amenofis
ağaca tüneyen baron, ikiye bölünen vikont, varolmayan şövalye...okunulası...
O bir
Profesyonel
" Sinema öyle bir keşiftir ki, bir gün gelecek, barutun, elektriğin ve kıtaların keşfinden çok dünya medeniyetinin veçhesini değiştireceği görülecektir. Sinema, dünyanın en uzak köşelerinde oturan insanların birbirlerini sevmelerini, tanımalarını tem
- Seviye
- Profesyonel
- Toplam
Puan - 132,425
- Bu Hafta
Puanı - 0
- Toplam
Yorum - 136
- Ortalama
Yorum Puanı - 0
- Cinsiyeti
- Kadın
- Doğum Tarihi:
- 13/12/1988
- Üyelik Tarihi:
- 03/03/2008
- Son Giriş:
- 23/02/2009 12:31
Arkadaşları
Toplam 156 Arkadaşı var
Tüm Arkadaşları
Film Yorumları (99)
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- ...
- ›
- »
![]() |
Rashomon Hakkında |
| 20 Ocak 2010, 11:08 | |
| izlemene vesile olmak gerçekten güzel bir duygu =) | |
![]() |
Année Dernière à Marienbad, L\' Hakkında |
| 19 Ocak 2010, 23:09 | |
| "Resnais bizimle dalga mı geçiyor kuzum" şeklinde bir söylemin filmi izleyen büyük çoğunluk tarafından sarfedil(-eceği)diği, mekan, zaman, kostüm, fon ve akla gelebilecek her türlü sahne aracının film boyunca sürekli değiştiği, siz parçaları birleştirmekle uğraşırken, sonunun(?) geldiği bulmaca tadında bir film. Gerçi Resnais diyince "bulmaca" kelimesi de pek yabancı gelmiyor. (bkz:hiroshima mon amour) Barok tarzda süslemelerine hayran kaldığım, biraz da gerçeküstü yapıya sahip olan bir şato-otelin koridorlarında uzunca bir çekimle başlayan film, filmin kolay olmadığını en baştan anlatıyor aslında. Filmdeki ana karakterlerin isimlerini hiç bir zaman öğrenememiş olmamız da cabası. Bir adam çıkar gelir ve bir kadına gecen sene karşılaşmıştık der, hatta sevgili olduklarını bile söyler, hatta kaçma planları yaptıklarını bile... Ama kadın bunları hatırlamaz, üstelik bir de sevgilisi vardır, ancak o adama da uzak duramaz. böyle bir karmaşık hikaye çerçevesinde esas can alıcı noktalar ise kurgu ve oyuncuların hareketleridir. sahnelerde fonlar arda arda değişir ama oyuncular aynı şekilde devam eder, oyuncuların gölgesi varken nesnelerin gölgesi yoktur, bazen durduk yere oyuncular hareketsizleşir, bazen de garip garip hareketler yaparlar... Bu tarz garipliklerin yoğun olduğu ve yoğun eleştirilere maruz kalan (bkz:tüm zamanların en kötü 50 filmi kitabı) bu film tarafımca beğenilmiştir, tavsiye de edilir. Değişiklik adına... | |
![]() |
Naklen Ölüm Hakkında |
| 25 Eylül 2009, 14:31 | |
| filmin genel dokusuna bir zararı olmasa da anlayamadığım bir konu var; insanların gözlerine kamera yerleştirecek bir teknolojide, ki bu anında hem sesi hem de görüntüyü ileten eş zamanlı bir kamera, Kamera gözlü Roddy hapse girdiğinde neden ankesörlü telefonu kullanıp vincent'a haber veriyor? yani olduğu yerde ben hapisteyim dese zaten duyacaklar kaldı ki, hapisaneye girerken etrafın görünmesine değinmiyorum bile:) böyle bir filmde böylesine bir film hatası mümkün mü? yoksa benim kaçırdığım bir nokta mı var? | |
![]() |
Naklen Ölüm Hakkında |
| 25 Eylül 2009, 13:38 | |
