starscream217
Herkesin benimle bir derdi var heralde! kimisi çekemiyor, kimisi saygısızca ters laflar söylüyor, offf galiba siteden ayrılacağım.
O bir
Star
▂▃▅ FİLM TOP 100 ▅▃▂ ▒▒▒▒▒▒▒▒▒▒▒▒▒▒▒▒▒▒▒▒▒ 1.Fight.Club..................................................... 2.Il.Buono.il.Brutto.il.Cattivo.............................. 3.Schindlers.List.............................................. 4.The.
- Seviye
- Star
- Toplam
Puan - 527,745
- Bu Hafta
Puanı - 0
- Toplam
Yorum - 2193
- Ortalama
Yorum Puanı - 0
- Cinsiyeti
- Erkek
- Doğum Tarihi:
- 00/00/0000
- Üyelik Tarihi:
- 16/02/2010
Arkadaşları
Toplam 292 Arkadaşı var
Tüm Arkadaşları
Film Yorumları (1451)
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- ...
- ›
- »
![]() |
Titanik Hakkında |
| 21 Mart 2011, 21:14 | |
| Sait nursi destekçisi olman senin ne kadar enayi olduğunu gösteriyor zaten... | |
![]() |
Yasak Bölge 9 Hakkında |
| 21 Mart 2011, 00:24 | |
| İşte Avatar'ı havada da suda da ezip geçecek başyapıt... Büyük bir yenilik ve orjinallik söz konusudur bu filmde.Kubrick'in 2001 macerasından bu yana Bilim-Kurgu türüne en büyük vuruşu District 9 yapmıştır.Bilim-Kurgu kavramı üzerine ilk kez bir politik ve sosyalist bir eleştiri yapılmıştır.Belgesel gibi gerçekçi bir kurgusu ile bilim adamlarının yorumlama fikri filme öyle bir güç vermiş ki sanki film değil, ana haberde gerçekmiş gibi izleme düşüncesine yerleşiyor zihnimize.Filmin bu büyük kurgusal özelliği bize daha önce görmediğimiz bir seyir zevki sunuyor.Sanki uzaylılar var ve biz onların belgeselini izliyoruz, gerçekten çok önemli bir noktaya vuruş yapılmış.Konusunun ne denle sürükleyici olduğunundan bahsetmek istiyorum, bir MNU çalışanı olan Wikus Van De Merve'ın başıdan geçen ve hayatını A'dan Z'ye değiştirecek olan bu büyük olay, tüm dünyada yankılanacak ve bir anda en değerli varlık haline gelecektir.Bir deney ürünü haline gelen Wikus, ne olursa olsun insan olduğunu ve onlarla aynı duyguyu paylaştığını yılmadan mücadele ederek adeta gösteriyor seyirciye, tabii uzaylılarda insanlar gibi derin bir duyguya sahip, hemde insanlarınkinden daha derin ve daha hassas.Solmuş ve tamamen pisliğin içerisine gömülmüş ıssız bir bölge içerisine hapsedilen uzaylı birliği, insanların kontrolü haline gelmiş ve Amerikan'nın Irak ile arasında savaşı bilim-kurgu kavramı üzerinden çeşitli göndermelerde bulunmuş.Uzaylı ve insan ırkı arasındaki hak, eşit değil ve bunun sebebi lanet olasıca insanoğlunu bitmek bilmeyen o kahrolası merakı ve açgözlülüğü! politikanında kendine yer edindiği filmde, ırkçılığı ve siyasi kavramları sanki bir dikdatörmüş gibi eleştirerek Bilim-Kurgu tarihinde görülmemiş bir atılıma damgasını vurmuştur.Irkçılık kavramı film içerisinde en büyük koz.İnsan ve uzaylı ırkı, bu iki ırkın kapışmaları zenci-beyaz savaşına Bilim-kurgu üzerinden yapılabilecek en iyi eleştiri! Gerçekten bir bilim-kurgu türünde olması imkansız olan her türlü sisteme ve olanaklara sahip District 9.Kendisinde içerik olarak çok geride kalmış olan Avatar'ın bu filmden daha fazla övgü alması yalnızca toplumun kandığı o büyük reklamlar ve popüler kültür.Yoksa uzmanlarca incelendiği zaman District 9 içerik yönünden Avatar'ın çok daha ilerisinde.Filmde geçen soluk atmosferde sanki Irak'daki o sönmüş iklimi anımsatıyor.Gördüğünüz her sahnede her türlü eleştiri ve gönderme çıkarmka mümkün, o kadar bir sistem eleştirisi ki Bilim-Kurgu eletiri sistemide üzerinde doruğa çıktığı ve Kubrick yaşasaydı eğer onun bile belkide ağzını açık bırakabilecek bir Şaheserdi District 9.Türünün en önemli örneklerinden, "orjinal film arıyorum" diyenlere en yakın cevap şudur: "District 9'ı izle" 10/10 | |
![]() |
The Dark Knight Rises Hakkında |
| 20 Mart 2011, 22:04 | |
| Joseph Gordon-Levitt'in kadroya katılması çok çok iyi oldu.Ancak canlandıracağı karakter bence Riddler olmalıydı, neden Falcone ailesinden birini canlandıracak ki? riddler onun için en uygun karakterdi.Şimdi bir mafya babasının oğlunu canlandıracak olması ilginç.Off ya biraz hayal kırıklığına uğradım demeliyim.Marion Cotillard'da büyük ihtimal Talia Al'Ghul'a hayat verecektir. | |
