- Anasayfa
- Alfred Hitchcock
Alfred Hitchcock
Puan Ver: |
|
218 kullanıcının favori sanatçısı |
Sinemalar.com Puanı: |
8.5/10 |
|
Toplam Oy: |
270 kişi oy verdi |
Adı Soyadı: |
Alfred Hitchcock |
Ülke: |
İngiltere |
Doğum Tarihi: |
1899-08-13 |
Ödülleri |
3 kez Oscar'a Aday Gösterildi.detaylar... |
Biyografisi
Gerilim ve korku türünün en büyük ustası sayılan yönetmen Hitchcock, 13 Ağustos 1899’da İngiltere’de dünyaya geldi, 19 Nisan 1980’de ABD’de hayata veda etti. Mizahi tatlar kattığı gerilim filmleri olağanüstü ilgi görmüş, Hitchcock adı ortalama izleyici için bir yıldızın adı kadar büyük önem kazanmıştır. Kendisi, eğlendirmenin ötesinde bir amaç taşımadığını ısrarla belirtmesine karşın, eleştirmenler filmlerinde derin felsefi boyutlar bulmuş, onu sinema sanatının büyük ustaları arasına sokmuşlardır. Genç sinemacıları da önemli ölçüde etkilemiş olan Hitchcock, 1979'da Amerikan Sinema Enstitüsü'nün Yaşamsal Başarı Ödülü'nü almış, ertesi yıl da Kraliçe II. Elizabeth kendisine 'sir' unvanı vermiştir. Babası kümes hayvanları ticaretiyle uğraşan Hitchcock, Londra'da, St. Ignatius College adlı Cizvit okulunda okudu. Daha sonra Londra Üniversitesi'nde mühendislik öğrenimi gördü. 1920'de, Famous Players Lasky adlı ABD şirketinin Londra şubesinde sessiz filmlerin ara yazı tasarımlarını hazırlayarak sinema dünyasına girdi. İlk filmini 1925'te çekti. Ertesi yıl yönettiği The Lodger (Kiracı), daha sonra Hitchcock adıyla özdeşleyecek olan gerilim türündeki ilk yapıtıydı. Blackmail (1929; Şantaj) ise ilk sesli İngiliz filmi oldu. The Thirty-nine Steps (1935; 39 Basamak) ve The Lady Vanishes (1938; Bir Kadın Kayboldu), gibi klasikleşmiş filmlerinin ardından İngiltere'den ayrılarak Hollywood'a yerleşti. Oradaki ilk filmi Rebecca (1940; Rebecca), en iyi film dalında Oscar kazandı. Hitchcock, bundan sonraki 30 yıl boyunca ortalama yılda bir film yaptı. Bu dönemde, gerilim yaratmadaki teknik ustalığını çarpıcı biçimde gözler önüne serdi. Örneğin Notorious'ta (1946; Aşktan da Üstün), kalabalık bir salonun yüksek tavanına yerleştirdiği kamera, bütün salonu gösterdikten sonra görkemli bir inişe geçiyor, bu kamera hareketi ev sahibesinin avucunda tuttuğu ve öyküdeki gerilimin en önemli öğelerinden biri olan anahtarın yakın plana girmesine değin sürüyordu. Rope (1948; Ölüm Kararı) adlı ilk renkli filmiyse, Hitchcock'ın başka düzeyde giriştiği bir teknik gösteriydi. Bir apartman dairesinde geçen ve bazılarının süresi 10 dakikaya varan toplam 11 çekimden oluşan film, çekimler arasındaki ustaca geçişlerle, kesintisiz tek bir çekimden oluşuyor izlenimi veriyordu. 1950'lerde Strangers on a Train (1951; Trendeki Yabancı), Rear Window (1954; Arka Pencere) ve Vertigo (1958; Ölüm Korkusu) gibi filmlerde gerilim tekniklerini kusursuzlaştıran Hitchcock, 1960'larda yeni bir üsluba yöneldi: Psycho'da (1960; Sapık), başroldeki kadının sinema tarihinin en ünlü cinayet sahnelerinden birinde bıçaklanarak öldürülmesi filmin ilk üçte birlik bölümünde yer alıyor; The Birds'de (1963; Kuşlar) kuşları insanlara saldırmaya yönelten şeyin ne olduğu sorusu yanıtsız kalıyor; Torn Curtain (1966; Esrar Perdesi) ile Topaz'daysa (1969; Topaz) bir yandan klasik casusluk öyküleri anlatılırken, bir yandan da bu tür etkinliklerin yarardan çok zarar geçirdiği yolunda güçlü karşı temalar işleniyordu. Frenzy (1972; Cinnet) ve Family Plot (1976; Aile Oyunu), Hitchcock'ın eski üslubuna başarılı bir dönüş yaptığı filmler oldu. Hitchcock, The Lodger'dan başlayarak filmlerinde çok kısa sürelerle görünmüş, bunu bir 'Hitchcock geleneği'ne dönüştürmüştür. 1950'lerde ve 1960'larda, tümünü sunduğu ve bazı bölümlerini yönettiği birkaç televizyon dizisi ününü daha da artırmıştır. Ayrıca adı bir dizi gizem öyküleri antolojisinde de yer alır.