| Death Watch, o bildiğimiz renkli, aksiyon dolu, üstün yetenekli kahramanları olan ve garip yaratıklardan dünyamızı kurtarmaya çalışan bilimkurgu filmlerinden çok farklı bir bilimkurgu filmi. O kadar farklı ki bir müddet sonra filmin ana karakterlerinden kamera gözlü roddy bize normal bir insanmış gibi görünmeye başlıyor. belki de bunun nedeni günümüzde bireysel her şeyin ortadan kalkmasına neden olan medya araçlarının hayatımıza çok yoğun bir şekilde girmesi ve bir nebze de olsa hareketlerimizi sınırlamasıdır. günümüzde belki hala gözünde kamera olan insanlar yok (belki de vardır kim bilir!) ama reyting uğruna kafayı sıyırma noktasına gelmiş "televizyon" bizlere birer kamera rolü biçiyor. hergün onlarca insanın özelinden haberdar oluyoruz, üstümüze vazife olmadığı halde ahkam kesiyoruz ve bizi hiç ilgilendirmediği halde hayat-memat meselesi haline getirebiliyoruz. bu filmdeki olayın birebir aynısı olarak ülkemizde de biri bizi gözetliyor şekinde yayınlanan Big Brother yarışmasını örnek verebiliriz. öyle ki bundan 6-7 ay önce ingiltere'de yayınlanan Big Brother yarışmasındaki bir kadın yarışma sırasında kanser olduğunu öğrenmiş ve tedavi olmaya başlamıştı. iki çocuk annesi olan bu kadın çocuklarının geleceğini garanti altına almak için önce düğün görüntülerini sonra da ölüm anının görüntülerini sattı. bunun etik olmadığını bildiğini ancak çocuklarının geleceği için buna mecbur olduğunu belirtmişti. bunun üzerine de bir internet sitesi bu kadının ne zaman öleceğini tahmin edene ödüller vereceğini söylemişti, görüntüleri yayınlayan tv kanalının ise keyfine diyecek yok, ne de olsa her şey reyting için!!! mutlaka izlenmesi gereken bir film. filmle ilgili özette yazandan daha fazla bir şey söylemem pek yerinde olmaz. ama şunu belirtmeliyim ki bu filmdeki roddy ya da vincent karakterinden daha farklı kişiler değiliz. farklı kişiler haline gelebilmek de yakın bir zamanda mümkün görünmüyor malesef. | |
![]() |
Mulholland Çıkmazı Hakkında |
| 08 Temmuz 2009, 23:56 | |
| Elvis daha da kasılmak istersen sana şiddetle "eraserhead"i tavsiye ederim... gerçekten çok ilginç, çok rahatsız edici ama bir o kadar güzel(?) film, güzel mi? evet evet güzel;) | |
Duvar (6)
Duvara Yaz
-
-
21 Haziran 2009, 10:57Aynı şeyleri yazmaktan pek hoşlanmasam da "audrey" için söylenebilecek pek farklı bir şey yok aslında; yine tekrarlamak gerekirse, sitede bulunan nadir kaliteli yorumculardan. Gerçekten gerek favori filmlerin olsun gerekse filmlere yaptığın yorumlar olsun, hepsi izlenmeye ve okunmaya değer. Tim Burton hayranı olman ise benim seni koşulsuz takip etmemi ve sevmemi sağlıyor. NOT/ yazdıklarım garip olmuş ama güzel bir şey söylemeye çalıştım ;)
-
-
17 Haziran 2009, 15:33"boş zamanlarınızda sinemayla dinlenin" yazmışsın ama bence sinema boş zamanlarda gidilecek bir yer değildir. sinemaya gitmek için ayrıca vakit ayrılmalıdır:) ama yine de kötü niyetle söylemediğini biliyorum ve dinlenme konusunda kesinlikle katılıyorum:))) NOT/ Çıkıntılık olsun diye söylemedim;)
İzlediği film bulunmuyor.
İzlediği dizi bulunmuyor.
Favori sinema salonu bulunmuyor.
Favori karakteri bulunmuyor.
















