Sinepedi Puanı

/10


bu filmi izledi.

AliceCullen

Mutlu Yıllar...

O bir
Jön

AliceCullen
Hakkımda

Henüz kendisini bizlere anlatmamış!


Kişisel Bilgiler
  • Seviye
  • Jön
  • Toplam
    Puan
  • 476,829
  • Bu Hafta
    Puanı
  • 0
  • Toplam
    Yorum
  • 117
  • Ortalama
    Yorum Puanı
  • 0
  • Cinsiyeti
  • Kadın
  • Doğum Tarihi: 
  • 01/01/1901
  • Üyelik Tarihi: 
  • 26/01/2008
  • Son Giriş: 
  • 30/01/2012 00:43

Film Yorumları (59)

Penelope
14 Haziran 2011, 19:54
   "Lanetli(!!)" bir kız Penelope...Güzel mi, yoksa yüzüne bakılamayacak kadar çirkin mi? Yoksa yalnızca şanssız mı atalarının ona bıraktığı mirasla? Belki de her şey görüntü demek değildir, klişeler gerçektir ve ruh güzelliğidir asıl önemli olan... Kim bilir insanların onun yüzüne bakınca akılllarına gelecek ilk şeyi? Kaçmak mı, yoksa o "lanetli" suratın altındakileri görmeye çalışmak mı? Bilgiyi, nezaketi, cesareti, masumiyeti, hoşgörüyü... Belki o kadar da çaresiz değildir Penelope, belki hayatta onun sahip olduğu değerleri yitirmiş kıymet bilir biri çıkar karşısına, belki de "lanetsiz" bir Narcissus karşılaşır onunla neleri kaybettiğine bakmak için durup beklemeksizin akınında başarıyla ilerlediğini düşünerek züppeliğine sığlığını katarak...  Kaçımız kusursuzuz ki hayatta Penelope kusursuz olsun? Bıçak altına yatıp çeşitli yaşam formlarının suratlarına sahip olmaktansa varsın insan Penelope gibi olsun her zaman, pırııl pırıl parlayan her an gözlerinden taşan sevinç ve insanlıkla... Güzel bir surata sahip olup bomboş yaşayıp anılmadan ölmektense, görüntüsünü tamamlayacak sıfatlarla yaşasın insan ödün vermeden değerlerinden ve zevk alsın yaşadığı her andan aldığı son nefese dek... Güzel mi, yoksa yüzüne bakılamayacak kadar çirkin mi? Sizce hangisi?
My Love
14 Mayıs 2011, 01:20
     Birbirlerinden tamamen farklı yaşamlara sahip olan bir grup insanın güneş tutulmasının büyüsü altında hayatlarının geri kalanını belki de sonsuza dek değiştirecek engellerle ve sorunlarla yüzleşmeleri... Tutkulu bir bağlılık, umutsuz bir özlem, sitemkar bir başkaldırı, masum bir aşk, azimli ama sessiz bir güç, korkuyla çarpan bir yürek, içten gelen bir kucaklama, hatıralarda sıkışıp kalan bir ruh, kalpten dökülen bir damla yaş, huzur veren bir dokunuş, tutulamayan sözler, vahşi bir öfke, büyük bir yanılsama, yitirilenlerin ardından yakılan ağıtlar, anı seven bir gülümseme, gerçeklerle bağdaşmayan ama capcanlı hayaller, başka kimse yokmuşçasına yaşayabilme, aşk, aşk, aşk...      Cümleler yazmak istedim bu filmle ilgili; ama elimde kalan yalnız isimler oldu sıfatlarla bezenen, ki hepsi de anlatıyor neler hissettiğimi. Kore filmleri bu etkiyi bırakıyor insanda sanırım; hayatla ilgili düşünülecek çok şey sunan ve kesinlikle sizden bir şeyler barındırıp size bir şeyler katan yapımlarla geliyorlar karşımıza. Her öge dozunda, herkes içten ve sımsıcak, her şey yaşamdan kopup size ulaşmış bir göz atmanız için. Tavsiye üzerine izlediğim bu filmi gönül rahatlığıyla öneririm, özellikle siz de benim gibi Hollywood yapımlarından ve hep aynı yüzleri görmekten sıkılıp yeni tatlar arama keşfine çıktıysanız...
Yukarı Bak
06 Eylül 2010, 18:03
