KrisMell
Why do I fall in love with every woman I see who shows me the least bit of attention?
O bir
Artist
Arkadaşları
Toplam 531 Arkadaşı var
Tüm Arkadaşları
Film Yorumları (210)
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- ...
- ›
- »
![]() |
Konuş Onunla Hakkında |
| 25 Mayıs 2011, 21:33 | |
| Konuşmak, bir insan hayatı için nasıl bu kadar değerli olabilirdi?.. Filmin sonunu izleyene kadar belki de ben de bir Marco'ydum.. En beğendiğim yerlerden biri, başlangıcıydı filmin. Daha iyi bir fikir olamazdı. Bütündeki hüznü yansıtmada birebirdi.. Diğer yandan filmdeki sorunlar insanı içine çekmekle kalmıyor, onlar hakkında kafa da yorduruyordu. Suçluluk-suçsuzluk, en büyük çatışmaydı bana göre. Bazen kafam filmin yansıtmak istediği noktalardan başka düşüncelere, karşı çıkış şekillerine kaymadı da değil. İşte Almodóvar'ın yalnızca burada biraz eksik kaldığını düşünüyorum; fazlasıyla ağır ilerlemişti film. (Amores Perros ve tarzı gibi filmlerden Hable Con Ella, tamam ama artık ben ağır ilerleyen bir film izlediğimi bilerek, ağır ilerlemediğine şaşırmak istiyorum.) Ayrıca filmde anlatılan bir sessiz sinemaya bayıldığımı söyleyebilirim. Hatta filmin en beğendiğimin yanının o kareler olduğunu söyleyebilirim.. Her ne kadar filmden uzak olsa da, hüzünle bağdaşıyor en azından. Ve müzikler.. Muazzamlardı, bir sanat filmine en iyi biçimde yakışacak, akla kazınacak türdendi.. Dediğim gibi, filmin sonlarında yaşanan bir olaydan dolayı sesli bir şekilde şunu söyletti bana bu yapım: Konuş, konuşmalısın kaybetmek istemiyorsan. Puanım 7,5/10.. Iyi seyirler.. | |
![]() |
Persepolis Hakkında |
| 23 Mayıs 2011, 01:08 | |
| Beni yanlış anlamış olmanıza üzüldüm. Cümlemde hiçbir şekilde Iran'la bağdaştırma geçmiyor. ''Böyle gidecek olursa eğer, sen de başla ağlamaya haline Türkiye.. Hem de şimdiden.'' Kendimce bir eleştiri yaptım, ülkede yasaklanan ve yapılan birçok haksızlığaydı benim sitemim. Her ne kadar seçimle Islam Cumhuriyeti'ni seçseler de birçoğunun kapanmak istemediğini ve yasalarının bir kısmına karşı olduklarını biliyoruz. Yapılan haksızlıklar ve yasaklanan birçok getiri var bununla beraber.. Alakayı burdan kurabiliriz, teşekkürler. | |
![]() |
Persepolis Hakkında |
| 19 Mayıs 2011, 20:23 | |
| DEVRIM / Güncel Türkçe Sözlük a. 1. Belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik. 2. İhtilal: Fransız devrimi. 3. esk. İnkılap. 4. esk. Çevrilme, katlanma, bükülme. Şah'a baş kaldırmayla birlikte gelen devrim; birkaç örümcek kafalı(yer yer cehaletten çok sivrizekalılıkla eş anlamlı olabiliyor bu kavram bende) denebilecek kadar iğrenç düşüncelere sahip insanlar yüzünden, yönetimin saçmasapan boyutlara ulaşmasıyla parçalara ayrılmıştır. (Spoiler verdiğim de yok hani, Iran tarihinden bahsediyoruz şurada.) Küçük Marjane'le başladık, Marjane Satrapi'yle de son bulduk. Başlarda aklımda sürekli, kişilik gelişiminde ya da 'gelişemeyişinde' belirli bir yaşa kadar tek faktörün ebeveynlerin olduğu vardı. Marjane bu gerçekle birlikte, belirli bir yaştan sonra tarafını seçerek ailesinin yanında ayakta durmaya