9,90 YTL hakkında 30.08.2008 20:43 sularında:
gayet beğendiğimi söyleyerek başlayabilirim.. hani bazı müstehcen sahneleri olmasa, o zaman okullarda "medya okur yazarlığı" derslerinde bile kullanılabileceğini söylerdim :)) aslında sadece reklam dünyasını değil, bence tüm iş yaşantısına dair mesajları var .. octave'nin bazı toplantılarda falan aklından geçirdiği düşünceleri sanırım iş hayatının içindeki herkes zaman zaman geçiriyordur içinden :))) kaldı ki, sadece reklam ve reklamcıların dünyasına yönelik olarak bile düşünsek, reklamın hayatımıza girmediği bir durum var mı yaşantılarımızda zaten ? :)velhasıl herkesi ilgilendiren yönleri var ...ayrıca gerçekten çok komik sahneler var..mesela "lahana turşusu" reklamı çekiminde kendinden geçmiş olan fotografçıya yapılan ikaz, ya da "kendisinden hamile kalan sevgilisine tüm dünya erkeklerinin söyleyebileceği sözler" gibi :))) vb.vb.. oyunculuklar da cidden çok iyi... filmi beğenip beğenmeyeceğiniz konusunda şöyle bir tiyo da verebilirim: kısa süre önce vizyonda izlediğimiz ve yine bir fransız filmi olan "karanlığın gölgesinde" adlı filmi izleyip beğendiyseniz, bu filmi de kesin beğeneceksinizdir..konu olarak değil elbette ama genel tarz olarak, görsel olarak çok benzerlikler var ; izleyenler anlayacak ne demek istediğimi... bir de filmin hoşluklarından biri de , 2 ayrı "olası" final hazırlanıp, hangisini seçeceğimizi tercih etmeyi bizlere bırakmışlar :) iyi de yapmışlar , çünki ilk final çok trajik , ikinci final ise hafif kalmış biraz..yani bunlardan birini "kesin final" olarak verselerdi iyi olmazdı.. şimdi, isteyen seçsin:) hatta bir üçüncü alternatif bile olsa daha iyi gidermiş:) aslında bu tarz bir filme çok uygun bir final hazırlamak da pek de kolay değil doğrusu..ortada epey sıradışı bir karakter var çünki.. 2 alternatif final , epeyce kurtarmış durumu.. ayrıca bir de filmde sanırım, bazı müstehcen sahneler oluşu da eleştiri alabilmekte...fakat bu sahneler filme bir yama gibi eklenmiş olmayıp, bence karakterin uçukluğunu ve ruh halini iyi ifade edebilmek için gerekli olduğundan konmuş..bu nedenle bunu çok fazla yadırgayamayacağım.. filme 10 üzerinden 8 civarı diyorum. anccaak, filmin ismini afişlere "9,90 ytl" olarak yazanları , hadi 9,99 'u neyse de bir yabancı filmde "ytl" ibaresini kullananları sınıfta bırakıyorum elbette :)))
Mamma Mia hakkında 28.07.2008 20:29 sularında:
çook keyifli... üstelik hem gençlere, hem de orta yaşa hitapedebilecek bir konusu ve eğlencesi var :) kızın babasının kim çıkacağını epey merak etmiştim..yani polisiye filmlerde katilin kim çıkacağını bile nerdeyse bu kadar merak etmiyorum :))) tabiiki kimin çıktığını söylemiycem ; ama kim çıkması ya da kim çıkmaması gerekiyorsa öyle oldu :))) defalarca oscar adayı olup , 2 kez de alan meryl streep için zaten birşey söylemeye gerek bile yok, fakat diğer oyunculuklar da süper.. şarkılar -danslar hepsi muhteşem..
Yalnız Kalpler hakkında 23.07.2008 14:19 sularında:
filmin en ilginç yanı, konusunun 1940'lı yıllarda amerikada yaşanan olaydan alınmış olması.. ayrıca olayı soruşturan dedektiflerden biri, yönetmenin büyükbabasıymış..konuyu işleyiş ve yaklaşım açısından olumlu ve ilginç bir durum tabi bu da..kişi ve yer isimleri, tarihler de birebir.. para için yapılabilen insanlıkdışı olaylar sadece günümüze mahsus değil yani.. üstelik bu kez, işin içinde "yalnız" kalmış kadınlar ve ilaveten de hastalıklı bir aşk ilişkisi var... bilhassa varlıklı kadınlar filmi izlesin ki, kendilerine abartılı bir duygusallıkla yaklaşan erkeklere para ve mal varlıklarından pek bahsetmemeleri gerektiğini farketsinler :) tabi aynı şey erkekler için de geçerli:) hatta para ve çıkar için yapıldığını duyduğumuz bir çok vahşet geldi de aklıma şu anda ... en iyisi bu zamanda hiç kimse, kimseye mal beyanında bulunmasa daha iyi..parayla imanın kimde olduğunu allah bilsin , yeter :) bu filmi izledikten sonra benzer şeyleri düşüneceksiniz muhtemelen...
21 hakkında 18.06.2008 20:00 sularında:
filmi izledikten sonra, 21 oynamayı ve kağıt saymayı öğrenesim geldi :))) eğitmenin kevin space olması da etkili bunda tabi :)) 2 saatlik bir film ama vaktin nasıl geçtiğini hiç anlamadım..çok ilginç bir gerçek olaydan alınan bir senaryo var, başarılı genç oyuncular var, kevin space gibi bir oyuncu var, heyecan var , ışıltılı vegas görüntüleri var, yaşama dair mesajlar da var...daha ne olsun :) filmin son sahnesi itibariyle de sanırım benim gibi yüzünüzde bir gülümsemeyle çıkacaksınız salondan muhtemelen..
88 Dakika hakkında 13.06.2008 12:34 sularında:
al pacino'nun varlığı haricinde hiçbir özelliği ve güzelliği olmayan bir film.. al pacino hayranıyım ve gerilim- polisiye türünü sevmeyen biri de değilim fakat bu filmde bir gerilme ya da heyecan duygusu hissetmediğim gibi , katilin kim çıkacağını bile merak etmedim :)) vahşice öldürülmüş birkaç kadın cesedi, bir psikopat ve muhtelif şüpheliler gibi unsurlar, heyecanlı-etkileyici bir gerilim filmi yapmaya yetmiyormuş demekki... bir film ya heyecanlı olmalı, ya güzel bir konusu-mesajı olmalı, ya bir bakış açısı yansıtmalı, ya da etkileyici görsellikleri olmalı vb.vb.. bu filmde bunların hiçbiri yok.. al pacino gibi bir efsane oyuncuyu böyle bir filmde görmeyi arzu etmezdim..kabul ediyorum ki, 70 yaşında bir oyuncunun başrolde olacağı senaryo seçenekleri fazla değildir; ama böyle bir filmde başrol oynamasındansa , kaliteli- temalı bir yapımda kısa süreli bir karakter rolü bile ona daha çok yakışır..