bodakedi
KPK En Çalışkan Blog adayı... Oy Vermek için... http://bumerang.hurriyet.com.tr/bumerang-odulleri/28407.htm
O bir
Jön
Arkadaşları
Toplam 168 Arkadaşı var
Tüm Arkadaşları
Film Yorumları (95)
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- ...
- ›
- »
![]() |
Adını Sen Koy Hakkında |
| 02 Haziran 2010, 17:34 | |
| Türk Edebiyatının üretken kalemlerinden Tuna Kiremitçi’nin yazıp yönettiği ve şirketi tarafından yapılmamış olanı, bakılmamış olanı gösteriyor düsturuyla pazarlanan romantik dram gösterime girdiğinde hayli ilgi görmüş, arada kalmış bir aşk’ı anlatarak özellikle kadın izleyicileri etkilemişti. “Aşk hikâyelerinde hep kadınlar anlatıldı. Acı çeken, haksızlığa uğrayan, üzülen onlar oldu. Erkeklere de tabii bağlanmaktan korkan, kalp kıran, aşka inanmayan adam rolleri düştü. Acaba gerçekten öyle mi? Erkekler gerçekten de filmlerdeki kadar duyarsız ve zalim mı? Adını Sen Koy, işte aşkın bu az anlatılmış kısmına, yani erkeklerin dünyasına bakıyor. Aşkın o dünyaya nasıl yansıdığından, hayatı ve dostlukları nasıl etkilediğinden bahsediyor. Devasa dekorlar yok. Özel efektler yok. Patlayan tabancalar ya da buzdağına çarpan transatlantikler yok... İki erkeğin dostluğu, bir ağabeyle kardeşin hüzünlü öyküsü ve hepsinin hayatını değiştiren güzel bir kız var. Madem ki aşk herkesin gerçek kişiliğini yansıtan bir ayna, o zaman gelin bu aynayı erkeklere tutalım. Oraya yansıyacak şeyler sizi şaşırtabilir.” Belki yazıda bu kadar güzel duran, anlatılsa yada kitap olsa keyifle okunabilecek bir öykü sunuyor Adını Sen Koy… Ama… Amaları bol bir film olmaktan da kaçamıyor elbette… Kiremitçi’nin fonda Eskişehir manzaraları elbette çok iyi. Oluşturduğu karakterlerde, onları oynayan oyuncular da… Eşleşmeler de gayet yerinde… Ama anlatılan öykü hayli klişe… Tipik bir arkadaşımın aşkısın hikayesini karakterleri daha özgün yaratarak sunmuş Kiremitçi. İçine kapanık bir ıssız adam Ilgaz, dışına fazla açılmış abisi Harun… Evlenme arifesindeki Can ve Aybige… Can’ın nikah şahidi olması teklifiyle ülkeye ve şehre dönüş yapan Ilgaz’ın daha resimlerden aşık olduğu Aybige ile yaşayacağı sessiz aşk, dillendirilmeyen ama Aybige tarafından verilen karşılık üzerinde duruyor film… Ilgaz’ın yaptığı seçimi anlatıp trene binip yol alıyor... Aşk’ın, tutkuyla bağlılığın insana neler yaptıracağını bilen bizler ise Ilgaz’ın sessiz çığlıklarına şahit oluyoruz… Seçiminin yanlışlığı üzerine ensesine bir tokat atmak üzere aportta bekliyoruz ama nafile… Sessiz sedasız binip uzaklaşıyor öyküden Ilgaz… Sinemamızın romantik film, aşk filmi yapma hevesi yeniden özellikle Issız Adam sonrası patlama yapmışken, tuhaf bir deneme olarak kalıyor Adını Sen Koy… Selvi Boylum Al Yazmalım’larla, Vesikalı Yarim’lerle, Sevmek Zamanı ile büyümüş bizler, bu sessizliği kırmak istiyoruz… Ama yeni nesil ne düşünür bilinmez… | |
![]() |
Aşkla Randevu Hakkında |
| 27 Mayıs 2010, 16:40 | |