Bir süredir izlediğim filmlerin hiçbirinde bu kadar insanca ve duygusal ögelere rastlamamıştım, izlerken bu kadar zevk almamıştım, bittiğinde sevinçle karışık böyle bir burukluk ile gülümsememiştim. Başlangıçta her zaman izlediğimiz animasyonlardan biri gibi başlasa da ilerledikçe hissettikleriniz, öğrendikleriniz, empati kurarak kendi üzerinizden olayları değerlendirerek biriktirdikleriniz, taraf tutarak olayı yönlendirmek istemeniz sonucu dile getirdikleriniz... çoğu filmden, özellikle de animasyonlardan elde edemeyeceğiniz şeyler. Kendi türü içinde değerlendirmek gerekirse çok rahat ilk sıraya yerleştirebilirim başarı, özellikle hissettirdikleri açısından. Mutluluk, umut, azim, acı, öfke, hırs, karamsarlık, yalnızlık, özlem ve daha nice duygunun bir arada. Genellikle uzakdoğu animelerinin daha öğüt verici olduklarını düşünürüm; ama bu yapım da onlarla çok rahat şekilde boy ölçüşebilecek kadar derin ve anlamlı. Çocuklar içindir animasyonlar ya da animelere diyenlerin tezlerini çürütme yolunda önemli yol alan bu filmi izlemeden geçmeyin. 
Doomsday
14 Ağustos 2010, 01:49
İzlemeye başlarken konusu belli, işleyişi de niceleri gibi aynıdır diye düşünüyordum; ama yanılmışım. Seyretmeye devam ettikçe aslında filmin oldukça mantıklı ve orjinal kurgulandığını gördüm. Ben enfekte olup öldükten sonra tekrar dirilen yaratıkların düşman olacağını düşünürken çok farklı bir çevre ve insanlarla karşılaşmak iginçti. Aslında iki birbirine çok zıt yaşam tarzının gösterilmesi ikisinin de başka hiçbir şey dikkate alınmadan yaşandığında faydalı olmadığı sonucunu çıkarmaya yarıyor. Oyuncular rollerine tam oturan kişilerden seçilmişti, özellikle başroldeki Rhona Mitra çok başarılıydı. Boş zaman varsa hoş vakit geçirmek için izlenebilir.
Başlangıç
09 Ağustos 2010, 18:05
Birkaç saatliğine blinçaltınıza bir yolculuk yapmaya ve rüyalarınızda yaşamaya ne dersiniz? Ben "Evet!!!" diyen ve kazanan insanlardan biriyim. Neresinden başlasam anlatmaya bilemiyorum doğrusu. Öncelikle konu özgün, iyi bir araştırma sonucu kurgulanmış ve mantığa uygundu. Mekanlar mükemmel şekilde seçilmişti. Oyuncular sanki bir satranç maçındaki taşlar gibi yerlerine uygundu ve hareket etmeleri gerektiği gibi davranıyorlardı; yani size filmde olduğunuzu, o göreve onlarla birlikte çıktığınızı hissettiriyorlardı. Filmin barındırdığı tüm unsurlar tadında bırakılmıştı, ne çok az ne de çok fazla, yalnızca olması gerektiği kadar. Bazı kısımlarda geçişleri takip etmek zordu; çünkü çok hızlıydı, bu olurken bile insan daha büyük bir heyecanla gelecek dakikada ne olacağını bekliyordu; çünkü tahminde bulunmak imkansızdı. Bazı yorumlarda karmaşık olduğunu ve anlamanın pek de kolay olmadığını okumuştum, bu görüşe katılmıyorum. Tüm dikkatinizi vererek izlerseniz hiçbir noktayı kaçırmıyorsunuz ve olaylar arasındaki bağlantıları çok rahat bir şekilde kurabiliyorsunuz, izlemden önce acaba anlayamaz mıyım diye ürkekçe yaklaşmanın bir anlamı yok. Genelde puanları yüksek olan filmler benim gözümde abartılmışlardır; ama bu kanıya vurulan bir darbedir bu film, kesinlikle hak ediyor aldığı puanı, hatta site puanının neden düşük tutulduğunu anlayamadım, insanlar ne bekliyorlardı da ne bulamadılar acaba. İzlediğim en güzel filmlerden biri olduğunu söyleyebilirim. Herkese izlemesini tavsiye ederim, kaçırılmamalı...

