Sinepedi Puanı

/10


bu filmi izledi.

rqnXD

paramparça ...

O bir
Dublör

rqnXD
Hakkımda

Yerin seni çektiği kadar ağırsın Kanatların çırpındığı kadar hafif.. Kalbinin attığı kadar canlısın Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç… Sevdiklerin kadar iyisin Nefret ettiklerin kadar kötü.. Ne renk olursa olsun kaşın gözün Karşındakinin gör


Kişisel Bilgiler
  • Seviye
  • Dublör
  • Toplam
    Puan
  • 73,551
  • Bu Hafta
    Puanı
  • 0
  • Toplam
    Yorum
  • 124
  • Ortalama
    Yorum Puanı
  • 0
  • Cinsiyeti
  • Kadın
  • Doğum Tarihi: 
  • 30/09/1993
  • Üyelik Tarihi: 
  • 25/01/2009
  • Son Giriş: 
  • 16/01/2012 17:16

Film Yorumları (56)

Kara Şövalye
21 Temmuz 2011, 16:46
Kötülük gerçekten temizlenip,herkes iyiyi isteyebilir mi?İyilik için uğraşan bir adamın tam tersine kötülüğe ilham olacağı akıllara neden gelmez?iyilik kötülüğü,kötülük iyiliği getirmez mi zaten. jokerin var oluş sebebi batman'di.jokerinde dediği gibi birbirlerini tamamlıyorlardı.film üzerine söylenebilecek çok şey var ama filmin görsel şöleni size bunları unutturyor.christopher nolan gerçekten çok iyi bir yönetmen.çektiği muteşem filmlerin reklamını da yapmasını biliyor.filmin görüntü kalitesi,yeri geldiğinde temposu artan müziği,senayosu ve tabi ki her şeyden önce oyunculuklarıyla sizi 2 saat boyunca koltuğunuza mıhlıyor.özelliklede heath ledger'ın oyunculuğu düzeyin çok üstünde. ani ölüşünden sonra filmi her izlediğimde jokeri görünce tüylerim diken diken oluyor. eminimki filmi izleyen kalmamıştır ama batman serisine çizgi film tarzında değilde daha ciddi daha ağırbaşlı yaklaşan bu filmle serinin ilk filmi mutlaka izlenmeli.
Dalgaları Aşmak
21 Temmuz 2011, 15:58
İnsan doğası üzerine bir film... İyinin ve kötünün,ahlakın ve ahlaksızlığın ne olduğunun,neyin normal ya da anormal olduğunun kimin tarafından belirlendiği bilinmeyen şu dünyada,bu kurallara sıkı sıkıya bağlı yaşayan bir kasabadadır Bess.Jan onun için bilmediği duygular,görmediği diyarlarlardır.onunla yaşadığı her an insana,insanlığa aittir.Bunların tanrı'dan geldiğine inanır.Bess'in bugüne kadar bilmediği insani yönü açığa çıkar Jan ile.ama kesinlike ayıp ya da günah değildir yaptıkları,hissetikleri.Çünkü her şeyden önce bir insandır ve kimsenin onu yargılamaya hakkı yoktur hissetikleri için...Taa ki hayatını alt üst eden o kazaya kadar. Ama Bess bu kazanında tanrı'dan geldiğine inanır.çünkü hayır ve şer tanrıdandır.ve kocasını iyileştirmek bess'e bağlıdır.aşık olduğu kocasının istediği her şeyi yaparsa onun iyileşeceğine inanır.peki istediği her şey ne kadar yapılabilir?onun başka bir adamla yatmasını istediğinde,yaşadığı duyguları ona anlatmasını istediğinde?Her insan aklıyla,düşünceleriyle,duygularıyla bir bütündür.ve onu benzersiz kılan da bunlardır.bizi bunlar benzersiz kılıyorsa hangi hakla bir adam böyle düşünüyor diye onu ahlaksızlıkla yargılayabiliriz,ahlakın ne olduğunu bilmeden.insana ait duyguları kim yargılayabilir kelimelere sığdırılamayan kavramlarla...ahlaklı,ahlaksız,iyi,kötü... Lars von trier kamersını insana yönlendirmeyi seviyor.ve filmlerinin çoğu insanın katlanabileceği türden değil.çünkü insanların zaaflarını gerçekçe anlatıyor.Nitekim bu filmde öyle bir film.kesinlikle yargılayıcı bir tutum içinde değil,sadece gizlerde kalmış insan gerçeklerini açığa çıkarıyor.senaryosuyla,özellikle Emily watson'ın oyuculuğuyla yönetmenin en filmlerinden biri olmayı hak ediyor.kalitelerin üstünde bir film. Dediğim gibi herkese hitap eden bir film değil.Ama ''DALGALARI AŞMAK'' istiyorsanız mutlaka seyredin.
Sevginin Gücü
09 Temmuz 2011, 02:14
sadece sevgi...dünyadaki tüm farklılıkları silen,güven veren,geleceğe umutla bakılmasını sağlayan...mathilda ile leonu birbirine bağlayan sevgi değil miydi?el ele verip kötülerle baş etmelerini sağlayan duygu ''sevgi''den başka ne olabilirdi ki...mathilda leonu 12 yaşının kalbiyle aşık olunacak bir adam gibi sevdi,oysaki daha çocuktu.leon ise mathildayı bir baba gibi sevdi,oysaki bu duygu ona çok uzaktı.leon'un soğukkanlı,içine kapanık görünüşünün altındaki sımsıcak duyguları mathilda ortaya çıkardı,çünkü bunlar leonda hep vardı.mathilda leonun karanlık hayatındaki aydınlık,leon mathildanın karamsar hayatındaki tebessümdü.   oyunculuk performanslarına,müziğine,senaryosuna mükemmel dememe gerek yok çünkü her şey ortada.kelimeler duyguları anlatamaz çünkü duygular tanımsızdır,bazı filmler de anlatılmaz,sadece izlenir. çünkü onları anlatacak kelimeler yoktur,tıpkı sevginin anlatılamadığı gibi...   bunların dışında, gary oldman...bana göre sinema tarihinin en karizmatik,en yakışıklı,en tatlı kötüsü.gösterdiği performans filmdeki diğer performansların her daim üstündedir benim için.   lumiere kardeşler iyi ki sinema makinesini icat etmişler,luc bessn da iyi ki bu filmi çekmiş.
Düşlerdeki Aşk Neye Yarar?
08 Temmuz 2011, 00:39
gerçeklerden yola çıkılarak oluşturulması daha baştan izleyicini filme dair görüşünü etkiliyor.daha gerçekçi daha inandırıcı bir film bekliyorsunuz.nitekim öyle bir film olmuş.ele alınan konu senaryoda boşuklar bırakmayacak şekilde güzelce işlenmiş.hayal kırıklıkları,umutlar,her şeye rağmen yaşanan sevgiler odak noktasıydı.1927 weimar almanyasının gençlik bunalımları,her şeye boş vermişliklerini oyuncuların izleyicileri yormayan sade ama etkili performanslarıyla güzel anlatılmış.başarılı bir film.
Elveda Lenin
07 Temmuz 2011, 23:53
 uğruna koca bir şehri bile değiştirebilir,gerçeği yansıtmayan tv programları hazırlayabilir,artık değeri olmayan şeyleri bile değerliymiş gibi gösterebilir...alex bunları annesi için yaptı.çünkü hayatta tutunacağı tek kişi oydu.doğu almanyanın yıkılması yaşanmışların ve yaşanacak olanların yıkılması demekti ve bir anne bu yaşanmışların arasındaydı.alex'in annesi...yıkılan sistem karşısında hem eskiyi korumak isteyen hem de yenisine ayak uydurmaya çalışan insanlar,kapitalizmin uyuşturucunun damarlarda yayılması gibi toplum arasında inanılmaz bir hızla yayılması,kendini değişimin eline bırakan insanlar ve ''alex ile annesi'' doğu almanyanın tarihe karışmasını,alışılmış değerlerin silinip yerlerine yenilerin yazılmasını anlatan güzel bir film.farklı bir bakış açısıyla anlatılıyor.belgesel tarzında olmadığı gibi yaşananları sadece gözler önüne seriyor oldukça yumuşak bir biçimde.eleştirilmesi gerekenler eleştirilmiş.alman sinemasının günümüzdeki belkide en çok bilinen filmi.oyunculuklar,özellikle de Daniel Brühl mükemmel.annesi uğruna sosyalizmi tekrar getirebilecek kadar gerçekçi ve doğal oynamış. uzun lafı kısası vakit ayırmaya değer bir film anlattıklarıyla,oyunculuklarıyla,müzikleriyle ve de artık toz pembe bir rüya olan sosyalizmiyle...

