Bizim neslimiz Büyük Depresyon'u ya da Büyük Savaş'ı yaşamadı. Bizim savaşımız ruhsal bir savaş. Bizim depresyonumuz kendi hayatlarımız... Tyler Durden "Fight Club - Dövüs Klubü"
- Seviye
- Artist
- Toplam
Puan - 244,986
- Bu Hafta
Puanı - 0
- Toplam
Yorum - 603
- Ortalama
Yorum Puanı - 0
- Cinsiyeti
- Erkek
- Doğum Tarihi:
- 28/04/1986
- Üyelik Tarihi:
- 16/04/2009
- Son Giriş:
- 27/01/2012 19:13
Arkadaşları
Toplam 73 Arkadaşı var
Tüm Arkadaşları
Film Yorumları (346)
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- ...
- ›
- »
![]() |
Issız Adam Hakkında |
| 25 Haziran 2011, 13:08 | |
| Filmi izlemedim ama yinede gıcık kapmama yetti şu yorumun he:)).. Bıçak gibi yazmışsn... | |
![]() |
Adalet Peşinde Hakkında |
| 31 Mayıs 2010, 02:51 | |
| İntikam filmleri sinemada her zaman ilgi görmüştür.Çünkü öyle bir anlatılırki film, kötüyü oynayan karakter cezasını bulurken izleyenin içine bir ferahlık düşer.(Ohh iyi oldu nasıl olyomuş, gibisinden). Bir adamın çok sevdiği birileri öldürülür, mahkemeler hakedilen cezayı sistemdeki bazı eksiklikler yüzünden veremez ve mağdur kendi elleriyle adaleti sağlamaya çalışır,Bir nevi manuel adalet... Peki adalet için her yol mübahmıdır? Adalet sadece öldürerekmi sağlanır, adalet için katliam mı yapmak gerekir,bir ülkede yakını öldürülen her kişi manuel adalete başvursa, o ülke çokmu adaletli bir yer olur.Clyde Shelton karakterinin öldürdüğü kişilerin eşlerinin çocuklarının adaleti nasıl sağlanır. En basitinden bir ülkede gerçekten adalet isteyen,adalet için uğraşan savcılar,polisler,hakimler bu filmi izledikten sonra biraz kızmazlarmı. Bütün bunlar filmin içine düştüğü boşluklar, birde biraz abartıyı eklemek gerek bütün bunlara. Gelelim filmin çeken taraflarına; kurgu,işleyiş , akıcılık ve oyuncular.Özellikle Butler'in filmdeki o gizemli hali çok iyiydi,etkileyici bi oyunculuk olmuş onunki. Bunun dışında heyacanı başından sonuna kadar taze tutan bir film,her an bir merak söz konusu.Çok iyi bir aksiyon gizem ve intikam filmi olarak izlenir ama sorgulamaları yersiz ve başarısız... | |
![]() |
Paranormal Activity Hakkında |
| 22 Nisan 2010, 01:47 | |
| Her yönüyle klişe olan bu filmin tek sıradışı yanı, 15 bin dolarlık bir bütçeyle 100 milyon dolarlık bir gişe yapmasıdır heralde.O yüzden artık çok klişe olan,bu film çok klişe demiyecem:). Dağıtıcı firmalarmı desem yapımcılarmı yoksa başka birilerimi filmi pazarlama yönünden hem filmdeki oyunculardan hemde yönetmenden daha iyi bi performans gösterdiği kesin.Önce yönetmenden başlayalım: diyolaglar çok basit, çift arasındaki ilişki hiç gerçekçi değil, Oyuncular çok yapmacık onlarda gerçekçi değil.Gerilim filmi oyuncusu gerilimi vermek için önce kendisinin film çektiğini unutması lazım.Yani bizde izlerken gerilim sahnelerinde film izlediğimiz unutalım bir an için.Ama sanki bu çift biz film çekiyoruz diye bağırmış..Herşeye rağmen filmin güzel izlettiren taraflarıda yok değil.Herşeyden önce o musallat olan varlığımı desem hiç görememiz güzel. Çok korkmuştum en sonunda yüzü gözü kanlı bi kırmızı yaratık göstercekler diye:)) Daha çok sesleriyle korkutmaya çalışılmış.ama öyle ani ses yükselmeleri değil bu sefer çok şükür. Tıkırtılar, patırtılar ayak sesleri gibi..Bide sanki mesaj var gibi filmde. "Hey gidi hey siz geceleri mışıl mışıl uyurken etranızda neler oluyor neler diye"..Sonuç olarak film bazı insanları etkileyebilir,mesela benim gibi gece her gördüğü tıkırtıya kalkıp bakan.Hep şüphe halinde iseniz gerilim size bu filmle yakındır.Ama her tıkırtıya "kedidir kedi" diyorsanız pek etkisi olacağını sanmam...İyi seyirler.. | |
![]() |
Star Trek Hakkında |
| 20 Mart 2010, 02:43 | |