çalıştı. Yaşadığı süreç kimi zaman beni ağlattı, kimi zaman sinirlendirdi, kimi zaman gülümsetti.. Batının, filmi doğuyu aşağılamak amacıyla yaptığını düşünenler içinse filmdeki birçok repliğin batının da aleyhine olduğunu söylüyorum yalnızca. Mizahi unsurlarla süslenmeseydi şahsen oturup saatlerce ağlardım diye düşünüyorum. Kaldıramazdım filmi; gerçekçiliğin alası bile bu haldeyse, o türlüsünü hiç kaldıramazdım hem de. Harikulade bi şeydi, bambaşkaydı ve her zaman çok özel bir yeri olacak bende Persepolis'in. "Tek başına imparator olmak varken neden Cumhuriyet kurasın ki? Petrolü bize ver, biz de senin için gerekeni yapalım." O zamanki Ingiltere, bu zamanki Ame.. Neyse. Böyle gidecek olursa eğer, sen de başla ağlamaya haline Türkiye.. Hem de şimdiden. Puanım 9,0/10.. Iyi seyirler.. | |
![]() |
Dövüşçü Hakkında |
| 18 Mayıs 2011, 13:26 | |
| Akademiden sonra izlemek kötüydü ama Christian Bale'in Oscar'ı kafamda daha iyi şekillendi şimdi. Çoğunluğun 'başında sıkılsam da..' gibi yorumlarını çok okudum, bense öyle diyemiyor, baştan sona film beni oturduğum yerden kaldıramadı diyorum. Bale, belki de 'vay be, oyunculuklarıyla muhteşem bir film olmuş' dememe çok büyük bir etken olsa da, Mark Wahlberg küçümsenmeyecek kadar harikaydı. Her zamanki gibi onun hakkında düşündüğüm tek olumsuz şeyi aklıma getirmezsem tabii. Wahlberg'in gayet heyecansız, renksiz, duygusuz oynaması ve sanki iyi bir şey yapıyormuş gibi 'ne yaptığımın farkındayım' tarzı mimikleri beni sinirlendiriyor. Biraz daha samimi olsaydı kesinlikle daha iyi olurdu. Alice'eyse daha iyi biri bulunamazdı ama.. Aldığı ödül adına yapılan 'En Iyi Yardımcı Kadın Oyuncu + En Kötü Konuşma = Melissa Leo' alıntısına katılmadan edemiyorum. Geneliyle çok iyi bir film olduğunu düşünüyorum.. Hatta beklediğimden de iyiydi. Puanım 7,9/10.. Iyi seyirler.. | |
![]() |
Brokeback Dağı Hakkında |
| 11 Mayıs 2011, 17:07 | |
| Uzun zamandır izlemek istediğim bir filmdi Brokeback Mountain. Ama ne yazık ki geç kalmışım.. Öyle zor ki konu itibariyle, yapılacak tek bir yanlış filmi bitirebilirdi. Bu noktada yönetmeni tebrik etmek lazım, pamuk ipliğinde yürümüş. Hatta koşmuş da denebilir.. (Eğer eşcinsel olmayanlar bile ağlayarak izledim diyorsa zaten adam bi şeyleri çok doğru yapmıştır, bu da var tabii.) Brokeback Dağı'nın filmdeki kişiler için ayrı yer taşıması ve orada yaşanan olaylar, beni duygulandırmaya fazlasıyla yetti. Filmdeki ilişkiler bi süre sonra öyle netlik kazanıyordu ki, o zamandan sonra 'şöyle olsun, böyle olsun'lara bile geçtim. Zaman zaman bir kadın ve bir erkeğin bile böyle yoğun şeyler yaşamadığını da düşündürttü film bana. Tek şaşırmadığım şey Jake Gyllenhaal'un oyunculuğuydu.. Bu adam olduğu yeri fazlasıyla hakediyor! Heath Ledger'sa beni oldukça şaşırttı, adeta büyüledi ortaya koyduklarıyla.. Çoğunluk filmin adı geçince kendini bilmezce, aşağılayarak 'eşcinsel filmi' diyor ya; hayır, bu bir eşcinsel filmi değildi, bu bir 'AŞK FİLMİ' idi. Puanım 7,0/10.. Iyi seyirler.. | |
İzlediği film bulunmuyor.
İzlediği dizi bulunmuyor.




















