Arkadaşları
Toplam 549 Arkadaşı var
Tüm Arkadaşları
Film Yorumları (357)
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- ...
- ›
- »
![]() |
Schindler\'in Listesi Hakkında |
| 27 Kasım 2011, 21:48 | |
| Teşekkür ederim aynı duyguları paylaşmak ayrı bir hoş | |
![]() |
Schindler\'in Listesi Hakkında |
| 25 Ekim 2011, 21:53 | |
| İşte büyük bir insanlık dramı... İşte savaşın iç yüzü... İşte insanı inanılmaz duygular içine sokan bu film. Kendinizden başkalarının da varlığını kabul ettiğiniz film. Ah bu film... Her şeyden önce şu müthiş repliği paylaşayım;"kuvvetli bir iraden var. İrade güç demektir. Evet, işte buna güç denir, bu yüzden de bizden korkuyorlar. Onları istediğimiz gibi gebertebildiğimiz için korkuyorlar. Onları öldürme hakkına sahip olduğumuz için bizden korkuyorlar. Suç işleyen birini cezalandırabiliyoruz,adamı öldürüp kendimizi iyi hissedebiliyoruz. Aslında buna güç denmez adalet denir, güç farklı bir şeydir. Öldürme yetkisine sahip olup da öldürmüyorsan güçlüsündür." Tüm filmi özetlemeye yetiyor aslında. Öldürmüyorsan güçlüsündür. II. Dünya Savaşı'nın nazi döneminde yahudilere karşı yapılan soykırımın bir kısmının anlatıldığı film uzun olmasına karşın oldukça akıcı. Sizi mumlar içinde alıp gözyaşları içinde bırakacak. Konu işleniş olarak yavaş başlıyor ama sabrederseniz onun da bir getirisi olduğunu göreceksiniz. Liam Neeson'a ne denir ki? Yılların eskitemediği ama buradaki genç haliyle gönlümü bir kez daha çalan oyuncu. Hareketleri olsun mimikleri olsun ki mimikleri konuşmasını bile gerektirmeyecek düzeydeydi... Steven Spielberg kendini ilk sahneden itibaren belli ediyor. Onun elinin ölçüsüne bayılıyorum. Ne çok sade ne yapmacık. Başlar başlamaz onun gibi görecekiniz. Ama bütün bu yorum bitene kadar söylemek istediğim bir şey var. Film boyunca eminim sizin de dikkatinizi çekecektir. Müzikler... Öyle güzel ki; film boyunca özellikle rica ediyorum 'filmi dinleyin'. O keman sesleri eminim içinizden geçecektir. Puanım 8.7/10 Ah bir de söylemeden geçemeyeceğim bir replik daha var. Duydukça kendimi kaybettiğim bir repliktir; "Daha fazla insanı kurtarabilirdim. Bu araba. Satsam, Goeth bu arabayı alırdı. Arabayı neden satmadım ki? On kişi ederdi. On kişi. On kişi daha. Bu iğne, iki kişi. Bu altın. İki kişi. Buna karşılık bana iki kişi verirdi. En azından bir. Bana bir kişi verirdi, bir kişi daha. Bir insan daha. Bir insan, Stern. Bunun için… Daha fazlasını kurtarabilirdim. Kurtarmadım ! Kurtarmadım !" (Oskar Schindler) | |
![]() |
Maymunlar Cehennemi Başlangıç Hakkında |
| 09 Ağustos 2011, 19:26 | |