Duvar (14)

Duvara Yaz

  • AliceCullen
  • 04 Eylül 2011, 17:56
    The Notebook Aşkın manevi yönünden çok somut boyutlarda, özellikle de fiziksel anlamda arzu ve tutku olarak, ele alındığı materyalist bir dönemde yaşarken kitaplarda ve filmlerde de olsa bu büyülü halin anlatılması çok hoşuma gidiyor ve bahsettiğim filmlerin en başarılarından biri de The Notebook. Birbirine kavuşabilmek için bu kadar çaba harcayan ya da bunu düşünen bile var mıdır bilmiyorum; ama hayali karakterler de olsa bunu izlemek mükemmel. Geçirilen onca zamanın kayıp olarak görülmemesinin sebebi sanırım verilen emek. Zaten her zaman öyle değil midir? Emek verip kazandıklarımız her zaman bizde daha büyük bir zafer hissi uyandırır. Bu filmde çaba sarf edip birbirlerini kazanmaları aşklarını ölümsüz yapıyor. Noah ve Allienin zayıf noktaları da var, ki bu da her şeyi daha inandırıcı, daha içten ve daha candan hissetmemizi sağlıyor. Gerek oyunculuklar, gerekse dönemin yansıtılması da o kadar başarılı ki kendinizi orada, Noah ile Allie arabadayken arka koltukta ya da onlar  eğlenirken sizin de yanınızda dostlarınız veya sevdiğinizle eğlendiğiniz duygusunu yaşatıyor. Sonuç olarak izlemeden geçilmemesi gereken nadide bir film. İyi seyirler...
  • cybilla
  • 10 Kasım 2008, 18:30
    profilini her ziyaret edişimde acaba bugün hangi yeni yorumları yapmış cybilla, filmleri ele aldığım yeni bakış açıları kazanacak mıyım onun sayesinde diye merak ediyorum, yorumların o kadar güzel ki. film seçimlerimi de senin yorumlarına göre yapıyorum. başarılısın ve övgü hak ediyorsun; tebrikler ve yorum yazmayı sakın bırakma, emin ol benim gibi senin yorumlarını çok seven başkaları da vardır :)
  • delifisek
  • 27 Ekim 2008, 21:56
    süper beşiktaşlı, holigan derecesine varan ama öyle olmayan fanatik beşiktaş taraftarı arkadaşım :) kartallar yüksek uçar arkadaşım, sen de öylesin.
  • ALPEREN-TUNGA
  • 25 Ekim 2008, 23:57
    yorumları doygun olan, filmden anladığına inandığım, cybillanın da belirttiği gibi kendini günden güne geliştiren aynı noktada takılı kalmayan, başarılı bir arkadaşımız. ayrıca tarihe de meraklı :)
İzlediği Filmler Gizle
İzlediği film bulunmuyor.
İzlediği Diziler Gizle
İzlediği dizi bulunmuyor.
Favori Filmleri (479) Gizle
Favori Sanatçıları (136) Gizle
Favori Salonları (2) Gizle
Favori Karakterleri Gizle
Favori karakteri bulunmuyor.
Favori Haber/Kritik (1) Gizle
Göster