sinema ve filmler hakkında aradığınız herşey

Giriş - Üye Ol
Sinepedi
In the Land of Women - In the Land of Women
Zamanın Bir Yerinde - Somewhere In Time
Nietzsche Ağladığında - When Nietzsche Wept
Yorumlar
Sayfa: 1 - 2 - 3 - 4 - > - >>

Bilek Kesenler: Bir Aşk Hikâyesi hakkında 20.06.2008 15:50 sularında:

intihar edip, "öteki dünya" dediğimiz yere giden insanların, oradaki tecrübelerini,yüzümde kocaman bir tebessüm ile, bu kadar keyif alarak izleyeceğim aklıma gelmezdi:))... farklı konusu, sıradışı karakterleri ve başaralı oyuncuları ile, izlenmesi gereken bir film...

Kaynak hakkında 18.06.2008 14:40 sularında:

öncelikle yukarıda, bu filme ilişkin yazılmış olan özetin, tam bir fiyasko olduğunu söylemeliyim.kesinlikle dikkate almayın... bu film, sıradışı konusu, derinliği ve özgünlüğü ile, bugüne değin karşılaştığımız hollywood yapımlarından kalın bir çizgi ile ayrılıyor... eğer izlemediyseniz ve buna niyetiniz varsa, öncesinde biraz, mayalar'ın inanışları ile ilgili bilgilenmenizde fayda var, aksi taktirde, her nekadar muhteşem görselliği ve mukemmel müzikleri ile ruhunuz bayram edecek olsa da, aklınızda kalacak olan kocaman bir soru işareti, sizi bir çıban gibi rahatsız edebilir:)...