![]() |
Günah Şehri Hakkında |
| 20 Mart 2011, 15:03 | |
| Bir Çizgi Roman şaheseri... Nerden başlamak konusunda tam olarak emin değilim ama öncelikli olarak filmin müthiş olduğuna deyinmek istiyorum.Bir çizgi romandan farksız olan kurgusu ile beni resmen gerçek hayattan kopardı ve o karanlık,ıssız,umutların tükendiği günah şehrine götürdü.Siyah-beyaz bir teknik özelliğe sahip olması şehre ve karakterlerin bakışlarına farklı bir stil koymuş.Tabii ki de Quentin Tarantino'nun konuk yönetmen olması filmdeki kanlı sahnelerin onun elinden çıktığı şüphe götürmez.Tüm diyalgoların birer repliğe dönüştüğü,güzel seksi kadınların dört bir yanda dolaştığı ve karanlığın külle, dumana bulandığı bu şehirde şanslı olmak çok zor, sağınızda ve solunuzda suç gerçeği kol geziyor.Öncelikle Frank Miller müthiş bir diyalog sistemi kurmuş, sürekli olarak susmayan ve ekranda görünen her karakterin sadece görsel yanı değil, ne düşündüğünü ve ne yaşadığınında karakterin kendi ağzından öğrenme şansı buluyorsunuz.Bu müthiş bir atılım olmuş, gerek amtsofer gerekse içerik yönünden kendi türünde büyük bir orjinal bir unsur yaratmayı başarmış.Karanlığa gömülen bir avuç insan, Hartigan,Marv ve Dwight bu üçlü filmin diyalog makineleri ama ben içlerinden en çok Marv'ı beğendim.Mickey Rourke gerçekten yaşayarak oynayan aktörlerden birisi, Marv karakteri için en uygun isim olmuş doğrusu.Uzun boylu,kaslı ve karizmatik, evet Mickey Rourke aynen böyle bir insan ama öyle bir bakışı varki insanı kendine hayran bırakıyor, bence Mickey'nin en önemli özelliği bakışlarıdır.Bruce Willis'e söyleyecek söz yok zaten, her zaman ki gibi rolünün hakkını başarıyla vermiş.Bu filmde karakter analizi gibi bir unsur konusu, karakterler film kadar ön planda ve gerçekten filmi müthiş yapanda bir nevi onlar.Mesela Benicio Del Toro'nun canlandıdığı Little Jacky karakteri fazla ekranda görünmesede Del Toro'nun sarsıcı performansı sayesinde seyircinin kafasını pençeliyor sanki, Del Toro rolü çok başarılı oynamış ama ben Little Jacky'yi Johnny Depp'in canlandırmasını çok isterdim, çünkü tam Depp'e göre biçilmiş kaftan bir karakter.Konu olarak sürekli değişken bir tema söz konusu, yine Tarantino'nun uygladığı uyumsuz öykü akışına sahip, bir zaman arasında yaşananların hepsi aynı sürede gerçekleşmiş gibi ki öyle zaten.Atmosferi bir çizgi roman tarzında müthiş bir konfora sahip.Seksi kadınlar her zaman ön planda özelliklede Jessica Alba.5 sahne görsem, en az 2'sinde çıplak kadın görmek mümkün :) Ama bu filmi sizden soğutmaz, (erkekler söylemiyorum.).Eğer çok farklı ve orjinal bir deneyim yaşamak istiyorsanız Sin City tam size göre bir yapıt.Tarantino'nun tarzını beğenenler için (özelliklede ben) müthiş bir yapıt diyebilirim.Gerek atmosfer,gerekse kurguya getirdiği yenilikler ile yüksek notu hakediyor. 9/10 | |
![]() |
Bir Zamanlar Batıda Hakkında |
| 19 Mart 2011, 14:58 | |
| Teşekkür ederim dostum, birinin beni anlaması çok büyük mutluluk.Evet malesef bazı insanlar, sinemayı yalnızca keyif ve eğlence ürünü olarak görüyor, halbuki sinema sanattır, içerisinde keyiften çok göndermeler,yenilikler ve mesajlar yer alır.Sıradna seyircilerden olamyı asla istmemem, çünkü onlar için sinem yalnızca aksiyon ve seks sahnelerinden ibarettir.Bir film durgun ise, özelliklede türk seyircilerimiz tarafından hiç beğenilmez, durgunlukta bir kavramdır, fakat anlayan yok :) | |
Duvar (270)
Duvara Yaz
-
-
18 Mart 2011, 01:02Top100 listemde tavsiye edeceğim filmlerden, Eğer suç filmi seviyorsan, Martin Scorsese'in The Departed/Köstebek" filmini şiddetle tavsiye ederim, başrolde Leonardo DiCario, Matt Damon, Jack Nicholson ve Mark Wahlberg var.IMDB Top250 listesinde film 8.5. puanla ilk 100'ün içinde.
İzlediği film bulunmuyor.
İzlediği dizi bulunmuyor.






























