bu tartısma gercekten merak konusu askın varlıgına yada yokluguna inananları buraya bekliyorum...ayrıca grup ikonundaki gibi bişeyin hayatınızda olmasını sizde istemezmiydiniz?
aşk vardır.aşk varsa sevgide vardır.sevgi varsa mutlulukta vardır.bende aşık oldum çılgın gibi bir kez ama terk edildim.o zaman dedim ki yalanmış.aşk grçektende birlikte olunulduğu zaman güzeldir.ben yaşadım hayattan zevk aldım ama sonunda da terk edildim.beni hala seviyor biliyorum ama beni terk etti.başkaları ile mutlu olacağını sanmıyorum.çünki ben ona çok şey verdim.bende başkaları ile mutlu olamam çünki oda bana çok şey verdi.bekliyorum çünki umudum var.
umut askın hem kardesı hemde en büyük düşmanıdır beklersın umutla gelmez ve umut kaybolup yerını gözyaslarına ve anılara bırakır işte o zamanda vedalar kacınılmazdır
yada ben çok şanslıyım aslında ilk defa aşık oldum ve hala ilişkim sürüyo güzel bişey yaa:):) allah herkesi hayatının aşkısını bir an önce bulmayı nasip etsin :):)
bence günümüzde aşk diye bir şey yok aşkın yerini menfaat çıkar almış dünya çok değişiyor ihtiyaçlar istekler beklentiler farklılaşıyor bunun sonucuda aşk gibi bir duygu kalmıyor yerini bambaşka şeyler alıyor o saf masum karşılık beklemeden güvene dayalı tertemiz duyguyu sadece izlediğimiz filmlerde okuduğumuz kitaplarda bulabiliriz kısacası aşk var dı ama şimdi sadece adı var yada teomanın dediği gibi kırıntıları kalmış günümüz insanının avcunda biz bilim teknoloji alanında şanşlı taşam koşulları en iyi olan ama bazı duygular yönünden şansız bir nesiliz bence.
bundan cok uzun yıllar önce daha dünya yaratılmadan ınsanlar dünyaya ayak basmadan önce bütün ıyı ve kötü huylar herzamankından den dahada sıkkın bı halde oturup dusunuyorlarmıs derken içlerinden bırı olan saflık bı anda neden saklambaç oynamıyoruz demış bütün huylar kabullenmısler çılgınlık ortaya atlayıp ben ebe olucam demıs ve bı agaca yaslanıp başlamış saymaya 1,2,3...cılgınlıgın saymaya başlaması ıle butun huylar saklanmak ıcın kendılerıne yer aramaya baslamıslar şefkat ayın boynuzuna,ihanet çöp yıgınlarının arasına,sevgi bulutların arasına kıvrılmıs yalansa bir tasın arkasına saklanıcagını söyleyip gölün dibine saklanmıs tutku dünyanın merkezıne gırmıs para hırsı bir cuvalın içine girecekken cuvalı yırtmıs baska bı yere gırmek zorunda kalmıs çılgınlık saymaya devam edıyormus 66,67,68,69.. askın dısında bütün duygular bır bır saklanmıslar fakat aşk nereye saklanacagını bılememıs tam çılgınlık 97,98 derken aşk önünde bulunan gül bahçesının gülleri arasına kendını atmıs cılgınlık saymayı bıtırmıs ve önüm arkan sagım sogum sobe saklanmayan ebe demıs ve duyguları aramaya baslamıs tam karsısında tembellıgı görmüş çünkü tembellıgın saklanacak mecalı yokmus cılgınlık daha sonra butun duyguları saklandıkları yerde bulmus bı tek aşk kalmıs bulunamayan haset cılgınılıgın kulagına egılıp sen askı arıyorsun ama o gullerın arasında bana ınanmıyorsan al bu tahta çatalı sapla gullerın arasına orda askı bulacaksın demıs cılgınlık hasetı dınleyıp baslamıs tahta catalla güllerin arasına batırıp cıkarmaya taaaa kı asktan gökleri bıle yaracak bı cıglık duyana kadar aşk ıkı elıyle gözlerini tutmus cılgınlık'a bana neden bunu yaptın dıye isyan etmektedir cılgınlık pişman olup ask ben sana ne yaptım nasıl affettırebılırım kendımı sana ne olur söyle demiş aşk bana gözlerimi geri veremezsın ama bir ömür yanımda kalıp bana klavuzluk edebılırsın demıs işte o günden beri arkadaşlar aşkın gözü kördür ve cılgınlık onun hep yanındadır
pekı sonunu benımle paylasırmısın nehırsu cum ben böyle okudum ve böylece aklımda kaldı eger yalnıssam yalnıs olan yönümü benımle paylasırsan cok sevınırım
"aşkın gelişi, aklın gidişidir." antonıne bert
"aşk, dünyanın en tatlı mutluluğu ile en derin acısından yaratılmıştır". baıley
"aşk, dört nala giden at gibidir, ne dizginden anlar, ne söz dinler". konfüçyüs
peki aşk her zaman iyi midir?yani her zaman insan mutlu mudur? bazen kötü yüzünü öyle bir gösteriyor ki hayatınız alt üst oluyor. aşk beni çok korkutuyor.bende herzaman gözyaşı bırakmıştır çünkü...belki de o yüzden adı aşktı bilemiyorum.
