hedef seçin ve yazın. eleştirmenler sadece kötümser değildir iyi eleştirilerlede gruba yönvermek sizin elinizde. fikirlere saygının önemli olduğu grubumda saygıyı hepinize garanti edebilirim.
öncelikle eleştiri gercekten su manada cok önemli.türkiyede öyle yada böyle ii ya da kötü film yapılıyo ve coğuda tutuyo.özellikle belli başlı filmlerin cok asırı reklam aldığını ve abartıldığını düşünüyorum.insanlar cıkıp film söyle film böyle diyerek filme ilgi topluyorlar.bu eleştiri değildir.eleştiri doğru yanlış herşeyiyle yorumlansa daha objektif sonuclar doğurur.eleştiri vardır eleştiri vardır.herkes kendine göre eleştiri yapar ama bu genel gecer olmamalı.herkesin bir tarzı var sonucta.son günlerde oldukca fazla ve hep aynı cercevede film yapılıyo.tabi bunu takiben de reklamı.ben bana bişey katmayacak filme gitmem ama insanlar farklı amaclarla film izleyebiliyorlar.bir rcep ivedik cıktı patlama yaptı.ben bukadar abartılacak bir film olduğunu düşünmüyorum izleyen izler saygı duyarım ama ben izlemem.beyaz n-melek konu itibariyle gercekten cok güncel vede önemli.ama ben cokda bu filmle kafamıza bişeylerin dank ettiğini düşünmüyorum.ha şu var en azından hatırlandı...
iyi bir eleştiri yapmak istiyorum son zamanlarda magazinle birlikte güç bulup reklam yapan ama ii niyetli bir filmden bahsetçem. tabi bu filmi herkes çok ii biliyor. ünlü bir sanatçının senarist yönetmen müzik oyuncu olarak karşımıza çıktığı yani beyaz melek adlı filmi ele alıcam konusu itibari ile. kiminin gözü kördür görmez inkar eder kimi ben olsam banada aynısı yapılırdı der savunur halini kimisi ise ağlar ama çabuk unutur bu gerçekleri. kimiside gözler önüne serer bu halleri beyaz melek gibi. anne babası amcası halası hiç farketmez ona kalmış yaşlı kimsesi hangi vicdan ile başkasına verilir o savunmasız kimseler. halimize acıyalım. biz anamızı babamızı bırakmasakta bırakılanlar adına bizde utanalım.
bu konuda çok haklısın, aslında ben şöyle düşünüyorum filmin ana konusu doğu insanının ailesine değer vermesi( orda hiç huzur evi bulunmadığı için) metropol insannın ise kendi hayatına dalıp, anne babaya değer vermemesi, ama bu sanırım kişiye göre değişir, yani bir genelleme yapmak bence hiç uygun olmaz, bazı gerçekleri ele alıcaksak eğer, kadınları, ordaki dayaklar, kuma, vs bunları da ele almamız lazım, kör gözm parmağına gibi biz yaşlılara önem veriyoruz bizde huzur evi yok gibi değil yani, ama film amacına ulaştı sonuçta, türk insanımızın hassas noktasına değindi, ağlattı, içini acıttı..
filmin konu aldığı kısım sadece huzur evleri. belki kadına yönelik şiddet yada eğitim olsaydı başka bir istatistik atılırdı ortaya, ayrıca bizim oralarda huzur evleri ayıba kaçar cinsinden değilde ortaya koyduğu gerçekleri anlamaya çalışmak daha doğru olur. ayrıca kişiye göre değişir demişsin elbette kişiye göre değişir sonuçta beş parmağın beşi bir değil. bu sadece bir istatistik ve doğruymuş bunu metropol şehirlerde yaşşayan insanlar daha çok bu eyleme meyilliymiş die anlıyorum.
neyse filme dönecek olursak, hangi açıdan bakarsak bakalım film türk insanını hani tamda damarından vurdu derler ya öle yaptı, biz hassasız bu konularda çünkü, hani bi olay olmuştu 6 ay önce huzurevindeki işkencelere dair bir tv programı bu olayı ortaya çıkarmıştı ve çok fazla tepki toplamıştı bu olay.. bunun üzerine mahsun kırmızıgül harekete geçmiş olmalıki, aklıllılık etmiş, herkesi ağlatmış ve filmde dolayısıyla başarılı bulunmuştur.. ama ben diyorum kii kabadayı yı bu filme tercih ederim ve bu filmi kesinlikle geride bırakacaktır..
