsin gökçecim, hayat sadece kocaman bir fragmandır, kimini izlemeden geceriz ve çok güzel filmleri kacırmıs oluruz, sonuna kadar sabretmek lazım gerçekleri görmek ve hissetmek için.. yine çok duygusallaştım yaa off :(
ben bu fılmı sınemada devamını getıremeyenlerdenım yanı senın deyımınle gıden gıtsın kısmındanım.. sonradan cesaretımı toplayıp vcd de seyrettım bu fılmı. oda dondura dondura cunku mıdem kaldırmadı..ama sonucta kurgu olan bırseyın bızım ustumuzde yarattıgı bu etkı bıle fılmın ne kadarbasarılı oldugunu gostesterıyor.. yorumun cok guzel.
hangi siteden izleyebilirsin bilemiyorum.. google'da arama yaptırırsan ve sonunada izle yazarsan sanırım birşeyler çıkar.. ama en iyisi cdsini almak.. zor bulunan bir film değildir..
Dönüş Yok
Sinepedi Katılımcıları