Filmografi
Alfred Hitchcock Filmleri
Alfred Hitchcock diğer Filmleri
Alfred Hitchcock Dizileri
Alfred Hitchcock diğer Dizileri
Yorumlar (60)
Yorum Yaz
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- ...
- ›
- »
Sadece Detaylı Yorumlar
Tüm Yorumlar
-
-
- Bu adamı sinema dünyasından çıkartın geriye bir halt kalmadığını göreceksiniz:)
-
Bu yoruma 0 cevap verilmiş.
Cevap yaz
-
-
- Aynı sahnede hem güldüren hemde geren tek yönetmendir kendisi... komedi ve gerilimi öyle bir harmanlarki birbirinden ayırt edemessiniz...
-
Bu yoruma 0 cevap verilmiş.
Cevap yaz
-
-
- Büyük bir zevkle söyleyebilirimki o bir bilmece. Yaklaşık 30 filmini izlememe rağmen kendisini tam olarak anlayamadım. Düşünce sistemi o kadar gelişmişki, her zaman farklıyı arıyor ve bize sunuyordu. O, bir olaya baktığında olduğu gibi görmüyordu. Elamanları düşünüyordu, bunların altında yatan gizemi sorguluyordu. Neydi bu bilmece ? Örneğin bir kadın markete gitti ve meyva bıçağı aldı. Bunun gibi cümle hakkında binlerce cevap arıyordu kafasında. Neden meyva almadıda bıçağını aldı ? Markete giderken neler yaşadı ? bunun gibi binlerce soru soruyordu. Birde bu detayları inanılmaz bir üslupla anlatıyorduki izlerken değme keyfine. Örnek: en bilindik sahnelerinden birisi, Sapıktaki duş sahnesini inceleyelim. Kadın suyun altında yıkanıyor. Vucudunu ovaştırırken arada bir gösterilen aşağıya doğru akan su olaya bambaşka hava katmış. Sanki birşeyin ters gideceğini fısıldıyor bize o kan su. Ve sonra predede beliren karanlık perdeyi açıyor. Yakın çekim çığlık alınmış ve ardından gelen bıçak darbeleri akıp gidiyor. Ölmeden önce kız perdeyi kopartıyor. Sonrada delikten akan kanlı suya yakınlaşıyoruz. Burdaki o müthiş detaylarla cinayetin gerçekçiliği iliklerimize kadar işliyor. Sonrada ölmüş kızın gözünü çeken kamera müthiş doğrusu. Bu yaratıcılık nereden geliyor bilmiyorum. Onun gözüyle görmek çok farklı, sıradışı.. Unutulmaması gerek böyle bir dehanın. Ne mutlu onun filmleriyle tanışabilene !!!
-
Bu yoruma 0 cevap verilmiş.
Cevap yaz
-
-
- Gelmis gecmis en iyi yonetmenlerden birisi , bir dogayen , bugunlerde hitchcock dersen kimse bilmez ama bir james cameroon desen herkes atlar :S
-
Bu yoruma 0 cevap verilmiş.
