Alice in Wonderland hakkında 21.05.2008 21:44 sularında:
alice rolünü johnny depp oynarsa şaşırmam demiştim daha onceden ve korkarım ya da korkmam umarım oynayacakmış. tabi filmle ilgili çok sınırlı bilgi var elimizde ama söylentiler oldukça fazla. merakla bekliyorum. johnny depp, adamım her rol yakışıo sana oyna anasını satayım oyna.
Public Enemies hakkında 21.05.2008 20:49 sularında:
bu film eminim ki muhteşem bir film olacak ve johnny depp muhteşem oyunculuğunu her zamanki gibi konuşturacak. depp, ekonomik bunalım çağının en dehşet verici suçlusu olarak dikkat çeken acımasız banka soyguncusu, tartışmalı kahraman john dillinger'ı canlandıracak. johnny depp'i kötü rollerde görmek sık rastladığımız bir şey olmasa da ona kötü olmak bile çok yakışıyor. ancak bir problem var ki sinema tarihinin pek yıkamadığı bir sorun, yani kötüler kaybeder paradigması. gerçi filmin baş kahramanı dillenger'ın hayatını bilmiyorum ama johnny depp bu filmin sonunda ölürse gerçekten çok üzülürüm. ama bazı durumlar vardır ki sweeney todd'da olduğu gibi ölümden başka çare yoktur ve o olay bile yani ölüm o filmi muhteşem kılar. bu arada depp'in bu filmdeki imajına bayıldım, adama her türlü saç, her türlü giyim şekli ve gerek bıyık-sakal gerek tıraşlı olma hali yakışıyor ya. uzun lafın kısası dört gözle beklediğim bir film ve vizyona girmesine daha çok var:(((
Sevginin Gücü hakkında 02.05.2008 23:29 sularında:
nerden başlasam yazmaya, bir yerden başlasam da acaba duygularımı yeterince kelimelere aktarabilir miyim bilemiyorum doğrusu. jean reno ve gary oldman, iki muhteşem oyuncu, yine izledikten sonra kendimize gelemiyeceğimiz oyunculuklarını her zamanki gibi konuşturmuşlar. bu filmde yeri geliyor gülüyoruz yeri geliyor ağlamak istiyoruz ama bu istek boğazımıza düğümlenmekle kalıyor, filmin harika atmosferi ağlamamıza engel oluyor. bir filmde müziğin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlamış oluyoruz. ve tabiki filmin unutulmaz olmasını sağlayan diğer önemli isim luc besson. kendi yazdığı muhteşem bir senaryoyu muhteşem bir şekilde perdeye aktarmak bir yönetmen için en muhteşem şeydir bence. izlenmesi gereken ve koleksiyoncuların arşivinde mutlaka bulunması gereken süper bir film.
Mevlana Celaleddin-i Rumi: Aşkın Dansı hakkında 30.04.2008 23:14 sularında:
filmi izlemedim, bir filmi izlemeden de yorum yapmaktan nefret ederim ama resimlerine baktığım kadarıyla bastan savma bir işe benziyor. yani madem uğraştınız o kadar, özcan denizin sakal uzatması çok mu zordu ya. takma sakal hiç olmamış. film kadar afiş de önemlidir ve gözü tırmalayan unsurlar bir afişte olmamalıdır, filmin izlenme oranını düşürür. ayrıca oyuncu secimleri de çok kötü olmuş. biz niye yıkamıyoruz türk filmleri üzerindeki olumsuzluğu anlayamıyorum. her gecen gun türk sinemasının gelişmesi gerekirken, bunun geriye doğru gitmesi beni gercekten cok endişelendiriyor.
Tanrının Vadisinde hakkında 30.04.2008 15:45 sularında:
amerika-ırak savaşını tüm rezillikleriyle ortaya koyan, amerikalı bir insanın bile artık nasıl kendi özünden nefret ettiğini gösteren gerçekci bir film. filmin başında hank'ın( tommy lee jones)büyük bir özenle amerikan bayrağını düzeltmesi, yasananlar sonucunda da düzgün bayrağı çıkarıp eski püskü bayrağı ters bir şekilde asması herşeyi anlatıyor aslında. bir bayrağın ters asılması o ulusun yardıma ihtiyacı olduğu anlamına geliyormuş. bu yardıma en çok bugün çok güçlü gibi gözüken amerikanın ihtiyacı olduğunu gözler önüne seren etkileyici bir dram.