Sinepedi Puanı

/10


bu filmi izledi.

ttugay

Kafama bir silah daya ve duvarları beynimle boya

O bir
Artist

ttugay
Hakkımda

Henüz kendisini bizlere anlatmamış!


Kişisel Bilgiler
  • Seviye
  • Artist
  • Toplam
    Puan
  • 194,266
  • Bu Hafta
    Puanı
  • 0
  • Toplam
    Yorum
  • 560
  • Ortalama
    Yorum Puanı
  • 0
  • Cinsiyeti
  • Erkek
  • Doğum Tarihi: 
  • 01/01/2008
  • Üyelik Tarihi: 
  • 04/08/2008
  • Son Giriş: 
  • 08/02/2009 15:06

Film Yorumları (435)

Arsen Lüpen
09 Şubat 2011, 18:03
filmin ilk 10 dakikasında çocukluğunu gösterince filmin harika olacağını düşündüm ama ondan sonra pek güzel değildi çok karışık ne olduğu belirsiz bir filmdi.Son yarım saatte tamamen koptum. Karmakarışık. Komedi mi dram mı belli değil. Ne olursa olsun, ama başka film seçin. Kristin Scott Thomas bile kurtarmıyor. BİRAZ GENEL KÜLTÜR Arsen Lüpen (Arsene Lupin), Fransız roman karakteridir. Yazarı Maurice Leblanc'tır. Sherlock Holmes'un tek rakibidir. Hırsızların piri denilebilinir. Her zaman esprili ve kibardır. Kandan nefret eder, olabildiğince silah kullanmaz, Jiu Jitsu bilir, iyi rol yapar, iyi nişancıdır. Her zaman istediğini elde eder. Kadınları kendine âşık etmekte üzerine yoktur fakat her zaman onları bir şekilde kaybeder. Peyami Safa, "Cingöz Recai" isimli karakteri Lüpen'den etkilenerek yaratmıştır. u geleneksel savunma sanatı samurayların silahlarını kullanamadıkları zaman baş vurdukları tekniklerden olusmuştur. JİU-JİTSU : bugün harp halinde (veya acil durumda) nasıl hareket edileceğini öğreten müsabakasız ruh ve vücut idmanıdir. Jiu-Jitsu’da atış , kırış ve ‘rakibi’ bir yerden bir yere nakletme teknikleri çalışılır. Bunun dışında Anatomik noktalara uygulanan atemi adi verilen vuruş teknikleri de mevcuttur. Modern Jiu-Jitsu kişiye kendini savunma yanında sabır, karşısındaki kişiye davranışta incelik ve harp halinde (veya acil durumlarda ) gerekli olan kendine güveni temin eder. Klasik Jiu-Jitsu’dan 19. yüzyılın sonlarında bir müsabaka sporu olan Ju-do doğmustur.
Vampirlerin Şafağı
09 Şubat 2011, 17:58
tek kelime ile felaket.vampirler aşkına çok basite indirgenmiş.senorya, oyuncularyönetmen herşey berbat .Ancak sinema'dan nefret eden bir yönetmen böyle bir film çevirebilir .
Tarih Öğrencileri
09 Şubat 2011, 17:55
Bir filmi izlerken beklentiler farklı olabilir ve kimileri bu beklentilerinin karşılığını bulurken kimisi için aynı film hayal kırıklığıdır. Fakat beklentiniz ne olursa olsun bu film sizi tatmin etmeyecektir. Keyifli vakit geçirmek ve kafa dağıtmak istiyorsanız bu filmi izlemeyin. Üzerine düşünüp, kafa yoracağınız ve zihninizi meşgul edecek bir filme gitmek istiyorsanız bu filmi izlemeyin. Teknik açıdan görüntü kalitesi yüksek bir filme gitmek istiyorsanız bu filmi izlemeyin. Estetik açıdan başarılı sahnelerin bulunduğu bir filme gitmek istiyorsanız bu filmi izlemeyin. İyi oyunculuk görmek istiyorsanız, çarpıcı diyaloglar yakalamak istiyorsanız (burada hakkını yemeyeyim bir kaç iyi diyalog vardı), oyuncu seçimi iyi yapılmış bir film görmek istiyorsanız bu filmi izlemeyin. Çok katmanlı film yapmaya çalışılırken katmansız, sığ ve anlamsız bir olmuş. Eğer yapabileceğiniz başka birşeyiniz varsa, onu yapın ve bu filmi izlemeyin