aşkını anlatmaya yeltenme sakın
ancak söylenmemiş aşklar aşktır
çünkü hafif rüzgarlar tatlı tatlı
sessiz ve görülmez eserler
anlattım sevdamı anlattım aşkımı
bütün yüreğimi açtım ona
üşüyüp titreyerek korkular içinde
ah beni bırakıp da gitti
(william blake)
aşk,alışkanlıktır...aşk,imkansızı istemektir(karşılıklı olunca sevgi olur)aşk,aşık olmayı istemektir...aşk,kendini değerli hissetmek istemektir ancak bu kendini değerli hissettiren başka birisi için geçerli olmayabilir.
tabi bence.çünkü aşk,kelimeye yüklediğimiz anlamda gizlidir;)
...eğer aşk sadece bir başkasını sevmek ise , neden aşıklar sevilip sevilmediklerinden endişe duyuyorlar ? ya da diğerini ilgisinin azaldığında aşkın şiddeti neden düşüyor.
aşık olan insan , aşık olduğu kişi için '' beni bugün arayacak mı acaba ? '' diye endişeleniyorsa , kimse , aşk, ötekisini çılgınca sevmektir diye iddia edemez. karşılıksız sevmek sadece anne-babalara özgüdür ve bunun adı da zaten aşk değil , şefkattir.aşkı besleyen karşılık bulmasıdır.
peki insan neden aşık olur ?
insanı en çok inciten , ruhunu daraltan temel acının , insanın kendisini değersiz hissetmesi olduğu kanaatindeyim . aşk da tam burada dervreye giriyor . kişiler kendilerini değerli hissetmek için , zamanımızda en çok aşka sığınıyor ve aşkı kurtarıcı olarak görüyor.ilginç bir şekilde bir kuratarıcı gibi sarılınan aşk , kendisinden bekleneni veremediğinden ve kesinlikle veremeyeceğinden , temel bir insani acıya dönüşüyor.özellikle terkedilen insanlar yada aşklarına karşılık bulamayan insanlar yada kendilerine kimsenin aşık olmadığına inanan insanlar kendilerini değersiz hissetmeye başlıyorlar .
aşık olan kimse , aşık olduğu kişiye veya aşık olmak potansiyeli olan kişiye bağımlı hale gelir . kişi kendisini değerli kılmak için öteki insana bağımlıdır.kişi kendisini kutsayan seslerin olmadığı bir yerde yaşayamaz.bugün amerika'da ve bir bütün olarak batı da insanların özgür ve bireyci oldukları iddiası , psokolojik anlamda bir yalandır.ben onları daha ziyade '' yanlız yaşayan fakat pskolojik açıdan ötekine bağımlı insanlar '' olarak görüyorum.çünkü narsistleşen benlikler varolabilmek için ötekinin takdirine , ilgisine, hoş sözlerine muhtaçtır.kişiler kendi büyüklenmeci benliklerini başkalarının aynasında dev görüntüleri olduğunda ancak kendilerini var hissedebilmektedirler.
demek insanın değerli olduğunu hissetmeye ve değer verilmeye , sevilmeye ihtiyacı var . hemde mutlak surette . bunu , kendisi gibi sonsuz sevilme ihtiyacı olan başka insanlar üzerinden karşılamaya çalışmak ise bir çelişkidir ve nafile bir çabadır.
aşk cevapsız aramalara benzer.en kontörsüz anında çarpar seni...cewapsız aramalarla yakar içini.
aşk bir sivrisinek ısırığı gibidir önce tatlı bi kaşınmayla başlar sonra bir yara gibi kabuk bağlar
aşk bukalemun gibidir.ne zaman renk değiştireceği belli olmaz olayın akışına göre ya siyah olur ya beyaz
aşk şu ucuz çizgifilmler gibidir. hiç bi değeri yoktur. ama herkezin gönlüne taht kurar.
aşk tutmamş bi kaset gibidir. önce reytink rekortmenidir sonra çöpe atılmaya bile değmeyen bi cisimcik
aşk değişik bi denklem gibidir. önce aşk köledir sen padişah.sonra aşk padişah olur sen köle dahi olamassın
aşk windowsun yeni sürümü gibidir.bugün yenidir yarın tarih..
aşk kumdan bi kale gibidir. bir kalpsizin gelip tekme atmasını bekler
aşk vücudundan atman gereken bi atık gibidir ne zaman nerden çıkacağı belli olmaz
aşk limitsiz sanılan bir kredi kartı gibidir.limit bitince insana küfür ettirir
aşk uyku ilacı gibidir. hangi içkiye konulacağını ayırt etmez ama seni ayakta uyutur.
aşk ip(i)ne bişeydir. aşk intihar sebebidir. aşk kasıntı topluluğundan oluşmuş bir bilmcedir.aşk aşk böle sempatik bi yaratık işte...