kuşum,börçüğüm,börkehanım.. belki allah-ü teala bana kardeş vermedi ama sen benim kardeşim oldun şu 7 yıl içinde..geçen gün dedim ya annem sen ben süper bi üçlü olurduk beraber yaşasak:))insanların bu kadar kötü oldukları bi dünyada senin gibi bi can dostum olduğu için çoook şanslıyım.. sekizinci sınıfta çocuğun tekine el hareketi çekmiştin doğruluk mu cesaret mi onarken:))o zamanlar çok bi muhbbetimiz yoktu ama senin kuul biri olduğun belliydi her halinden:dd lisede hazırlıktayken sen sürekli bi kan kardeşi olma isteği içindeydin..sen parmağına iğne batirip delerdin birinin bi yeri kanasa:dd ama hiç bizim şarkı söyleme eşliğinde yaptığımız çilek dudaklar dansına katılmazdın!!biz de dışlardık haliyle seni:dsen pek takmazdın ama neyse.. hazırlık ile ilgili hatırladığım en acıklı cümleyse; 'madem esranın yanına oturamıyorum hiç olmazsa bartuğnun yanına uturuyum ühüüüüüüüü....' lise 1'in hazırlıktan tek farkıysa artık lise sonlarla kanki olup popülerlerden biri olabilme umudumuzu yitirmemizdi:dkendimizi iyiden iyiyiye şiirlere adamıştık..tabii hazırlıktaki gibi türkçe arabesk-fentezi tarzı şarkıları ingilizceye çevirmiyoduk ama siyası konulara girmiştik..artık kızılay trafiğe açılmalıydı..şimdi kutumda duruyo hepsi okuduk geçen gün:dkutumda hakkat büyük var hem de iki kutumda da:d 'godum forgiver mi kahredip kaçıp goanları..! lise 2 sensiz geçti:((ilk bi hafta galeriadaki kumrucuda bi kumruyu ikiye böldürüp yedik sonra gittin çinçin bağlarına..ancak haftasınları buluşup tatlıcıya gidiyoduk..ben tavuk yemediğim halde tavuklu kazandibini severmişim meğer..sen de tavuk yediğin halde sevmezmişsin:)kazandibinde tavuk olduğu acı gerçeğini annem söylediğinde yıkılmıştım:d ama zamanla yeni tatlılar sevmeye başladım..sakızlı muhallebi,topsuz profetorol.. lise sonda minik kelebeğimin hasretine dayanamadım yanına geldim:dçoğu zaman figenle damlanın aşırı sürükleyici aşk hayatlarını dinleyerek geçti.geri kalan zamanda da sosyal aktivite günleri yapardık.her ne kadar kuaför çırağı ve çinçinli laf atmaya meyilli çocuklar etrafımızda olsa da..eşref hocanın yardımlarıyla kapıdan çıkardık..ama dışarda bekleyen tehlike çok fenaydı..bi vuruş iki kuruş:))) geçen yıl da sosyal etkinlikler açısından çok verimliydi..pazartesi sabahları gitar kursu bahanesiyle sizin okula gelir beş dakika bile durmadan yemek yemeye koşardık.çağatay gibi bi hocamız olmasına rağmen hiçbişi bizim ağızın boş kalması fobimizin önüne geçemezdi..sen yediklerimizi pek sevmezdin ama yerdin işte tıpkı polo ve tüm diğer gıda ürünleri gibi şimdilerde kabus dolu abinin düğününe elbise beğenme günlerini yaşıyoruz.elbise istiyosun ama çok da istemiyosun..abiye olsun diyosun ama aslında pek de demiyosun.neyse bulmuşsun bişi çok şükür:d kuşum buraya yazabileceğim yalnızca 3000karaktere sığdıramam seninle yaşadıklarımı elbette.artık bugünlük bununla idare et yavrucum:dinşallah ömrümüz boyunca böle güzel anılarımızla dolu bi hayatımız olur saçların sanki ateş böceklerinin parıltısı ağlama anam oğlun askerde.
vakti zamanında çokça tartışmaya giriştiğim, "güzel bir film seyretmekten daha çok sevdiğim bir şey varsa o da 2 güzel film seyretmektir" gibi sevdiğim bir cümleyi kuran iyi olması muhtemel insan.
bıkmadın di mi bunu hatırlatmaktan.. hem ben baktım sinemalarda koltuklar katlanıyo kalkınca. ayağımdaki tozlar düşse de bişey olmaz =p (artık tam bir sinemasever olarak uzatmıyorum zaten ;) ) not: ilk yoruma yıldız vermeyip de diğerlerine vermemiz de hoş, garip bi durummuş.. not2: ben de şahsıma bu derece olumlu bir yorum getirmene sevinmekle beraber şaşırmıştım ama ...