çok güzel bir eleştiri beyaz melekte bana bol ağıt yağdırdı tam ağlayacakkende zaman zaman güldürdü,hayalet kostümleri inandırıcı değil benim felsefemde bir ruhun yada hayaletin maddesel şeyi örneğin o an öldüğü elbisesinin veya gözlüğünün ruhu olmaz,diğer açıdan bakarsak çıplakta çıkamazlar ya,yinede herşeye rağmen bol imalı mesaj veren 4 4lük bir film bu filmi camekana saklayıp alarm devresiyle korumamız lazım :)
sinema öyle bir endüstri halini aldki ki niteliğini sadce eğlendrmek veyaht hoş vakt geçrtmek adına yapılan bir faaliyt olark görmek çok sığ çok masumca bir değerlendirme olurdu.nitekim aman tanrım ve benzeri tanrıyı ve dinsel değerleri alaya hatta şöle söliim "ayağa" alan filmlerin sizce sadce bir mizah tarafı olablir mi?? ki öleyse film içerisnde tanrı öğesinin kullanılması filme mizahi yönden ne kattı?? bunu irdelemk lazm... şöyle dvam edyim peki çeşitli zihniyetlrn, fikirlerin şuan için bir görsel unsur olan sinema gbi zeminlerde empose edilmesi tercihi çok uzak bir ihtimal mi geliyor?? son olarak izledği bir filmden iyi yada kötü olmlu yda olumsuz etkilenmdğni söliyebilcek birisi var mı?? (ben hüküm vermedm sadce sorular sordm... herkes kendi cvbını yazabilir tşekkürler.
bir filmin hayatımdaki çizgiyi değiştirecek kadar etkilediğini hiç hatırlamıyorum.sonuçta hayatta bunlarda varmış diyebildiğim seyler var.dinsel açıdan almışssın ama hatırlarsan bazı film veya dizilerde meslek gruplarına dokundugunu ve ardından ayağa kalkan kesimlerde olmustu.bizimkiler dizisinde kapıcılar ayaklandıgında cok gülmüstüm.neyin ne oldugunu asagı yukarı bilen insanlarız.bir filmle etkilenip degisecegimizi sanmam.
(geç cvp yazıorm kusra bkma) öncelkle cybilla arkadşm sen anlatmk istediğimi doğru algılamamşn sen meslek gruplarından örnek vermşn ama bn diorm ki ayşenin ,mehmetin kutsalına (bilmiorm herkes için geçerlimdr bu yargı) yani onun inancına, dinine saldırıyolar ve snden hoşgörü ,saygı bekliyolar yapmayn konu bu kadr basit diil herşeyi bu kadr kolaycı yaklşmlarla alglayp hükmler vermeyn ayrıca sanat kisvesi altnda yapılan herşey o kdar masum mu ? ve dmşsn ki bir filmle deişcek insnlar deilz tabiki diilz ama bnm tartştğm "niyetler" bilmem anlatabldm mi ? braz uç knuştysam k. bakma nys ii yormlar
ben ilk olarak eğlenceli bir film olan fakat biraz da sıradan bir film olan g.o.r.a filminden bahsetmek istiyorum.şöyle bir avrupadaki sinemalara baktığımızda gerçekt5en görsel bir şölen yaşıyoruz ve heyecanın doruklarına varıyoruz fakat türk sineması için bunları söylemek ne kadar doğru olur bilinmez.gerçekten sinemamız bavrupaya göre çokm geride.bunun en basiy örneği de g.o.r.a.tamam uzaylıları dostane şekilde gösteriyorlar ama ayna zamanda da filmi sıradanlaştırıyorlar.ayrıca bu grubu kurduğu için angella teşekkürler.
