http://geceseansi.blogspot.com/ "Yaşamınızın kontrolü sizde değil! öyle olduğunu düşünebilirsiniz ama yanılıyosunuz. elbette ki kendi kararlarınızı vermekte ögürsünüz. bu kitabı kapatabilirsiniz. o sandalyede oturmaya devam edebilirsiniz. ya d
- Seviye
- Profesyonel
- Toplam
Puan - 87,181
- Bu Hafta
Puanı - 0
- Toplam
Yorum - 121
- Ortalama
Yorum Puanı - 0
- Cinsiyeti
- Kadın
- Doğum Tarihi:
- 11/02/1995
- Üyelik Tarihi:
- 03/07/2009
- Son Giriş:
- 28/01/2012 03:26
Arkadaşları
Toplam 175 Arkadaşı var
Tüm Arkadaşları
Film Yorumları (98)
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- ...
- ›
- »
![]() |
Babil Hakkında |
| 14 Temmuz 2011, 14:09 | |
| Tabi ki kullanabilirsiniz. Teşekkür ederim | |
![]() |
Babil Hakkında |
| 10 Temmuz 2011, 03:50 | |
| Bir iletişim döngüsü Babel... Bir tüfek düşünün; annesinin intiharını bile sesli olarak anlatamayan doğuştan sağır ve dilsiz Japon bir kızın babasına ait bir tüfek. Bu babanın Fas’ı gezdiren rehbere minnettarlığını anlatmak amacıyla verilen hediye bir tüfek. Artık yaşlı olan bir rehberin işine yaramaz 3 km uzağa ateş edebilen bir tüfek. O da bu durumu paraya çevirmek ister ve satar başka bir Faslıya. Oğullarına koyunlarını yiyen tilkileri vurmasını söyler. Bu iki oğlundan küçük olanı bu konuda gerçekten başarılıdır. İyi nişan alabildiğini abisine kanıtlamak isteyen küçük çocuk tüfeğin 3 km uzağa ateş edebildiğini de göstermek ister ve dağdan geçen Amerikalı turistleri taşıyan otobüse ateş eder. Bu otobüs de bulunan Richard (Brad Pitt) ve Susan (Cate Blanchett) son çocuklarının ölmesinden sonra iki tane çocuğunu Meksikalı bir bakıcıya bırakıp bir Fas gezisine çıkmışlardır. Ne kötü ki tüfek gerçekten 3 km uzağa ateş edebilmektedir. Bir iletişim döngüsü bu film. Ne kadar iletişimsizliği anlatan bir film olsa da aslında birbirinden uzak 4 farklı ülkenin bambaşka yaşamlara sahip bireylerin hayatlarının bir kaza sonucu kesişmesini anlatır. Birbiri içindeki bir döngüyü anlatan filmlerde hep gördüğümüz gibi bir kader oyunu hakim bu filmde de. Amerika’dan Fas’a, Meksika’dan Japonya’ya kadar uzak mesafelerdeki insanların farklı kültürlerin esiri olduğu farklı hayatları arka planı siyah olan fosforlu bir obje gibi gözümüze çarpıyor. Sosyal anlamdaki iletişimsizliğin bu çağda çok önemli bir sorun haline dönüştüğünü hepimiz biliyoruz. Bu konuda olumlu ve olumsuz birçok yargı var. Teknoloji veya bu tarz şeylerde buna neden olarak gösteriliyor. Böyle bir çağda ağzının ve kulaklarının insanlarla iletişiminde kullanılamaması ve bunun yerine elleriyle bir şeyleri ifade etme çabası beni her zaman etkileyen bir olay olmuştur. Bununla birlikte Fas’da Susan’ın yanında beklerken konuşmadan sadece dua okuyan yaşlı kadın, daha doğmamış çocuklarının ölmesi üzerine “buralardan uzaklaşma” düşüncesiyle ülkesinden çok daha uzağa gitmiş olan çiftin suskunluğu, cinsel farklılıkların dinsel olarak kesin ve keskin bir çizgiyle çizildiği Fas’da kız ve erkek çocukların muhabbetlerinin en yakın olduğu abla kardeş ilişkisinin bu iletişimsizlik sonucu ne hale gelebileceği bütün çıplaklığıyla ortada. Bütün bu sessizliklerle aslında yönetmenin dikkat çekmek istediği konu iletişimsizliktir. Puanım 7.8/10 | |
![]() |
Hayat Güzeldir Hakkında |
| 07 Temmuz 2011, 19:56 | |
| Teşekkürler | |
![]() |
Hayat Güzeldir Hakkında |
| 05 Temmuz 2011, 17:02 | |
| ONAYLIYORUM | |
![]() |
Hayat Güzeldir Hakkında |
| 05 Temmuz 2011, 04:28 | |
| 1000 puanlık bir film… Bu film hayatın savaşlara, kavgalara, din ve ırk farklılıklarına rağmen ne kadar güzel olabileceğini anlatıyor. Bir babanın çocuğuna son sarılışını seyreder gibi izliyorsunuz filmi; her an ağlayacak ama mutlu bir ifade. Ahh Dora! Guido’yu her görüşünde biraz daha etkileniyordu. Onun klasik insanlardan farklı olması evleneceği adamdan kaçmasına bir sebepti. Bir çocuğu vardı ondan; Giosue. Zeki babasının zeki çocuğuydu, klasik oyuncaklardan çok bir tankı olsun istemişti her zaman; gerçek bir tank. Bu film bir babanın çocuğuna nasıl gerçek bir tank edebileceğini anlatıyor. Ama bu klasik bir hikaye değil. Bu Almanların yaptığı Yahudi katliamını gösteren bir hikaye, bu bir annenin neleri göze alabildiğini anlatan bir hikaye, bu yüzümüzdeki tebessüm eksik olmadan gerçek bir babanın her şeye rağmen ailesi için yapabildiklerinin hikayesi. Bu baba gerçekten Oscar’ı hak ediyor. Filmin hikayesi kısaca; amcasının yanında kalırken garsonluk yapan Guido sürekli rastlaştığı kıza aşık olur. Dora da bu tesadüflerde Guido’ya gönlünü kaptırır. Kısa sürede evlenen çiftin bir de oğlu olur. Fakat Guido bir İtalyan Yahudi’dir. Yahudi katliamına kurban giden aile Almanya savaşı sırasında toplama kamplarında çalışırlar. Fakat Guido oğluna bunların hepsinin bir oyun olduğunu ve 1000 puana ulaşana tank verileceğini söyler. Bu oyunu bu baba çok güzel oynadı. Puanım: 8.5 | |
Duvar (26)
Duvara Yaz
-
-
25 Eylül 2010, 01:54Çok güzel bir kitaptır. Fakat okuyan kişinin ruh haline bağlı olarakta değişen bir kitap. Sözlüklerin altındaki ince anlamları ancak o ruh haline girdiğinde anlayabiliyorsun. Cezmi Ersöz ya.. İlginç adamdır kendisi. Ama severim :) Aklıma estikçe rasgele bir sayfası açar ve okurum.
Favori karakteri bulunmuyor.






