mussano-SR, cevap yazmış
Yorum Puanı: 5.00, Tarih: 19.06.2008 16:50
özet konusunda çok haklısın ,ben biraz daha ileri götürmek istiyorum.çünkü, filmi anlatığının ve felsefi derinliğinin zıttı bir istikamete taşıyıp, düz bir serüven haline sokuyor... sana teşekkür ederim,festival programında dikkatimi çekmişti; içerik açısından değil ama..konusuna çok takılmadan, darren aronofsky adı yetmişti...senin yorumunu okuyunca ilk işim filmi alıp izlemek oldu...aklımda rahatsız edecek bir çıban oluşmadı(!):))...ama film boyunca, hayatımdaki bir takım anları gözümden geçirdim...ve onları anlamlı kılanın ve başlangıç noktasının ne olduğunu düşündüm yeniden...ve minicikken bir ölümü önce hissedip, sonra tanık oluşumun:hayatımın ileri zamanlarındaki anlarımın ve onların keyfinin nedeni olduğunu seziyordum,ama bu kez daha derinlikli düşündüm...bir küvete çekilmenin lezzetinin niyesinide:))... demek ki, jash darren aronofsky adından daha değerliymiş:))bir filmi izlettirmek için...izindeyim:))..tekrar teşekürler
JASH, cevap yazmış
Yorum Puanı: 5.00, Tarih: 20.06.2008 10:37
:))teşekkür ederim dostum... senden böyle cümleler okumak beni gerçekten onurlandırdı:))... ... bazen, bir film izlersin... arkadaşlarınla grup halindesindir, ya da kalabalık bir sinemada... bu çok nadir olur ama, bazen bu film seni öyle etkiler ki... iyileştirciliği tartışılmayacak bir ilacın, son derece kuvvetli olan yan etkilerini hissedersin... nabzın artmaya başlar, nefesin yetmez olur, bir ürperti tüm vücudunu kaplar, avuç içlerin terler, göz bebeklerin büyür ve tabi ki göz yaşları... göz yaşları, yaşanmakta olan bu içsel coşkunun son noktasıdır... sonra etrafına kaçamak gözlerle bakarsın... yaşamakta olduğun bu eşsiz tecrübeyi paylaşmakta olabileceğin birilerini açlıkla arar gözlerin... senin hissiyatınla bakan başka yaşlı gözler arar... o an algın ve duyguların, tarifi zor bir mertebededir ve tabiki hep orada kalamazlar...çünkü yaşamakta olduğun büyülenmişlik süreci, bir calcium sandoz tabletinin suda erime sürecinden daha fazla değildir... ve ne yazık ki bir "hisdaş" bulabilme ihtimalin çok düşüktür... film aynı filmdir,ama ona bakan gözlerin belkide herbiri farklı şeyler görmektedir... bu ilk anda biraz canını acıtır, sonra "aman boşver!" der geçersin... ve içindeki o eşsiz ruh hali, o büyülenmişlik, o coşku, tıpkı ölüm gibi yavaşça sıyrılıp ayrılıverir bedeninden ve boşlukta kaybolur... ayakların tekrar yere basar ve sen hayatına kaldığın yerden devam edersin... peki, o kritik arayış sürecinde, ya bir hisdaş bulabilirsen!!!... o zaman ne olur?...belki hiç bir şey olmaz... belki hayatının aşkını bulmuşsundur... yada sağlam bir "dost"luktur başlayan...:) işte bu yüzden bu büyülü dakikaların kıymetini bilmeli... ve bu film bu büyülü dakikalar için kaçırılmaması gereken bir fırsat:)
mussano-SR, cevap yazmış
Yorum Puanı: 4.88, Tarih: 21.06.2008 14:04
filmi izlerken hissettiğim yoğun duygu, kendi gözden geçirmelerim temelinde konuşmaktı ...sanırım filmin bu anlamda bir uyarıcı etkisi var:)).benzer şeyleri hissettiğimize göre,film akılları kışkırtma ve birikimleri döküp paylaşma arzusunu ateşleyecek kadar derin demekki:).biraz dökülim bari:günlük hayatta yaşam üzerine konuşmalar da sıklıkla kullandığım bir tanıklığım vardır, onu özetlim:))bir gün bir konser öncesi yemek için gittiğimiz restoranda, biz terasta kapalı bölümün tam cam önüne oturmuştuk.kapalı tarafta camın hemen önünde bize komşu yaşlı bir çift dikkatimi çekmişti,adamın önünde bir kadeh rakı, peynir salatalık domatesten oluşan bir tabak; eşiyle sohbet ediyordu.bizde onların en fazla yarısı yaşta bir çifttik, benim önümde de rakı ve aynı tabaktan vardı:)ve gün üzerine konuşarak usul usul içiyorduk...biz ana yemeklerimizi sipariş verdiğimizde çapraz masamıza bizden daha genç bir çift geldi.onlar kalktığında biz kahve içiyorduk.biz hesabı ödeyip çıkarken, yaşlı çift hala rakıyla peynirin keyfinde kimseyi görmez bir sohbetin derinlerindeydiler.o gün: ilkgençlikte aynı masalarda ki tüketimimi, hızımı düşünmüştüm,ve onların tadının aslında egolarımı şişirmekten başka bir şey olmadığını;bunun yanısırada doğru olanı öğrenmeye ve hayatın tadını çıkarmaya yönelik bir öğreti olduğunu...ve o ara çetin altanın bir yazısında hayattan zevk alma noktasındaki bir ifade ediş çok hoşuma gitmişti,ölümü karşı kıyıya yaklaşmak olarak tanımlayıp,kendi yaşıyla ilgili olarak yola çıktığım kıyının çok uzağındayım şimdi demişti.filmi izlerken yoğun bir şekildede düşünüyordum.gerçekten hayatın tadına vardıran şey,korkusuzca duyguların peşinden koşmaktı.hissettiğini,arzuladığını yaşama gayretiydi.onların ulaştığı noktaların iniş çıkışlarıyla yoğruluyordu insan.iyi yerde yemek yemenin, sevgili peşinde koşmanın,iyi giyinmenin,iyi arabaya binmenin temel duygusu: işlevsellikten, derin tadlar almaktan ziyade egoydu;büyürken gözlediğin yaşamlardan kafanda yer etmiş öykünmelerdi,bu kötü bir şey de değildi ama:).