Türkiye'nin sinema sitesi Sinemalar.com

Tarık Tufan

Yozgat Blues Fragman
Tarık Tufan profil resmi Facebook'ta Paylaş
Ekle
7.3/ 10
20 oy
7 kullanıcının favorisi

Tarık Tufan

Bilinmiyor

Bu bilgi mevcut değildir.

Katkıda Bulunduğu Son 0 Yapım

Tüm yorumlar (1)
Avatar
mesut-ozan (Dublör) | 2 Şubat 2010, 23:11

Yüreğimize dokunan güzel abilerimizden biridir. Ona beş dakika kulak vermiş ya da tek sayfa olsun yazısını okumuş herkes bilir ki, onun kahvehanesine giremeyeceği tek bir mahalle yoktur. Hemen her alanda kutuplara bölündüğümüz şu günlerde, onun gibi adamlara, inanıyorum ki herkesten fazla ihtiyacımız var.

Bir yalana sığınmak: “Yaşama sanatı, yalanlara inanmayı bilme sanatıdır” diyor Cesare Pavese. Göz göre göre, yalan olduğundan emin olduğun sözlere inanmaktır bazen yaşamak. Üç kuruş burs alabilmek, beş paraya işe girebilmek için, göbeği şişkin ağabeylerimizin, geçmiş yıllardaki göz yaşartan! mücadelelerini dinlemek zorunda olmak ve sahte hassasiyetlerden etkileniyormuş gibi yapmak aynı yalanın bir parçasıdır. Verdiği üç kuruş bursu burnundan fitil fitil getiren hacı ağaların bitmek tükenmek bilmeyen kitap cümlelerine kutsal metinleri dinlerkenki ağırbaşlılıkla karşılık vermek de koca bir yalanın masum parçasıdır. Sokaklarda yürümemiş, düşmemiş, aşık olmamış, gece vakti açlıktan uyuyamadığı tek gün geçirmemiş, memleketten haftalardır haber alamamanın korkulu bekleyişini hissetmemiş, öğrenci evinde bir hafta boyunca bol sulu patates yemeği yemenin ne demek olduğunu bilmeyen ağabeylerimizin, hayat hakkında üst perdeden yalanlarını dinlemek gece vakti dişine saplanan hain bir ağrı gibidir. Deli gibi sevdiğin kıza, hayat boyu onunla birlikte yaşama istediğini makul gösterebilecek bir sürü fıkhi, siyasi, sosyal gerekçeler arama toplantısı düzenlerken, vücudunun her bir parçasını paramparça edebilecek bir bağırışla “seni seviyorum, hepsi bu!” diyememenin acını yaşarsın. Bir yalanın ortasında topluca bekleyip duran bir sürü insan, aşkı bile sosyal gerekçelerle tanımlamaya uğraşırken sen bir bakışta âşık olmanın toplumsal realitesini arama saflığına düşersin. Koca bir yalanın ortasındayız işte. Kimileri asla yaşanabilir olmayan bir hayatı, tanrı gibi konuşarak insanların kutsalı haline dönüştürürken, kimileri de kendi ??? uzlaşılarını hayatın zorunlulukları arasında sayıyor. Karnını doyurabilmenin dışında lüksleri olmayan bir grup zavallının, piyon gibi hareket ettirildiği ve şahların ve vezirlerin ve atların uğruna bir çırpıda gözden çıkarıldığı, kelle sayısına göre değer ifade ettiği alçak bir hesabın ortasında yaşıyoruz. Sonradan görme bir grup mübarek! ağaların holdinglerinde, taşralı bir kompleksin kıllı avuçlarında acı çeken gençlerin yapabileceği tek şey gösterişli bir yalanın gözlerinin içine bakıp dalmak öylece. Böylesi bir yalanın ortasında yine Pavese’nin basit ve anlamlı bir isteğine kulak kesilmek yerinde olur; “bendeki bu direniş, söyleyebileceğini söylemek gibi bayağı bir istekten başka bir şey olmasa gerek.” Tarık Tufan / Kraliçenin Pireleri

Cevap Yaz
0
0
Görüşleriniz