İnsanı tanımaya bir ömür yetmiyor buraya yazacağım 3-5 kelimenin yeteceğini hiç sanmıyorum... (http://twitter.com/hafizzzzzzzzz)
- Seviye
- Efsane
- Toplam
Puan - 932,726
- Bu Hafta
Puanı - 100
- Toplam
Yorum - 1624
- Ortalama
Yorum Puanı - 100
- Cinsiyeti
- Kadın
- Doğum Tarihi:
- 15/04/1988
- Üyelik Tarihi:
- 28/01/2008
- Son Giriş:
- 10/02/2012 18:01
Arkadaşları
Toplam 167 Arkadaşı var
Tüm Arkadaşları
Film Yorumları (1004)
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- ...
- ›
- »
![]() |
Ejderha Dövmeli Kız Hakkında |
| 26 Ocak 2012, 00:20 | |
| TaMaRa David Fincher'e yakıştıramadığım bir yapım. Bu filmle Fincher'ı da kaybetmiş oluyoruz bence. Zira yeni birşeylere değil de yapılmış bir şeylere yönelmş yönetmen. Üstelik isveç yapımı gibi ciddi anlamda "iyi" diyebileceğimiz bir hali varken. İsveç yapımı süper değildi elbet kitapla karşılaştırıldığında çok eksikleri vardı ama anlatılmak isteneni "net" bir şeklde anlatıyordu. Fincher'a çok iş düşüyor ekstradan ne katacak çok merak ediyorum. Ki filmi çekmenin seyirciye oynamadan başka bir şey olduğunu da sanmıyorum. Kitap tutmuş e iyi kötü bi filmi de çekilmiş o zaman hollywood olarak biz bunu allayıp pullayalım da para kazanalım. Mantık bundan öte değil gibime geliyor. Ama film aslında kitap bundan çok daha ötesi. Heleki "kadına şiddet" konusunun sıkça gündeme geldiği ülkemizde daha da dikkat edilmesi gereken altmetinleri var. Bu yapım filmin yüzeysel kısmı olan "kayıp kızı bulmak"tan öteye gidemeyecek kanımca... Performanslar hakkında yorum yapmıyorum zira filmi izlemedm ama fragmandan anladığım kadarıyla Daniel Greig, Micheal Nyqvist'ten sonra 'Blomkvist' karakterini götürebilecek gibi duruyor ama Noomi Rapace'den sonra 'Salander' karakterini kralı gelse oynayamaz bence, ki fragmanlarda da Rooney Mara acayip eğreti durmuş geldi gözüme... Asıl yorum filmi izledikten sonra gelecek tabi ama şu haliyle bile filmden beklentim düşük yani klasik hollywood tarzının dışında birşey beklemiyorum. Siz de beklemeyin... | |
![]() |
Homeland Hakkında |
| 15 Aralık 2011, 23:16 | |
| Senenin en iyi yapımlarından biri desek abartmış olmayız sanırım. Konusunun çok farklı olmaması (11 eylül sonra ortadoğu kökenli terör saldırısı ihtimalleri) yapımın kalitesinden hiç bir şey götürmüyor. Bu tarz yapımları hem sinemada hem de dizilerin bazı bölümlerinde görebilirsiniz ama böyle ayrıntılı ve şüpheci yaklaşımlar kolay kolay çıkmıyor. 11 eylül sonrası paranoyanın tavan yaptığı gibi gerçeklere barmak basan yapım "olabildiğince" objektif olmasıyla da dikkat çekiyor. Herşeyden önce amerikada yayınlandığı kanal olan showtime (paralı kanal) yine bizi şaşırtmıyor ve kaliteli oyuncularla bekleneni veren bir yapım sunuyor. Yani performanslar çok iyi, dizide hemen herkesin duygu durumu karmaşık. Yani karakterlerin ne yapacağını pek kestiremiyorsunuz. Özellikle Carrie Anderson karakteri dizinin lokomotifi olduğu gibi aynı zamanda frenleyicisi de... Claire Danes yine süper bir performans sergiliyor. Nicholas Brody karakteri ise tam bir muamma. Damian Lewis'de tam bu çizgide oynuyor gerçekten. Dizinin dikkat edilmesi gereken diğer bir performansını ise Jessica Brody karakteri ile Morena Baccarin sergiliyor. V'deki donuk ve duygusuz yüz hatlarıyla bir uzaylıyı canlandıran bu kızımız burada tam bir duygu bulutu. Ne yapacağını biliyormuş gibi yapan ama aslında en ufak bir fikri bile olmayan arada kalmış bir eşi çok iyi canlandırıyor. Yani karakterlere hayran kalmamak imkansız. E konusu da iyi, 2. sezon onayı da almış. Velhasıl izleyin yani, iyi bir dizi. | |
![]() |
Mildred Pierce(1) Hakkında |
| 29 Ekim 2011, 22:07 | |
| Kate Winslet'in devleştiği mini-dizi. Allah'ım bu kadar mı güzel rol yapılır hayran kaldım kadına. Her yaştaki güzelliğini bir kenara bırakın o duygu yüklü sahnelerdeki mimikleri ve ifadeleri insanı büyülüyor resmen. Yapım ise cidden sağlam. Bi' kere kadro sağlam. Ama en çok senaryo sağlam. Bir kadının azmi odaklı mini-dizinin fonunda da buhran dönemi var. Daha derinlere baktığınızda ise anne-kızın ilişkisini görebilirsiniz. Ama ne ilişki, daha ilk dakikalardan kızın kibirini sezdiğimden midir nedir her anne (mildred) - kız (veda) dialogunu gergin bi şekilde izledim. Nitekim final de beni yanıltmadı. Velhasıl süper yapım. Süper oyunculuk. Zaten Kate Winslet bu rolüyle Emmy almıştı. Türü seviyorsanız izleyin efendim. | |