| Rise of the Planet of the Apes (7.5/10) Bir bakalım.. Filme gitmemizin en büyük amacı James Franco'ydu. Ona rağmen iyiydi diyebileceğim film.Açıkcası filmde oyunculuk namına ışıl ışıl parlayan Franco fazla söze gerek bırakmıyor. Tom Felton da iyiydi ama kesinlikle Franco'nun gölgesinden kaldı.Kurgu oldukça hoştu. İyi bağlamışlar geleceğe. Ama bana kalırsa yanınızda ne olursa olsun maymun taşıyarak 7 sene (yanılıyor olabilirim net hatırlamıyorum) geçirmek pek mümkün olmaz. Sonuçta maymun gelişmiş de olsa ön yargılar değişmemiş olacaktı. Saçma geldi burası onun dışında gerek aralarındaki bağ gerekse geçmişine saygı bakımından örnek alınacak türdendi. Benim için bu yapıtta Franco'yu da geçecek biri vardı. Kesinlikle gözümde parlayan isim; Wyatt. Diyorum ben de neden duyamadım adını. Çok fazla yapımı yokmuş. Ama bu seriyi devam ettirirse methini oldukça duyarız diye umuyorum. Unutmadan eklemek istiyorum. Güzel bir yapım ama reklamlar çok poh pohlayıcı bana kalırsa film kendi reklamını kendisi yapacak düzeyde. | |
![]() |
Morrie ile Her Salı Hakkında |
| 02 Ağustos 2011, 19:39 | |
| Nasıl öleceğini biliyorsan hayattan zevk almasını da bilirsin. Aslında bu replik bile filmi izlemek için güzel bir neden olmalı. Başlayayım bakalım film genel anlamda bir kelime ile ifade edebilecek olsam orantılı derdim. Aşırı güzel ya da aşırı kötü bir şey yok. Oyunculukla senaryo oldukça dengeli. Azaria ile ilk olarak bu filmde tanımıştım. Şimdilerde bir çok yapımda görmek mümkünse de benim aklım hep bu performansında kaldı. Oldukça başarılı denemese de üzerine düşeni yapmıştı. Jack Lemmon... Zamanın eskitemediği hoş bir sinema oyuncusu. Filme boyunca iki dudağının arasından çıkan sözcükler için sabırsızlanıyorsunuz. Bayıldım filmde. Harikaydı. Senaryo aslında pek sinemaya uyarlanmasa da günlük hayatta çok karşılaşılan bir durumu ele alıyor. ana kalırsa senaryo boşluksuz, akıcı ve bir o kadar da dramatikti. En kısa zamanda kitabını da okumak istiyorum. Kendinizden bir şeyler de bulacağınıza eminim.Tuesdays with Morrie (7.1/10) | |
![]() |
Beni Unutma Hakkında |
| 02 Ağustos 2011, 19:27 | |
| "Eğer beni duyabilseyden parmak izlerimizin dokunduğumuz hayatlardan kaybolmadığını söylerdim." Filme başlangıç güzel; üniversiteli gençler, konuşmalar, bara gitmeler. Aslında konu hoş denilecek düzeydeydi. Belki biraz sıradandı ama hoştu. Finale kadar. Buna geleceğim. İlk önce; Ravin oldukça yetenekli bulduğum genç bir oyuncu ve Pierce Brosnan filmde hatrı sayılır bir yerdeydi bence. Aslında filmi izlememdeki asıl amaç Pattinson'ı başka bir gözle görmekti. Gördüm. Yani göremedim. Abartılı pohpohlanma rekoru denilecek bir ünü var. Her neyse oyunculuğu olması gerekenenin biraz üstündeydi. Allen Coulter ile bu filmde tanışmış oldum. Yaşı gereği daha çok yapımı olmasını bekliyordum ya bu filmin acemiliğini de az filmine veriyorum. Gelelim filmde beni sinir eden noktaya.Filmin son 5 dakikası.Her şey güzel gidiyor.Düşünüyorsunuz film bitti.Yaralı abinin aşkı buluşu ve kardeşini kurtarışı. Düzene giriş aşaması.Aman Tanrım o da ne?Senaristimiz son anda şaşırtmak için filmi katletmiş. Alakasız bir son koymuş. İlk başta orijinal şaşırtıcı bir son gibi dursa da böyle sonlar filmdeki bazı olumsuzlukları unutturup duygusallığa bağlıyor ne yazık ki. Bu da bana kandırmaya çalışmak gibi geliyor. Remember Me (6.0/10) | |






































