Sinepedi Puanı

/10


bu filmi izledi.

kan-ve-inanc

-Uğur! Kiminle konuşuyorsun? -Hiç! Kendimle konuşuyorum Uğur!

O bir
Profesyonel

kan-ve-inanc
Hakkımda

Henüz kendisini bizlere anlatmamış!


Kişisel Bilgiler
  • Seviye
  • Profesyonel
  • Toplam
    Puan
  • 77,894
  • Bu Hafta
    Puanı
  • 0
  • Toplam
    Yorum
  • 117
  • Ortalama
    Yorum Puanı
  • 0
  • Cinsiyeti
  • Erkek
  • Doğum Tarihi: 
  • 25/09/1900
  • Üyelik Tarihi: 
  • 22/12/2009
  • Son Giriş: 
  • 09/02/2012 15:02

Film Yorumları (103)

2001: Uzay Macerası
25 Eylül 2011, 17:47
Ayrıca Erzurumspor' u Yahudiler kurdu. Nasıl mı? Şimdi, Erzurumspor' un forma rengi ne? Mavi-Beyaz! Peki mavi-beyaz neyi temsil eder? İsrail bayrağını ahmak! Ayrıca Sarıyer, Zeytinburnu takımları da Yahudi takımıdır. Şimdi, 2009! eki bin doğuz-da----ki sıfırı at ne galdı? yermi doğuz! eki ile doğuzu topla ne yapti on bir! şimdi eki bin doğğuz-da---ki yermi doğğuzu on bir ile topla! ne yapar? gırğ yapar ve Mhp' nin gırğıncı yıldönümü!
Olimpo Garajı
16 Mayıs 2011, 22:18
'Tanrı' nın Eli' nin Değmediği Ülke: Arjantin!     Arjantin' den bahsediyorum, bize Maradona' yı, Messi' yi bahşeden ülkeden, Ernesto' nun memleketinden.   Kim Arjantin' in ismi telaffuz edilince Maradona' yı, defanstan aldığı topu nerdeyse rakibin tamamını; kaleciyi hatta kale direğini çalımlayarak attığı gölü yahut İngiltere' ye elle attığı golden sonra 'Tanrının Eli' açıklamasını tahayyül etmez ki?   Bu ülkenin kaderi mi bilinmez lakin yüzyıllarca dikta rejimin altında ezilen Güney Amerika Halkları acının ve zulmün pençesinde kıvranmakta.   Lakin dostum boşver! Sağına bak, soluna bak, aynaya bak; yüzüne tükür! Muz Cumhuriyeti ilelebet vs vs vs vs vs vs.   Git, en iyisi fayansları say! 'Hayat ne ilginç' de; trafik ışıkları, caddeler, reklam panoları, f.ahişeler vs vs vs...
Bir Zamanlar Amerika\'da
11 Mayıs 2011, 20:50
Keşke bu yorum hep ilk sayfada kalsa:)
Tabanca
25 Nisan 2011, 14:46
Guy Ritchie tarzında başlayıp David Lynch tarzında noktalanan beklentilerin ötesinde bir film. Satranç gibi bir film ki film zaman zaman satranç konulu diyaloglar, hatta kimi zaman bilinçaltının karışması ile de trialoglarla süslenmiş. Aslında pek konu eksenli yahut final eksenli konuşmak istemem. Ayrıca soru işaretleriyle filmi bitirmesi de beni pek ilgilendirmiyor. Ama açık yüreklilikle söyleyeyim ki bazı filozofların ve devlet adamlarının aforizmalarını filmde o kadar başarılı metaforlarla sergilemiş ki yönetmen hayran olmamak mümkün değil. Filmdeki gizemi, psikopatik yönleri bir kenara bırakın ve bıraz derine inin, işte o zaman deneysel psikolojinin verilerini elde etmiş olacaksınız. Bilinçaltına, savunma mekanizmalarına, çatışma yöntemlerine, önyargılar ve şemalara herbiri bir aforizma olacak şekilde o kadar güzel bir anlatımla süslemiş ki! Adam resmen ameliyat yapmış beyler:)
Once Upon A Time in China
24 Nisan 2011, 16:12
Bir de Once Upon A Time The Revolution var:)

Duvar (28)

