Arkadaşları
Toplam 0 Arkadaşı var
Tüm Arkadaşları
Film Yorumları (42)
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- ...
- ›
- »
![]() |
Behzat ç. Seni Kalbime Gömdüm Hakkında |
| 11 Ekim 2011, 19:59 | |
| FİLMİ BU GECE ALTINPORTAKALDA SEYRETTİM ... Beğendim . Özelklikle bir dizinin filmi olduğu gerçeğini atlamazsak , beklentilerimizi de yüksek tutmazsak , eğlenceli , eli yüzü düzgün bir film seyrettik diyerek salondan çıkabiliriz.Bu garanti . seneryo , düzgün , anlaşılır ve akıcı ... eğlenceli bir polisiye tadında . Bence EN İYİ SENARYO ÖDÜLÜnün en favori adayıdır diyebilirim . GÖRÜNTÜ lerin ahım şahım bir yanı yok . normal yani . MÜZİK için de durum aynı. OYUNCULUK lara gelince ... tek kelimeyle çoğunlukla başarılı . filmin yıldızı HARUN ... Çok sevimli ve komik .. FATİH ARTMAN ı kutlamak lazım . BEHZAT komserim aynı BAŞARILI oyunculuğuna filmde de devam etmiş . HAYALET ve AKBABA da dizi deki performanslarının altında değiller ... Aynı durum SAVCI HANIM için de geçerli . fakat tüm bu yukarıdakilerin bir yıldır dizide yer aldıklarını düşünürsek , jüri tarafından değerlendirmemeye alınmaları NORMAL sayılmalıdır... Çünkü , film performansından çok , DİZİ PERFORMANSI sayılmalıdır güzelim oyunculukları . dizi de olmayıp filmde olanların OYUNCULUK PERFORMANSLARINA gelirsek , kesinlikle HAKAN BOYAV döktürmüş diyebiliriz ... KASS rolü , az olmasına rağmen , çok minimal ve çok şahane incelikli bir yorumla filme katkısı büyük olmuş .. Romanı okurken , KASS rolünün filmde çok ilginç olabileceğini düşünmüştüm , öyle de olmuş ... Çıkışta pek çok kişi gibi benim de EN İYİ YRD OYUNCU ÖDÜLÜ nün en kuvvetli adayı kendisidir .Tebrik ederim. RED KİT gibi bir rolde TARDU FLORDÜN ü de BAŞARILI buldum ... güzel ve temiz bir oyunculuk sergilemiş .. ancak rol romanda ve film de çok ön rollerden biri olduğu için SANKİ daha fazlası olabilirmiş gibi geliyor insana. Fakat gene de iyi oyunculuk denebilir tardu beyin performansına. RIZA KOCAOĞLU ve TOLGA ( soyadını bilkemedim affetsin ) beyler için de görevlerini iyi yaptıklarını söyleyebiliriz . CANSU DERE ye art niyetle yaklaşmayanlardanım ... olmuş mu ? olmuş .. Kötü mü ? değil ... Başka bir güzel kız olabilir miydi ? olabilirdi , bi şey farketmezdi . Bu odakta değerlendirilebilinir sanıyorum . SONUÇ ; gidin izleyin .. eğlenin ... gülün ... bilet paranızın karşılığını alacağınız kesin . | |
![]() |
Barda Hakkında |
| 10 Ağustos 2009, 09:09 | |
| bütün oyuncular iyiydi. favorim ise Hakan BOYAV (patlak) | |
![]() |
Vali Hakkında |
| 30 Mayıs 2009, 06:43 | |
| sonunda vali öldürüldü .nasıl anlamadın ? | |
![]() |
Gölgesizler Hakkında |
| 19 Mart 2009, 12:47 | |
| aşağıya eklediğim CEMİL CİVAN eleştirisidir.Şahsi görüşüm gene de gidilip izlenmesi gereken bir deneme. | |
![]() |
Gölgesizler Hakkında |
| 19 Mart 2009, 12:31 | |
| Bir romandan film diline ‘uygun’ malzemeyi alıp gerisini attığınızda romana sadık kaldığınızı sanmanıza rağmen romana en büyük ihaneti yapmış olursunuz. Ulysses’de sade anlatılan olayları filme çektiğinizde Ulysses’den geriye hiçbir şey kalmaz. Önemli olan yazılı dili film diline çevirmektir: Daha başka bir örnek vermek gerekirse içinde ‘hamamböceği’ olmayan bir Dönüşüm’ü çekmektir! İmdi biliyorum çok sert olacak ama Gölgesizler baştan aşağıya “uyarlama nasıl yapılmaz”ı anlatan bir film. Senaryo tümüyle ‘anlatılabilen’ olayları anlatmaya çalışarak romanın dilini budadığı gibi romanın (yani edebiyatın) olaylardan ibaret olduğu gibi bir yanılsamaya yaslanıyor. Oysa açıkça görüleceği gibi ‘roman dili’nin perdeye aktarılması kimi zaman düpedüz gülünç kaçıyor. Romanda epik ve tekinsiz bir hava yaratan kimi ifadeler ‘doğrudan’ peliküle işlendiğinde ortaya müsamere tadında bir film çıkmakta… Dahası film Aynalı Fatma ile Asker Hamdi’nin hikâyesini öyle mizahî bir dille anlatıyor ki, bu kısım show programlarındaki ‘komik’ vtr’lere taş çıkartıyor. Evet Fatma ile Hamdi’nin macerası yüksek dozda libido içermektedir ama libidonun tekinsiz olmadığını kim söyleyebilir? Kimi yerde seyirci filmden çok filmin yaratmaya çalıştığı teatral havadan geriliyor. Sanırım, filmi yapanlar filmin kendi düzeneği içinde bir parça bile tekinsizlik içermediğini anlamış olmalılar ki ağırlığı bu müsamere havasına vermişler. (Bir tek Taner Birsel bütün bu müsamerenin ‘dış’ında her zamanki gibi derinden, sessiz sakin ve harika oynuyor.) Ancak romanın bir başka boyutunu ele aldığımızda filmin eksiğini daha iyi görebiliyoruz: Toptaş’ın romanı aynı zamanda bir yaratıcılık sürecini anlatır. Gölgesizler, alışılagelmiş köy romanı dilini kırmakla kalmayıp bir yazarın yaratma sıkıntılarını da dile getiren, dahası eksenini bunun üzerine kuran bir roman. Ancak bu sıkıntılı süreç filmde anlatılamadığı için yazarla diğer karakterler arasındaki geçişler çoğu zaman havada kalıyor. Bütün bunları göz önüne aldığımızda Gölgesizler’in, sağda solda dendiği gibi David Lynch filmlerine benzediğini söylemek hadi cehalet demeyelim ama en iyi niyetle safdilliktir. Üstelik Lynch’e kadar da gitmeye gerek yok. Ömer Kavur’un filmlerine bakmak (başarısız bir uyarlama olan Anayurt Oteli bile) tekinsizlik, taşra nedir, atmosfer nasıl yaratılır, sorularına cevap arayanlara yardımcı olacaktır. Ha, sanatçıyla eseri arasındaki belalı ilişkiyi anlamak isteyenler de Synecdoche, New York’u bekleyiversin… | |
İzlediği film bulunmuyor.
İzlediği dizi bulunmuyor.
Favori sinema salonu bulunmuyor.
Favori karakteri bulunmuyor.
Favori haber/kritik bilgisi bulunmuyor.
