katıldığın için ben teşekkür ederimm delacour:) sen goradan bahsetmişsin gora gene iyi bi hasilat yaptı, tabii bunda cem yılmaz faktörü de var tabii, bide dünyayı kurtaran adamın oğlunu düşün, tam bi rezaletti, sanırım avrupa sinemaları seviyesine yükselebilmemiz için, çok ciddi çalışmalar yapmamız lazım, hep aynı proje veya taklitlerle yürümüyo bu işler, ilerlemek lazım, görsel efeklere daha fazla önem vermek lazım, biz sinemaseverler izleriz, destek veririz taiibiiki yeterki bişeyler yapsınlar dimi ama :)
ikinizede katılmıyorum avrupa sineması okadarda kaliteli değil hatta bana kalırsa türk sineması enazından yapamayacağı şeylere onlar kadar kalkışmıyor bugün amerikan sinemasına en büyük ilgiyi arttıran sinema italyan ve fransız sinema sektörleri tarafından yapıldı tek yapmaya çalıştıkları amerikan sinemasını taklit etmek ve bunu başaramayınca gerçeğine yönelik ilgiyi arttırdılar. goraya gelince belki saçma efekler kullanılmış ama amaçları komediyi yansıtmak görsel şhow değil ve istediklerinide aldılar. tük sinemasının tür olarak aksiyonda fantastik ve bilimkurguda ciddi sorunları var ancak bu sadece türk sineması değil dünya sineması için bir sorun bu gün görsllik açıısından sorunlarını nerdeyse tamamen geride bırakan japon sineması yapımlarında sorun yaşıyor ve bunu dalga geçer gibi amerikaya karşı ''bende yapıyorum izle ve senle dalga geçiyorum'' der gibi oluyo ancak bazen görsellikte yetmişyor messela babam bve oğlum tüğrk filmi ben şahsen izlemedim ama çok ii eleştiriler aldılar çok büyük değil hatta çok düşük bir bütçeyle cidi başarılara imza attılar. reklemmı yapmışlardı yada çokmu ünlülere yer verdiler hayır. film başlı başına ilgi ister başlı başına hata kabuletmez senaryo vepara artı oyuncu türüne göre görsellik başlıca gereksinimleridir. amerika ile türkiyeyi kıyaslayabilmek için önce dünyaya bakmak lazım die düşünüyorum dünyaya baktığınızda ise hiçbirinin çok ii olmadığı çok açık..
tamam solhan haklısın ama sen avrupa daki gösterilerde dünyayı kurtaran adamı oğlu filminin en kötü senaryo olarak gösterildiğini ve derslerde okututulduğunu biliyormuydun.
bunu elin avrupalısı amerikalısının komedi anlayışına yada zevkine göre düşünüceksek çok işimiz var demektir. adamlar filmin komedi yönünü görmezden gelip sadece eleştirmek için bunu yapıyolarsa sen yüzüklerin efendisinide çevirsen başka bir kapıdan içeri almazlar yine. bu yüzden filmi önce sen benimseyeceksinki sonradan gelen eleştirilere savunmayı reva görebilesin. filmi beğenmiyor olabilirsin eminolki bende nefret ediyorum. ama dediğim gibi adamlar sonuçta bunu komedi die tasarlamışlar görsel show yada kusursuz bir seneryo sunmak niyetinde değillerdi. son olarak tekrar avrupa sinemasına değinmek gerekirse inan berbat ötesi filmleri var kendilerini en iyi gördükleri tür bile saçma sapan erotik filmler. avrupa sineması kaliteli bir sinema değil büyük başarılar elde etmişde değiller. alaykonusu olmuş onlarca filmleri var. bu yüzden türk sinemasını eleştirmeleri ayrı bir komedi oluyoo. ben şahsen türk sinemasına gülüyorlar diye yakınmam dövünmem. kendi hallerine baksınlar önce..
aman tanrmdan baslıyım evet 1. jimm carey le süperdi ve 2. bir hüsran...oyucular filme gercekten cok sey katıyor.ve tartısılmaz jim careyin oyunculugu cok iyi.50 ilk öpücükte güzeldi bence eglenceliydi..
ben sinemanın bir eğlence aracı olarak izlenmesinden yanayım. ama sinema vasıtasıyla toplumların iyi veya kötü yönlendirildiğini gözardı etmemek gerekir ki, bu güzelim sanat kötü niyetli ellerde bir atom bombası kadar zararlı hale gelebilmektedir. sinemada alt mesaj olarak gönderilen fikirlerin, özellikl ede sinemanın en büyük izleyici kitlesini oluşturan büyüme çağındaki gençlerin düşüncelerini etkilemeyeceğini düşünmek çok iyimser bir yaklaşımdır bence. peki yayılmacı ya da başka art niyetlere sahip filmler izlenmesinmi.. hayır tabi ki izlensin. fakat vatandaşlarımız ilkokul sıralarından itibaren yüksek kaliteli bir eğitimle desteklensin ki, genç beyinlerimiz eğitimdeki boşluğu fırsat bilen art niyetli güçlerce şekillendirilemesin.
