Sinepedi Puanı

/10


bu filmi izledi.

O bir
Figuran

for1ous
Hakkımda

Henüz kendisini bizlere anlatmamış!


Kişisel Bilgiler
  • Seviye
  • Figuran
  • Toplam
    Puan
  • 21,340
  • Bu Hafta
    Puanı
  • 0
  • Toplam
    Yorum
  • 72
  • Ortalama
    Yorum Puanı
  • 0
  • Cinsiyeti
  • Erkek
  • Doğum Tarihi: 
  • 27/03/1989
  • Üyelik Tarihi: 
  • 29/05/2009
  • Son Giriş: 
  • 18/12/2011 16:47

Film Yorumları (69)

Asi Gençlik
19 Ekim 2011, 07:46
ames Dean'in asi genç modasını yarattığı filmidir. 'Asi Gençlik' olarak ülkemizde yayınlanan film, başrolünde oynayan üç ismin genç yaşta ölmesi, -James Dean (24), Natalie Wood (43), Sal Mineo (37)- ile manidardır. Ayrıca 'hızlı yaşa genç öl' kavramına uygun olarak, filmde bütün olaylar bir günde gelişip son buluyor. Filmi izlediğinizde senaryonun tanıdık geldiğini hissedeceksiniz, bu nedeni Yeşilçam Sinema'sının bu filmden bol bol yararlanması. Filmi efsane yapan diğer bir ayrıntıda James Dean kırmızı ceketi.
Sosyal Ağ
19 Ekim 2011, 07:45
Film, ülkemizde bile 26 milyondan fazla üyesi olan Facebook'un kuruluş hikayesini anlatıyor. Filmi izlemeden önce yönetmen David Fincher'in Fight Club'ta olduğu gibi tüketim toplumuna ve gündelik hayata karşı sergilediği sert üslubu, The Social Network ile sanal aleme yönelik sert bir eleştri yaparak devam ettireceğini düşünüyordum. Ancak Fincher bir kaç detay dışında sadece sitenin kuruluş hikayesini anlatıyor. Film de sitenin kurucuları Mark Zuckerberg ve Eduardo Saverin'i başarılı performansları ile Jesse Eisenberg ve bana göre geleceği parlak olan Andrew Garfield canlandırıyor. Filmdeki süpriz ise müzik dünyasında çok başarılı olan ve her geçen gün oyunculuğa daha çok ısınan Justin Timberlake. Bu üç isim dışında filmdeki en karizma isim yine geleceğinin parlak olacağına inandığım Armie Hammer.
Takip
19 Ekim 2011, 07:44
Christopher Nolan'ın ilk uzun metrajlı filmidir. Biliyorsunuz bu sene Oscar Ödüllerinde akademi en iyi yönetmen dalında Nolan'ı aday göstermeyerek hayranlarını üzdü. Daha önce ödüllere dair ki yazımda bunun aptallık olduğunu söylemiştim. Neden böyle düşündüğümü söyleyeyim size. Nolan'ın kariyerine bir göz atarsak, üç dakikalık ilk ve tek kısa filmi Doodlebug'tan sonra Following ile dikkatleri üzerine çekmiş, daha sonra Memento ile çıkışını sürdürmüştü. Bu film ile en iyi senaryo dalında Oscar'a aday olsa da ödülü Gosford Park'a kaptırmıştı. Bu filmden sonra 1997 Norveç yapımı Insomnia filmini 2002 yılında tekrar çekerek başarısını devam ettirdi. Daha sonra Tim Burton ve Joel Schumacher'in elinde sürünen Batman'i yeniden saygı duyulan bir karakter haline getirdi. Her ne kadar süper kahraman filmlerinin yeniden yapımlarını sevmesem de Nolan bunda bir istisna. Batman'i yeniden çekmesinin nedeni de söylenelere göre çocukluk kahramanı olan bu karakterin filmleri izlerken daha iyi yapabileceğine karar vermiş. Gördüğümüz gibi bu hayalini gerçekleştirdi. Batman Begins'ten sonra The Dark Knight ile en iyi Batman filmine imzasını atmıştır. Bu iki Batman filmi arasına artık ne kadar usta bir yönetmen ve yazar olduğunu gösteren The Prestige'i sıkıştırdı. Ve son filmi Inception hakkındaki fikirlerimi yine Oscar'a dair yaptığım yazımda bulabilirsiniz. Gördüğümüz gibi Nolan oniki seneye sığdırdığı yedi filmin her birinden alnının akıyla çıkmış durumda. 1959 yılında sinema kariyerine başlayan Martin Scorsese'ye bile 2006 yılında Oscar'ı hak gören akademinin, Nolan'ı harcamasına şaşmamalı. Geçelim Following'e. Kısıtlı bir bütçe ile çekilmesine rağmen Nolan bu filmle bile ustalığını göstermiş. Üzerine daha fazla konuşmak gereksiz. Kısıtlı bütçe ve el kamerası ile nasıl film çekilebileceğini izleyin kendiniz görün.
