Sinepedi Puanı

/10


bu filmi izledi.

skayonline

Patron .

O bir
Profesyonel

skayonline
Hakkımda

Yoruldum, patron. Yollarda yağmurdaki bir serçe kadar yalnız olmaktan yoruldum.Yanımda hiç arkadaş olmamasından yoruldum. Nereye gideceğimizi, nereden geldiğimizi söylecek biri. En çok da insanların birbirine kötü davranmasından yoruldum.


Kişisel Bilgiler
  • Seviye
  • Profesyonel
  • Toplam
    Puan
  • 122,490
  • Bu Hafta
    Puanı
  • 0
  • Toplam
    Yorum
  • 194
  • Ortalama
    Yorum Puanı
  • 0
  • Cinsiyeti
  • Erkek
  • Doğum Tarihi: 
  • 18/08/1900
  • Üyelik Tarihi: 
  • 10/02/2008
  • Son Giriş: 
  • 15/10/2011 16:52

Film Yorumları (184)

Felekten Bir Gece 2
04 Haziran 2011, 12:58
Bu tür süper kahraman filmlerinin genelde ilk filmlerinde süper güçleri öğrenme şenliğine davet ediliriz. Belki de ilk doz aksiyonları hep bu şekilde yaşar ve filme delice bağlanır, kahramanla içiçe geçeriz. Thor ise bu güçleri zaten babasından gelen bir hediye şeklinde almış ve bunları kullanmaya başlayarak filme giriş yapıyor. Her ne kadar hızlı bir giriş olsa da Thor, salt bir aksiyon filmi değil. Asgard gibi masallarda varolan bir dünyayı yaratıp onun içine kraliyet ailesinin epik mücadelelerini de eklemeyi beceriyor. Lakin bunu yaparken izlediği yol çok başarılı değil ancak yine de izleyiciyi filmden çok koparmadan orta seyirde ilerlemeyi başarıyor. Thursday (perşembe) gününün de Thor'un gününden geldiğini film bize öğretiyor.   Hatırlanacağı üzere Iron Man 2'nin sonunda, Ajan Coulson New Mexico'ya gidip Nick Fury'yi arayıp "Onu bulduk" diyordu. Bulduğu şey ise Mjöllnir'den başkası değildi. Thor'a gücünü veren bu çekiç fırtınaları kontrol eder ve sadece Thor tarafından kullanılabilir. Thor ise bu çekiç ile düşünmeden hareket eder, büyük kibri ile başını beladan belaya sokar. Odin'in oğlu olan Thor, zamanı gelince Asgard'ın kralı olacaktır ancak bunun için hazır değildir. Başına buyrukluğu, düşüncesizce hareket etmesi ve alaycı tavrı ile Asgard'ı tehlikeye sokar ve bu yüzden de babası tarafından dünyaya sürgüne gönderilir. Film, bu bölüme kadar efsanelerde anlatıldığı şekilde ilerlese de dünyaya düştükten sonraki durum Hollywood'un ve Marvel'in anlatmayı uygun bulduğu şekildedir.   Chris Hemsworth, heybetli ve bol adaleli vücudu ile ortalıkta salınırken Natalie Portman, ona aşık olan bir astrofizikçidir. İkilinin arasındaki çekim belki de Mjöllnir-Thor ilişkisini de yönetirken film, bu raddeden sonra yan karakterlerin sığlığı yüzünden dibe vurmaya başlıyor. Usta oyuncu Stellan Skarsgard bile filmde performans göstermekten uzak kalırken, Shakespeare uyarlamaları ile ünlü yönetmen Kenneth Branagh, karakter analizlerini pek beceremiyor. Oscar'lı oyuncu Natalie Portman, başrol olmasına rağmen filmde o kadar az diyaloga sahipki film sadece Thor'u, Thor'u ve Thor'u anlatıyor. Ancak bu anlatım sırasında geçirdiği değişim, aşkı, şefkati, vurdumduymazlığı neredeyse hiç işlenmiyor. İşte bu yüzden de yine senaryosu vasat ancak görsel olarak müthiş bir film bizlere sunuluyor Hollywood tarafından. Özellikle Loki'nin (Thor'un kardeşi) filme ve Thor'a etki eden ikinci kişi olmasına rağmen bu işin altından kalkamayacak derinliğe sahip olması, filmi salt bir aksiyon filmine dönüştürüyor. Biraz daha ince işlenmiş karakterler ve başarılı kurgu ile Thor, çok daha başarılı bir film olabilirdi.
Cesur Yürek
29 Mayıs 2011, 00:35