ben sinema filmlerinin "dil, din, ırk, uyruk, tarih ve coğrafya" açısından farklı kökenlerden gelmesine dayanan çokkültürlülük özelliğinin göz ardı edilerek izlenmesinden yanayım.(bu cümlemde emre kongar'ın çokkltürlülük tanımından alıntı vardır) yani ortada senaristlerin yazdığı ve çoğu zaman hayal ürünü olan senaryolar vardır. bunu yazarken yukarda belirttiğim özellikleri görmezden gelip, ürünlerini yani filmleri biz topluma beğendirmelilerdir ki ancak biz beğenirsek film hasılat yapar. insanoğlunun ilgisini çekmek çok da zor bir iş değildir. cinsel içerik tüm toplum üyelerinin dikkatini çekmeyi başarır. cinsellikten başka ise inançlar üzerine senaryolar yazmaktır. mesela "aman tanrım" serisinde inanan toplum için, inançlarına ters olan bir konu söz konusudur ve dikkatlerini çekmektedir. filmin komedi türünde olduğunu bilen bir şahıs, bunun filmi izleyince kendi inançlarını etkilemiyeceğini çünkü bunun hayal ürünü olduğunu bilir. bunu kavrayaman toplum üyeleri ise işte böyle muhalefet olmaya çalışırlar...(yazımı kimseye hitaben yazmadım)
işte benimde anlatmak istedğim tam olarak buydu, onun sadece bi film olduğunu biliyorum ve bu benim inançlarımı asla değiştiremez ve sadece o anlık filmin tadını çıkarıyorum:) tşkrler kadirdotcom..
aman tanrım (jim cerrey nin oynadığı) ilk dakikasından son filmin son dakkasına kadar gülmekten katılmıştım, tabii bunda jim in de farkı vardı, ama son çekilen ise bence tam bir fiyaskoydu, zaten bence baştan girmemelilerdi bu işe, çünkü maske de olduğu gibi jim olmadan devamını getiremiyolar..
hakılısın jim olmadan iii yapamadılar ama bana soracak olursan ki angell film konusunu ve amacını anlayamıyorum yani düşünsene sen bişeye inanıyosun ve bir inanmayan bunu konularak bütün değerlerine saygısızlık badında bir film yapıyor ve üztelik bunu okadar şirin göstermeye çalışıyorlarki türüde komedi oluveriyor bence baştan yapılan bir hataydı zararlı çıkmadılar, güldürdüler hatta övüldüler ancak saygısızlık yaptılar.
bence öle düşünme çünkü dediğin gibi komedi yapıolar, ona bakarsan kızmamız gereken okadar film olurki bu kadar ayrıntılara takılırsak, izlicek film bulamayız, tabii bu dinle ilgili olduğundan daha bariz belli oluyo, ve daha hassas bi konu haline gelio..
dediğim gibi komedi yapıp halimize gülmemizi sağlıyolar. onların inanmadığına okadar inanıyorumki ve bunu bu şekilde yani tanrıyı komedi filmlerine konu edip sonrada izleyenlere güldüren bir zihniyet aynı zamanda nasıl inanıyor olabilirki. bu tür filmlerin ince ayrıntılarına takılırsak film izleyemeyiz düşüncene kesinlikle katılmıyorum neden die soracak olursan benim tarihim benim inancım söz konusu olacaksa gerekirse filmde izlemem ama aslada susmam. özellikle tarih konusunda bir filmle başlar sonra acaba böylemi die sorulur daha sonra neden kabullenmiyorsunuz die kendilerinde cesaret bulurlar. sebebi ise sadece saygı duyrak yaklaşan iyi niyetli olmaktır
solhan çok ince düşünüyosun, bende şaşırdım jimin filminde tanrı die bi yaşlı adamı çıkarmalarına, hatta abartılı buldum, çünkü bizim dinimizde de çok önemlidir bu konu, anlıyorum seni o bakımdan ama sonuçta bi film ve izlerken çok eğlendim ben..
zaten düşündüğün zaman film başarılı olmasaydı herkes '' bu film resmen inançlı insanları aşağlıyo'' derdi başarılı olduğu için herkes komedisinin peşinden sürüklenmiş.
Eşkıya
Melekler Şehri
Stigmata
Hemşo
Son Samuray
50 İlk Öpücük
G.O.R.A.
Ölümcül Deney: Kıyamet
Sil Baştan
Apokalipto
Dünyayı Kurtaran Adamın Oğlu
Göl Evi
Aman Tanrım
Beyaz Melek
Kabadayı