Thelma Ve Louise
19 Ekim 2011, 07:42
Bir kadın dayanışması ya da bir yol filmi olarak kabul edilse de bence tam bir kadın western filmi. Yaşadıkları hayatın kabuklarını kırarak bambaşka hale bürünen iki kadının hikayesi ya da içlerinde bir yerlerde her zaman bu potansiyele sahip olsalar bile bunu dışa yansıtamayan iki kadının kendilerini bulmaya çalışmalarının hikayesi olarak kısaca özetleyebiliriz. Ayrıca film de Brad Pitt'in kısa bir rolü de bulunuyor. Herşeye rağmen filmi izleyen çoğunluk final sekansının farklı olmasını isteyebilirdi. Yine de eğlenceli bir film, izleyin.
Kafka
19 Ekim 2011, 07:38
Böyle bir filmin olduğunu ilk duyduğumda oldukça heyecanlanmış ve meraklanmıştım. Çünkü sinemaya uyarlanması en zor yazarlardan biridir Kafka. Yine de çok fazla beklentiye girmeden izlenilmesi durumunda, Kafka meraklıları için hoş bir film olacaktır. Steven Soderbergh, Prag ve Kafka’nın genel temasını filme güzel uyarlamış. Normal olarak kitaplarına bol bol değinme ve göndermeler var. Özellikle Şato’ya oldukça değinilmektedir. Biyografik olarak adlandıramayacağımız bu filmin türüne karanlık bir polisiye diyebiliriz. Steven Soderbergh’in ikinci uzunlu metrajlı bu filmi bence başarılı. Favori yönetmenlerim arasında yer almasa da, kendisine ön yargılıda değilimdir. Filmlerini de oldukça kişisel bulmaktayım. (Oceans’lar hariç) Bu aralar Venedik Film Festivali’nde de yarışan son filmi Contagion konusu itibariyle olmasa bile, oyuncu kadrosu ile oldukça dikkat çekici bir film. S. Soderbergh’in seyrettiğim filmleri arasında en hoşuma giden filmi Kafka’yı izlemenizi öneririm. Ayrıca bu filmin dışında 1962 yapımı Orson Welles filmi Le Proces ve 1997 yapımı Haneke filmi Das Schlob olmak üzere iki Kafka uyarlaması vardır, meraklılarına duyrulur. "Zavallı Franz Kafka! Yaşadığı sürece hiçbir eseri basılmayan ve vasiyetnamesinde bütün metinlerin yakılmasını talep eden Kafka'nın dramı ne kadar sarsıcı! Bu açıdan bakıldığında Kafka, ahlaken modası geçmiş bir dönemin parçasıydı. Zaten bu yüzden de Kafka bu kadar acı çekti, çünkü zamanına 'ayak uydurmasını' bilemedi." Andrey Tarkovski Kafka'yı anlamak kolay değildir. Öyle ki Kafka'nın arzusu hilafina onun metinlerini imha etmeyerek, edebiyat, kültür dünyasına kazandıran arkadaşı Max Brod, bu metinleri tanınmış Alman ozanı ve yazar Franz Werfel'e okuduğunda, Werfel, "Bodenbach sınırının ötesinde, Kafka'yı anlayan tek kişi çıkmayacaktır." demiştir. Bu yüzdendir, bir edebiyat sınıflandırılmasına olanak tanınmayan Kafka'nın eserleri, onun isminden yola çıkarak, Kafkaesk olarak tanımlanır.

Duvar (0)

Duvara Yaz

Henüz duvarına yazı yazılmamış.

Duvara yazı yazabilmek için üye olmalı veya giriş yapmalısınız.

İzlediği Filmler Gizle
İzlediği film bulunmuyor.
İzlediği Diziler Gizle
İzlediği dizi bulunmuyor.
Favori Filmleri (26) Gizle
Favori Sanatçıları Gizle
Favori sanatçısı bulunmuyor.
Favori Salonları Gizle
Favori sinema salonu bulunmuyor.
Favori Karakterleri Gizle
Favori karakteri bulunmuyor.
Favori Haber/Kritik (1) Gizle
Göster