önemli olan o davranışlardaki hissedişleri farketmek,onlarla yüzleşmek niyelerini öğrenmekti.iyi yerde iyi bir yemek,tensel bir beraberlik, çok gençken temelde bir statü (ego) üzerinden bir içsel bir coşku yaratırken,aynı zamandada ruhunuzun anı paylaşma ve paylaşılanda zevk alma bölümünüde doyuruyordu.yemek ve sevişmek aslında daha başka şeylerdi!.sonra şunu farkediyordu insan,aslında çok lüks mekanda içilen neyse, herhangi bir yere oturup üç beş parça yiyecekle''berduşların''içtiğide aynı şey di.onlarda çok zevk alıyorlardı yaptıklarından!demekki önemli olan yaşadığın o anı hissetmekti,para sadece dekoru değiştiriyordu.ve ölüm gerçeğini bilmek,ve her tanık olduğun ölümde: eksik kalmış , tüketilmiş anlar görmek, bilinç altını tetikliyordu insanın sanırım.çünkü çok gençken:pervazsız ve asıl güzel olanı farketmez bir hoyratlık vardı.oysa filmde,elinde olanın gidebileceğinin korkusu ne kadar güzel yapmıştı küveti:)
mussano-SR, cevap yazmış
Yorum Puanı: 5.00, Tarih: 21.06.2008 15:01
not:burdaki gençlik ve yaşlılıkla anlatılmak istenen salt yaş değildir!..:)
weltem, cevap yazmış
Yorum Puanı: 5.00, Tarih: 06.07.2008 02:57
filmi izlemedim ama yorumları anlayabilmek yada hissedebilmek için çaba gösterdim.. iki sorum var :) birincisi: gerçek aşkı buldun mu jash? (bunu çok soyutlaştırarak sordum.. yani böyle hissettiğim dakikaların hepsinde böyle hissetmesini istersem hayatım aşksız geçmez mi? :) not:geçmez demelisin ki aşka inanmaya devam edebileyim ) ve yemek yemek ile sevişmek arasını güzel yapan şeyleri oluşturmakta kötüysek geriye ne kalır mussano :) (bu soruyu soranın çabuk duygusal tepkimelere uğrayan biri olarak cevap verilmesini istiyorum :) yani hem güzel hem kötü şeyleri yaz ki biraz anlamaya yorulsun zihnim :) )
mussano-SR, cevap yazmış
Yorum Puanı: 5.00, Tarih: 06.07.2008 09:38
sevgili weltem öncelikle sınır(da)larımı zorlayan tüm yorumlar bölümü yüzünden ilgimi azaltığım siteye dönmeme neden olan kışkırtıcı soruların için sana minnettarım:)film insanın varoluşu üzerine kurulu olduğu için,ve özellikle ölüm ve ölümsüzlüğü hem somut bir hal olarak, hemde jashın vurgu yaptığı mayaların inanışları üzerinden(ruhani ve soyut) farklı iki örnekle ortaya koyduğundan;tüm bu varoluşsal olguları anlatırkende: ölümsüzlük talebini , biri karşının talebi olmaksızın,diğeri karşının talebi ve vadedilen üzerine yola koyularak arayan farklı erkekler üzerinden aşkın farklı hissedişlerinide anlatıyor.dolayısıyla filmin bu kışkırtıcı tavrı kaçınılmaz bir biçimde insanın düşünce dünyasını tüm bu haller üzerinden tetikliyor,düşündürtüyor.yani kapsama alanı çok geniş:)ben sadece kendi açımdan filmin bir noktasına dökülebildim,düşündüğüm herşeyi yazmaya kalksam sınır(da)ları aşardım:)).senin soruna gelince,ben orda iki eylemin süreçlerinide kötü olarak tanımlamadım.sadece kendi açımdan daha iyiyi bulma sürecine (doğal)yol alışı ortaya koydum:)ama bunu daha açmak isterim, iyi ve kötü olanın yorumunu izleyiciye bırakarak:)
weltem, cevap yazmış
Yorum Puanı: 5.00, Tarih: 06.07.2008 20:13
ancak ve ancak ben hala sorumun tam cevabını alamadım :) yemek yemek ile sevişmek arasında yapılabilecek şeyleri (ki bazen bu ikisini bile yapmakta zorluk çekiyorsak )yapmakta kötüysek geriye ne kalır? hiç mi birçok şey mi :) yani en azından hala yemek yiyebildiğimize sevinip yetinmek mi gerekir yoksa çabalamak mı? ankara'dan istanbul'a ziyaretime gelen arkadaşım kedikadın ile hancock'a gittik, filmde gördüğüm tek şey aşktı ki o da yoktu aslında :) kedikadın kendisi mi söyledi yoksa bir yerden duyupta cover mı yaptı hala emin olamadığı bir cümle kurdu sohbetimiz sırasında.. "bazen görmek istediklerimizi görürüz,bazende görmek istemediklerimizi görmeyiz" bende bir şey ekliyorum bazende görmek istediklerimizi göremeyiz.. işte o zaman aynı filmi izleyip aynı duygulara dalış yapacak kişiler olmalı yanınızda,böylece birgün görebileceğinize dair içinizi rahatlatsınlar.. aynı filmden aynı hazzı aldığım "dostlarım" varlar ve saolsunlar :) aynı film yorumundan da aynı şeyleri hissedebildiklerim varmış onlarda saolsunlar :) zaman zaman aradakileri gerçekleştirmede kötüyüm kabul ediyorum ama birgün benim için! ayın üstüne kalp yapacak biri çıkacak :) (not:kedikadın anlar bu ayın üstündeki kalp meselesini :))