| İnternetten randevulaşma üzerine “Mesajınız Var”dan daha gerçekçi ve daha sevimli bir örnek “Aşkla Randevu”… Kimyaları uymuş John Cusack, Diane Lane ikilisinden Gary David Goldberg’in yönettiği 2005 yapımı bir roman uyarlaması… “Bir anda sevmeyi bıraktı” diyerek tanımladığı evliliği biten ve şaşkın bir şekilde ortada kalan orta yaş kadını ile idealist, tutkulu ve hareketli bir adamı bir araya getiren film, karakterlerinin sevimliliğiyle ön plana çıkıyor daha çok. Elinizi uzattığınızda dokunabileceğiniz kadar gerçek olan iki karakterin izinde internet randevulaşmaları, karısını kaybeden yaşlı bir adamın unutma maceraları, erkeklerin hep genç kadın istekleri bir bir geçiyor önünüzden… El yapımı, dokununca hissedilebilir bir kayık yapan adamla, Pazar tatilinde sarılıp yatacağı, hissedeceği birini arayan kadının bir araya geliş öyküsü… Ama tabii tek seferde ve kolayca değil… Yargılar ve pişmanlıklarla… Daha çok kadınları anlatıyor “Must Love Dogs”… Dolly’nin özetlediği gibi, her sitede farklı bir profilde, yaşta sadece istediğini almaya aradığını bulmaya odaklanmış insanları… Macerasına partner arayan insanları… Kadınını kaybetmiş şair ruhlu yaşlı bir adamı anlatıyor “Must Love Dogs”… Her yeni randevuda kaybettiği kadını düşünmeyeceği, unutacağını düşünerek sadece dans eden adamı… Yakın çevresinin isimler ve resimlerle çıkılacak erkek adaylarını önermesiyle, kız kardeşinin zorlamalarıyla hayata döndürülmek istenen, prensipli kuralları olan bir kadını anlatıyor “Must Love Dogs”… … Çocuk sahibi olmayı bekleyen ama kocasının kendisini sevmeyi bırakıp gidip daha genç birinden çocuk yapmasına içerleyen bir kadını… İstese her sitede değişik bir karakter olmaya çalışsa da kendi olarak kalan bir kadını… Boşanma kağıtlarına apar topar bitirmek isteyen karısından sonra şaşkın gözlerle bakan bir adamı anlatıyor “Must Love Dogs”… Artık sahnede değilim diyerek geri çekilip mağlubiyeti kabullenmiş bir adamı… Binbir emekle yaptığı kayığını, eninde sonunda kalp kırıklığıyla salonunun baş köşesine asmak için alacak olan birine satmanın eşiğine gelen bir adamı… Eni sonu aşkı anlatıyor “Must Love Dogs”… Doktor Jivago filmini defalarca izleyen iki karakterin birbirini bulmasını… Herkesin içinde aradığı coşkuyu, tutkuyu ve karşındakinin gözlerinde kaybolma arayışını… | |
![]() |
Melissa P. Hakkında |
| 25 Temmuz 2008, 15:26 | |
| Yapmayın etmeyin... Bu saçma filmde Melissa ne italyan ne de dünya genç kızlarını temsil etmiyor. Bir filmle heleki böyle kötü filmle kimsenin dengesi bozulmaz... | |
![]() |
Lost Hakkında |
| 23 Mayıs 2008, 18:59 | |
| 29 Mayıs'ta sezon finali 2 saatlik bölümle yapılacak. 4 Ocak 2009'a kadar bekleyiş başlayacak... | |
![]() |
Özel Tim Hakkında |
| 09 Mayıs 2008, 00:35 | |
| Brezilya sinemasının dünya sinemasına neler kattığını anlatmak uzun sürecek ama Walter Salles örneği herşeyi anlatır sanırım. Başka bir filmi izlemişsin sanırım. Filmde ne göz yoran kamer kullanımı var, ne çete ne devlet nede polis üçgeni. | |
İzlediği film bulunmuyor.
İzlediği dizi bulunmuyor.
Favori filmi bulunmuyor.
Favori karakteri bulunmuyor.
Favori haber/kritik bilgisi bulunmuyor.