Duvara Yaz

  • 123456789mj
  • 11 Mayıs 2011, 20:45
    ekmek şarap sen ve benbir de sabahın dördü dışarda kar odamız ılık gözlerin ılık ılık damlarken boş kadehe anlattın bana ağzı sarımsak kokan bir çocukla yattığını aşkı tattığını, karım dediğini ve aldattığını kıskandım gogen'i tahitilim terlemiş vücudunu silerken cüzzam mikrobunu ve yaktığı kulübesini saçların bağlamıştı ellerimi muz kokulum güneşi doğurmuştu ölü cisim martı çığlıklarıyla bir sahil kayalığında nefesin vücudumu yakıyordu yer yer sam yelim sahra-i kebirim kahrettim her şeye o gün babanın şarap çanağına, gogen'e, kadere, sana, bana ,bir de gittiğin arabanın tekerine ne diyordum arkadaş.... diyordum ki ben bu zıkkımı içmek için içerim ama içerken düşünmem neden içiyorum diye daha sonra yaparım hayatın felsefesini sırayla olurum fatih, selim, kanuni bazen kadın hamamında tellak.... bazen christoph colomb napolyon'ken düşünürüm elbede geçen günleri `timur 'ken beyazıt'ı yenişimi.... bir kere aristo'nun hocası olmuştum ona verdiğim dersle gurur duymuştum bazen jan dark'ı kurtarmak için çalışan bir kahraman bazen odunun ateşleyen bir cellat olurum eğer daha da içersem shaskespare halt etmiş derim karşımda salyalı dudaklarımdan yayık sesimi dinlerim de işte mozart'ın aradığı melodi bu diye gülerim enayiymiş be platon... bir içsinde görsün....ne felsefesi varmış bu hayatın anlasın geçmişi kınalı dünyanın kaç bucak olduğunu islak kaldırımlarda yürürken acırım önde yalpa vuran sarhoşun zavallı haline ukalalık işte derim neme lazım senin kendine bak; sende bir serserin bir sarhoş.... ve yavaş yavaş kaybolur acı kahkalarım şehrin izbe sokaklarında yavaş yavaş kaybolur benliğim...
  • kan-ve-inanc
  • 08 Mayıs 2011, 20:01
    ekmek şarap sen ve benbir de sabahın dördü dışarda kar odamız ılık gözlerin ılık ılık damlarken boş kadehe anlattın bana ağzı sarımsak kokan bir çocukla yattığını aşkı tattığını, karım dediğini ve aldattığını kıskandım gogen'i tahitilim terlemiş vücudunu silerken cüzzam mikrobunu ve yaktığı kulübesini saçların bağlamıştı ellerimi muz kokulum güneşi doğurmuştu ölü cisim martı çığlıklarıyla bir sahil kayalığında nefesin vücudumu yakıyordu yer yer sam yelim sahra-i kebirim kahrettim her şeye o gün babanın şarap çanağına, gogen'e, kadere, sana, bana ,bir de gittiğin arabanın tekerine ne diyordum arkadaş.... diyordum ki ben bu zıkkımı içmek için içerim ama içerken düşünmem neden içiyorum diye daha sonra yaparım hayatın felsefesini sırayla olurum fatih, selim, kanuni bazen kadın hamamında tellak.... bazen christoph colomb napolyon'ken düşünürüm elbede geçen günleri `timur 'ken beyazıt'ı yenişimi.... bir kere aristo'nun hocası olmuştum ona verdiğim dersle gurur duymuştum bazen jan dark'ı kurtarmak için çalışan bir kahraman bazen odunun ateşleyen bir cellat olurum eğer daha da içersem shaskespare halt etmiş derim karşımda salyalı dudaklarımdan yayık sesimi dinlerim de işte mozart'ın aradığı melodi bu diye gülerim enayiymiş be platon... bir içsinde görsün....ne felsefesi varmış bu hayatın anlasın geçmişi kınalı dünyanın kaç bucak olduğunu islak kaldırımlarda yürürken acırım önde yalpa vuran sarhoşun zavallı haline ukalalık işte derim neme lazım senin kendine bak; sende bir serserin bir sarhoş.... ve yavaş yavaş kaybolur acı kahkalarım şehrin izbe sokaklarında yavaş yavaş kaybolur benliğim...
  • volk
  • 14 Şubat 2011, 15:22
    teşekkür ederim. senin de kandilin kutlu olsun efendim:)
  • alphesibia
  • 07 Ocak 2011, 22:12
    size de merhabalar:)
  • kan-ve-inanc
  • 21 Kasım 2010, 22:02
    gecenin sır olduğu camlarda Mavi Tren uykusu yorgun yana sır değil aksimizin iyi bakarsan en önde kavaklar   bir kadını anneme benzetirim sabaha karşı üstümü örter sabaha karşı Gevaş olaydı keşke   zeytuniye kesmiş bir çift kederle siyah ibriğim kemerlerden doğuya doğru gidersen belki de Batman yarına yetişecekmiş telaşıyla sisli bir kontranın elinde yeni kırılmış bir dal ve baygın petrol kokusu her akşam bıttım kavuran çarşılar ve faili meçhuller, evladiyelik!   ve zencefil derim en fazla Diyarbekir ve melamin şeker kaseleri çocuklar ilik oynar surlarında   Kızıltepe tarlaları evin bağlarken Dicle yatağına dönüyor kumlanmaya dinmiş aks-i suda ayakları nemlenen şehirli kızın romantizmi yapay ve yüzü kadar beyazdır köylüler süt sağarken akşamına
İzlediği Filmler (1) Gizle
İzlediği Diziler Gizle
İzlediği dizi bulunmuyor.
Favori Filmleri (452) Gizle
Favori Sanatçıları (15) Gizle
Favori Salonları Gizle
Favori sinema salonu bulunmuyor.
Favori Karakterleri Gizle
Favori karakteri bulunmuyor.
Favori Haber/Kritik Gizle
Favori haber/kritik bilgisi bulunmuyor.
Göster