mussano-SR, cevap yazmış
Yorum Puanı: 5.00, Tarih: 06.07.2008 21:34
aslında sorunun cevabı sende var:))..bende tam onu kastetmek istiyorum ısrarla...bu öğrenilen ve önceliklerin sürekli yer değiştirerek geliştiği bir süreç..senin yaşından bakınca o anlamda bir ikilem ve cevapsızlık normal... ama sürekli sorgulayan ve merak eden tavır gelişimide sağlıyor..ve daha iyiye doğru sürüklüyor insanı...önemli olan denemeye cesaret edebilmek zaten...yani kedikadının ifade ettiği görmek istediklerimiz le ilgili süreçlerden geçerek pişiyoruz :))..bende onu anlatmaya çalıştım üç farklı yaş grubunu örnekleyerek...öğrenmenin tecrübeye ve yaşanmışlığa bağlı bir yol olduğunu anlatmak için:))...yani ay üzerine kalp benim anladığım türden bişeyse,merak etme çıkar,sendeki bu yürekli ve farkında tavır olduktan sonra:))
KediKadin, cevap yazmış
Yorum Puanı: 5.00, Tarih: 06.07.2008 23:04
yer yer katılıp, yer yer katılmadan seyrettiğim yorumlar zincirine (belki de en zayıf) bir halka eklemek istiyorum. evet, film gerçekten çok derin bir felsefeyi anlatmaya çalışmış. ama benim nazarımda, işte tam da bu noktada zoru başaramamış. izlediğime pişman oldummu, hayır; peki beğendimmi, yine hayır.. weltemciğim cumartesi günkü sohbetimizden örnek vermiş. ek d eyapmış, geliştirmiş :) ben bir açılım daha getirerek görmek istemediklerinizi görmemek sizi koruyabilecekken, görmek istediklerinizi görmek zaman içinde sizi hayal kırıklığına uğratabilir (bunu kendim söylediğimden eminim!:)) demeyi kendime görev biliyorum. fakat diğer insanlar ne derlerse desinler ve koşullar ne olursa olsun, her zaman kendi yaratılışımızın yatkın olduğu şeyleri göreceğiz. yani weltem sen ay'ın üzerinde kalbi göreceksin :) ve bu filmi izlemelisin. çünkü eminim çok beğeneceksin ve bir yorum yazacak olursan, filmi filmin kendisinden daha güzel yorumladığını düşündüğüm yorumlarından biri olacak bu.
KediKadin, cevap yazmış
Yorum Puanı: 5.00, Tarih: 06.07.2008 23:05
bunu da ayrıca yazmam gerekiyor: ben filmde 3 ayrı kişi olduğunu hiç düşünmedim.ya reenkarnasyona işaret edildiğini ya da aynı kişinin aynı trajik olayı 3 farklı zaman diliminde (geçmiş-bugün-gelecek) kendi içinde kesiştirerek hissettiğini düşündüm.(zamanın bükülebilir olduğuna inandığım için mantıksız gelmiyor).
mussano-SR, cevap yazmış
Yorum Puanı: 5.00, Tarih: 07.07.2008 07:33
eklenen zayıf bir halka değil,aksine ''hayat üzerine konuşulacak o kadar çok şeyi tetikliyorki film,aynı noktayı çok farklı açılardan ve nüanslarıyla sabaha kadar konuş''düşüncemi doğrulayan ve konuyu geliştiren önemli cümleler ... görmek istemediklerinizi görmemek sizi koruyabilecekken, görmek istediklerinizi görmek zaman içinde sizi hayal kırıklığına uğratabilir çok doğru bir tespit:bende buna bir açılim yapim:).bir başka yol daha imkan dahilindedir ki ,o da kendi farkındalığınızın gelişimiyle doğru orantılıdır. farkında olup,içgüdüsel bir kararla değilde bütün seçenekler içinden kendi en çok istedikleriniz doğrultusunda ve bilerek seçtiğinizin yolun risklerinide bilerek yürüyebilir bir olgunluğa geldiğinizde,hayal kırıklığı kavramınıda hayatınızdan usul usul uzaklaştırmaya başlarsınız...o zaman sonuçları kabullenirsiniz ,biliyordum ve oldu der,sorumluluğu üstlenip(tabi mızırdanmayıda ihmal etmeden:) , hayatınıza yeni (acı,tatlı)tatlar katıp tamam budura kadar yürüyebilirsiniz:)...ama şu kesin bir gerçek:kendi yaradılışımıza yatkın güzel şeyler görmek ve yaşamak için bazen dikenleri görüp yok saymak gerekiyor:))
weltem, cevap yazmış
Yorum Puanı: 5.00, Tarih: 07.07.2008 12:58
kedikadın umarım haklısındır ve senin düşündüğün şekilde yaratılmışımdır ve ay'ın üstündeki kalbi görebilirim.. mussano dikenleri görüp yok saymak pek bana göre davranış :) ama bazen haddinden fazla acıtırsalar kökünden bitiririm dikenin esas bitkisini :)