"Freedom" Aslında bu filmden çok iyi anlarız biz. Çünkü yaptıklarıyla, yaşattıklarıyla bir Türk insanını andırıyor William Wallace . Tutsaklığa karşı direnen, baskıya göz yummayan ve özgürlüğü kovalayan... Belki de herkesin artık durumunu kabullenmek üzere olduğu bir anda geliyor aralarına. İnsanın özgürlük için mücadele edebilecek ruhunun hala olduğunu, yüreklerinde bir yerlerde savaşacaksak neden doğru dürüst bir şeyler için yürekten savaşmayalım duygusunun bulunduğunu biliyor. Çoğunu zar zor ikna ediyor. Aslında o kadar yürekli ki, kimse gelmese bile tek çıkar savaş meydanına. Fakat onun Cesuryüreği diğerlerine de cesaret veriyor. Yaptıkları daha da inandırıyor özgürlüğe ulaşmaya. Özgürlük yolunda tek başına yetemeyeceğini biliyor. Bu yüzden halkın güvendiklerini de yanına almak ve onlara da bunu ispatlamak istiyor. Fakat bilmiyor olacakları.. Bilmiyor dost bildiklerinin arkadan vuracaklarını. Sonra o kadar mücadele sonunda, amacına ulaşsa da ulaşmasa da vazgeçmiyor. İşkence edilse bile bunu söyleyebiliyor: "Freedom" İşte bu onu Cesuryürek yapıyor. Mel Gibson ve daha birçok usta oyuncunun mükemmel oyunculuğuyla akıp giden film, kesinlikle izlenmesi gerekenlerden. Puanım: 8.7/10
Esaretin Bedeli
29 Mayıs 2011, 00:33
İşte film budur, oyunculuk, kurgu budur diyebildiğim sayılı filmlerden. İzlemeyen varsa gerçekten çok şey kaybediyordur, Şartlar, koşullar ne olursa olsun umudun gücünün yapamayacağının olmadığını gösteren bir filmdir, Arşivlik olduğu kesin zaten. ''Korktuğun kadar tutsak, umut ettiğin kadar özgürsündür'' İzlerken bu cümleyi tüm iliklerine kadar hissedebileceğin bir filmdir. Her filme az çok kötü denilebilir sanırım ama ben bu filmde bir kötülük,aksaklık göremiyorum 100lerce kez izleyip aynı tadı alabilirim. Film sıradan bir hapishane filmi gibi gözüksede, içerisindeki replikler ve dostluğu ifade eden vurgular gerçek anlamda insana kendisini sorgulama fırsatı veriyor... Suçsuz yere bir haksızlığa uğramanın insan üzerindeki etkileri, arkadaşlığın nasıl bir kavram olduğu, zorluklarla nasıo mücadele edilebileceği ve en önemlisi esaretin insana neler yaptırabileceği hakkında önemli bir kademe ilerleyebilirsiniz...   Aynı zamanda film içerisinde enteresan hayat hikayelerine ve uzun yıllar mahkumiyet çekmiş insanların psikolojik durumlarına ulaşabiliyorsunuz... Gerçek anlamda etkileyiciydi: 50 yıl hapishanede kaldıktan sonra serbest bırakılan bir adamın ardından uyum sağlayamayarak intihar etmesi... Mesela hapishanenin en sert, acımasız BaşGardiyan'ın tutuklanırken ağlamış olması... O kişilikte bir kimsenin psikolojisini düşünürseniz, kuvvetle muhtemel... Ya da Müdür'ün intihar etmesi, tam da kişiliğine yakışan bir eylem. Red'in "Brooks"a bakarak kendisini de onun gibi o duvarlarla özdeşleştiren kişiliği... O kadar ki aynen Brooks gibi "Oraya Ait" oluyor sonunda... Ve bu aidiyeti bozan da Andy oluyor. Hatırlarsan ne diyordu Red? Umut etmenin kötü olduğundan bahsediyordu... Andy'nin verdiği cevap neydi? "Brooks gibi mi olayım!" ''Umut iyi birşeydir, belki de en iyi şeydir ve iyi şeyler asla ölmez...''     Puanım  : 10/10 Mutlaka izlenmeli..
Esaretin Bedeli
10 Mayıs 2011, 23:30
Kesinlikle hayatımda izlediğim veya bundan sonra izliyceğim en güzel ve en özel film .. Harika ötesi bir film 'Hızlı yaşamak mı ? Hızlı ölmek mi ' .. Kelimelerle anlatalamıyck güzellkte bir film olağanüstü ...
Ben Dört Numara
26 Mart 2011, 20:56
James Frey'in altı kitaplık bilim-kurgu serisinden senaryosunu Al Gough ile Miles Millar'ın uyarladığı film, gezegenleri yok edilirken son anda kaçarak kendilerini kurtaran dokuz uzaylı ergenin öyküsünü anlatacak... Herbiri lise çağında olan grup üyelerinden bir tanesi, gezegenlerini yok eden düşman tarafından büyütüldüklerini fark edecek... Filme adını veren 4 numarayı Pettyfer, 6 numarayı Palmer canlandıracak. Film izlenmeye değer gibi bence herkes anyı şekilde zevk alıcak diye birşey olmamasına rağmen film aksiyon fantastik katagorisini sevenler için güzel bir seçim

Duvar (1)

Duvara Yaz

  • skayonline
  • 20 Mart 2011, 17:41
    PATRON . YORULDUM .
İzlediği Filmler Gizle
İzlediği film bulunmuyor.
İzlediği Diziler Gizle
İzlediği dizi bulunmuyor.
Favori Filmleri (454) Gizle
Favori Sanatçıları (201) Gizle
Favori Salonları (11) Gizle
Favori Karakterleri Gizle
Favori karakteri bulunmuyor.
Favori Haber/Kritik (9) Gizle
Göster