| Bugüne kadar kurgulanmış uzayın en meşhur gemisi, uzaydaki kötülerin korkulu rüyası Atılgan ve mürettebatının yeni heyacanları ve maceraları:)). Önyargı çoğu zaman yanlışa götürür evet ama şahsen söylemeliyimki filmi izlemeden önce kendimi bir dizi saçmalığa alıştırdığım için çok fazla şaşırmadm. Ama söylemek istediğim kesinlikle Star Trek'in kötü bir film olduğu değildir.Yıllar önce dizisiyle sevenlerini ekranlara bağlayan bu yapıt her türlü torpili hakediyor bana göre. Herşeyin en baştan kurgulanması güzel olmuş,mürettebat çaylak ve henüz öğrenme çabasında..İnatçı,deli dolu duygularıyla haraket eden genç bir kaptan, ve onun tam aksine duygusuz sakin tavizsiz bir uzay komutanı.İkisinin düşmanlığı ve aynı zamanda sıkı dostluğu.Film baştan sona sıkılmaya izin vermiyor fakat bikaç sahnesinde saçmalıklarla karşılayabilyosunuz,ama dediğim gibi bilimkurguda bunlara hazırlıklı olmak gerek.Bu filmin artılarının eksilerinden çok olduğu kesin, genç bir kadroyla çalışılması,zaten efsaneleşmiş olması, yönetmeni ve tabiki efektleri. Uzay,uçan uzay araçları, gezegenler,ışın silaharı, uzay kostümleri, uzay makyajları, bunları gerçek bir şekilde yansıtmak kolay değil tabiki ama görsel efektler kusursuz olduğu için hata bulmak zor filmde.Oscarda en iyi efekt dalında Avatarla yarışması bu film için şanssızlıktı diyebiliriz..Eğer daha önce bir bilimkurgu izleyip sevdiyseniz bu filmide mutlaka izleyin,bikaç soru işareti ve uydurmacaları aldırmaksızın filme hayran olabilirsiniz.. | |
![]() |
Kapışma Hakkında |
| 08 Mart 2010, 00:36 | |
| Kemikler kırılıyor,elmaslar çalınıyor..Filmin bu sloganı zaten olaylara ışık tutuyor biraz. Filmin içinde elmaslar,yasadışı b0ks maçları, çingeneler, gansterler, köpekler... Herşey var anlayacağınız. Guy Ritchie her zamanki gbi ufak bir kıvılcımla olayları başlatıp büyük bir yangına çevirmiş ve buda filmin büyüklüğüne vesile olmuş.Film değerli bir elmasın çalınışıyla başlıyor ve işler karışıyor karışıyor ve sonra aynı ustalıkla bu karmaşa çözülüyor.Bunu yaparkende sinemann birçok nimetini bize sunuyor. Öncelikle şöyle ki,film her ne kadar mizah ve komedi ağırlıklı olsada mafyanın acımasız oluşunu göstermekten hiç taviz vermiyor.Filmin İkinci artısı; doğal olarak filmde her koldan olaylar geliştikçe karakter fazlalığı oluyor ve burda bir karmaşa olmaması için her karaktere ifade yüklenebilecek lakaplar bulunmuş,Çingene Mickey,Dört patmak Franky gibi.Yani hem gelişen olaylarıyla hemde karakteriyle izleyici tam bir suç labirentine sokuyor film ve hiç kaybetmeden tekrar dışarı çıkarıyor. Havada kalan hiç bi durum ya da cevapsız kalan hiçbir soru yok.Sanki gerçek hayatın bir kesintisi gibi,tesadüflerle dolu bir kesintisi gibi..Söylenebilecek en güzel şey bu filmi izlememek büyük kayıp, daha doğrusu Guy Ritchie filmlerini izlememek büyük kayıp,tarzının dışına çıkmadığı sürece tabi. Açıkçası bende bağımlılık yaptı moral bozukluğu olduğu zamanlar Guy Ritchie filmlerine ihtiyaç duyuyorum.Tarzınız yada değil bu filmi izleyin...geçde olsa! | |
Duvar (8)
Duvara Yaz
-
-
09 Ocak 2011, 14:38EĞER...!!!!O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,arkalarında doldurulmasımümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,en güzel yerde başlatılsaydı eğer.Utanılacak bir şey değildir ağlamak,yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğerYüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,çalınan birinin kalbiyse eğer.Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,öylesine delice bakmasalardı eğer.Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki dekalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,kulağına okunacak biri olsaydı eğer.İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden failidir' denmeseydi eğer.Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.Issızlığa teslim olmazdı sahiller,Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,ya canım ellerini tutmak isterse...Evet Sevgili,Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!!
-
-
25 Aralık 2009, 21:47Kutlu olsun doğum günün, kötülükler uzak olsun Mutlu ol ömrünce, üzülmeler sana yasak olsun Kalbin kırılmasında, üzerinde kir pasak olsun Sen üzülme sakın, üzülmelerim sana feda olsun İyiki doğdun, iyiki vermiş yaradan seni bizlere Yıldırım gibi çaktın, güneş gibi açtın üstümüze Söz oldun, mani oldun, saz oldun bestemize KUTLU OLSUN DOĞUM GÜNÜN NİCE MUTLU SENELERE...
İzlediği film bulunmuyor.
İzlediği dizi bulunmuyor.
Favori karakteri bulunmuyor.




