O... Çocukları hakkında 17.05.2008 09:49 sularında:

bu filme ilişkin yorumlarda önyargı unsuru tavan yapmış... bence, herşeyden önce bu isimin gerçekte ne anlam taşıdığını düşünmek gerek... özgü namal oyunculuğunu takdir ettiğim bir insan... onun bu isim ile ilgili yaptığı yorum, umarım isime tepki gösterenleri biraz olsun düşündürür;"bu kelime dizisi, belkide ilk defa gerçek anlamında, bu filmde kullanılmıştır..."... bence bunu biraz düşünelim...

Yeniden Sev Beni hakkında 30.04.2008 16:30 sularında:

kadın ve erkeğin "aşk"a bakış açısını friedrich nietzsche nin bu konu üzerine felsefesini doğrular biçimde yansıtan güzel bir film... nietzsche şöyle der:"bir şeyden hoşlanmaktan söz edilir, aslında doğrusu, bu şey aracılığıyla kendinden hoşlanmaktır". bu bir anlamda, şu demektir; insan aşık olduğunu zannettiği kişiden hoşlanmaz, aslında o kişiye karşı hissettiği duygudan hoşlanır... ayrıca, erkeğin ilişkide, oyunu sevdiğini, macerayı ve tehlikeyi sevdiğini dile getirirken, kadının bağlanmaktan hoşlandığını belirtir nietzsche. bu fikirlerin yansıması olan bir film bu. anlaşılması çaba gerektiren filmlerden hoşlanıyorsanız bu film size göre... eğer, yukarıda yazdıklarım, sizin için hiçbirşey ifade etmiyorsa, bu filmi izlemeyin...;)

Bakış Açısı hakkında 25.04.2008 13:50 sularında:

yorumlarını belirtmiş olan bir çok arkadaşın aksine, benim beklediğimin çok üzerinde bir filmdi bu... evet ucu açık bırakılmış bir kaç mevzu barındırıyor içinde... ama bu cevaplar, gümüş tepside bana sunulmuş olsaydı, bu kadar tatmin olmazdım sanırım... bu yanıtlanmamış soruları, olası cevaplarla tamamlamak mümkün... örneğin bir kaç arkadaş, filmi amerikan propagandası olarak nitelendirmiş... ilk başta bende de aynı etkiyi bırakmasına ragmen, sonrasında, amerikanın dış politikasını eleştiren bir çok unsur barındırmakta olduğunu farkettim... çok derin ve sinsi, global bir örgütün (ki böyle bir örgütün gerçekten var olduğuna inanıyorum), aralarında abd başkanının da bulunduğu maşaları kullanarak(bu filmdeki başkan maşa olduğunun farkında değil yanlız...onun günahını almayalım:)) , dünyanın dengeleriyle istedikleri şekilde oynadıkları gerçeğini çağrıştırdı bana...bu derin çağrışımların haricinde, sadece final sahnesi için bile izlenmesi gereken bir film...

Gruplar
Lost Sezon 4'ü ...