- Anasayfa
- Darren Aronofsky
Darren Aronofsky
Puan Ver: |
|
162 kullanıcının favori sanatçısı |
Sinemalar.com Puanı: |
8.2/10 |
|
Toplam Oy: |
257 kişi oy verdi |
Adı Soyadı: |
Darren Aronofsky |
Ülke: |
ABD |
Doğum Tarihi: |
1969-02-12 |
Mesleği: |
Yönetmen |
Ödülleri |
1 kez Oscar'a Aday Gösterildi. 2 adet başka ödül kazandı ve 3 kez aday gösterildi.detaylar... |
Biyografisi
Anne babası ilkokul öğretmeniydi. Öğrenimini Edward R. Murrow High School'da tamamladı. 1987 yılında Harvard Üniversitesi, aksiyon ve animasyon bölümüne girdi. 1991 yılında mezun oldu. 1998 yılında Pi adlı filmini yaptı. 1998 yılında gösterime giren 'Pi' ile Sundance Film Festivali'nde yönetmen ödülünü kazandı. Sonraki filmi Requiem for a Dream oldu. Hubert Selby Jr. romanından aynı isimle sinemaya uyarladı. 2000 yılında Cannes Film Festivali'nde 13 dakikası gösterilen film, Ekim 2000'de ABD'de gösterime girdi. Daha sonra, yapımını, yazarlığını ve yönetmenliğini yaptığı The Fountain geldi. 2002'de başladığı film, başrol oyuncusunun ayrılması ile durdu. 2005'te tekrar çekimlere başlanan filmin 2006'da gösterime girdi.
Yorumlar (67)
Yorum Yaz
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- ...
- ›
- »
Sadece Detaylı Yorumlar
Tüm Yorumlar
-
-
- Az ve öz filmleriyle dikkat çekmeyi başarmış yönetmen
-
Bu yoruma 0 cevap verilmiş.
Cevap yaz
-
-
- her filmini mutlaka izliyorum ve hepside kesinlikle birbirinden güzel. Çok başarılı buluyorum.
-
Bu yoruma 0 cevap verilmiş.
Cevap yaz
-
-
- Kesinlikle en iyi filmi Requim For a Dream müthiş bir psikolojik-gerilim filmiydi.Bana göre Tim Burton,Coen Brothers,Quentin Tarantino gibi yönetmenlerden daha iyi bir yönetmen.Son olarakta Black Swan bomba gibiydi.
-
Bu yoruma 1 cevap verilmiş.
Cevap yaz
-
- Çok haklısın!
-
-
- Black Swan- Pi- Bir Rüya İçin Ağıt çok iyi filmlerdi !
-
Bu yoruma 0 cevap verilmiş.
Cevap yaz
-
-
- 12 şubat 1969 doğumlu usta yönetmen. sanırım ustadan öte bu dünyayı artık aşmış bir yönetmen. requiem for a dream, the fountain ve son olarak da black swan filmlerini izlediyseniz ne demek istediğimi anlarsınız. onun filmlerinde tamamen bambaşka bir boyuta geçersiniz, adeta bu dünyadan koparsınız. zaten "ışık" kullanımı da bunun bir göstergesidir. dikkat edin bu 3 filmde de ışıklar çok önemliir onun için. "beyaz ışık", sonsuzluk vardır. ışık huzuru simgeler çünkü. bir diğer sevme nedenimse belki de "içimi" yansıtmasıdır filmde, ya da bir nevi hepimizin içini yansıtması. bazen sözcükler yetmez, yazmak da yetmez, ama onu simgelemek ister insan, içini simgelemek, karışıklığını simgelemek, belki de "aradığı huzuru" simgelemek ister. ve bu adam bunu çok iyi şekilde başarır. eğer herhangi bir filmini izleyecekseniz, uzun bir süre etkisinden çıkamayacaksınız, bundan emin olun, hatta içinize o sahneler oturacak. şunu da bilin ki onun hiçbir filmini "bir kere izlemek" ile anlayamayacaksınız. ve evet, bu nedenle fazlasıyla detaycıdır. zaten en iyi yönetmenler bir filmdeki en basit nesneyi bile boşuna seçmez, koymaz. onun filmlerinde ağlarsınız, ama basit bir ağlayış olmaz bu, gerçekliğe ve kurgu dünyasına ağlarsınız, kendinizi bulduğunuza, sizi sizden iyi tanımlayabilmesine ağlarsınız. öyle de bir dehadır. eserlerinde ölüm vardır yaşamla anlam bulan (the fountain), iyilik vardır kötülükle eşit olan (black swan), bağımlılık vardır tek bir çeşidi olmayan (requiem for a dream) ama en önemlisi saf sevgi vardır önemi vurgulanan.
-
Bu yoruma 0 cevap verilmiş.
Cevap yaz