Cevap yaz
-
-
- Sinema tarihinin en büyük isimlerinden Alfred Hitchcock’un kayıp ilk filmi Yeni Zellanda’da gün yüzüne çıktı. İngiliz yönetmenin ‘The White Shadow' (Beyaz Gölge) isimli bu sessiz film sinema çevrelerinde büyük yankı uyandırdı. İngiliz Graham Cutts'ın yönettiği 1923 tarihli bu filmde Alfred Hitchcock'un, yönetmen yardımcısı, senarist, dekoratör ve kurgucu olarak görev yaptığı kaydedildi. Yeni Zellanda Film Arşivi’ne bırakıldığı anlaşılan filmin 3 bobini, 1993'te arşiv dairesine teslim edilen çok sayıdaki film şeridinin arasında bulundu. Hitchcock 1923’te çekilen filmi tamamladığında henüz 24 yaşındaydı. Amerikan Ulusal Film Eleştirmenleri Derneği başkanı David Sterritt, bu keşfin sinema adına ‘hafızalarımızda yerini alan en önemli gelişmlerden bir tanesi’ olduğunu ifade etti. Zira, bu 3 yeni bobin Hitchcock’un ilk görsel fikirlerinin biçimlenmesinde ve bunların eleştirmenler tarafından yorumlanmasında paha biçilemez bir fırsat oldu. Bu keşif eleştirmenlerin Hitchcock çalışmalarına da yeni bir boyut kazandıracak. Çünkü, film arşivcileri tarafından yönetmenin bu çalışması ‘vahşi bir atmosferle bezenmiş melodram’ olarak yorumlandı. Parlak ve kaliteli baskılara sahip bobinler, Yeni Zellandalı film koleksiyoneri Jack Murtagh’ın ailesinin girişimleriyle korunma altına alındı. Murtagh’ın 1989’daki ölümünden sonra torunu Tony Osborne, dedesinin çocukluk yıllarından itibaren Hitchcock filmlerinin sıkı bir takipçisi ve aynı zamanda arzulu bir koleksiyoneri olduğunu kendisine defalarca anlattığını belirtiyor: ''Bazıları Murtagh’ı modası geçmiş ve antika filmleri biriktirmekle eleştirse de, o bugün bilinmeyen filmlerin açığa çıkmasına olan ilgiyi görse inanılmaz sevinirdi'' Bulunan bu 3 bobinin tek kopya olduğu düşünülüyor ve diğer 3 bobinin nerede olduğu ise hala merak konusu. Gün yüzüne çıkarılan kayıp film şimdilik Wellington’daki Park Road Production’da muhafaza ediliyor. İkiz kız kardeşlerin hikayesini anlatan filmde Betty Compson başrolde yer alıyor. Öte yandan Hitchcock'un tamamlanmayan ve kayıp olan No. 13 isimli filmi (1922) yönettiği ilk filmi kabul ediliyor. 1980 yılında hayatını kaybeden ve yedinci sanatı en çok etkileyen isimlerin başında gelen Hitchcock, 'Rebecca', 'Notorious', ' Rear Window' (Arka Pencere), 'The Man Who Knew Too Much' (Çok Şey Bilen Adam), Vertigo (Yükseklik Korkusu), ‘Psycho’ (Sapık), ‘The Birds’ (Kuşlar) ve ‘North by Northwest’ (Gizli Teşkilat) gibi birçok başyapıta imza atı.
-
Bu yoruma 1 cevap verilmiş.
Cevap yaz
-
- İnternette gördüğüm bir haberi paylaşmak istedim arkadaşlar, maalesef site bu tür haberleri haber olarak yayınlamadığından ben yazayım dedim. Benim gibi Hitchcock filmlerini severek izleyenler için büyük bir müjde, üstadın ilk filmini izlemeyi sanırım birçok sinemasever ister.. Umarım filmi biz sinemaseveler de izleme fırsatı buluruz.
HAFTANIN BİRİNCİSİ
|
İLGİLİ GRUPLAR
![]() |
Unutulan değeleri Hatırlatmak |
| Bu grubun amacı değerlerimizi tekrar hatırlamak ve bulundukları toplumdan daha üst seviyelere taşıma... | |


