Duvar (31)

Duvara Yaz

  • simazen
  • 08 Temmuz 2011, 00:48
    amok koşucusu:))üniversite sınavlarına hazırlanırken en çok duyduğum ve onun gibi olmam istenen kelime:)
  • nothing-else
  • 29 Haziran 2011, 16:20
    Anı yaşa çünkü Hayat çok kısa ..ve herşeyi yaşamak güzel...(mükemmel.keşke her şeyi bu kadar öz anlatabilsek:)
  • evilhazal
  • 30 Mayıs 2011, 13:40
    profil resmin çok hoş.bugüne kadar izlediğim derinliği olan nadir filmlerden biriydi:))
  • daniel-brk
  • 02 Ocak 2010, 16:12
    önemli deil tatlım:)) nasılsın bu arada ii misin?
  • daniel-brk
  • 22 Aralık 2009, 21:34
    tatlım nasılsın ii misin? bu arada ben rqnXD!!! bu seninle ilk konuşmamız olacak heralde :)))
İzlediği Filmler Gizle
İzlediği film bulunmuyor.
İzlediği Diziler Gizle
İzlediği dizi bulunmuyor.
Favori Filmleri (80) Gizle
Favori Sanatçıları (62) Gizle
Favori Salonları (1) Gizle
Favori Karakterleri Gizle
Favori karakteri bulunmuyor.
Favori Haber/Kritik (6) Gizle
Göster