![]() |
Çikolata Hakkında |
| 22 Mart 2011, 22:59 | |
| Çikolatayla özdeş bir özgürlük filmi... Çok şeker ve sempatik, ama diğer yandan ciddi şeyler de duyuyoruz. Bağnaz bir kasaba ve gezgin bir kadının gelmesiyle değişen hayatlar. İzlerken bir yandan çikolataların görüntüsü ağzınısı sulandırıyor bir yandan güçlü duruşlar karşısında eriyiveriyorsunuz... Her iki taraf için de söylüyorum bunu. Filmde düşman demesek de birbirinbden hoşlanmayan safların, düşüncelerine sıkı sıkıya bağlanması gerçekten etkileyici... İnsan düşünüyor tabi "kırılma noktası neresidir acaba" diye... Ve görüyoruz da... Vianne'in, Kont'un, Serge'nin, hatta Caroline'in kırılma noktalarını, altmetinlerde ise neden-sonuç ilişkisine bağlayıp bir temele oturtabiliyor film. Yani senaryosu başarılı... Müziklerini de es geçemem ama, zira çok orjinal bence... Performanslara gelirsek, filmin en büyük artısı da bu olmuş bence... O özgür ruhlu Vianne karakteri sanki Juliette Binoche için yazılmış. Bu kadına bu tarz rolleri çok yakıştırıyorum. Onun gibi başarılı olan da çok az aktrist var bence... Kadın her yönüyle mükemmeldi filmde. Filmin yarısından sonra görsek de Johnny Depp de çok iyiydi. Karizması ve yakışıklılığının etkisinden kurtulup biraz objektif değerlendirmeye çalıştım hatta bildiğin kusur aradım adamda, yok yok yok :) o hafif serseri bolca özgür ruhlu karakteri oynamıyor yaşıyor adam :) Vel hasıl film sempatik olsa bile ciddi şeyler fısıldıyor kulaklara... Böyle yapımları kaçırmayın derim, türünün iyi örneklerinden :) 7.5/10 | |
![]() |
Temple Grandin Hakkında |
| 18 Şubat 2011, 20:55 | |
| Otizm... Tek bir kelime ama yaşaması ve hazmetmesi de bir o kadar zor bir kelime... Otistik insanlar hala muammadır bana göre. Zira "normal" yani dünya nüfusunun çoğunluğu gibi bir aklım olduğu için onları asla anlayamayacağımı düşünüyorum. Ama bu film birçok açıdan açıklayıcı bir yapım olmuş. Herşeyden önce buna dikkat çekmek isterim. Zihin engelli insanlarla otistik insanları karıştırmayın arkadaşlar ve o yüzden filmi "Forrest Gump" ya da "I'm sam" gibi yapımlarla kıyaslamayın lütfen... Zira otizm bir engel değildir. Aksine birçok otistik insan "normal" diye tabir ettiğimiz kişilerden daha "akıllı" işler yapabilir. Film bunun en güzel örneklerinden birisi. Otistiklerin tek ve en büyük farkları dünyayı bizler gibi algılamadıklarıdır. Film bunu öyle güzel anlatıyor ki sanki biz Temple'nin kafasının içindeymişiz gibi görüyoruz herşeyi. Görselliği mümkün olduğunca onların gözünden anlatmaya çalışmış film. Bence bunu çok güzel yapmış. En büyük artılarından birisi de bu görselliğidir filmin. Özellikle "frenchfish" örneğine dikkat edin lütfen... Okadar yerinde bir örnekki havada hiç bir soru kalmıyor neredeyse... Filmin konusu -gerçek yaşamdan uyarlandığı için- başı-sonu belli şeyler genellikle... Ama kendi içindede dikkat çekici unsurları var. Fakat filmin en büyük artısı peroformanslarıdır tabiki. Claire Danes aldığı Golden Glob ödülünü sonuna kadar hak ediyor. Hani oynamıyor yaşıyor derler ya işte Claire'de aynen öyle yapıyor, oynamıyor yaşıyor resmen karakterini... Aynı şekilde Julia Ormond (ki kendisini çok severim) ve Catherine O'hara da öyleydiler... Sinematografi başarılı, performanslar başarılı e daha ne olsun :) İzlemeyen kalmasın bence, zira hayat hikayesi olarak izlemeye değer olduğu gibi birçok açıdan eğitici bir film aynı zamanda... 8/10 | |
Duvar (64)
Duvara Yaz
-
-
17 Şubat 2011, 21:58hani var ya "bu mesajı 10 kişiye yollamazsan başına kötü şeyler gelecek" şeklinde mesajlar, mailler. sana gelmedi mi? bana çok geliyo ama ben yollamıyodum, işte benim gibi yollamayanlar o yüzden lanetlendiğimizi düşünüyorum :) zira işlerim pek yolunca gitmiyor şu aralar. yani yolunda gitmiyor derken hep bi aksilik çıkıyor valla :) ufak tefek şeyler ama sinir bozuyor işte :)
-
-
16 Ağustos 2010, 01:38"kürkçü mü oLmak zordur; her gittiğinde geri dönecek oLan tiLkiyi bekLeyen.... tiLki mi oLmak zordur; her gidişinde aynı yere dönecek oLan.. kürkçü mü daha karaktersizdir; her geLişinde tiLkiyi affeden? yoksa tiLki midir karaktersiz oLan; her gidişin sonunda aynı adrese döneceğini biLe biLe giden?!"






