Lolipop
09 Şubat 2011, 17:48
İlginç bir filmdi, fakat sanki herşey nedensiz olup bitiyor gibi ve seyirciyi zorluyor. Yani karakterlerde eksik şeyler var. Mesela hayatları hakkında hiç ipucu bile verilmiyor, hatta bir süre sonra kıza antipati duymaya başlıyor insan. Yani bu kızın bu aşırılığın nedeni gösterilmiyor, sonunda yine hiç birşey açığa çıkmıyor. Hani gizemli olsun diye düşündülerse, yine de kurtarmıyor. Çünkü hikayenin akışına göre Hayley karakterinden biraz bahsetmeleri gerekirdi, adamınki yine meçhul kalabilirdi, böylece denge olurdu filmde. Ayrıca bu tarz filmlere göre biraz uzun kaçmış. İyi tarafları da var tabii. Mesela her iki oyuncuda gerçekten çok iyiydi.Onun dışında filmin görselliğini de beğendim. Film tamamiyle 'ava giden avlanır' filmi.
Gitme
09 Şubat 2011, 17:44
Çok zevkli bir film. Sevmeyenleri anlıyorum, Film başladığından itibaren sonuna kadar artan soru işaretleriyle insanı deli edebiliyor. Hatta sürekli filmin sonu için yeni seneryolar üretmek zorunda bırakıyor. Ayrıca, kesinlikle en az bir kere daha izlenmesi gereken bir film. Çünkü ilk izleyişte seneryoya odaklandığınızdan etrafta olan biten, görsel anlatımı atlayabiliyorsunuz. Ben 3. izleyişimde bile yeni şeyler yakaladım. Bütün soru işaretleri filmin sonunda birden hücum ettiği (çözüldüğü) için, izlerken sürekli filmi çözmeye çalışmaktansa, filmi takip etmek daha iyi olur. Sadece finalde çok büyük bir beklenti olduğundan biraz basit bir son olmuş. Filmin görselliğine hayran kaldım. Fakat hem görsellik hem seneryo alengirli olduğundan seyirciyi zorluyor ve sıkabiliyor. Belki bu dengeyi biraz daha hafifletselerdi, izleyicinin kafası da bu kadar karışmazdı. Mekanlar çok iyiydi. Filmde daha karanlık ve atmosferik bir New York görüyoruz. Ewan McGregor, Ryan Gosling, Naomi Watts ve Bob Hoskins de filmin tuzu biberi olmuş. Bana göre seyri gerçekten çok zevkli bir filmdi. Ve anlamayanların bir daha izlemesini tavsiye ederim!! Filmde sözü edilen ressamın da gerçek olmasını isterdim.

Duvar (9)

Duvara Yaz

  • semaaa
  • 06 Temmuz 2010, 14:17
    hem dublör olup hemde nasıl siteye film ekliyon enterasan
  • rillaz
  • 05 Temmuz 2010, 16:35
    eklenmıyo bıldıgım kadarıyla
  • zodyaks
  • 13 Şubat 2010, 18:46
    ne diyon l*n sen kafanı kırarım bulursam
  • zodyaks
  • 13 Şubat 2010, 16:30
    bak ne dedıgını anlamadım ben mustafa tabak degılım adam gıbı konus
  • businness
  • 04 Şubat 2010, 20:59
    ehehe uyarı aldın galıba :D:D:D:D
İzlediği Filmler Gizle
İzlediği film bulunmuyor.
İzlediği Diziler Gizle
İzlediği dizi bulunmuyor.
Favori Filmleri (620) Gizle
Favori Sanatçıları (119) Gizle
Favori Salonları (2) Gizle
Favori Karakterleri Gizle
Favori karakteri bulunmuyor.
Favori Haber/Kritik (4) Gizle
Göster